ABD’nin İdlib’e yönelik hava saldırısında Hurras ed-Din örgütünden 2 lider öldürüldü

Hurras ed-Din liderlerini taşıyan, ABD’nin İdlib’e yönelik hava saldırısında yanan araç (İdlib haberleri)
Hurras ed-Din liderlerini taşıyan, ABD’nin İdlib’e yönelik hava saldırısında yanan araç (İdlib haberleri)
TT

ABD’nin İdlib’e yönelik hava saldırısında Hurras ed-Din örgütünden 2 lider öldürüldü

Hurras ed-Din liderlerini taşıyan, ABD’nin İdlib’e yönelik hava saldırısında yanan araç (İdlib haberleri)
Hurras ed-Din liderlerini taşıyan, ABD’nin İdlib’e yönelik hava saldırısında yanan araç (İdlib haberleri)

ABD’nin Ninja füzesi ile Perşembe akşamı İdlib’e düzenlediği hava saldırısında Hurras ed-Din grubundan Mısırlı, diğeri ise Faslı 2 liderin öldürüldüğü açıklandı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından dün yapılan açıklamada, Ebu Zer el-Mısri ve Ebu Yusuf el-Mağribi lakaplı iki Arap lider ve beraberlerindeki bir çocuğun içerisinde bulunduğu aracın İdlib şehri batı eteklerinde ABD’ye ait bir drone tarafından hedef alınması sonucu hayatlarını kaybettikleri bildirildi.
Fox News’in dün akşamki haberine göre, ABD Ordusu, Suriye'deki El Kaide’ye bağlı Hurras ed-Din örgütünden iki liderin öldürülmesinin sorumluluğunu üstlendi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Binbaşı Beth Riordan tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu saldırı, ABD ordusunun Eylül ortalarından bu yana bir insansız hava aracıyla (İHA) Suriye'de gerçekleştirdiği ilk saldırıdır” ifadelerine başvuruldu.
SOHR’a konuşan kaynaklar, Ebu Zer el-Mısri’nin daha önce kamu hukuku görevinde olduğunu, Hurras ed-Din bünyesinde Şura Meclisi üyeliğinde bulunduğunu, öncesinde ise örgüt içerisinde gençlerin katıldığı bir hukuk kurumunda yer aldığını bildirdi. Ebu Yusuf el-Mağribi’nin ise Hurras ed-Din örgütünde genel güvenlik makamında bulunduğu ifade edildi. Bu iki liderin söz konusu örgüt saflarına katılmadan önce El Kaide bünyesinde yer aldığı, Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) lideri Ebu Muhammed el-Cevlani ile ilişkilerinin iyi olmadığı bilgilerine de yer verildi. İçerisinde bulundukları Santafe model aracın Arab Said’e giden yolda drone tarafından saldırıya uğradığı ikiliye ait cesetlerin nerdeyse tamamen yandığı da eklendi.
Muhalif Shaam Network tarafından dün yayınlanan haberde ise 14 Eylül’de Uluslararası Koalisyon’a ait bir İHA’nın İdlib’in merkezindeki Ravda Camii yakınlarında Santafe model arabayı hedef aldığı kaydedildi. Uluslararası Koalisyon’a ait İHA’lar tarafından Suriye'nin kuzeybatısında Hurras ed-Din ve diğer örgütlerin hedef alındığı operasyonlardan biri olan bu saldırıda kimliği belirsiz 2 kişinin öldürüldüğü bilgisine de yer verildi.
Uluslararası Koalisyon’a ait bir diğer İHA ise 13 Ağustos'ta İdlib kırsalındaki Sarmada ilçesinin güneyindeki dağ yolunda askeri bir aracı hedef almıştı. Yerel kaynaklar, saldırıda Ebu Yahya Özbeki isimli bir Özbek liderin öldürüldüğünü bildirmişti.
24 Haziran’da ise Binniş ile İdlib şehirleri arasındaki yolda askeri bir araç hedef alınmış, saldırıda 3 kişi hayatını kaybetmişti.Hurras ed-Din örgütü o sırada Ebu el-Kassam el-Ürdüni lakaplı Halid el-Aruri’nin öldürüldüğünü ilan etmişti.
Bundan 10 gün öncesinde, Hurras ed-Din’e ait bir askeri aracın yine bir İHA tarafından hedef alınması sonucunda Deyri Zor’un doğu kırsalındaki el-Aşara şehrinden Bilal es-Sanaâni ile ‘Bedia (Çöl) Ordusu’ yetkilisi Salih Muhanned el-Ceidani’nin öldürüldüğü bildirilmişti.
20 Haziran’da ise Halep'in doğu kırsalındaki el-Bab şehri eteklerinde bir kişinin sürdüğü motosiklet hedef alınmıştı. Kaynaklar, bu kişinin DEAŞ örgütü eski Rakka valisi olan ve ‘derviş’ kod adını kullanan Fayiz el-Akkal olduğunu öne sürmüştü.
21 Mayıs’ta Uluslararası Koalisyon’a ait savaş uçaklarının Afrin kırsalındaki Şeyh ed-Deyr ile İskan yolunda askeri bir aracı ateşe vermesi sonucunda 3 kişi öldürülmüştü.
Aralık 2019’da Termanin kasabası yakınlarındaki yolda bir taksinin Uluslararası Koalisyon’a ait olduğuna inanılan bir keşif uçağı tarafından doğrudan hedef alınması üzerine 1 kişi öldürülmüş, araç ağır hasar almıştı. Yine Uluslararası Koalisyon’a ait olduğu düşünülen bir uçak ve küçük boyutlu üç füzenin Afrin kırsalında Kefer Cenne ile Azez arasındaki yolda bir aracı hedeflemesi sonucu kimliği bilinmeyen 3 kişi hayatını kaybetmişti.
Shaam Network tarafından aktarılana göre, söz konusu hava saldırılarının ortak noktası, füzelerin tam isabet ederek araçların tavanlarından girmesi ve hem sürücü hem de yanındaki kişinin hayatına mâl olması. Aynı şekilde HTŞ’ye ait bir araç Kefer Deryan-Sarmada yolu üzerinde hedef alınmış, örgütte yargıdan sorumlu lider Ebu Cabir el-Hamavi dahil olmak üzere araç içerisindeki 4 kişi hayatını kaybetmişti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.