Filistin’deki okullar İsrail buldozerlerine meydan okuyorlar

Filistin Eğitim Bakanlığı, "eğitimin Yahudileştirilmesi" politikası ile mücadele etmek için öğrencilere destek ve burs vererek karşı hamle yaptı.

Filistin’deki okullar yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. (Independent Arabia)
Filistin’deki okullar yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. (Independent Arabia)
TT

Filistin’deki okullar İsrail buldozerlerine meydan okuyorlar

Filistin’deki okullar yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. (Independent Arabia)
Filistin’deki okullar yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. (Independent Arabia)

Ragda Ateme
Batı Şeria'nın doğusunda, bedevi ailelerin bulunduğu Ras et-Tin bölgesindeki yoksul çadırlardan birinde yaşayan küçük Lin ve arkadaşlarının yıllardır hayalini kurdukları okul bahçesi gerçeğe dönüştü. Çocukların büyük bir mutluluk ve sınırsız özlemle uzun zamandır beklediği okuldaki yeni eğitim dönemleri bilimle ve oyunla geçecekti. Ancak çocukların yeni okul sevinçlerinin üzerinden henüz bir ay geçmemişken İsrailli yetkililer inşaatın durdurulmasını emretti. Ras Et-Tin Okulu, özellikle İsrail Merkez Mahkemesi’nin birkaç gün önce avukatların yıkımı durdurmak için sunduğu bir dilekçeyi reddetmesinin ardından her an yıkılma tehdidiyle karşı karşıya. 

“Meydan okuyan okullar”
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberde açıklamalarda bulunan Filistin Eğitim Bakanlığı Sözcüsü Sadık el-Hadur duruma dair şunları söyledi:
"Okullara el koyarak yıkmak ve inşaatı durdurmak politikası, eğitimin sürdürülmesi iradesini ve ailelerin eğitimli nesiller yetiştirerek onları milli ve insani değerlerle büyütme azmini kıramayacak. Ras Et-Tin Okulu ve Eğitim Bakanlığı ile Batı Şeria'daki Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleri Direniş Komisyonu tarafından C Bölgesi sayılan yerlerde (Oslo Anlaşması çerçevesinde İsrail kontrolü altında) kurulan ve İsrail’e meydan okuyan diğer 23 okul, İsrail'in bu ikincil plana itilen bölgeyi sakinlerinden ayırma ve çocuklarını eğitim hakkından mahrum etme planıyla karşı karşıya. Bu plan, eğitimle mücadele etmeyi, öğrencilerin okullarına erişimini engellemeyi ve onların eğitimlerini güvenli ve istikrarlı bir eğitim ortamında almalarını engellemeyi amaçlayan kötü niyetleri ortaya koyuyor. Medya ve hukuk alanındaki uluslararası kurum ve kuruluşlardan ve çocuk hakları aktivistlerinden bu konuya acilen müdahalede bulunmalarını talep ediyoruz. İsrail’in bu ihlallerinin siyasi ve diplomatik kanallar aracılığıyla önlenmesini istiyoruz. Özellikle başta C bölgesi olarak kabul edilen yerlerdeki okullar olmak üzere Kudüs ve Gazze Şeridi’ndeki tüm okullardaki öğrenciler için acilen korunma sağlanması çağrısında bulunuyoruz.”
 
Filistin Eğitim Bakanlığı, 2019 yılındaki eğitim hakkı ihlallerine ilişkin hazırladığı yıllık raporunda İsrail ordusunun iki öğrenciyi öldürdüğünü, 161 öğrenciyi, 17 öğretmeni ve çalışanı tutukladığını, 200 öğrenciyi de yaraladığını belgeledi. Raporda ayrıca İsrail’in geçen yıl iki okulu yıktığı ve bir dizi okulun da inşasının durdurulması, zorla ele geçirilmesi ve kapatılması için yıkım emri verdiği kaydedildi.

