Küresel Yapay Zeka Zirvesi: Veri 'Yeni Petrol'dür

Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
TT

Küresel Yapay Zeka Zirvesi: Veri 'Yeni Petrol'dür

Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı

Suudi Arabistan'ın uluslararası şirketlerle yapay zeka alanında üç anlaşmaya imza atarken bakanlar, yapay zeka ve verinin değerini “yeni petrol” olarak nitelediler. Hükümetler, dijital dönüşüm ve gelecekte ekonomiye olumlu etki etmesi beklenen yapay zekayı “sanal görevli” olarak kullanmak istiyorlar.
Suudi Arabistan'ın düzenlediği Dünya Yapay Zeka Zirvesi'ne katılan bakanlar, hükümetlerin sağlık, eğitim ve diğer birçok alandaki boşlukları doldurmasının sanal olarak gerçekleşmesini sağlayan teknoloji ve yapay zekaya odaklandılar. Şarku’l Avsat, u ana kadar gerçekleşen en geniş kapsamlı yapay zeka zirvesine ilişkin değerlendirmeleri topladı.

Yeni petrol
Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknoloji Bakanı Stella Abrahams, Suudi Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAA) tarafından düzenlenen Dünya Yapay Zeka Zirvesi'nde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlarımızı güçlendirmek ve bilgilerini korumak istiyoruz. Her şeyin kontrol altında olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda hükümetler için zor bir başlık olan ekonomide de kâr elde etmeye çalışıyoruz. Veri ‘yeni petrol’dür. Ancak kişisel verileri korumak oldukça önemlidir. Kişisel verilerle şirketlerin araştırma ve geliştirme için kullanmasını istediğimiz diğer bilgileri nasıl tanımlayıp ayırt edebiliriz?”

Yapay zeka etiği
Abrahams, ülkedeki kültür çeşitliliği ve yapay zeka etiğini dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
“hükümetler, tüm insanlar için önemli olan şeylere hitap etmesi gereken stratejilerden, eğitime müdahalelerden ve Güney Afrika gerçekliğine uygun algoritmalar geliştirmenin öneminden bahsediyorlar. Ancak yalnızca becerileri geliştirdiğimizden değil, aynı zamanda bunları kullandığımızdan nasıl emin olabiliriz? Etkili ve kurumsal mevzuata ve yasa koyucuların insanları yenilik yapmaya ve yaratmaya teşvik etmedeki rolüne ihtiyacımız var. Tüm bunları dikkate almalıyız. Milletvekilleri bununla başa çıkma, ortaya çıkan teknolojileri ve bunların ekonomik etkilerini anlama ve insan sermayesini geliştirme konusundaki rollerinin farkında mı?"

Halklar ve modern teknoloji
Ürdün Dijital Ekonomi ve Girişimcilik Bakanı Ahmed el-Hananda da ülkesinin yapay zekayı hükümette kullanmak istediği “yeni bir memur” olarak gördüğünü belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Yapay zeka, dijital dönüşüm için tüm plan ve stratejilerimizde aktif olacak. Veriler, vatandaşlara sunduğumuz hizmetleri iyileştirmemize yardım edecek. İnsan merkezli olarak gördüğümüz dijital dönüşüm ve yapay zeka için bir stratejimiz var. Hükümet için dijital hizmetlerde yapay zeka kullanmaya odaklanarak girişimciler ve yenilikçiler için fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Ayrıca yapay zekanın daha kapsamlı ve etkili kullanılmasını sağlamak için özel sektör ile ortaklığa da güveniyoruz. Hükümet hizmetlerinde zorlukların üstesinden gelmek ve yapay zekadan yararlanarak, yapay zekayı hükümetin yeni bir sanal çalışanı veya hükümetin yeni bir üyesi olarak sunmak için yapılması gereken çok şey olduğuna inanıyorum.”

Harcanan zeka
Ruanda Bilgi Toplumu Kurumu CEO'su Innocent Muhwezi, yapay zekanın ulusal gündem için çok önemli olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, ülkelerin güçlü ve zayıf yönlerini araştırmanın önemli olduğunu vurguladı. “Altyapıya yatırım yaparken becerilerimiz ve karşılaştığımız zorluklar nelerdir?” diye soran Muhwezi “Sadece dijital gündemde değil, sağlık ve tıp alanlarında daha büyük etkisi olan yapay zekayı arıyoruz. Bu konuyu şimdiden uygulamaya başladık" ifadesini kullandı.
Afrika'da büyük önem taşıyan tarım sektöründe yapay zekanın faydalarına dikkat çeken Muhwezi "Ekonomik katkısı büyük olan tarımda yapay zeka kullanmaz ve ona yatırım yapmazsak bu ciddi bir israf olur” dedi.

