Küresel Yapay Zeka Zirvesi: Veri 'Yeni Petrol'dür

Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
TT

Küresel Yapay Zeka Zirvesi: Veri 'Yeni Petrol'dür

Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı
Suudi Arabistan IBM, Alibaba ve Huawei ile üç büyük anlaşma imzaladı

Suudi Arabistan'ın uluslararası şirketlerle yapay zeka alanında üç anlaşmaya imza atarken bakanlar, yapay zeka ve verinin değerini “yeni petrol” olarak nitelediler. Hükümetler, dijital dönüşüm ve gelecekte ekonomiye olumlu etki etmesi beklenen yapay zekayı “sanal görevli” olarak kullanmak istiyorlar.
Suudi Arabistan'ın düzenlediği Dünya Yapay Zeka Zirvesi'ne katılan bakanlar, hükümetlerin sağlık, eğitim ve diğer birçok alandaki boşlukları doldurmasının sanal olarak gerçekleşmesini sağlayan teknoloji ve yapay zekaya odaklandılar. Şarku’l Avsat, u ana kadar gerçekleşen en geniş kapsamlı yapay zeka zirvesine ilişkin değerlendirmeleri topladı.

Yeni petrol
Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknoloji Bakanı Stella Abrahams, Suudi Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAA) tarafından düzenlenen Dünya Yapay Zeka Zirvesi'nde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlarımızı güçlendirmek ve bilgilerini korumak istiyoruz. Her şeyin kontrol altında olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda hükümetler için zor bir başlık olan ekonomide de kâr elde etmeye çalışıyoruz. Veri ‘yeni petrol’dür. Ancak kişisel verileri korumak oldukça önemlidir. Kişisel verilerle şirketlerin araştırma ve geliştirme için kullanmasını istediğimiz diğer bilgileri nasıl tanımlayıp ayırt edebiliriz?”

Yapay zeka etiği
Abrahams, ülkedeki kültür çeşitliliği ve yapay zeka etiğini dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
“hükümetler, tüm insanlar için önemli olan şeylere hitap etmesi gereken stratejilerden, eğitime müdahalelerden ve Güney Afrika gerçekliğine uygun algoritmalar geliştirmenin öneminden bahsediyorlar. Ancak yalnızca becerileri geliştirdiğimizden değil, aynı zamanda bunları kullandığımızdan nasıl emin olabiliriz? Etkili ve kurumsal mevzuata ve yasa koyucuların insanları yenilik yapmaya ve yaratmaya teşvik etmedeki rolüne ihtiyacımız var. Tüm bunları dikkate almalıyız. Milletvekilleri bununla başa çıkma, ortaya çıkan teknolojileri ve bunların ekonomik etkilerini anlama ve insan sermayesini geliştirme konusundaki rollerinin farkında mı?"

Halklar ve modern teknoloji
Ürdün Dijital Ekonomi ve Girişimcilik Bakanı Ahmed el-Hananda da ülkesinin yapay zekayı hükümette kullanmak istediği “yeni bir memur” olarak gördüğünü belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Yapay zeka, dijital dönüşüm için tüm plan ve stratejilerimizde aktif olacak. Veriler, vatandaşlara sunduğumuz hizmetleri iyileştirmemize yardım edecek. İnsan merkezli olarak gördüğümüz dijital dönüşüm ve yapay zeka için bir stratejimiz var. Hükümet için dijital hizmetlerde yapay zeka kullanmaya odaklanarak girişimciler ve yenilikçiler için fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Ayrıca yapay zekanın daha kapsamlı ve etkili kullanılmasını sağlamak için özel sektör ile ortaklığa da güveniyoruz. Hükümet hizmetlerinde zorlukların üstesinden gelmek ve yapay zekadan yararlanarak, yapay zekayı hükümetin yeni bir sanal çalışanı veya hükümetin yeni bir üyesi olarak sunmak için yapılması gereken çok şey olduğuna inanıyorum.”