Eğitimin Yahudileştirilmesi
Yeni nesillerin eğitim sektörünün temel ayaklarından biri olan Filistin meselesi konusunda eğitilmesi üzerine İsrail, bunu mümkün olan her yolla yok etmeyi ve zayıflatmayı hedefleyen adımlar attı. İsrail, 2019 yılının başında açıkladığı beş yıllık plana göre özellikle Kudüs kentinde Filistin eğitim müfredatını Yahudileştirme ve çarpıtma yoluyla yüzde 90 İsrailleştirmeyi hedefliyor. Bu amaçla, Eski Şehir içindeki Arap okullarının onarımını veya inşa edilme çalışmalarını engelliyor. Böylece bu okullar öğretmen, kırtasiye malzemeleri ve diğer temel hizmetlerden yoksun kalırken plan yüzlerce Arap öğrenciyi yalnızca İsrail müfredatını öğreten okullara gitmeye zorluyor. İsrail, tarihi binaları ele geçirerek yerleşimcilere dini ve turizm alanlarında hizmet vermesi için kullanıyor.
٢٠٢٠١٠١٤_١٢٠٩٤٨.jpg
Filistin Eğitim Bakanlığı, "eğitimin Yahudileştirilmesi" ile mücadele etmek için bir karşı plan başlattı. (Independent Arabia)
Filistin Milli Eğitim Bakanlığı'nın Kudüs Birimi Müdürü Dima es-Samman, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki okullarda eğitim gören Filistinli öğrenci sayısı 2013'te 5 bin 589 iken 2018'de 4 bin 95'e düşmesi, Eğitim Bakanlığı'nın ‘eğitimin Yahudileştirilmesi’ politikasıyla mücadele etmek için bir karşı plan başlatmasına neden oldu. Bu plan, eğitim materyallerinin Eski Şehir bölgesindeki okullarda eğitim gören öğrencilere ücretsiz olarak dağıtılmasını, öğrencilerin genel lise sınavı ücretlerinden muaf tutulmasını ve özellikle saldırılara maruz kalan alanlarda onları evlerinden okullarına götürecek okul servislerinin sağlanmasını içeriyor. Plan aynı zamanda Eski Şehir bölgesindeki tüm öğrenciler ve lise mezunları için devlet üniversitelerinde ücretsiz üniversite eğitimi verilmesini de kapsıyor. Bunun yanı sıra tüm Filistin üniversitelerinde okuyan öğrencilere burs sağlanmasının hedeflendiği plan çerçevesinde özel okullar ve anaokulları, özellikle de İslami bağışlarla bağlantılı olanlar desteklenecek. Kudüs’teki öğretmenlerin prim yoluyla maaşları yükseltilecek ve statüleri güçlendirilecek.”
Ras Et-Tin Okulu'nun Müdürü Noura el-Ezheri de şu değerlendirmelerde bulundu:
"Batı Şeria’daki Ramallah kentinin doğusunda yer alan ve 50 öğrencinin eğitim aldığı Ras Et-Tin Okulu’nun öğrencilere hizmet vermek için açılmasından sadece birkaç hafta sonra, bölgenin İsrail’in kontrolü altında olduğu bahanesiyle inşaatı tamamen durdurmamızı emreden bir karar alınması bizi şaşırttı. Üstelik okul, tuğladan inşa edildi ve çatısı tenekeden yapılmış üç küçük odadan oluşuyor. Ayrıca elektrik, su ve tuvalet de mevcut değil. Buna rağmen okul, Filistinli öğrencilerin bu alanlarda olmasını istemeyen yani kararlılık ve azimle hayatta kalmaya devam etmelerini görmek istemeyen İsrail'in boğazında bir bıçak gibi durdu. Öğrenciler, çadırlarının yakınında Ras Et-Tin Okulu açılmadan önce yazın sıcağında, kışın ise soğuklarda komşu köydeki okula ulaşmak için yaklaşık 7 kilometre yürüyorlardı. Bu nedenle inşaatı durdurma kararına uymadık. Bunun üzerine İsrail askerleri üç kez birkaç ton çimento ile büyük miktarlarda tuğla ve teneke çatı malzemelerine el koydu. Ayrıca öğrencilerin  sıralarını ve masalarını da çaldılar.”
٢٠٢٠١٠١٤_١٢٠٧٤٣ (1).jpg
Filistin’deki onlarca okul İsrail saldırılarına maruz kaldı. ( Independent Arabia)
Rakamlar ve tehlikeler