Çalışmalar 60’ın üzerinde ülkede sürüyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Bilim,Teknoloji ve İnovasyon Direktörü Andrew Wyckoff da teknolojinin hızla değiştiğine dikkat çektiği konuşmasında 60'tan fazla ülkenin yapay zeka alanında hızla ilerlediğini vurguladı.
Wyckoff ayrıca örgütün Suudi Arabistan başkanlığındaki G20'ye yapay zeka alanındaki en iyi uygulamalar ve iyileştirmeler hakkında bir rapor sunduğuna dikkat çekti.

Suudi Arabistan’ın uluslararası anlaşmaları
Dün Suudi Arabistan,  Suudi Veri ve Yapay Zeka Kurumu'nun (SDAA) düzenlediği Dünya Yapay Zeka Zirvesi'nin oturum aralarında yapay zeka alanında IBM, Alibaba ve Huawei şirketleriyle 3 stratejik anlaşma imzaladı.
Ulusal Yapay Zeka Merkezi CEO'su Dr. Macid el-Tevicri konuya dair şunları söyledi:
“Verilerin ve yapay zekanın özelliklerinden ve avantajlarından yararlanarak Suudi kadrolarını daha da iyi bir hale getirmeye çalışıyoruz. Bunun için Suudi Arabistan’ın becerilerini geliştirmek ve veri teknolojileri ile yapay zeka konusunda uzmanlaşmış kadrolarla sürdürülebilirlik sağlamaya gayret ediyoruz.”
Teviri’ye göre bu girişim, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 planının hedeflerinin yaklaşık yüzde 70'inin doğrudan veri ve yapay zeka gündemi aracılığıyla gerçekleştirilmesini desteklemede önemli bir rol oynayacak. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ı yapay zeka alanında dünya lideri olmasına da destek olacak.
Huawei Ortadoğu Direktörü Charles Yang da şirketin “yapay zekayı beşinci nesil iletişim teknolojisi ve ilgili akıllı uygulamalarla birleştirerek eşi görülmemiş fırsatlar yaratan, iddialı ve uzun vadeli bir araştırma ve geliştirme stratejisi benimsediğini” söyledi.



Medine Bölge Emiri, Umre ve Ziyaret Forumu’nun açılış törenine katıldı

Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz
Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz
TT

Medine Bölge Emiri, Umre ve Ziyaret Forumu’nun açılış törenine katıldı

Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz
Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz

Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, hacı adayları ve umre ziyaretçilerine hizmet etmenin hiçbir zaman geçici bir sorumluluk olmadığını, aksine ülkenin Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud tarafından birleştirilmesinden bu yana benimsediği köklü bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Prens Selman bin Sultan, Suudi Arabistan’ın bugün de tüm imkânlarını Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi başta olmak üzere kutsal mekânlara ve ziyaretçilere hizmet için seferber etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.

Bu açıklamalar, Prens Selman bin Sultan’ın, 30 Mart-1 Nisan 2026 tarihleri arasında Kral Selman Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen Umre ve Ziyaret Forumu’nun açılış törenine katılımı sırasında yapıldı. Foruma, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia da iştirak etti. Etkinlik, bakanlık ile Hac Ziyaretçilerine Hizmet Programı iş birliğinde organize edildi.

Prens Selman bin Sultan, forumun Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde kutsal mekân ziyaretçilerine sunulan hizmetlerin geliştirilmesine yönelik süregelen çabaların bir uzantısı olduğunu belirtti.

Prens Selman bin Sultan ayrıca, umre ve ziyaret deneyiminin yalnızca ibadetle sınırlı olmadığını, bunun aynı zamanda İslam dininin kökleriyle ve bu topraklardan doğan medeniyetle bağlantılı kapsamlı bir yolculuk olduğunu ifade etti. Bu çerçevede hizmetlerin geliştirilmesi, kalite standartlarının yükseltilmesi ve ziyaretçi deneyiminin zenginleştirilmesi için projeler, etkili iş birlikleri ve başta yapay zekâ olmak üzere ileri teknolojilerin kullanıldığını kaydetti.

