Küresel Yapay Zeka Zirvesi: Veri 'Yeni Petrol'dür

Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
TT

Küresel Yapay Zeka Zirvesi: Veri 'Yeni Petrol'dür

Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı

Suudi Arabistan'ın uluslararası şirketlerle yapay zeka alanında üç anlaşmaya imza atarken bakanlar, yapay zeka ve verinin değerini “yeni petrol” olarak nitelediler. Hükümetler, dijital dönüşüm ve gelecekte ekonomiye olumlu etki etmesi beklenen yapay zekayı “sanal görevli” olarak kullanmak istiyorlar.
Suudi Arabistan'ın düzenlediği Dünya Yapay Zeka Zirvesi'ne katılan bakanlar, hükümetlerin sağlık, eğitim ve diğer birçok alandaki boşlukları doldurmasının sanal olarak gerçekleşmesini sağlayan teknoloji ve yapay zekaya odaklandılar. Şarku’l Avsat, u ana kadar gerçekleşen en geniş kapsamlı yapay zeka zirvesine ilişkin değerlendirmeleri topladı.

Yeni petrol
Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknoloji Bakanı Stella Abrahams, Suudi Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAA) tarafından düzenlenen Dünya Yapay Zeka Zirvesi'nde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlarımızı güçlendirmek ve bilgilerini korumak istiyoruz. Her şeyin kontrol altında olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda hükümetler için zor bir başlık olan ekonomide de kâr elde etmeye çalışıyoruz. Veri ‘yeni petrol’dür. Ancak kişisel verileri korumak oldukça önemlidir. Kişisel verilerle şirketlerin araştırma ve geliştirme için kullanmasını istediğimiz diğer bilgileri nasıl tanımlayıp ayırt edebiliriz?”

Yapay zeka etiği
Abrahams, ülkedeki kültür çeşitliliği ve yapay zeka etiğini dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
“hükümetler, tüm insanlar için önemli olan şeylere hitap etmesi gereken stratejilerden, eğitime müdahalelerden ve Güney Afrika gerçekliğine uygun algoritmalar geliştirmenin öneminden bahsediyorlar. Ancak yalnızca becerileri geliştirdiğimizden değil, aynı zamanda bunları kullandığımızdan nasıl emin olabiliriz? Etkili ve kurumsal mevzuata ve yasa koyucuların insanları yenilik yapmaya ve yaratmaya teşvik etmedeki rolüne ihtiyacımız var. Tüm bunları dikkate almalıyız. Milletvekilleri bununla başa çıkma, ortaya çıkan teknolojileri ve bunların ekonomik etkilerini anlama ve insan sermayesini geliştirme konusundaki rollerinin farkında mı?"

Halklar ve modern teknoloji
Ürdün Dijital Ekonomi ve Girişimcilik Bakanı Ahmed el-Hananda da ülkesinin yapay zekayı hükümette kullanmak istediği “yeni bir memur” olarak gördüğünü belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Yapay zeka, dijital dönüşüm için tüm plan ve stratejilerimizde aktif olacak. Veriler, vatandaşlara sunduğumuz hizmetleri iyileştirmemize yardım edecek. İnsan merkezli olarak gördüğümüz dijital dönüşüm ve yapay zeka için bir stratejimiz var. Hükümet için dijital hizmetlerde yapay zeka kullanmaya odaklanarak girişimciler ve yenilikçiler için fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Ayrıca yapay zekanın daha kapsamlı ve etkili kullanılmasını sağlamak için özel sektör ile ortaklığa da güveniyoruz. Hükümet hizmetlerinde zorlukların üstesinden gelmek ve yapay zekadan yararlanarak, yapay zekayı hükümetin yeni bir sanal çalışanı veya hükümetin yeni bir üyesi olarak sunmak için yapılması gereken çok şey olduğuna inanıyorum.”