2018 yılında 97 okul (Batı Şeria'da 87, Gazze Şeridi'nde 10) topçu atışı, hava saldırıları, ateş açma, göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullanma, maddi kayıplar yaşatma ve okullardaki eğitimi aksatan yıkım ihbarları yoluyla İsrail tarafından 345 saldırıya maruz kaldı. Ayrıca aynı yıl Birleşmiş Milletler (BM) raporu, Batı Şeria'da yaklaşık 20 bin Filistinli çocuğu etkileyen eğitime yönelik 111 müdahaleyi belgeledi.
Aynı yıl Filistin’de 47 öğrenci (Batı Şeria'da 6, Gazze’de 41) saldırılarda yaşamını yitirdi. Gazze Şeridi'nde çeşitli uzuvlarını kaybeden 17 çocuk da dahil olmak üzere 3 binden fazla öğrenci yaralandı. 22 bin öğrenci de İsrail ordusu ve yerleşimciler tarafından saldırıya uğradı.



SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
TT

SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)

Suriye ordusu, birkaç gün süren çatışmaların ardından Şeyh Maksud mahallesinden savaşçıların tahliye edilmesinden bir gün sonra, Halep'in doğusunda "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) tarafından yapılan askeri yığılmayı tespit ettikten sonra dün olağanüstü hal ilan etti.

SANA haber ajansına göre Ordu operasyon komutanlığı açıklamasında, "Uçaklarımız, SDG'nin Halep'in doğusundaki Deyri-Hafer cephesine silahlı gruplar ile orta ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etti" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Örgüt tarafından getirilen bu takviyelerin niteliğini henüz bilmiyoruz" denilerek, "Güçlerimizi seferber ettik ve konuşlanma hatlarımızı güçlendirdik, her türlü senaryoya hazırız" ifadeleri yer aldı.

Halep kırsalındaki Menbiç bölgesinde iç güvenlik operasyonları dün "kamikaze insansız hava araçlarından (İHA) kaynaklanabilecek potansiyel tehditler" konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bildiride, bölge sakinlerinin "mümkün olduğunca halka açık yerlerde, meydanlarda ve pazarlarda toplanmaktan kaçınmaları" ve "ana ve tali yollarda seyahat ederken dikkatli olmaları" çağrısında bulunuldu.


Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

TT

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, vilayetteki durumun son gelişmelerin ardından normale dönmeye başladığını belirtti. Hanbeşi, istikrarın doğrudan vatandaşların yaşamına yansıdığını ve halkın yerel yönetime ve devlet kurumlarına olan desteğinin güçlendiğini vurguladı.

Hanbeşi, Mukalla’daki ofisinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen yeniden elden geçirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini ifade etti.

cdfgrt
Hadramut Valisi ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, Hadramut’un altyapı geliştirme projelerinden oluşan geniş bir paket için Suudi yetkililerden sözler aldığını aktardı. Hanbeşi, gıda yardımlarının şu anda Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen günlerde sahil bölgelerine de dağıtılacağını söyledi.

Vilayetteki askeri güçlerle ilgili olarak Hanbeşi, Hadrami Elit Güçleri komutanları, Vatan Kalkanı Güçleri ve koalisyon temsilcilerinin, elit birliğin eski kadrosuna geri dönmesi konusunda anlaştığını ve daha sonra Vatan Kalkanı Güçleri’yle birleştirilerek tek bir güç oluşturulacağını açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut’un ‘gelecek herhangi bir çözüm sürecinde etkin bir siyasi aktör olması gerektiğini’ vurguladı. Yerel yönetimin, tüm bileşenler, partiler ve kanaat önderleriyle görüşmeler yaparak Hadramut’un ortak sesini oluşturma hazırlıkları yürüttüğünü ve bu çerçevede Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde yakında gerçekleştirilecek Güney-Güney Diyalog Konferansı’na katılım sağlanacağını ifade etti.