Harcanan zeka
Ruanda Bilgi Toplumu Kurumu CEO'su Innocent Muhwezi, yapay zekanın ulusal gündem için çok önemli olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, ülkelerin güçlü ve zayıf yönlerini araştırmanın önemli olduğunu vurguladı. “Altyapıya yatırım yaparken becerilerimiz ve karşılaştığımız zorluklar nelerdir?” diye soran Muhwezi “Sadece dijital gündemde değil, sağlık ve tıp alanlarında daha büyük etkisi olan yapay zekayı arıyoruz. Bu konuyu şimdiden uygulamaya başladık" ifadesini kullandı.
Afrika'da büyük önem taşıyan tarım sektöründe yapay zekanın faydalarına dikkat çeken Muhwezi "Ekonomik katkısı büyük olan tarımda yapay zeka kullanmaz ve ona yatırım yapmazsak bu ciddi bir israf olur” dedi.

Çalışmalar 60’ın üzerinde ülkede sürüyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Bilim,Teknoloji ve İnovasyon Direktörü Andrew Wyckoff da teknolojinin hızla değiştiğine dikkat çektiği konuşmasında 60'tan fazla ülkenin yapay zeka alanında hızla ilerlediğini vurguladı.
Wyckoff ayrıca örgütün Suudi Arabistan başkanlığındaki G20'ye yapay zeka alanındaki en iyi uygulamalar ve iyileştirmeler hakkında bir rapor sunduğuna dikkat çekti.

Suudi Arabistan’ın uluslararası anlaşmaları
Dün Suudi Arabistan,  Suudi Veri ve Yapay Zeka Kurumu'nun (SDAA) düzenlediği Dünya Yapay Zeka Zirvesi'nin oturum aralarında yapay zeka alanında IBM, Alibaba ve Huawei şirketleriyle 3 stratejik anlaşma imzaladı.
Ulusal Yapay Zeka Merkezi CEO'su Dr. Macid el-Tevicri konuya dair şunları söyledi:
“Verilerin ve yapay zekanın özelliklerinden ve avantajlarından yararlanarak Suudi kadrolarını daha da iyi bir hale getirmeye çalışıyoruz. Bunun için Suudi Arabistan’ın becerilerini geliştirmek ve veri teknolojileri ile yapay zeka konusunda uzmanlaşmış kadrolarla sürdürülebilirlik sağlamaya gayret ediyoruz.”
Teviri’ye göre bu girişim, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 planının hedeflerinin yaklaşık yüzde 70'inin doğrudan veri ve yapay zeka gündemi aracılığıyla gerçekleştirilmesini desteklemede önemli bir rol oynayacak. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ı yapay zeka alanında dünya lideri olmasına da destek olacak.
Huawei Ortadoğu Direktörü Charles Yang da şirketin “yapay zekayı beşinci nesil iletişim teknolojisi ve ilgili akıllı uygulamalarla birleştirerek eşi görülmemiş fırsatlar yaratan, iddialı ve uzun vadeli bir araştırma ve geliştirme stratejisi benimsediğini” söyledi.



Körfez Demiryolu uygulama aşamasına geçiyor... 2030 yılına kadar altı ülkeyi kapsayan bir ağ

(foto altı) Bahreyn Veliaht Prensi’nin de katıldığı Körfez Demiryolu Bağlantı Projesi Anlaşması’nın imzalanmasının ardından çekilen hatıra faotoğrafı (KİK)
(foto altı) Bahreyn Veliaht Prensi’nin de katıldığı Körfez Demiryolu Bağlantı Projesi Anlaşması’nın imzalanmasının ardından çekilen hatıra faotoğrafı (KİK)
TT

Körfez Demiryolu uygulama aşamasına geçiyor... 2030 yılına kadar altı ülkeyi kapsayan bir ağ

(foto altı) Bahreyn Veliaht Prensi’nin de katıldığı Körfez Demiryolu Bağlantı Projesi Anlaşması’nın imzalanmasının ardından çekilen hatıra faotoğrafı (KİK)
(foto altı) Bahreyn Veliaht Prensi’nin de katıldığı Körfez Demiryolu Bağlantı Projesi Anlaşması’nın imzalanmasının ardından çekilen hatıra faotoğrafı (KİK)

Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımında yaşanan aksaklıkların ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde yarattığı zorluklar sürerken, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, altı ülke arasındaki ulaşım sistemlerinin entegrasyonunu güçlendirmek ve demiryolu ağının inşası ile işletilmesine yönelik ortak bir çerçeve oluşturmak amacıyla pazar günü Manama’da Körfez Demiryolu Bağlantı Projesi Anlaşması’nı imzaladı.

