Dünya çapında koranavirüs vakaları artarken, kısıtlamalar yeniden geliyor

İngiltere'nin Manchester şehri, dün koronavirüsten korunma kampanyasını yoğunlaştırdı (Reuters)
İngiltere'nin Manchester şehri, dün koronavirüsten korunma kampanyasını yoğunlaştırdı (Reuters)
TT

Dünya çapında koranavirüs vakaları artarken, kısıtlamalar yeniden geliyor

İngiltere'nin Manchester şehri, dün koronavirüsten korunma kampanyasını yoğunlaştırdı (Reuters)
İngiltere'nin Manchester şehri, dün koronavirüsten korunma kampanyasını yoğunlaştırdı (Reuters)

Tüm dünyada koronavirüs vakalarına dair toplanan veriler, dünya çapında toplam vaka sayısının 40 milyonu geçtiğini gösterdi. ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi web sitesinde yer alan son verilere göre dünyadaki toplam vaka sayısı 40 milyona ulaşırken, iyileşenlerin sayısı ise 27 milyonu aştı. Kovid-19 kaynaklı ölümler ise 1 milyon 110 bine ulaştı.
ABD, vaka sayısı bakımından dünya çapında ilk sırada yer alırken, onu Hindistan, Brezilya, Rusya, Arjantin, Kolombiya, İspanya, Fransa, Peru, Meksika, Birleşik Krallık, Güney Afrika, İran, Şili ve Irak izledi. Aynı zamanda ABD, Kovid-19 kaynaklı ölümlerde de başı çekerken, ardından Brezilya, Hindistan, Meksika, İngiltere, İtalya, İspanya, Peru ve Fransa geliyor.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC), hastalıkla mücadele ile ilgilenen Avrupalı ​​yetkililerden aktardıkları bilgilere göre şu ana kadar Kovid-19 kaynaklı 200 binden fazla ölüm Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerde ve birliğe en yakın ülkelerde kaydedildi. Dün (Pazar) ECDC tarafından yayınlanan son istatistikler, yaklaşık 4,8 milyon koronavirüs vakası ve 200 bin 587 ölümün kaydedildiğini gösterdi. Ölümlerin çoğu İngiltere'de tespit edilirken (43 binden fazla), onu İtalya, İspanya ve Fransa izledi. İstatistikler Avrupa Ekonomik Alanı'nı (EEA) kapsıyor ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Avrupa bölgesi istatistiklerine göre yaklaşık 53 ülke yer alıyor.

Virüs vücutta 9 saat kalabiliyor
Öte yandan Japon araştırmacılar tarafından yapılan bir araştırma, Kovid-19’un vücut üzerinde 9 saat kalabileceğini ortaya koydu. Söz konusu araştırma, Kovid-19 salgınıyla mücadele etmek için sık sık el yıkama zorunluluğunu vurgulayan bir keşif olarak değerlendirildi. “Klinik Bulaşıcı Hastalıklar (Clinical Infectious Diseases)” adlı tıp dergisinde bu ay yayınlanan çalışmada, influenzaya neden olan mikropların, Kovid-19 virüsünün uzun süresine kıyasla insan cildinde yaklaşık 1,8 saat yaşayabildiği belirtildi.
Çalışmada, "SARS-Cove-2'nin insan cildinde 9 saat hayatta kalmasının, pandemiyi hızlandıran influenza virüsüne kıyasla temas bulaşma riskini artırabileceği" belirtildi. Araştırma ekibi, ölümlerinden yaklaşık bir gün sonra otopsi örneklerinden toplanan deri örneklerini test etti. Çalışmada el dezenfektanlarında kullanılan "etanol" kullanılarak hem koronavirüs hem de influenza virüsünün 15 saniye içinde etkisiz hale geldiği gözlemlendi. Çalışma, "SARS-Cove-2'nin ciltte daha uzun süre hayatta kalmasının bulaşma riskini artırdığını, ancak el hijyeninin bu riski azaltabileceğini" ortaya koydu. Ayrıca çalışma, geçen yılın sonlarında Çin'de ortaya çıkmasından bu yana yaklaşık 40 milyon insanı enfekte eden ve dünya çapında bir milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüsün bulaşmasını sınırlamak için WHO’nun düzenli ve kapsamlı bir şekilde el yıkamaya dair önerilerini destekledi.

