Türkiye, Doğu Akdeniz konusunda Yunanistan ile ‘diyaloga’ geri dönüyor

İstanbul’daki Haydarpaşa Limanı’na demir atan ve tartışmalara neden olan Oruç Reis gemisi (Reuters)
İstanbul’daki Haydarpaşa Limanı’na demir atan ve tartışmalara neden olan Oruç Reis gemisi (Reuters)
TT

Türkiye, Doğu Akdeniz konusunda Yunanistan ile ‘diyaloga’ geri dönüyor

İstanbul’daki Haydarpaşa Limanı’na demir atan ve tartışmalara neden olan Oruç Reis gemisi (Reuters)
İstanbul’daki Haydarpaşa Limanı’na demir atan ve tartışmalara neden olan Oruç Reis gemisi (Reuters)

Türkiye, Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıkları gidermek ve gerilimi ortadan kaldırmak için Yunanistan ile müzakerelere ve diyaloğa başlamaya hazır olduğunu bir kez daha açıkladı. Öte yandan Yunanistan,  Avrupa Komisyonu’na 1995 yılında Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasından imzalanan gümrük birliği anlaşmasını askıya alma çağrısında bulundu. Ayrıca Almanya, İspanya ve İtalya'ya da Türkiye'ye askeri ihracatını durdurma çağrısında bulundu.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, dün birlik komutanlarıyla video konferansla yaptığı görüşmede, "Türkiye ile Yunanistan arasında istikşafi görüşmeler yapılsın, sorunları konuşarak çözelim fakat bir oldubittiye boğun eğmeyeceğimizi herkes anlamalı” şeklinde konuştu. Akar, Doğu Akdeniz ve Ege'de Türkiye'nin hak, alaka ve menfaatlerini korumaya yönelik kararlılıklarının altını çizdi. "Bununla birlikte KKTC'de, onun etrafında ve semalarında hem Türkiye'nin hem Kıbrıslı kardeşlerimizin hak, alaka ve menfaatleri neyse bugüne kadar koruduk, bundan sonra da korumaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanan Hulusi Akar, görüşmelere açık olduklarını söyledi.
Ayrıca keşif gemisinin faaliyetlerine planlı ve programlı bir şekilde devam ettiğinin altını çizen Akar, Türk Donanması’nın gerekirse destek ve koruma sağlayacağını vurguladı.
Öte yandan Yunanistan, Avrupa Komisyonu'ndan Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliği anlaşmasını, Türkiye'yi caydırmak için büyük bir diplomatik kampanyanın bir parçası olarak askıya almayı düşünmesini istedi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Avrupa Komisyonu'nu Türkiye tarafından gerçekleştirilen ihlaller karşısında daha katı tedbirler almayı değerlendirmeye çağırdı.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, çok sayıda diplomatik girişim başlatırken, bunlar arasında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki “istikrarı bozucu” eylemlerini kınayan bir mektup göndermek de bulunuyor. Bakanlık ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya da bölgedeki son gelişmelere değinilen bir brifing mektubu gönderdi. Türklerin davranışlarının yalnızca Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nde (NATO) müttefik bir ülkenin temel davranış kurallarını ihlal etmediği ayrıca ittifakın güneydoğu kanadını istikrarsızlaştırma riskini de beraberinde getirdiği ifade edildi. Bu durumun Yunanistan ile ABD arasındaki karşılıklı savunma işbirliği anlaşmasının hükümleriyle çeliştiği bildirildi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ayrıca Avrupa Birliği Güvenlik İşleri ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell'e bir mektup gönderdi. Mektupta Yunanistan'ın Avrupa Birliği Antlaşması'nın 7-42. maddesi kapsamındaki temel protesto hakkını (karşılıklı savunma maddesi) vurguladı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias Almanya, İspanya ve İtalya'ya yazdığı mektuplarda üç ülkeyi Türkiye'ye askeri ihracatlarını askıya almaya çağırdı. Bu adım, Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan gerginliğin en uç noktaya ulaştığı bir zamanda atıldı.



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.