Polonya'da günlük vaka sayısı 10 bini aştı

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki (İHA)
Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki (İHA)
TT

Polonya'da günlük vaka sayısı 10 bini aştı

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki (İHA)
Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki (İHA)

Koronavirüs sayılarında son birkaç haftadır patlama yaşanan Polonya'da bugün 10 bin 40 yeni vaka tespit edildi. Sağlık Bakanlığı bugün hayatını kaybedenlerin sayısının 130 olduğunu belirtirken, Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ise parlamentoda düzenlenen genel oturumda koronavirüsle mücadelede muhalefetin desteğini istedi.
Koronavirüsün ikinci dalgası Orta Avrupa ülkesi Polonya'da da sert yüzünü gösteriyor. Son birkaç haftadır vaka ve ölü sayılarında yüksek artış görülen ülkede Sağlık Bakanlığı bugün10 bin 40 yeni vaka tespit edildiğini, 130 kişinin ise hayatını kaybettiğini duyurdu.
Son haftalarda yaşanan artış üzerine Başbakan Mateusz Morawiecki bugün Polonya parlamentosunda düzenlenen genel oturumda muhalefetin desteğini istedi. "Bugün çok tehlikeli bir olgu ile karşı karşıyayız. İkinci dalga. Hatta belki de üçüncü dalga tehdidiyle karşı karşıyayız. Tamamen KOVID-19'a karşı herhangi bir aşı ya da ilacın bulunup bulunmamasına bağımlı haldeyiz. Sizlerden dayanışma talep ediyorum. İlkbaharda pandemi başladığı zaman bu dayanışmanın yardımını gördük" şeklinde konuşan Başbakan Morawiecki, hükümet olarak stratejilerinin toplumsal ve ekonomik yaşamı inşa edebilmek, eğitime, çalışmaya, yaşamaya devam edebilmek için ekonomiyi kapatmamak ancak aynı zamanda virüsün bulaşma zincirini kesmek olduğunu dile getirdi.

Okulların açılması virüsün yayılmasına sebep oldu
Eylül ayında çocukların okula dönmesine bağlı olarak toplumsal kontakta yüksek artış görüldüğünü, bunun da virüs bulaştırma kat sayısında artışa neden olduğunu belirten Mateusz Morawiecki, bu durumun gecikmeli de olsa çok sayıda kişiye virüsün bulaşmasına yol açtığını söyledi. Bu nedenle Ekim ayı başında maske takma zorunluluğu, gece kulüpleri, diskolar, yüzme havuzu ve fitness kulüplerinin kapatılması gibi yeni bir dizi önlemler aldıklarını hatırlatan Morawiecki, muhalefetle işbirliği yapmak istediklerini belirtti. "Kendimizi uzun süreli bir savaşa hazırlamak zorundayız, belki yeni bir dalga daha olacak, belki aşı bulunacak, şimdiden bilemiyoruz. Önümüzdeki haftalar, aylar Polonya için on yıllardan bu yana en zor zamanlar olacak, umarım yıllar sürmez" şeklinde konuşan Polonya Başbakanı, şu anda yatakların yüzde 60'ının, solunum cihazlarının ise yüzde 55'inin KOVID-19 hastalarının kullanımında olduğunu aktardı. Pandemiyle yaşamayı öğrenmek zorunda olduklarını, önümüzdeki süreçte pandeminin hızının düşebileceği gibi gücünü arttırabileceğini, dünya ekonomisinin karşı karşıya kaldığı bu durumun hiçbir ekonomi kitabında yazmadığını, daha önce böylesi bir durumla mücadele etmediklerini kaydeden Mateusz Morawiecki, "Aşı bulunana kadar gelin en etkili aşıyı uygulayalım, en etkili aşı dayanışma. Bu savaştan birlikte galip çıkalım" şeklinde konuşmasını tamamladı.
Başbakan Morawiecki'nin ardından söz alan Sağlık Bakanı Adam Niedzielski ise son günlerde tespit edilen yüksek vakaların sağlık sistemindeki yükü hissedilir şekilde arttırdığını ifade ederken, önümüzdeki hafta günlük vaka sayılarının 15-20 bini bulabileceği uyarısında bulundu. Niedzielski, ilerleyen günlerde hükümet olarak koronavirüsle mücadelede yeni önlemler açıklayabileceklerini de söyledi.

16 sahra hastanesi inşa edilecek
Pandeminin başından bu yana toplamda 202 bin 579 vaka tespit edilen Polonya'da yaşamını yitirenlerin sayısı ise 3 bin 851 oldu. Hafta başında başkent Varşova dahil ülke çapında 16 idari yönetim biriminde sahra hastaneleri ve ölüleri koymak için soğuk hava depoları inşa edileceği bildirilmişti. Varşova'da Ulusal Stadyum'da yapımına başlanan hastanenin bu hafta içinde hasta kabul etmesi planlanırken, ilk etapta 500 olacak hasta kapasitesinin ilerleyen günlerde 2 bine çıkarılacağı ifade edilmişti.



ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.


Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC