İsrail’den Batı Şeria’ya akaryakıt kaçakçılığı nereye?

İsrail işgal güçleri (AP)
İsrail işgal güçleri (AP)
TT

İsrail’den Batı Şeria’ya akaryakıt kaçakçılığı nereye?

İsrail işgal güçleri (AP)
İsrail işgal güçleri (AP)

Halil Musa
Batı Şeria’daki şehir ve kasaba girişlerinde, İsrail’den kaçırılan mazot ve benzinin satılması amacıyla ‘rastgele noktalar’ bulunuyor. Gözlemciler, İsrail ve Filistin’deki etkili taraflar arasında bu eylemi kolaylaştırmak için gizli bir anlaşma olduğunu öne sürüyor.
Söz konusu noktalar, Batı Şeria’da ‘C’ olarak sınıflandırılan, tamamen İsrail kontrolünde olan ve yüzölçümü Batı Şeria’nın yüzde 60’ından fazlasını oluşturan alanlarda yoğunlaşmış durumda.
Benzin ve dizel depolarına sahip mobil araçlar, sabit benzin istasyonlarının yanı sıra Batı Şeria’daki, kasaba ve köylerdeki ana yolların kenarlarına kaçak akaryakıtları satmak için sıralandı.
Kaçak akaryakıt fiyatının yarı yarıya olması nedeniyle Filistinliler, bazı yakıtların standartlara uymamasına ve araçlara verebileceği zarara rağmen araçlarını ve imalathanelerini bu rastgele noktalardan doldurmayı tercih ediyor.
Filistin Petrol Şirketi, İsrail’den sağlanan rafine yakıtı, katma değer vergisi uygulayıp Batı Şeria’daki ruhsatlı benzin istasyonlarına dağıtmadan önce, litre başına bir dolara kadar bir değerde ithal ediyor.

Eksiklik tazminatı
Filistin yönetimi, kaçakçılık operasyonlarındaki artışı İsrail ile geçişler üzerinde kontrolün bulunmamasına ve Batı Şeria'nın yüzde 60’ından fazlasının kendi kontrolünde olmamasına bağlıyor.
Filistin Ekonomi Politikaları Enstitüsü (MAS) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Batı Şeria’daki kaçak yakıtın, Filistinlilerin 120 milyon dolarlık değerindeki yıllık yaklaşık 60 milyon litre tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturduğu tahmin ediliyor.
Enstitüde araştırmacı Masif Masif, eksikliğin organize kaçakçılık operasyonları ile telafi edilmesi nedeniyle resmi yakıt tüketiminin artmak yerine azaldığını söyledi. Masif, İsrail mafyalarının, Filistin’in güvenlik kontrolü altında olmayan bölgelerde Filistinli tüccarlara yakıt kaçırdığına dikkati çekti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre kaçakçılık operasyonlarının ve rastgele satış noktalarının çoğu durumda ayrım duvarı ve yerleşim yerlerinin yakınında olduğunu belirten Masif, Filistin güvenliği tarafından bu operasyonları sürdürme zorluğunun, İsrail’in bunu yapmayı reddetmesinden kaynaklandığına dikkat çekti.
Filistin makamlarının, Batı Şeria’nın çoğu bölgesinde kontrolünün bulunmamasının yanı sıra akaryakıt depolayacak depolara ve yakıtı kontrol edecek ekipmana sahip olmadığını söyleyen Masif Masif, tüm bunların yakıt kaçakçılığı olgusunu ortadan kaldırmayı engellediğini belirtti.

İki taraf arasında gizli anlaşma
Dürüstlük ve Şeffaflık Koalisyonu Eman’da faaliyet direktörü İssam el-Hac Hüseyin, Filistin ve İsrail’de nüfuz sahibi taraflar olmadan her gün büyük miktarlarda yakıt kaçırmanın zor olduğuna dikkati çekerken, kaçakçılık operasyonlarının arkasında Filistinlilerle işbirliği dahilinde İsrailli emekli askerlerin olması muhtemel olduğunu ifade etti.
Bu sorunu çözmek için net bir Filistin planı olmadığını ve yakıt depolamak için depoların bulunmadığını söyleyen Hüseyin, “Kaçakçıların yakıtı rastgele satış noktalarına dağıtması dolayısıyla büyük kaçakçılık faaliyetinin suç ortağı yoktur” dedi.
Hac Hüseyin, Filistin Petrol Otoritesi’nin bu hususta bir yasasının olmamasının, milyonlarca doların boşa harcanmasına neden olan yolsuzluk vakalarının devam etmesine neden olacağını söyleyerek, en yolsuz bazı unsurların ceza almadan kurtulduğunu belirtti.