Forumun, uzmanları, yatırımcıları ve sektör temsilcilerini bir araya getiren küresel bir platform olarak önem kazandığını belirten Prens Selman bin Sultan, etkinliğin umre ve ziyaret sektörünün geleceğine yönelik fırsatların değerlendirilmesine katkı sağladığını ve Vizyon 2030 hedeflerine hizmet ettiğini söyledi.

sdcde

Prens Selman bin Sultan, umre ve ziyaret hizmetlerindeki hızlı gelişimin, Suudi Arabistan’ın dini ve insani sorumluluklarına olan bağlılığını yansıttığını, ziyaretçi deneyiminin kalite ve organizasyon açısından örnek teşkil etmeye devam ettiğini ifade etti.

Prens Selman bin Sultan, Hac ve Umre Bakanı ile bakanlık çalışanlarına ve katkı sunan tüm kurumlara teşekkür ederek, bu önemli sektörün geliştirilmesine yönelik çabaların sürmesini temenni etti.

Açılış kapsamında düzenlenen sergiyi de gezen Prens Selman bin Sultan, ‘Her Durakta Anlatılan Bir Tarih’ temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kamu kurumları, hizmet sağlayıcı şirketler ve sivil toplum kuruluşlarından 150 katılımcının yer aldığı stantları inceledi.

sdvd

Açılış töreninde konuşan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, Suudi yönetiminin kutsal mekânlara ve ziyaretçilere büyük önem verdiğini belirterek, liderliğin desteğiyle yurt dışından gelen umreci sayısının 2022-2025 yılları arasında yüzde 214 artarak 18 milyonu aştığını, memnuniyet oranının ise 2025 yılında yüzde 94’e ulaştığını açıkladı.

Er-Rabia ayrıca, Mescid-i Nebevi’de Ravza-i Mutahhara ziyaret kapasitesinin iki katına çıkarıldığını ve geçen yıl ziyaretçi sayısının 15,6 milyonu geçtiğini, geliştirilen tarihî ve kültürel alanların sayısının ise 87’ye yükseldiğini bildirdi.

Er-Rabia, dijital dönüşüm alanında Nusuk uygulamasının dünya genelinde 51 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını açıkladı. Er-Rabia ayrıca, küresel seyahat platformlarıyla hayata geçirilen iş birliklerinin, umre ziyaretçilerinin seyahat planlamasını kolaylaştırdığını ve seçeneklerini genişlettiğini belirtti.

Bölgedeki gelişmelere değinen er-Rabia, hac ve umre hizmet sisteminin acil durumlara karşı yüksek hazırlık seviyesini ortaya koyduğunu ifade ederek, bakanlığın Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde özel bir operasyon odası aracılığıyla tüm zorlukları çözdüğünü ve ziyaretçilere kesintisiz hizmet sunarak güvenlik ve konforlarını sağladığını söyledi.

ewfer

Program kapsamında katılımcılar, forum hakkında hazırlanan ve dünyanın dört bir yanından Müslümanların kutsal topraklara gerçekleştirdiği manevi yolculuğu ele alan bir tanıtım filmi izledi. Görsel sunumda, umre ve ziyaret sisteminin bu deneyimi geliştirmedeki rolü vurgulandı.

Etkinlikte ayrıca, Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Genel Sekreter Vekili Turki bin Muhammed eş-Şuvayir bir konuşma yaparak, Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a bilimsel ve kültürel projelere sağladıkları destek dolayısıyla teşekkür etti.

Eş-Şuvayir ayrıca, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı’nın Danışmanı ve Kral Abdulaziz Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faysal bin Selman bin Abdulaziz Al Suud’a, Kral Abdulaziz Vakfı projelerine verdiği sürekli destek ve yönlendirmeler için teşekkür etti.

Tören kapsamında Prens Selman bin Sultan, Kral Abdulaziz Vakfı tarafından yürütülen ‘Peygamber Efendimizin Sîretinin Tarihî Atlası’ adlı bilimsel projenin açılışını gerçekleştirdi. Projenin, siyer tarihini en ileri teknolojilerle belgelemesi hedefleniyor.