Avrupa’daki önlemler
Diğer taraftan, salgının ikinci dalgasını kontrol etmeye yönelik yoğun çabaların bir parçası olarak Avrupa'da Cumartesi günü sıkı önlemler alındı. Bunların en önemlileri Londra'da toplanmaların önlenmesi, Fransa'daki sokağa çıkma yasağı ve Polonya'daki okulların kapatılması oldu. Bu kararlar, Avrupa kıtasındaki vakalarda bir haftada görülen artışın (bir önceki haftaya göre yüzde 44) hemen ardından geldi. Ayrıca, AFP haber ajansının sayımına göre Latin Amerika, Ortadoğu ve Asya, Kovid-19 vakalarında azalma kaydetti.
WHO, Avrupa'daki durumun "büyük endişe" yarattığını bildirdi.
Resmi rakamlara göre Fransa Cumartesi günü rekor sayıda koronavirüs vakası kaydetti. Ayrıca ülkedeki acil bakım bölümlerinde hasta sayısı artmaya devam ediyor. Fransa, 33 bin 300'den fazla ölüm ve 834 bin 770 vaka ile Avrupa'nın salgından en çok etkilenen ülkeleri arasında yer aldı. Paris ve banliyöleri de dahil olmak üzere bir dizi büyük Fransız kentinin sakinleri (toplamda 20 milyon kişi) Cumartesi gününden bu yana en az dört hafta süreyle 21.00-06.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağına maruz kaldı. Paris’in yanı sıra Lyon, Lille, Toulouse, Montpellier, Saint-Etienne, Aix-Marseille, Rouen ve Grenoble sokağa çıkma yasağından etkilenen büyük şehirler listesinde yer aldı. Ancak yasağın uygulandığı daha küçük şehirler de var.
Koronavirüs salgınından en çok etkilenen Avrupa ülkelerinin yer aldığı Birleşik Krallık'ta yetkililer, koronavirüs kısıtlamalarını sıkılaştırdı. İngiltere hükümeti, hem açık hem de kapalı alanlarda en fazla altı kişinin toplanmasına ve akşam 22.00’dan itibaren barların kapatılmasına karar vermişti. Ancak cumartesiden bu yana nüfusun yarısı daha katı kısıtlamalara tabi tutuldu. Yaklaşık 11 milyon kişiyi bulan Londra ve diğer bazı bölgelerde, aileler ve arkadaşlar arasında kapalı mekanda toplantılar yasaklanırken, Lancashire ve Liverpool yüksek riskli bölgeler ilan edildi. Bu bölgelerde içeride ve dışarıda aileler arasında toplanmalar yasaklanırken, yemek servisi yapmayan barların kapatılmasına karar verildi.



İran'ın güneyindeki bir okula düzenlenen İsrail hava saldırısında 57 öğrenci hayatını kaybetti.

İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)
İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)
TT

İran'ın güneyindeki bir okula düzenlenen İsrail hava saldırısında 57 öğrenci hayatını kaybetti.

İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)
İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)

İran devlet televizyonu, Hormozgan vilayetindeki yerel bir yetkiliye atıfta bulunarak, bugün güney İran'daki bir kız ilkokuluna düzenlenen İsrail hava saldırılarında 57 öğrencinin öldüğünü bildirdi.

İran televizyonu, valinin şu sözlerini aktardı: "Bu sabah Minab'daki bir kız ilkokuluna düzenlenen İsrail füze saldırısında şu ana kadar 57 öğrenci öldü ve 60 öğrenci yaralandı."