İssam el-Hac Hüseyin ayrıca, Petrol Otoritesi’nin, kurulduğu 1994 yılından bu yana 2003 yılında Maliye Bakanlığı’na bir departman olarak bağlanmadan önce Filistin Devlet Başkanı’nın ofisinin denetimi altında faaliyet yürüttüğünü söyledi.

34 bin litreden fazlasına el koyuldu
Eman yetkilisi, Petrol Otoritesi’nin bir yasası bulunmamasının, takibi zor bir süreç haline getirdiğini belirtirken, tüm kamu kuruluşlarının, diğer kurumlar gibi hizmetten çok ticari rol oynayan Petrol Otoritesi nezdinde fayda sağlamayan bir muhasebe programına tabi olduğunu kaydetti.
Kaçakçılık operasyonlarını yürütmekle görevli gümrük güvenlik birimi halkla ilişkiler sorumlusu İbrahim Ayyaş, son dönemde akaryakıt kaçakçılığının azaldığını vurguladı. Ayyaş, 2019 yılında 280 bin litrenin ele geçirilmesi sonrasında, zabıtanın bu yılın ilk yarısında 34 bin litreden daha fazla yakıt ele geçirdiğini ifade etti.
Gümrük polisinin onlarca kaçak akaryakıt satış noktasını kapattığını vurgularken, bununla birlikte İsrail’in Batı Şeria’nın çoğunda akaryakıt kaçakçılarının yargılanmasını ve bu olguyu ortadan kaldırmaya yönelik girişimleri engellediğini belirtti.
Ayyaş, yakıt kaçakçılığının, Filistin ekonomisine büyük bir zarar verdiğini söylerken, yakıtın Filistin kamu hazinesine büyük bir destek sağladığını ifade etti.
Kaçak akaryakıt kaynağına da değinen İbrahim Ayyaş, İsrail depolarından ve benzin istasyonlarının kalıntılarından şartnamelere ve standartlara aykırı olarak yakıt kaçırıldığını vurguladı.



Suriye ordusu, Halep’te Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinin bazı bölümlerini kontrol altına aldı

Suriye iç güvenlik güçleri ile “A1” birimine bağlı unsurlar, Halep’te Eşrefiye Mahallesi’ne girmeye hazırlanıyor (SANA)
Suriye iç güvenlik güçleri ile “A1” birimine bağlı unsurlar, Halep’te Eşrefiye Mahallesi’ne girmeye hazırlanıyor (SANA)
TT

Suriye ordusu, Halep’te Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinin bazı bölümlerini kontrol altına aldı

Suriye iç güvenlik güçleri ile “A1” birimine bağlı unsurlar, Halep’te Eşrefiye Mahallesi’ne girmeye hazırlanıyor (SANA)
Suriye iç güvenlik güçleri ile “A1” birimine bağlı unsurlar, Halep’te Eşrefiye Mahallesi’ne girmeye hazırlanıyor (SANA)

Suriye devlet televizyonu, bugün (perşembe), ordu güçlerinin Halep’te Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinin bazı bölümlerinde kontrol sağladığını bildirdi. Haberde, bu ilerlemenin bölgedeki halk ve aşiretlerle iş birliği içinde, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yaşanan çatışmaların ardından gerçekleştiği kaydedildi.