Anlaşma, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz koridorlarında yaşanan aksaklıkların, bölgesel gerilimlerin yük taşımacılığı üzerindeki etkisini, buna bağlı olarak navlun ve sigorta maliyetlerinde yaşanan artışı ve alternatif güzergâhlara duyulan ihtiyacı ortaya koyduğu bir dönemde imzalandı. Bu gelişmeler, ulaşım ve tedarik seçeneklerinin çeşitlendirilmesinin önemini artırdı. Bu çerçevede Körfez Demiryolu Projesi, uluslararası ticarette temel unsurlardan biri olmayı sürdüren deniz taşımacılığının alternatifi olarak değil, daha geniş kapsamlı bir lojistik entegrasyon sisteminin parçası olarak öne çıkıyor.

Anlaşma, Bahreyn Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Selman bin Hamed Al Halife’nin himayesinde ve katılımıyla; KİK üyesi ülkelerin Ulaştırma ve İletişim bakanları ile KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi’nin iştirakiyle imzalandı. Anlaşma, üye ülkeler arasında yaklaşık 2 bin 117 kilometre uzunluğundaki demiryolu ağının hayata geçirilmesine yönelik iş birliğinin kurumsal temelini oluşturuyor. Kuveyt’ten başlayarak Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üzerinden Umman’a kadar uzanacak hattın tamamının Aralık 2030’a kadar faaliyete geçirilmesi hedefleniyor.

dscvfegthy
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin Ulaştırma ve İletişim Bakanları Komitesi üyeleri, Manama (KİK)

Anlaşma, üye ülkelerin yükümlülüklerini, aralarındaki çalışma ve koordinasyon mekanizmalarını, ayrıca teknik ve operasyonel çerçeveler ile güvenlik gerekliliklerini belirleyerek Körfez Demiryolu ağının ulusal demiryolu hatlarıyla bütünleşmesini güvence altına alıyor.

Bahreyn Ulaştırma ve Telekomünikasyon Bakanı Şeyh Abdullah bin Ahmed Al Halife, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, her ülkenin kendi toprakları içerisinde kalan bölümün finansmanını ve inşasını üstleneceğini belirtti. Ülkelerin projenin finansmanı veya hayata geçirilmesi için uluslararası ortaklarla önceden herhangi bir anlaşma imzalamadığını kaydeden Al Halife, uluslararası şirketlerin katılımının ise her ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda teknik ve teknolojik hizmetler ile uzmanlık desteği sunmakla sınırlı kalabileceğini ifade etti.

Projenin tamamlanma ve devreye alınma tarihi

Projenin ilerleme kaydettiğinin göstergesi olarak Budeyvi, Körfez Demiryolu Projesi’nde tamamlanma oranının yüzde 55,9’a ulaştığını açıkladı. Budeyvi, anlaşmanın projenin bütünleşik bir şekilde hayata geçirilmesi ve işletilmesi konusunda üye ülkelerin yükümlülüklerini düzenleyen, çalışma mekanizmalarını ve tamamlanma takvimini belirleyen ortak bir çerçeve oluşturduğunu vurguladı.

Toplam uzunluğunun yaklaşık 2 bin 117 kilometre olması öngörülen projenin, Aralık 2030’da tümüyle faaliyete geçirilmesi hedefleniyor. Kuveyt’i Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar ve BAE üzerinden Umman’a bağlayacak ağ kapsamında üye ülkeler, ulusal hatların ve bağlantı unsurlarının tamamlanması için çalışmalarını sürdürüyor. Gerekli koşulların sağlanmasının ardından komşu ülkeler arasındaki demiryolu bağlantılarının, tüm ağın tamamlanması beklenmeden aşamalı olarak hizmete açılması da mümkün olacak.