Programın devamında katılımcılar, atlas projesine ilişkin bir tanıtım filmi izledi. Ardından Umre ve Ziyaret Forumu’nun gelişimini ve etkisini ele alan bir başka film gösterimi yapılarak, umre ziyaretçilerinin deneyimini iyileştirmeye yönelik yürütülen çalışmalar öne çıkarıldı.

Program kapsamında, Al Rajhi Destek Hizmetleri Şirketi CEO’su Bender bin Abdullah Al Rajhi, resmi sponsor adına bir konuşma yaptı. Al Rajhi, hacı adaylarına sunulan hizmetlere gösterilen büyük özenin, Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud tarafından başlatılan köklü yaklaşımın devamı olduğunu vurguladı. Bu anlayışın, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman döneminde de sürdüğünü belirten Al Rajhi, Vizyon 2030’un bu mirası kurumsal bir yapıya dönüştürdüğünü ifade etti. Ayrıca Medine Bölge Emiri Prens Selman bin Sultan’a, şehre ve ziyaretçilerine gösterdiği ilgi ve destekten dolayı teşekkür etti.

fdbgb

Törende ayrıca Prens Selman bin Sultan, Rua Al Madinah Holding Company tarafından yürütülen ‘Rua Al Madinah Projesi’ kapsamında mahalle, cadde ve sokak isimlendirme projesinin lansmanını gerçekleştirdi. Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) bünyesindeki şirket tarafından hayata geçirilen projenin, tarihî olarak belgelenmiş isimlere dayanarak kültürel değerleri yansıtması ve Mescid-i Nebevi çevresinde modern bir kentsel deneyim sunarken şehir kimliği ve mirasını koruması hedefleniyor.

Projeye ilişkin sunumda, Medine’nin tarihinden ilham alınarak belirlenen isimlerin, geçmişte bölgede yaşamış kabilelerle bağlantılı dört ana bölgeyi kapsadığı belirtildi. Bu bölgelerin; Beni Abdul Eşhel, Beni Muaviye, Beni Zafer ve Beni Mazen olarak adlandırıldığı, ayrıca dokuz mahalle ve 40 cadde ile sokağın planlama kapsamında yer aldığı ifade edildi.

Programda ayrıca Prens Selman bin Sultan, Hac ve Umre Bakanlığı ile sektörle ilgili çeşitli kurumlar arasında imzalanan anlaşma ve mutabakat zabıtlarına tanıklık etti. Törende, sektörde öne çıkan kurumlara verilen Umre ve Ziyaret Forumu ödülleri ile umre şirketleri ve yurt dışı acentelere yönelik ödüller de sahiplerine takdim edildi.

Törenin sonunda Prens Selman bin Sultan, forumun başarısına katkı sağlayan paydaş kurum ve kuruluşları onurlandırarak, etkinliğin hac ve umre sektörünün geleceğini şekillendiren küresel bir platform olarak rolünü güçlendirdiğini vurguladı.


Suudi Arabistan: Riyad’a fırlatılan 7 füze imha edildi... 10 insansız hava aracı düşürüldü

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan: Riyad’a fırlatılan 7 füze imha edildi... 10 insansız hava aracı düşürüldü

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, çeşitli tehditlere karşı koymaya ve hava sahası ile hayati öneme sahip tesisleri korumaya hazır olduklarını bildirdi. (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi savunma sistemleri bugün Riyad ve Doğu Bölgesi’ni hedef alan bir dizi saldırıyı önledi. Saldırılar balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirildi. Sivil savunma yetkilileri, el-Harc bölgesinde düşen füze parçaları nedeniyle iki kişinin hafif şekilde yaralandığını ve sınırlı maddi hasar oluştuğunu açıkladı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, günün erken saatlerinde Riyad bölgesine yönlendirilen dört balistik füzenin imha edildiğini duyurdu. Kısa süre sonra üç balistik füze daha engellendi ve böylece toplam yedi füze etkisiz hale getirilmiş oldu.

Maliki ayrıca, Doğu Bölgesi’ne yönelik bir balistik füzenin de imha edildiğini bildirdi.

Maliki, hava savunma birliklerinin son saatlerde 10 İHA’yı da başarıyla düşürdüğünü ve hava saldırılarına karşı kesintisiz müdahalenin sürdüğünü belirtti.