Aynı kaynak, ordu ve iç güvenlik güçlerinin, SDG’nin karşı saldırı girişiminin ardından Eşrefiye Mahallesi’nde ilerlemeyi sürdürdüğünü aktardı. SDG ise hükümet güçlerinin Eşrefiye ve Şeyh Maksud’a yönelik saldırılarında 12 kişinin öldüğünü, 64 kişinin yaralandığını ileri sürdü. Halep’te gerginliğin geçen aydan bu yana sürdüğü belirtildi.

Halep’te bazı mahallelerde sokağa çıkma yasağı

Halep İç Güvenlik Komutanlığı, perşembe akşamı yaptığı açıklamada Eşrefiye, Şeyh Maksud, Beni Zeyd, Süryan, Helak ve Meydan mahallelerinde ikinci bir duyuruya kadar tam sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu. Açıklamada, kararın “buralarda yaşayanların güvenliğini sağlamak, güvenliği tesis etmek ve can ile mal kaybına yol açabilecek ihlalleri önlemek” amacıyla alındığı belirtildi.

dfrgthy
Suriye itfaiye ekipleri, SDG tarafından atılan mermilerin isabet etmesi sonucu Halep’te Cemiliye ile Sebil mahalleleri arasındaki Faysal Caddesi’nde çıkan yangını söndürmek için çalışma yürütüyor (SANA)

Komutanlık, söz konusu mahallelerde sokağa çıkma yasağı süresince istisnasız her türlü hareketliliğin yasak olduğunu vurguladı.

Daha önce Suriye Arap Haber Ajansı SANA, Halep Müdahale Merkezi Komitesi’ne dayandırdığı haberinde, çatışmalarda ölü sayısının 10’a, yaralı sayısının ise 88’e ulaştığını bildirmişti. Suriyeli bir hükümet yetkilisi de Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde yaşayanların, bu bölgelerin bazı kısımlarını yetkililere teslim etmeye başladığını söyledi.

Aynı yetkili, Suriye televizyonu El-İhbariye’ye yaptığı açıklamada, bu sürecin SDG mensupları arasında art arda yaşanan ayrılıklar ve iç güvenlik güçlerinin bölgede güvenliği tesis etmeye hazırlanmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü ifade etti.

Halep İç Güvenlik Komutanlığı, SDG’yi yerleşim bölgelerini hedef alan bombardıman ve rastgele ateş açma eylemleriyle suçlayarak, bu saldırılar sonucu sivil kayıplar yaşandığını belirtti. Komutanlık, SANA aracılığıyla SDG saflarındaki unsurlara derhâl ayrılma ve silahlarını teslim etme çağrısı yaptı; bu amaçla bir iletişim hattı da duyurdu.

Suriye hükümeti ise Kürtlerin “Suriye halkının asli ve temel bir bileşeni” olduğunu vurgulayarak, devleti onları ayrı bir taraf ya da istisnai bir durum olarak değil, ülkenin eşit ortakları olarak gördüğünü kaydetti. Hükümet açıklamasında, çözümün medya söylemleri ya da karşılıklı suçlamalarla değil, ülkenin birliğinin ve tüm vatandaşların güvenliğinin teminatı olan devlet kurumları aracılığıyla sağlanabileceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca sahadaki kargaşa ve tırmanışın, SDG’nin 1 Nisan’da varılan anlaşmayı bozmasının doğrudan sonucu olduğu, bunun önceki mutabakatları zayıflattığı ve istikrarsızlığa kapı araladığı belirtildi. Hükümet, devletin mevcut rolünün Halep çevresini güvence altına almak, saldırı kaynaklarını şehirden uzaklaştırmak ve sivilleri korumak olduğunu vurguladı; Şeyh Maksud ve Eşrefiye’den “milis güçlerin” çıkarılmasını talep etti.

SANA, ordunun bugün (perşembe) saat 13.30’dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini ve SDG unsurlarına yönelik saldırılar düzenleyeceğini bildirdi. SDG ise operasyonu sivillerin zorla yerinden edilmesine yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.