Tahminlere göre ağ, 2030 yılında yaklaşık 6 milyon yolcu ve 200 milyon ton yük taşıyacak. 2045 yılına kadar ise yolcu sayısının 8 milyonu, taşınacak yük miktarının da 271 milyon tonu aşması bekleniyor. Yolcu trenlerinin saatte 200 kilometreye, yük trenlerinin ise saatte 80 ila 120 kilometreye ulaşması öngörülüyor.

fgb
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin Ulaştırma ve İletişim Bakanları Komitesi’nin 30. toplantısından (KİK)

Planlanan güzergâhı doğrultusunda Körfez ülkelerindeki ekonomi ve sanayi merkezlerini, limanları ve lojistik merkezlerini birbirine bağlayacak olan ağ, ülkeler arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlayacak, yolcu ve yük taşımacılığını kolaylaştıracak. Ayrıca ulaşım ve bağlantılı hizmet sektörlerinde yeni yatırım fırsatlarının ve istihdam olanaklarının önünü açacak.

Ulusal finansman ve olası ortaklıklar

Projenin maliyetine ilişkin olarak, temel altyapı yatırımlarının daha önceki tahminlerde 15,4 ila 16 milyar dolar arasında olacağı öngörülmüştü. Ancak Al Halife, inşaat malzemeleri, hizmetler ve yapım işlerinin maliyetlerindeki artış nedeniyle bu tahminlerin yeniden gözden geçirildiğini, toplam maliyete ilişkin güncel bir rakamın ise henüz açıklanmadığını belirtti.

Her ülkenin kendi topraklarında kalan bölümün finansmanını üstlenmesinin, bazı proje bileşenlerinde özel sektörün yer almasına engel olmadığını kaydeden Al Halife, gerekli mali fizibilite çalışmalarının tamamlanmasının ardından özel sektörün projeye katılabileceğini ifade etti. Olası ortaklıkların niteliğinin projenin her bir bölümüne göre farklılık göstereceğini belirten Al Halife, demiryolu ağının tamamında uygulanması öngörülen tek bir modelin bulunmadığına dikkat çekti.

Bahreyn’de projenin hayata geçirilmesi, Suudi Arabistan ile Kral Hamad Köprüsü üzerinden kurulacak bağlantı planlarıyla yakından ilişkili. Karayolu güzergâhının yanı sıra demiryolu hattını da içermesi öngörülen köprü sayesinde Bahreyn’deki uluslararası yolcu istasyonunun Suudi Arabistan demiryolu ağına bağlanması planlanıyor. Bu bağlantı, Bahreyn’in Körfez Demiryolu ağına entegrasyonunun tamamlanmasındaki temel unsurlardan birini oluşturuyor.

xsdvfb

Nakliye sektöründeki aksaklıklar, lojistik entegrasyonun önemini artırıyor

Anlaşma, son dönemde bölgede yük taşımacılığının karşı karşıya kaldığı zorluklar nedeniyle daha da büyük önem kazanıyor. Özellikle Bahreyn’deki Halife bin Selman Limanı’nda gemi trafiğinin azalması, karayolu taşımacılığına ve komşu ülkelerdeki alternatif limanlara bağımlılığın artmasına yol açtı.

Bu çerçevede Budeyvi, İran saldırıları sırasında Suudi Arabistan, BAE ve Umman’ın sağladığı iş birliğini övdü. Söz konusu ülkelerin kolaylıklar, koordinasyon ve alternatif yük taşımacılığı güzergâhları sunarak diğer KİK ülkelerine yönelik tedarik zincirlerinin kesintisiz işlemesine katkıda bulunduğunu belirtti. Önümüzdeki dönemin ulaşım sistemleri arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesini, tedarik güzergâhlarının çeşitlendirilmesini ve krizlerle mücadele için hazırlık düzeyi ile ortak koordinasyonun artırılmasını gerektirdiğini vurgulayan Budeyvi, KİK ülkelerinde ulaştırma ve depolama sektörünün 2025 yılında yüzde 5,7 oranında reel büyüme kaydettiğini ve petrol dışı ekonomik faaliyetler arasında en yüksek büyüme gösteren sektörlerden biri olduğunu ifade etti.