Güvenlik ve öncelikli hizmetler

Hanbeşi, vilayet yönetiminin kanaat önderleri ve toplum liderleriyle yaptığı tekrarlayan görüşmelerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Onlar kamuoyunu yansıtıyor ve vatandaşların taleplerini iletiyor” dedi. Hanbeşi, vatandaşlardan en sık dile getirilen talebin ‘güvenlik, istikrar ve başta elektrik olmak üzere kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi’ olduğunu aktardı.

Hanbeşi, Başbakan’la da görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, “Başbakan, hükümetin vilayetin bu alandaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya hazır olduğunu ifade etti” dedi. Hanbeşi, hükümetin verdiği sözler doğrultusunda gelecek yazın daha iyi geçeceği konusunda iyimser olduğunu sözlerine ekledi.

Sakinlik ve istikrar

Hanbeşi, ‘Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin çekilmesinin ardından genel tablonun huzur ve istikrarla karakterize olduğunu’ belirterek, “Çeşitli kamu kurum ve idarelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmalarının devam ettiğini ve özellikle silah taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin artırıldığını” söyledi.

Hanbeşi, kamu tesislerini yağmalamakla bağlantılı bazı kişilerin yakalandığını, ağır silah bulundurdukları tespit edilmeyen diğerlerinin ise serbest bırakıldığını ifade etti. Hanbeşi, hayatın yavaş yavaş normale dönmeye başladığını ve durumun daha da iyileşme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan ile yüksek düzeyde koordinasyon

Hadramut Valisi Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın rolüne dikkat çekerek, “Bu başarı Suudi Arabistan’a aittir” dedi. Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın vilayetteki GGK güçlerinin çıkarılmasını kısa sürede sonuçlandırdığını belirtti ve koordinasyon ile desteğin devam ettiğini vurguladı. Hanbeşi, vilayet yönetimi ile Hadrami Elit Güçleri komutanları arasında yapılan bir toplantıya değinerek, bu görüşmede “Suudi Arabistan’ın gıda ve mali teşvikler sağlayacağı taahhüdü sonrasında güçlerin eski durumuna geri getirilmesinin” ele alındığını aktardı.

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, vilayetin Suudi yetkililerden altyapıyı geliştirecek büyük bir proje paketi için sözler aldığını kaydetti. Ayrıca, gıda yardımlarının Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen dönemde sahil bölgelerine de dağıtılacağını ifade etti.

Yeniden yapılandırma

Hanbeşi, yerel yönetimin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Alınan önlemler, açıkça GGK’yi desteklediklerini ilan eden veya siyasi olarak karşıt tavırlar sergileyen yetkililere yönelikti” dedi. Hanbeşi, bunun ‘yönetim yetkileri çerçevesinde ve yerel yönetim birimlerinde uyumu sağlama gerekliliği kapsamında’ gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hanbeşi, “Tehdit altında tavır alanlar için hoşgörü gösterileceğini, ancak siyasi olarak GGK’ye bağlı kalanlar hakkında yasal ve idari tedbirlerin uygulanacağını” belirterek iki grubu birbirinden ayırdı.

Hanbeşi, Güney-Güney Diyaloğu ile ilgili olarak, vilayet yönetiminin bazı Hadramut Ulusal Konseyi üyeleriyle bir araya geldiğini ve diyaloğun genel çerçevesine dair bilgi edindiğini belirtti, ancak temsilcilerin seçimi ve detaylı mekanizmaların henüz netleşmediğine dikkat çekti.

Hanbeşi, önümüzdeki günlerde vilayetin farklı siyasi ve sosyal bileşenleriyle geniş kapsamlı görüşmeler yaparak, Hadramut’u temsil edecek ortak bir vizyon üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut ile bazı güney vilayetler arasında tarihi sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, vilayetin 1967’den bu yana yaşadığı marjinalleşmeye işaret etti ve Hadramut’un özel bir temsil ile haklı taleplerini yansıtması gerektiğini söyledi.