Öte yandan Halep Valisi Azam el-Garib, daha önce yaptığı açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de SDG’ye bağlı çok sayıda unsurun ayrıldığını, bazılarının ise bölgeden kaçtığını ve bunun sahada önemli bir değişime zemin hazırladığını söyledi. Vali, Halep halkına resmî duyurular yapılmadan evlerine dönmemeleri çağrısında bulundu.

rgt
Suriye iç güvenlik güçleri ile “A1” birimine bağlı unsurlar, Halep’te Eşrefiye Mahallesi’nde konuşlandı (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Halep Müdahale Merkezi Komitesi ayrıca kent içinde 10 geçici barınma merkezinin açıldığını, Afrin ve Azez’de de merkezler oluşturulduğunu açıkladı. Alman Haber Ajansı DPA’ya göre, ordu operasyonlar birimi sivillerden SDG mevzilerinden uzak durmalarını isterken, sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte SDG hedeflerine yönelik “nokta atışı” saldırıların başlatılacağını bildirdi.

Suriye televizyonu, ordunun Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da beş bölgeyi gösteren haritalar yayımladığını ve bu alanların derhâl boşaltılmasını istediğini aktardı.

Halep’te geçen ay SDG ile hükümet güçleri arasında yaşanan şiddetli çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş, taraflar birbirlerini suçlamıştı. SDG, 10 Mart’ta Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile, sivil ve askerî kurumlarını devlet yapısına entegre etmeyi öngören bir anlaşma imzalamış olsa da, bu anlaşmanın uygulanmasında şimdiye kadar kayda değer ilerleme sağlanamadı.


Hamaslı bir yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze yönetimini Filistinli bir yapıya devretmeye hazırız

Perşembe günü Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nden düzenlenen cenaze töreninde, Cibaliye’de İsrail ateşiyle hayatını kaybeden 11 yaşındaki bir kız çocuğunun naaşını taşıyan Filistinli (AP)
Perşembe günü Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nden düzenlenen cenaze töreninde, Cibaliye’de İsrail ateşiyle hayatını kaybeden 11 yaşındaki bir kız çocuğunun naaşını taşıyan Filistinli (AP)
TT

Hamaslı bir yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze yönetimini Filistinli bir yapıya devretmeye hazırız

Perşembe günü Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nden düzenlenen cenaze töreninde, Cibaliye’de İsrail ateşiyle hayatını kaybeden 11 yaşındaki bir kız çocuğunun naaşını taşıyan Filistinli (AP)
Perşembe günü Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nden düzenlenen cenaze töreninde, Cibaliye’de İsrail ateşiyle hayatını kaybeden 11 yaşındaki bir kız çocuğunun naaşını taşıyan Filistinli (AP)

Hamaslı bir yetkili, İsrail’in Gazze’de ateşkesin sürdürülmesi ve sürecin ikinci aşamasına geçilmesi yönündeki niyetlerinden kuşku duyduklarını dile getirdi. Hamaslı yetkili, ikinci aşamanın yeni bölgelerden çekilme ve Refah Kapısı’nın açılmasını öngördüğünü anımsatarak, hareketin Gazze yönetimini Filistinli bir yapıya devretme, direniş silahlarına ilişkin bir formül üzerinde çalışma ve diğer şartları yerine getirme konusunda yükümlülüklerini koruduğunu vurguladı.

Görüşme sürecini yakından takip eden Hamaslı yetkili, Şarku’l Avsat’a, İsrail’in yıl başından itibaren benimsediği stratejiyle Gazze’de kalıcı bir saha istikrarsızlığı yaratmayı amaçladığını, yeni angajman kuralları dayatmaya çalıştığını ve bunu yoğun ateş gücüyle desteklediğini belirtti.

defrgt
Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nden düzenlenen cenaze töreninde, İsrail ateşiyle hayatını kaybeden bir kız çocuğunun naaşını taşıyan Filistinliler (AP)

Yılbaşından bu yana geçen son 8 günde İsrail ihlalleri ve 3 hedefli saldırı sonucu, Hamas’tan 3 aktivistin de aralarında olduğu yaklaşık 21 Filistinli öldü. Böylece 10 Ekim 2025’te başlayan ateşkesten bu yana ölenlerin sayısı yaklaşık 431’e ulaştı.