sdfgt
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, KİK ülkelerini demiryolu projesine bağlayacak anlaşmanın imza töreninde konuştu. (KİK)

KİK ülkelerinin liderleri, 28 Nisan 2026’da Cidde’de düzenlenen istişare toplantısında, üye ülkeler arasındaki lojistik entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik bir çalışma hazırlanması talimatı vermişti. Bu adım, ulaşım sisteminin geliştirilmesi ve ticaret ile tedarik güzergâhlarının çeşitlendirilmesine yönelik daha kapsamlı çabaların bir parçası olarak değerlendirilmişti.

Faaliyete geçme, ağın tamamlanmasını beklemeyecek

Proje planının önemli unsurlarından biri, komşu ülkeler arasındaki demiryolu bağlantılarının, gerekli bileşenlerin tamamlanmasının ardından Körfez Demiryolu ağının tamamının bitirilmesi beklenmeden hizmete açılabilmesi. Bu yaklaşım, altı ülkenin tamamındaki güzergâhların tamamlanmasını beklemek yerine hazır olan bölümlerin aşamalı olarak kullanılmasına imkân tanıyor.

Bahreyn’de Körfez Demiryolu Projesi, Kral Hamad Köprüsü üzerinden Suudi Arabistan’la kurulacak bağlantıyla ilişkili. Kara yolu güzergâhının yanı sıra demir yolu bağlantısını da içermesi planlanan köprü sayesinde Bahreyn’deki uluslararası yolcu istasyonunun Suudi Arabistan demiryolu ağına bağlanması öngörülüyor.

Bu bağlantı, Bahreyn ile Körfez Demiryolu ağının geri kalanı arasında doğrudan ulaşımın sağlanmasının temel unsurlarından birini oluşturuyor. Ada ülkesi, halihazırda Suudi Arabistan’la kara yolu ulaşımında Kral Fahd Köprüsü’ne bağımlı durumda. İki ülke arasındaki demiryolu bağlantısının tamamlanmasına yönelik gerekliliklerin bir parçası olarak, Kral Hamad Köprüsü Projesi ve demiryolu hattı da dahil olmak üzere bileşenlerine ilişkin inceleme ve hazırlık süreçleri devam ediyor.

Deniz taşımacılığıyla rakipsiz bir entegrasyon

Deniz ulaşımında yaşanan aksaklıklar demiryollarının önemini yeniden gündeme getirmiş olsa da proje, karayolu taşımacılığının deniz taşımacılığının yerini almasını değil, iki ulaşım türünün birbirini tamamlamasını hedefliyor. Trenler, yükleri limanlardan sanayi merkezlerine ve iç pazarlara taşıyabilecek, ülkeler arasında dağıtım için ilave bir güzergâh sunabilecek. Buna karşılık gemiler, uzun mesafelerde büyük miktarlardaki uluslararası ticaret yüklerinin taşınmasında temel araç olmayı sürdürecek.

Demiryolu ağının daha geniş uluslararası lojistik koridorlarının bir parçası haline getirilmesi ise yalnızca KİK ülkelerinin kendi sınırları içindeki demiryolu hatlarının tamamlanmasını değil, ülkeler ve ilgili kurumlar arasında ek incelemeler, mutabakatlar ve koordinasyonu da gerektiriyor.

Ekonomik açıdan projenin, ülkeler arasındaki ticareti desteklemesi, üretim ve tüketim bölgeleri arasındaki bağlantıyı güçlendirmesi, ulaştırma, lojistik ve bunlarla bağlantılı sanayi alanlarında yatırımların önünü açması bekleniyor. Projenin ayrıca inşaat, işletme, bakım ve destek hizmetleri alanlarında istihdam olanakları yaratacağı öngörülüyor.

gbh
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin Ulaştırma ve İletişim Bakanları Komitesi’nin 30. toplantısından (KİK)

Proje fikrinin, Aralık 2009’da KİK Yüksek Konseyi’nin üye ülkeleri birbirine bağlayacak bir demiryolu hattı kurulmasını onaylamasına dayandığı belirtiliyor. Bu karar, projenin ticari hareketliliği ve vatandaşlarla ülkelerde ikamet edenlerin ulaşımını kolaylaştırması, bölge ülkeleri arasındaki ekonomik bağları güçlendirmesi yönündeki beklentiler doğrultusunda alındı.