Hadramut’un geleceğine dair olarak ise Hanbeşi, vilayetin gelecekteki siyasi uzlaşmada etkili bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Doğu Bölgesi

Hanbeşi, Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’yı kapsayan Doğu Bölgesi seçeneğini desteklediğini belirterek, bu vilayetlerle herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı ve aralarındaki ilişkinin ‘derin köklere sahip sosyal dokuyu’ yansıttığını ifade etti.

İhlaller

Vali Hanbeşi, hapishaneler ve ihlaller konusuna ilişkin olarak, geçmiş dönemde Riyan Uluslararası Havalimanı’nda sert işkenceye uğrayan iki vaka kaydedildiğini ve bunların GGK ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerinin varlığı sırasında belgelenmiş olduğunu belirtti.

vfgthy
Hadramut'taki kampları ele geçirmek için harekete geçen Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, ciddi ihlallerin yargı mercilerine sevk edileceğini vurguladı. Ayrıca, farklı vilayetlerden ciddi suç isnadı bulunmayan veya silahlarını teslim eden onlarca tutuklunun serbest bırakıldığını ifade etti.

Hanbeşi, “El-Advas bölgesinde 78 kişiyi serbest bıraktık ve silahlarını teslim eden diğer 78 kişi de yakında serbest bırakılacak. Ancak ciddi suçlara karışanlar mutlaka yargıya sevk edilecek” dedi.

Yağma operasyonları

Hanbeşi, Marib vilayetindeki Seyun Havalimanı’nda uçak yakıt ikmal aracının bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Aracın yerel yetkililer tarafından kontrol altına alındığını ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde geri alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Havaalanı hazırlığı

Hanbeşi, havalimanlarıyla ilgili olarak, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen hazır hale getirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini belirtti. Seyun Havalimanı için ise uçak yakıt ikmal aracının gelmesini beklediklerini ifade etti.

Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin birleştirilmesi

Hanbeşi, Vatan Kalkanı Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’nin performansını değerlendirirken, “Geniş bir toplantı yapıldı; toplantıya Hadrami Elit Güçleri’nin liderleri ve Vatan Kalkanı Güçleri katıldı. Toplantıda, Hadrami Elit Güçleri’nin önceki yapısına geri döndürülmesi ve ardından Vatan Kalkanı Güçleri ile birleştirilerek tek bir güç oluşturulması kararlaştırıldı” dedi. Hanbeşi, çok sayıda askeri oluşumun uygun bir seçenek olmadığını vurguladı.

sxdfrgt
Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu temsilcisi Albay Abdulbari eş-Şehrani ile birlikte Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin liderleriyle yaptığı toplantıda (Yerel medya)

Önceki aşamanın etkilerinin üstesinden gelmek

Vali Hanbeşi sözlerini Hadramut halkına verdiği bir mesajla tamamladı ve onları, ‘önceki dönemin etkilerini geride bırakmaya, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye, vilayet güvenliği ve istikrarını korumak için yerel yönetimle iş birliği yapmaya ve inşa sürecini destekleyecek bir halk desteği oluşturmaya’ davet etti.


Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
TT

Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)

Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Koalisyonu'nun lideri Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani, parlamento seçimlerinde ikinci olan Hukuk Devleti Koalisyonu'nun lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki'ye bir sonraki hükümeti kurma yetkisini verme kararı aldı.

Bilgi sahibi kaynaklar, es-Sudani'nin “gayri resmi bir toplantı sırasında bu açıklamasıyla Şii Koordinasyon Çerçevesi liderlerini şaşırttığını” söyledi.

Ona yakın üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada es Sudani “Çerçeve liderlerinin, Maliki'nin önerdiği uzlaşma adayı yerine, el Maliki'yi şahsen atamalarını ve adaylığının Çerçeve'nin liderleri, dini otorite ve Sadr Hareketi'nin lideri Mukteda es-Sadr ve ulusal arena tarafından onaylanmasını şart koştu.”

Aynı kaynak durumu, "Es-Sudani herkese, el-Maliki'nin hükümeti kuramaması durumunda meselelerin ilk kazanan olarak kendisine döneceğini, siyasi bir çıkmazı önlemek ve anayasal sürelerin dolmasından korktuğu için taviz verenin kendisi olduğunu bildirdi" şeklinde açıkladı.