IMF Ortadoğu’da ‘tünelin sonunda bir ışık’ görüyor

Washington’daki IMF merkezi (EPA)
Washington’daki IMF merkezi (EPA)
TT

IMF Ortadoğu’da ‘tünelin sonunda bir ışık’ görüyor

Washington’daki IMF merkezi (EPA)
Washington’daki IMF merkezi (EPA)

Uluslararası Para Fonu (IMF), Ortadoğu ve Orta Asya hakkında yayınladığı son raporunda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının patlak vermesiyle ortaya çıkan ekonomik yaraların Ortadoğu’da 5 yıla kadar etkisini sürdürebileceğine ancak tüm bunlara rağmen tünelin sonunda ışık gördüğüne dikkati çekti.
Cihad Azur ve Joyce Wong imzalı raporda, “Ortadoğu ve Orta Asya'daki ülkeler Kovid-19 ile hayatımızda görülmemiş bir halk sağlığı acil durumu ve benzeri görülmemiş bir ekonomik gerileme ile karşı karşıya. Salgın, mevcut ekonomik ve sosyal zorlukları şiddetlendirerek, gelirler ve büyümeye uzun vadeli zarar verme tehdidini azaltmak için acil eylem çağrısında bulunuyor” denildi.
IMF analistleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan (MENAP) bölgesindeki petrol ihracatçıları için 2020’de yüzde 6,6’lık negatif büyüme tahminlerinin altında yatan petrol talebi ve fiyatlarındaki ani düşüşlere işaret etti.
Raporda, jeopolitik gerilimler artarken, bölgedeki ülkelerin düşen mali gelirler, artan borçlar, daha yüksek işsizlik, artan yoksulluk ve eşitsizlikle karşı karşıya kaldığına vurgu yapılarak, “2021'e baktığımızda, çoğu ülkede büyümenin yeniden başlaması gerekirken, görünüm zorlu olmaya devam edecek” ifadeleri kullanıldı.
IMF uzmanları, petrole ve büyük stoklara yönelik zayıf talebin piyasalar üzerinde bir baskı kaynağı olmaya devam edeceğinin altını çizerek, OPEC + anlaşmaları petrol fiyatlarının istikrar kazanmasına yardımcı olacağını ve bunların 2019 ortalamasının yüzde 25’in altında kalmasının beklendiğini bildirdi.
Ekonomik gerileme riski, büyüme, istihdam ve gelirlere yönelik uzun vadeli kayıpların kilit bir endişe kaynağı olduğuna dikkat çekilen raporda, “Özellikle, bundan beş yıl sonra ülkelerin kriz öncesi eğilimlerin beklediği GSYİH seviyesinin yüzde 12 altında olabileceğini tahmin ediyoruz” denildi.
Salgının, kırılgan ve çatışmalardan etkilenen ülkelerin karşılaştığı göz korkutucu zorlukları şiddetlendireceği ve sosyal huzursuzluğu artırabileceği tahmin edilirken, mülteciler ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişiler arasındaki kötü yaşam koşullarının salgın riskini artırabileceğine işaret edildi.
IMF raporunda, “Kriz aynı zamanda bölgedeki bankalar için kurumsal temerrüt ve kredi riskini artırdı. Potansiyel zararlar GSYİH’nın yüzde 5’i veya 190 milyar doları bulabilir. Eğer ele alınmazsa, bu gelişmeler finansal istikrarı tehdit edebilir ve finansal tabana yayılmayı artırma isteğini sınırlayabilir” ifadelerine yer verildi.
IMF, tüm bu büyük risklere ve zorluklara rağmen, ‘tünelin sonunda bir ışık’ gördüğüne vurgu yaparak, ülkelerin salgının etkisini kontrol altına almaya devam ettikçe, politika yapıcıların daha kapsayıcı ve daha dirençli ekonomiler oluşturmaya yeniden odaklanması ve dikkatlerini ilerideki toparlanmayı planlamaya ve finanse etmeye çevirmesi gerektiğini belirtti.
Raporda ayrıca, “Yakın gelecekte, salgını kontrol altına almak ve gelir kayıplarını sınırlamak en önemli öncelikler olmaya devam edecek. Halk sağlığı tehdidi azalmaya başladığında, ülkeler gereksiz risklere maruz kalmadan ekonomik faaliyeti destekleyerek kapsayıcılığı güçlendirmeye ve kırılganlıkları ele almaya odaklanmalıdır” ifadeleri de kullanıldı.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.