Projedeki çalışmaların ilerlemesiyle birlikte Yüksek Konsey, ülkeler arasındaki çabaları koordine etmek, bağlantı ve işletme gerekliliklerini takip etmek ve demiryolu sektöründe ortak çalışmalar için kurumsal bir çerçeve oluşturmak amacıyla Aralık 2021’de Körfez Demiryolları Kurumu’nun kurulmasını onayladı.

Üye ülkelerdeki uygulama çalışmalarında ilerleme kaydedilen projede, Mayıs 2026’da yapılan açıklamaya göre tamamlanma oranı yüzde 50’yi aştı. Bu oran, ulusal projeler düzeyinde sağlanan ilerlemeyi yansıtırken ağın bütünleşik biçimde işletilebilmesi için sınır ötesi bağlantıların tamamlanması ve gerekli teknik ve operasyonel standartların uyumlaştırılması ihtiyacı devam ediyor.


Suudi yetkili, Husilerin taleplerine ilişkin iddiaları yalanladı

Dr. Raid Karmali (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi yetkili, Husilerin taleplerine ilişkin iddiaları yalanladı

Dr. Raid Karmali (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Dr. Raid Karmali, Wall Street Journal gazetesinde ülkesine Husiler tarafından iletildiği öne sürülen taleplere ilişkin yayımlanan iddiaları kesin bir dille yalanladı.

Karmali, sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı açıklamada, haberde yer alan bütün bilgilerin asılsız olduğunu belirterek, bunların haberi kaleme alan yazarların veya sözde kaynaklarının hayal ürünü olduğunu ifade etti.

Suudi yetkili, Husilerin Yemen hükümetine karşı darbe yaptığını, Yemen halkını açlığa sürüklediğini ve ülkeyi halkın çıkarlarına hizmet etmeyen çatışmaların ve gündemlerin içine soktuğunu kaydetti.

Karmali ayrıca Husilerin Kızıldeniz'deki deniz geçiş yollarında ticari gemilere, sivil ve ekonomik tesislere saldırdığını ve bütün barış girişimlerini reddettiğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Karmali, söz konusu haberin yazarlarına Yemen'in uluslararası alanda tanınan bir hükümeti bulunduğunu da hatırlattı.


Suudi Arabistan ile Suriye arasında savunma iş birliği anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, dün Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, dün Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan ile Suriye arasında savunma iş birliği anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, dün Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, dün Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün Riyad’da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından iki ülkenin savunma bakanlıkları arasında iş birliği anlaşmasının imza törenine katıldı.

Görüşmede taraflar, bölgedeki son gelişmeleri ve olası bir askerî gerilimin bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar, uluslararası deniz ulaşımının güvenliği, enerji arzının sürdürülebilirliği ve küresel ekonominin istikrarı üzerindeki ciddi etkilerini ele aldı.

Muhammed bin Selman ve Ahmed eş-Şara, ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde iki ülkenin tutum ve görüşlerinin büyük ölçüde örtüştüğünü vurguladı. Bu durumun, iki ülke arasındaki koordinasyon ve istişarenin derinliğini yansıttığı ifade edildi.

İki lider, gerilimin düşürülmesi ve krizlerin kontrol altına alınmasına yönelik bölgesel ve uluslararası çabaların güçlendirilmesinin, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesinin ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin önemine dikkat çekti.

Taraflar ayrıca Kızıldeniz, Babülmendeb Boğazı ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının ve su yollarının güvenliğini tehdit eden bütün faaliyetlerin derhâl durdurulması gerektiğini vurguladı.