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağını belirterek, İran'a karşı "büyük ve devam eden bir askeri operasyon" başlattığını duyurdu.

Daha sonra birçok Körfez ülkesi, kendi toprakları üzerinde geçici hava sahası kapatmaları ve füze engellemeleri açıkladı.


İran rejiminin kalbi füzelerin menzili içinde... Pasteur bölgesi hakkında ne biliyoruz?

 Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar
Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar
TT

İran rejiminin kalbi füzelerin menzili içinde... Pasteur bölgesi hakkında ne biliyoruz?

 Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar
Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar

ABD ve İsrail’in bugün İran’a düzenlediği saldırıların ardından Tahran’daki Kaşvardoşt ve Pasteur mahallelerine yedi füze isabet ettiği bildirildi. Bu bölgelerde, Dini Lider Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanlığı ofisi bulunuyor.

Pasteur bölgesi, Tahran’ın 11. bölgesinde yer alıyor ve İran’da siyasi ve güvenlik açısından en hassas alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Bu mahalledeki devlet kurumları, ülkenin yönetim mekanizmasının kalbini oluşturuyor.

Karar merkezleri

Pasteur bölgesi, İran’ın siyasi yapısında bir merkez konumunda bulunuyor; burada tarih ve kurumlar iç içe geçiyor, sivil yapılar en yüksek güvenlik hassasiyetiyle yan yana duruyor.

Bölgede Dini Lider Ali Hamaney’in ofisi ve konutu, Cumhurbaşkanlığı binası, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin merkezi ile önde gelen yargı ve denetim kurumları yer alıyor.

Ayrıca, ülkedeki en eski araştırma ve tıp merkezlerinden biri olan İran Pasteur Enstitüsü de bu bölgede bulunuyor.

Bu yoğun kurumsal yapı, Pasteur’u başkent Tahran’ın en ‘siyasi’ bölgelerinden biri haline getiriyor; burada alınan kararlar hem iç hem dış politika ve güvenlik alanlarını doğrudan etkiliyor.

Konum ve sınırlar

Pasteur mahallesi, başkentin merkezinde birkaç ana cadde arasında uzanıyor. Kuzeyde Azerbaycan Caddesi, batıda Güney Karker Caddesi, doğuda Veli-i Asr Caddesi ve güneyde Hameney Caddesi ile çevrili bulunuyor. Bu konum, mahallenin idari ve tarihi bölgeler arasında bir kavşak noktası olarak coğrafi önemini artırıyor. Bölgenin yakınında, Tahran Üniversitesi civarında yer alan Azadi Meydanı da bulunuyor.

Tarihsel kökenler

Mahallenin önemi tarihsel olarak, 1920’lerin başında bölgeye yakın Bag Şah’ta subay okulunu kuran Rıza Şah dönemine kadar uzanıyor. Şah, aynı zamanda Mermer Sarayı’nı ikamet ve çalışma merkezi olarak kullanmıştı.

1979 Devrimi’nden sonra, İslam Cumhuriyeti’nin kurumları, Pasteur’e taşındı ve bu durum mahallenin egemenlik odaklı karakterini pekiştirdi.

Güvenlik önlemleri

Bölge, sıkı güvenlik önlemleri altında bulunuyor; bazı caddelere ve komplekslere girişler kısıtlanıyor ve hassas binaların çevresinden geçişler özel düzenlemeler ve protokoller çerçevesinde sağlanıyor. Buna rağmen, çevredeki mahallelerde sivil yaşam normal seyrinde devam ediyor.