Harcanan zeka
Ruanda Bilgi Toplumu Kurumu CEO'su Innocent Muhwezi, yapay zekanın ulusal gündem için çok önemli olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, ülkelerin güçlü ve zayıf yönlerini araştırmanın önemli olduğunu vurguladı. “Altyapıya yatırım yaparken becerilerimiz ve karşılaştığımız zorluklar nelerdir?” diye soran Muhwezi “Sadece dijital gündemde değil, sağlık ve tıp alanlarında daha büyük etkisi olan yapay zekayı arıyoruz. Bu konuyu şimdiden uygulamaya başladık" ifadesini kullandı.
Afrika'da büyük önem taşıyan tarım sektöründe yapay zekanın faydalarına dikkat çeken Muhwezi "Ekonomik katkısı büyük olan tarımda yapay zeka kullanmaz ve ona yatırım yapmazsak bu ciddi bir israf olur” dedi.

Çalışmalar 60’ın üzerinde ülkede sürüyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Bilim,Teknoloji ve İnovasyon Direktörü Andrew Wyckoff da teknolojinin hızla değiştiğine dikkat çektiği konuşmasında 60'tan fazla ülkenin yapay zeka alanında hızla ilerlediğini vurguladı.
Wyckoff ayrıca örgütün Suudi Arabistan başkanlığındaki G20'ye yapay zeka alanındaki en iyi uygulamalar ve iyileştirmeler hakkında bir rapor sunduğuna dikkat çekti.

Suudi Arabistan’ın uluslararası anlaşmaları
Dün Suudi Arabistan,  Suudi Veri ve Yapay Zeka Kurumu'nun (SDAA) düzenlediği Dünya Yapay Zeka Zirvesi'nin oturum aralarında yapay zeka alanında IBM, Alibaba ve Huawei şirketleriyle 3 stratejik anlaşma imzaladı.
Ulusal Yapay Zeka Merkezi CEO'su Dr. Macid el-Tevicri konuya dair şunları söyledi:
“Verilerin ve yapay zekanın özelliklerinden ve avantajlarından yararlanarak Suudi kadrolarını daha da iyi bir hale getirmeye çalışıyoruz. Bunun için Suudi Arabistan’ın becerilerini geliştirmek ve veri teknolojileri ile yapay zeka konusunda uzmanlaşmış kadrolarla sürdürülebilirlik sağlamaya gayret ediyoruz.”
Teviri’ye göre bu girişim, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 planının hedeflerinin yaklaşık yüzde 70'inin doğrudan veri ve yapay zeka gündemi aracılığıyla gerçekleştirilmesini desteklemede önemli bir rol oynayacak. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ı yapay zeka alanında dünya lideri olmasına da destek olacak.
Huawei Ortadoğu Direktörü Charles Yang da şirketin “yapay zekayı beşinci nesil iletişim teknolojisi ve ilgili akıllı uygulamalarla birleştirerek eşi görülmemiş fırsatlar yaratan, iddialı ve uzun vadeli bir araştırma ve geliştirme stratejisi benimsediğini” söyledi.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile dün bölgedeki son gelişmeleri ve bu kapsamda yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.

Görüşme, Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi–Kanada ortak bakanlar toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. İki bakan ayrıca Riyad ile Ottawa arasındaki ikili ilişkileri de değerlendirdi.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından, Politika Planlama Genel Müdürü Prens Dr. Abdullah bin Halid bin Suud el-Kebir ve Suudi Arabistan’ın Bahreyn Büyükelçisi Nayif es-Sediri de katıldı.


Körfez-Kanada görüşmelerine bölgesel gelişmeler damgasını vurdu

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)
Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)
TT

Körfez-Kanada görüşmelerine bölgesel gelişmeler damgasını vurdu

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)
Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)

İran’ın Kuveyt ve Bahreyn'i hedef alan saldırılarının hemen arifesinde bölgede yaşanan gelişmeler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanlarının Kanadalı mevkidaşlarıyla yürüttüğü görüşmelere damgasını vurdu.