Maliki, el-Harc bölgesinde imha edilen bir İHA’nın parçalarının bir yerleşim bölgesine düştüğünü açıkladı. Olayda üç ev ve bazı araçlar zarar görürken, iki kişi hafif şekilde yaralandı; yaralılardan biri gerekli tıbbi müdahalenin ardından hastaneden taburcu edildi. Maddi zarar sınırlı olarak kaydedildi.

Savunma Bakanlığı daha önce, aynı bölgede düşen İHA parçalarının altı evde sınırlı maddi hasara yol açtığını, ancak herhangi bir yaralanma olmadığını duyurmuştu.

Yetkililer, tüm olaylara standart prosedürler doğrultusunda müdahale edildiğini ve Suudi savunma sistemlerinin hava sahasını ve kritik altyapıyı korumak için her türlü tehdide karşı hazır durumda olduğunu vurguladı.


Arap ve İslam dünyası İsrail'in Kudüs'teki ibadet özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları reddetti

Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası İsrail'in Kudüs'teki ibadet özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları reddetti

Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)

Arap ve İslam ülkeleri dün, İsrail'in işgal altındaki Kudüs'te Müslüman ve Hıristiyanların ibadet özgürlüğüne uyguladığı sürekli kısıtlamaları en sert ifadelerle reddettiler. Bu kısıtlamalar arasında Müslüman ibadetçilerin el-Aksa Camii'ne erişiminin engellenmesi ve Kudüs'teki Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı'nın Palmiye Pazarı ayinini kutlamak üzere Diriliş Kilisesi'ne girmesinin engellenmesi de yer alıyor.

Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Pakistan, Endonezya, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, yaptıkları açıklamada, Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarda mevcut tarihi ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik İsrail'in her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelediler.

Bakanlar, İsrail’in devam eden uygulamalarının, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuka açık bir ihlal teşkil ettiğini, mevcut tarihsel ve hukuki durumu ihlal ettiğini ve ibadet yerlerine erişim konusundaki sınırsız hakkı ihlal ettiğini vurguladılar. Bakanlar, Kudüs'teki Müslümanlara ve Hıristiyanlara yönelik İsrail'in yasadışı ve kısıtlayıcı önlemlerini, Hıristiyanların dini ibadetlerini yerine getirmek üzere Diriliş Kilisesi'ne serbestçe erişiminin engellenmesi de dahil olmak üzere, kesin bir şekilde reddettiklerini vurguladılar.

Bakanlar, Kudüs'teki mevcut tarihi ve hukuki durumu ve buradaki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladılar; işgalci güç olarak İsrail'in işgal altındaki Kudüs üzerinde egemenliği olmadığını yeniden teyit ettiler ve Kudüs'teki ibadet yerlerine ulaşan inananların önünü tıkayan tüm önlemlerin durdurulması gerektiğini ifade ettiler.

Bakanlar, İsrail’in Ramazan ayı da dahil olmak üzere 30 gün boyunca el-Aksa Camii’nin kapılarını ibadet edenlere kapatmasını ve ibadet özgürlüğüne kısıtlamalar getirmesini bir kez daha kınadılar. Bu durum, uluslararası hukuka, mevcut tarihsel ve hukuki duruma ve işgalci güç olarak İsrail’in yükümlülüklerine yönelik ciddi bir ihlal teşkil etmektedir. Bakanlar, bu gerilimi artırma eğilimli adımların bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehlikelerine karşı uyarıda bulundular. Ayrıca, 144 dönümlük alanın tamamıyla kutsal el-Aksa Camii'nin münhasıran Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Vakıflar ve İslami Kutsal Yerler Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıfları ve el-Aksa Camii İşleri İdaresi'nin, Kudüs'teki kutsal alanın işlerini yönetme ve buraya girişi düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal makam olduğunu vurguladılar.

Bakanlar, işgalci güç olarak İsrail’i, el-Aksa Camii’nin kapılarını kapatmayı derhal durdurmaya, Kudüs’ün Eski Şehir’ine erişim üzerindeki kısıtlamaları kaldırmaya ve Müslüman ibadetçilerin oraya ulaşmasını engellemekten kaçınmaya çağırdı. Ayrıca, uluslararası toplumu, İsrail'i Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik sürekli ihlallerini ve yasadışı uygulamalarını durdurmaya ve bu kutsal mekanların dokunulmazlığını ihlal etmemesini zorunlu kılacak kararlı bir tutum sergilemeye çağırdılar.