Perşembe akşamı gerçekleşen son suikastta, Han Yunus’ta Hamas’ın askerî kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’ndan öne çıkan bir aktiviste ait çadıra düzenlenen İHA saldırısında 3’ü çocuk 4 kişi öldü. Çarşamba akşamı ise Kassam Tugayları’nda “Tuffah ve Derec” taburunu yöneten bir saha komutanı, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde ailesine ait evin bombalanmasıyla hedef alındı. Operasyonun akıbetine ilişkin belirsizlik sürerken, çok sayıda yaralı olduğu ve enkaz altında kayıplar bulunduğu bildirildi. İsrail ordusu, saldırının kuzeydeki birliklerine açılan ateşe yanıt olarak düzenlendiğini öne sürdü.

Başarısız roket atışı iddiası

Perşembe öğle saatlerinde, Han Yunus’un doğusundaki Beni Süheyla beldesinde bir İHA’nın Filistinlilerin bulunduğu bir gruba bomba atması sonucu bir Filistinli hayatını kaybetti. Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya’da ise bir kız çocuğu İsrail İHA’sından açılan ateşle öldürüldü.

frgt
Geçen kasım ayında Gazze kentinde İsrail askerî operasyonlarının ardından yıkılmış binaların yanında kurulan çadırlar (Reuters)

İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyinden başarısız bir roket atışı tespit edildiğini, roketin Gazze Şeridi’nin içine düştüğünü ve atışın yapıldığı noktanın vurulduğunu açıkladı. Ancak sahadaki kaynaklar, Şarku’l Avsat’a, patlamanın Gazze kentinin kuzeybatısında çocukların savaş kalıntılarıyla oynaması sonucu meydana geldiğini söyledi.

Hamaslı yetkiliye göre İsrail, aylardır sürdürdüğü yöntemle Gazze üzerinde fiilî bir güvenlik kontrolü oluşturmayı amaçlıyor. Yetkili, “sarı hat” yakınında birliklerine ateş açıldığı iddialarının direniş mensuplarını hedef almak için kullanıldığını, buna karşın aynı hat üzerinde ve özellikle batı kesimlerinde sivillerin hedef alındığını ve gerçek bir tehdit olmamasına rağmen 200’den fazla Filistinlinin öldürüldüğünü; hattı aşan vakaların ise sınırlı sayıda kaldığını belirtti.

Hamaslı yetkili, İsrail’in güvenliğin normale dönmesini ve ateşkesin korunmasını istemediğini, Filistinlilere karşı dilediği zaman ve yöntemle güç kullandığını ileri sürdü. Halkın, savaşın her gün devam ettiği ve bitmeyeceği algısıyla baskı altında tutulduğunu söyleyen kaynak, Gazze’de çatışmaların “Lübnan senaryosu” da dâhil olmak üzere farklı yollarla sürdürüldüğünü dile getirdi.

İsrail’in yalnızca askerî saldırılarla değil, insani alanda da baskıyı sürdürdüğünü belirten kaynak, yardımların düzenli bir şekilde girişinin engellendiğini, birçok ticari ürünün geçişine izin verilmediğini, bazı ürünlerin ise kısa süreliğine izin verildikten sonra yeniden yasaklandığını söyledi.

Kaynak, “İsrail, Gazze’yle ilgili her şeyi kontrol ediyor ve sınırsız ABD desteğini kullanarak ateşkesin birinci aşamasına ilişkin yükümlülüklerden kaçıyor” dedi.

Mısır’da görüşmeler

Hamas liderliğinin, ihlaller, insani protokole uyulmaması ve ikinci aşamaya geçiş konularını arabulucularla yakından takip ettiğini belirten kaynak, bu kapsamda Kahire’de ve önümüzdeki günlerde diğer başkentlerde görüşmeler yapılacağını aktardı.