Bahreyn'in başkenti Manama'da çarşamba günü gerçekleştirilen KİK-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısı, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani başkanlığında, Körfez ülkeleri dışişleri bakanları ve Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik İran saldırıları kınandı.

Taraflar, KİK ülkelerinin sivil altyapıyı, kritik tesisleri ve yerleşim alanlarını hedef alan İran saldırılarına maruz kalmasını, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının deniz taşımacılığı, enerji, gıda ve uluslararası ticaret tedarik zinciri üzerindeki yansımalarını ve çatışmaya son vererek bölgede barış, güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmeye yönelik Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını ele aldı.

Toplantıda ayrıca bölgesel ve uluslararası gündem, bölgenin karşı karşıya olduğu çeşitli zorluklarla başa çıkma yolları, Lübnan ve Filistin'deki gelişmeler ile bölgede tüm halkların yararına kapsamlı barışın tesisine yönelik çabalar da görüşüldü.

Bakanlar, 2025-2029 dönemini kapsayan ortak eylem planı çerçevesinde ikili iş birliğinin güçlendirilmesi yollarını ele aldı. Bu plan, siyasi ve güvenlik alanları, ticaret ve yatırım, enerji, eğitim, sağlık ve diğer hayati sektörlerde iş birliğinin önceliklerini ve mekanizmalarını öngörüyor.

Ortak dayanışma

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif el-Zeyyani, bakanlar toplantısının hassas bölgesel koşullarda gerçekleştiğini belirterek bunun Kanada'nın KİK üyesi ülkelerle dayanışmasını ve güvenlik ve istikrarlarının yanında duruşunu teyit eden anlamlı bir mesaj niteliği taşıdığını ifade etti.

Zeyyani, toplantının İran'ın sivil altyapıyı ve enerji tesislerini hedef alan balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) KİK ülkelerine yönelik saldırılarının sürdüğü kritik bir güvenlik ortamında toplandığını vurguladı.

efv
Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlenen üçüncü ortak bakanlar toplantısına katılan bakanlar (KİK)

Bahreyn Dışişleri Bakanı, Körfez bölgesinin güvenliğinin küresel ekonominin istikrarı, enerji güvenliği ve tedarik zincirleriyle artık sıkı sıkıya bağlantılı olduğunun altını çizdi. Hürmüz Boğazı'nı kapatma ya da uluslararası su yollarını siyasi baskı aracı olarak kullanma girişimlerinin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin kesintisiz transit geçiş hakkını güvence altına aldığı bu uluslararası koridorda küresel enerji akışları ve ticaret için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Zeyyani, uluslararası toplumun deniz trafiği serbestisini baltalamaya yönelik her türlü girişim karşısında seyirci kalamayacağını vurguladı.

Yatırımın güçlendirilmesi

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, toplantının yalnızca mevcut zorluklarla yüzleşmek için değil, çeşitli alanlarda sürdürülebilir stratejik ortaklıklar inşa etmek için de iş birliğinin ufkunu genişletmek adına önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

Budeyvi, toplantının 28 Şubat 2026'dan bu yana süregelen İran'ın KİK üyesi ülkelere yönelik sinsice saldırısının ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini sekteye uğratarak küresel ekonomi üzerinde ciddi yansımalara yol açmasının gölgesinde, her düzeyde karmaşık bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve koşullar içinde toplandığını belirtti.

Budeyvi, açıklamasında şunları söyledi:

“Bu koşullar ve zorluklarla boğuşurken gerçekleştirdiğimiz toplantı; KİK ile Kanada arasında görüş alışverişi, tutumların koordinasyonu ve ortak iş birliğinin güçlendirilmesi açısından özel bir önem taşımakta olup güvenlik, istikrar ve refaha destek sağlamaya katkıda bulunacaktır.”

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu’nun iki taraf arasındaki ilişkilerde niteliksel bir dönüşümü temsil ettiğini vurgulayan Budeyvi, KİK Genel Sekreterliği ile Kanada hükümeti arasında imzalanan mutabakat muhtırasının bu diyalog için sağlam bir kurumsal çerçeve oluşturduğunu açıkladı.

