Suriye rejiminin kimyasal silah programını sürdürmek için kullandığı ‘hileler’ neler?

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed (Reuters-Arşiv)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed (Reuters-Arşiv)
TT

Suriye rejiminin kimyasal silah programını sürdürmek için kullandığı ‘hileler’ neler?

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed (Reuters-Arşiv)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed (Reuters-Arşiv)

Fransa merkezli Le Monde gazetesine göre Suriye’nin kimyasal silah programı hakkında iki sivil toplum kuruluşu tarafından hazırlanan bir raporda, Suriye rejiminin ‘kimyasal cephaneliğinin imha edilmesini öngören anlaşmayı aşmak’ ve ‘saldırı kabiliyetini korumak’ için kullandığı ‘hileler’ ortaya çıktı.
Le Monde’ye göre Suriye çatışmasında hesap verilmesi için mücadele eden iki tanınmış sivil toplum örgütü ‘Açık Toplum Adalet Girişimi’ ve ‘Suriye Arşivi’, 2011 yılından bu yana binlerce sivili öldüren ‘kimyasal silah üretimi’ programının ilerleyişine ilişkin çeşitli ulusal ve uluslararası araştırma kuruluşlara ayrıntılı bir rapor sundu.
Le Monde, The Washington Post, The Financial Times ve Süddeutsche Zeitung gazeteleri, 3 yıllık çalışmanın ardından 90 sayfa olarak çıkan ve Şam yetkililerinin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ile nasıl alay ettiğini ortaya koyan raporun bir kopyasına erişti.
Rapor, kaynakların analiz edilmesi, Birleşmiş Milletler (BM) kayıtlarından elde edilen bilgilerden yararlanılması ve son yıllarda ülkeden kaçan, çoğu konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan Suriye silahlarının geliştirilmesinden sorumlu resmi bir kurumun bilimsel araştırmalar merkezinde görevli yaklaşık 50 Suriyelinin ifadelerine dayanıyor.
ABD’ye göre, Ağustos 2013’te Şam yakınlarında muhalifler tarafından kontrol edilen Doğu Guta’ya düzenlenen ve Suriye rejimine atfedilen kimyasal silah saldırısında bin 400’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Eski ABD Başkanı Barack Obama, bu saldırının kırmızı çizgiyi aştığını ifade etse de, tepki olarak hava saldırısı düzenlenmesine onay vermedi ve Rusya ile Suriye’nin kimyasal silahlarının 2014 yılının ortasına kadar imha veya tasfiye edilmesi konusunda bir anlaşma imzaladı.
Suriye rejimine atfedilen ikinci sarin gazı saldırısı, 4 Nisan 2017’de Şam ile Halep arasındaki Han Şeyhun’da meydana geldi ve 80 sivil öldü.
Açık Toplum Adalet Girişimi’nden Steve Costas, “Araştırmamız Suriye’nin hala güçlü bir kimyasal silah programına sahip olduğunu kanıtlıyor. OPCW üye devletleri, Suriye’nin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne uymamasından sorumlu olması konusunda ısrar etmeli ve bu suçların faillerinin yargılanmasına yönelik çabaları güçlendirme çağrısında bulunmalıdır” dedi.
Le Monde gazetesine göre raporun kaynakları, Suriye rejiminin OPCW müfettişlerini yanıltmak ve kimyasal alanda savunma kapasitesini sürdürmek için kullandığı hilelerin yanı sıra bazı durumlarda şüpheli çalışanların tasfiye edildiğini ve sinir gazları sentezinde yer alan ürünleri ithal etmek için gizli bir ağın kurulduğunu ortaya çıkardı.
Gazetenin eriştiği rapora göre, OPCW müfettişlerinin Suriye’ye gelişinden 5 gün önce 25 Eylül 2013 gecesi, kimyasal silah stoku Şam’ın kuzey banliyölerinde yer alan Camraya’daki Araştırma Merkezi’nden Cumhuriyet Muhafızları 105. Tümeni’ne ait bir üsteki depolara nakledildi.
Le Monde, söz konusu Araştırma Merkezi’nin 2018’de Han Şeyhun ve Duma’ya düzenlenen saldırının ardından ABD, Fransa ve İsrail’in düzenlediği hava saldırılarıyla hedef alındığını bildirdi.
Müfettişlerin aktardığına göre, Suriye rejimi bu saldırılara direnmeyi başardı ve kimyasal silah programını aktif tutmayı sürdürdü.
Söz konusu raporda ayrıca, “Araştırmacılar, 2014 ile 2018 yılları arasında yaptırıma tabi 69 mal kategorisinin Suriye’ye ihraç edildiğini ve bunların kaynağının 15’i Avrupa ülkesi olmak üzere 39 farklı ülke olduğunu tespit etti” denildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.