Mısır’ın başkenti Kahire, gelecek hafta Hamas liderliğinden bir heyeti ağırlayacak. Bu arada Gazze’de yaşayan bazı Hamas yöneticilerinin günler önce Mısır’a ulaştığı ve hem iç toplantılar hem de Filistinli gruplarla görüşmeler yaptığı öğrenildi.

edrt
Geçen kasım ayında Gazze kentinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan binalar arasında yürüyen Filistinliler (Reuters)

Öte yandan Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ile İstihbarat Başkanı Macid Ferac’ın da kısa süre önce Kahire’yi ziyaret ederek ikinci aşamaya geçiş, Refah Kapısı’nda Filistin Yönetimi’nin rolü ve teknokratlar komitesinin oluşturulması konularını görüştüğü bildirildi. Bu adımların, ikinci aşamanın tam uygulanmasının ardından Filistin Yönetimi’nin Gazze’de yeniden görev almasına zemin hazırlaması hedefleniyor.

Hamas idari düzenlemelerin dışında

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Gazze’nin tüm alanlarını kapsayacak şekilde yönetmek üzere bağımsızlardan oluşan bir komitenin kurulmasını beklediklerini ve Hamas’ın bu süreci kolaylaştıracağını söyledi. Kasım, “Hareketimiz daha önce de açıkladığı gibi, idari düzenlemelerin bir parçası olmayacak” dedi.

Yedioth Ahronoth gazetesi ise İsrail’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci aşamaya geçişi ilan etmesinin muhtemel tarihi olan ayın 15’ine kadar Refah Sınır Kapısı’nı iki yönlü açmaya hazırlandığını yazdı. Gazete, İsrail’in kapıyı, Gazze’de kalan son İsrailli rehinenin naaşı iade edilmese bile açabileceğini; ancak günde yalnızca birkaç düzine kişinin, sıkı güvenlik denetimi altında geçişine izin verileceğini öne sürdü.


Yemen Liderlik Konseyi Başkanı el-Alimi, Savunma Bakanı’nı görevden aldı

Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)
Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı el-Alimi, Savunma Bakanı’nı görevden aldı

Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)
Yemen Savunma Bakanı Orgeneral Muhsin ed-Daari (Şarku’l Avsat)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, yayımlanan başkanlık kararıyla Savunma Bakanı Korgeneral Muhsin ed-Daari’yi görevden alarak emekliye sevk etti.

Siyasi ve askeri kaynaklara göre ed-Daari’nin görevden alınması, Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin başta Hadramut ve Mehra olmak üzere kurtarılmış bazı vilayetlerde gerçekleştirdiği asker gerilim karşısında yetersiz kaldığı ve birlikleri disiplin altına almak, devlet otoritesi dışında fiilî durumlar oluşturulmasını engellemek için kararlı adımlar atamadığı gerekçelerine dayandırdı.

Kararın, kurtarılmış vilayetlerde devlet otoritesini güçlendirmek ve askerî ile güvenlik alanlarında düzeni yeniden tesis etmek amacıyla, hızlanan siyasi ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alınan bir dizi önlemin parçası olduğu belirtildi.

El-Alimi, çarşamba akşamı da GGK’nin isyan girişimlerine destek verdikleri gerekçesiyle Hadramut, Mehra ve Aden’de bazı askerî ve sivil yetkilileri görevden almıştı.

Bu kapsamda Aden Valisi ve Devlet Bakanı Ahmed Lamlis görevden alınarak soruşturmaya sevk edilirken, yerine Abdurrahman el-Yafii atandı. Ayrıca İkinci Askerî Bölge Komutanı Korgeneral Talib Bargash ile Mehra’da el-Ghayda Ekseni Komutanı ve askerî polis tugayı komutanı Tümgeneral Muhsin Mersaa görevden alınıp soruşturmaya gönderildi.

Kararlarda, Tümgeneral Muhammed el-Yemini’nin İkinci Askerî Bölge Komutanlığına, Tuğgeneral Salim Baslum’un aynı bölgenin kurmay başkanlığına, daha önce Mukalla’daki askerî polis şubesinin komutanı olan Albay Murad Bahila’nın rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek İkinci Bölge askerî polis tugayı komutanlığına atanması yer aldı. Ayrıca Salim Kedde el-Ghayda Ekseni Komutanlığına rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek atanırken, Tuğgeneral Halid el-Kathami de Cumhurbaşkanlığı Özel Muhafızları 2. Tugayı Komutanlığına getirildi.