Irak’ta silahlı grupların savaşa katılımı endişe yaratıyor

ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
TT

Irak’ta silahlı grupların savaşa katılımı endişe yaratıyor

ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)

Irak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkilerine ilişkin ciddi bir endişe ve bekleyiş içinde bulunuyor. Bu sabah başlatılan operasyon öncesinde Ketaib Hizbullah, Iraklı bir silahlı grup olarak, İran hedef alınırsa sessiz kalmayacağını açıklamıştı. Saldırının başlamasıyla birlikte Irak, hava sahasını kapatma kararı aldı.

Bu gelişmeler, Şii liderleri bir araya getiren Koordinasyon Çerçevesi üyelerinin, kritik bir toplantı öncesi yoğun ikili görüşmeler yürüttüğü bir döneme denk geldi. Toplantının gündeminde, eski Başbakan ve Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin başbakanlık adaylığı sürecindeki seçenekler yer alıyor. Maliki’nin ofisi, Nuri el-Maliki’nin ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüşmesinin ardından, başbakanlık adaylığından çekilmeyi reddettiğini duyurdu. Şii liderler ise bu gelişmelerin siyasi sonuçlarını değerlendirmek üzere geniş bir hareket başlattı. Şarku’l Avsat’a bilgi veren bir kaynak, Maliki’ye doğrudan siyasi kanallar aracılığıyla İran tarafından ‘hükümet kurma sürecinden çekilmemesi’ yönünde bir tavsiye iletildiğini aktardı. Kaynak, Maliki ile Bedr Örgütü lideri Hadi el-Amiri arasında cuma gecesi cumartesiye kadar süren bir görüşme gerçekleştirildiğini belirtti. Kaynak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı sonrası ne olacağı konusunda belirsizlik olduğunu ifade etti. Iraklı silahlı grupların çatışmaya dahil olması durumunda, hükümet kurma sürecinin daha da karmaşık hale geleceğini ve acil durum hükümeti kurulmasının bir seçenek olabileceğini ekledi. Ketaib Hizbullah, ABD ve İsrail’in İran’a savaş açması durumunda sessiz kalmayacaklarını açıklamıştı. Dün yayımlanan bildiride, Irak halkının kendi siyasi tercihlerini belirleme hakkının egemen bir hak olduğu vurgulandı ve ABD’ye, Iraklıların siyasi sahneyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendireceği hatırlatıldı. Bildiride ayrıca, ‘yabancı güçlerin etkisine kapılanlarla, tavrını koruyanlar arasındaki farkın tarih tarafından kaydedileceği’ ifade edilerek, ABD politikalarına uymayanların faydasını göreceği, Amerikan yanlısı veya işbirlikçi olanların ise cezalandırılacağı belirtildi.

Irak’taki silahlı grupları kapsayan Irak Direniş Grupları Koordinasyonu perşembe günü yayımladığı açıklamada, İran ile olası bir savaşta aktif rol alacağını duyurdu. Açıklamada, tüm ABD üslerinin hedef olacağı belirtilirken, Erbil’deki Amerikan üssü nedeniyle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) uyarıldı.

Bu gelişmelerin ardından Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hekim, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesinde, Irak kararlarının dış müdahalelerden bağımsız olması gerektiğini vurguladı. El-Hekim’in ofisinden yapılan açıklamada, el-Hekim’in ‘ulusal çıkarlar için taviz vermenin önemini ve Irak’ın karşı karşıya olduğu zorlukların dikkate alınması gerektiğini’ ifade ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, ‘Irak kararlarının bağımsızlığı ve dış müdahalelerin engellenmesi’ ile ‘Koordinasyon Çerçevesi’nin birliği ve sağlamlığının ülkenin istikrarı için kritik öneme sahip olduğu’ vurgulandı.

El-Hekim, bölgesel gelişmelere ilişkin olarak da ‘bölgedeki tansiyonu artıran söylemler yerine diyalog dilinin öne çıkarılması için çaba gösterilmesi gerektiğini’ belirtti ve tüm taraflar arasında görüşlerin yakınlaştırılması için daha fazla toplantı yapılması çağrısında bulundu.