Dünya çapında koronavirüs vakaları artmaya devam ediyor: Arjantin bir milyon vaka sınırını aştı

Dünya çapında koronavirüs vakaları artmaya devam ediyor: Arjantin bir milyon vaka sınırını aştı
TT

Dünya çapında koronavirüs vakaları artmaya devam ediyor: Arjantin bir milyon vaka sınırını aştı

Dünya çapında koronavirüs vakaları artmaya devam ediyor: Arjantin bir milyon vaka sınırını aştı

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Çin’deki ofisinin Aralık ayı sonunda salgının başladığını bildirmesinden bu yana yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dünya çapında en az 1 milyon 119 bin 590 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.
AFP haber ajansı tarafından dün (Salı) resmi kaynaklara dayandırılarak hazırlanan verilere göre, tüm dünyada 40 milyon 416 bin 800'den fazla vaka kaydedilirken, en az 27 milyon 791 bin kişi koronavirüsten iyileşti.
ABD, 220 bin 134 ölümle dünya çapında koronavirüsten en çok etkilenen ülke olurken onu, Brezilya (154 bin 176), Hindistan (115 bin 197), Meksika (86 bin 338) ve Birleşik Krallık (43 bin 726) izliyor.
AFP haber ajansına göre, Çin’de üst düzey bir hükümet yetkilisi dün (Salı) yaptığı açıklamada, farklı ülkelerden 60 bin kişinin 4 klinik deney kapsamında Kovid-19’a karşı geliştirilen Çin test aşılarını yaptırdığını belirterek, gönüllülerden hiçbirinin yan etki göstermediğini vurguladı.
Geçen yıl Aralık ayının sonunda Kovid-19’un ilk kez ortaya çıktığı Çin, salgını kontrol altına almayı başardı ve en fazla aşı geliştirme araştırması yapan ülkelerden biri oldu.
Bilim ve Teknoloji Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili olan Tian Baogo, gazetecilere yaptığı açıklamada, "4 aşının (Çin) üçüncü aşama klinik deneyleri ilerleme kaydediyor. Bu deneylerin bir parçası olarak yaklaşık 60 bin gönüllüye Kovid-19’a karşı deneysel bir aşı yapıldı ve ciddi bir yan etki bildirilmedi” dedi. Klinik deneylerdeki üçüncü aşama, aşı onayına başvurmadan önceki son aşama olarak kabul ediliyor. Sinovac ve Sinopharm da dahil olmak üzere birçok Çinli şirket Kovid-19’a karşı bir aşı geliştirmek için çalışmalar yürütüyor. İki dev şirket (Sinovac ve Sinopharm), deneysel aşılarının testlerini yurtdışında özellikle Brezilya, Endonezya ve Türkiye'de yapmak için harekete geçti.
Tian açıklamasında, ​​"Çin'de çok az sayıda yeni vakalar kaydedildiği için deneylerin üçüncü aşamasını yürütmek için ülkedeki koşullar artık elverişli değil" ifadelerini kullandı.

Arjantin bir milyon vaka sınırını aştı 
Alman haber ajansı DPA’nın haberine göre Arjantin Pazartesi günü Güney Amerika'da bir milyon vaka sınırını aşan ikinci ülke oldu. Arjantin Sağlık Bakanlığı Pazartesi günü 12 bin 982 koronavirüs vakasının kaydedildiğini duyurdu. Böylece ülkedeki toplam vaka sayısı 1 milyon 2 bin 662 vakaya yükselirken ülke, dünyada en fazla vaka kaydeden beşinci ülke oldu.
Bununla birlikte, Pazartesi (19 Ekim) günü açıklanan resmi rakamlara göre son 24 saatte ülkede 12 bin 982 kişi virüse yakalanırken hayatını kaybedenlerin sayısı ise 26 bin 700’e yükseldi. Brezilya, Güney Amerika'da geçtiğimiz Haziran ayında bir milyon koronavirüs vaka sınırını aşan beşinci ülke olmuştu. O zamandan beri ülkedeki vaka sayısı, 8,1 milyon vaka kaydeden ABD ve 7,5 milyon vaka kaydeden Hindistan'ın ardından 5,2 milyonun üzerine çıktı.

Kanada'da ve Hindistan'da durum
Reuters haber ajansı, Kanada’da koronavirüs vakalarının Mart ayında görülmesinden bu yana vakaların 200 bini aştığını ve ülkenin ikinci dalganın birincisinden daha şiddetli olmasını beklediğini bildirdi. Hükümet verilerine göre ülkede Kovid-19 kaynaklı 18 yeni ölümün ardından hayatını kaybedenlerin sayısı 9 bin 778’e yükseldi. Ayrıca, koronavirüs vakaları 3 bin 289 yeni vaka ile toplam 201 bin 437 vakaya ulaştı.
Hindistan Sağlık Bakanlığı, ülkenin yaklaşık son üç aydır en düşük seviyede vaka kaydettiğini belirtirken, vakaların Eylül ayındaki zirve rakamlara göre azalmaya devam ettiğini kaydetti. Son 24 saatte 46 bin 790 vaka kaydeden Hindistan’da toplam vaka sayısı yaklaşık 7,6 milyona yükseldi. Hindistan, ABD’den sonra dünya çapında en fazla vaka kaydeden ikinci ülke oldu. Ülkede Kovid-19 kaynaklı ölümlerin sayısı 587 yeni ölümle 115 bin 197'ye yükseldi.
Uzmanlar, Hinduların geleneksel bayramı ve bu ay ve Kasım ortasındaki tatiller yaklaşırken Hindistan'da vakaların artabileceği konusunda uyarıda bulundu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.