Budeyvi, 2025-2029 ortak eylem planının siyasi ve güvenlik, ticaret ve yatırım, enerji, eğitim, sağlık ve diğer hayati sektörlerdeki iş birliğinin önceliklerini ve mekanizmalarını belirlediğini ifade etti.

dnym
Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu’ndan bir kare (KİK)

Genel Sekreter konuşmasında KİK ülkeleri ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkilere de değindi. Son yıllarda bu ilişkilerin kayda değer bir büyüme kaydettiğini belirterek bunun mevcut ekonomik ilişkilerin sağlamlığını ve ticaret ile yatırım iş birliğini genişletmenin vadedici potansiyelini yansıttığını vurguladı.

Taraflar arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 7,7 milyar dolara ulaştığını açıklayan Budeyvi, KİK ülkelerine yönelik doğrudan yabancı yatırımların ise 2024 yılında 2 milyar doları aştığına dikkati çekti.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Lübnan'ın ülkeye ihracatının yeniden başlatılması talimatını verdi

 Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Lübnan'ın ülkeye ihracatının yeniden başlatılması talimatını verdi

 Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam'ın talebi üzerine Lübnan ürünlerinin Suudi Arabistan'a ihracatının yeniden başlatılması talimatını verdi.

Kararın, Lübnan hükümetinin devlet kurumlarını yeniden inşa etme sürecinde attığı olumlu adımlar, ilgili ekiplerin geçen yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar ve Beyrut yönetiminin iş birliği ile gerekli taahhütleri yerine getirmesi doğrultusunda alındığı belirtildi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile yaptığı telefon görüşmesinde söz konusu kararı iletti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bin Ferhan, görüşmede Suudi Arabistan'ın Lübnan'ın istikrarına, egemenliğine ve halkının refahına verdiği desteği vurgulayarak, Lübnan yönetiminin ülke topraklarının kardeş ülkelere zarar verecek faaliyetler için kullanılmasını önlemek amacıyla gerekli tüm tedbirleri alacağına duyduğu güveni ifade etti.

Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a teşekkür ederek, kararın iki kardeş ülke arasındaki derin Arap kardeşliğinin samimi bir göstergesi olduğunu söyledi. Avn, bu adımın aynı zamanda Suudi liderliğinin Lübnan'a ve Lübnan halkına yeniden yapılanma ve toparlanma sürecinde verdiği desteğin somut bir yansıması olduğunu belirtti.

Lübnan Cumhurbaşkanı, söz konusu kararın ülke ekonomisinin canlanmasına önemli katkı sağlayacağını, Lübnanlı üretici ve ihracatçıların geniş bir kesimine destek olacağını ifade etti. Avn, Lübnan halkının tamamının bu kararı büyük bir memnuniyet ve takdirle karşıladığını, kararın köklü Lübnan-Suudi Arabistan ilişkilerini daha da güçlendirecek bir adım olarak görüldüğünü kaydetti.

Öte yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da ihracat yasağının kaldırılmasının iki ülke arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarının derinliğini yansıttığını söyledi. Selam, kararın Suudi Arabistan'ın Lübnan'a duyduğu güvenin ve ekonomik-ticari iş birliğini geliştirme yönündeki ortak iradenin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Kararın Lübnan ekonomisine destek sağlayacak önemli bir adım olduğunu vurgulayan Selam, bunun Lübnanlı üretici ve ihracatçılar için yeni fırsatlar yaratacağını, böylece ülkedeki büyüme ve istikrarın güçlenmesine katkıda bulunacağını ifade etti.

Lübnan Başbakanı ayrıca, iki ülke arasında çeşitli alanlarda iş birliği ve ortaklığın daha da geliştirilmesi amacıyla Suudi Arabistan ile koordinasyonun sürdürülmesini arzu ettiklerini belirterek, bunun her iki ülkenin refahına katkı sağlayacağını söyledi.