Belçika'da Kovid-19 kuralları yeniden sıkılaştırıldı

Belçika'da Covid-19'la mücadelede önlemler sıkılaştırılmaya devam ediyor. (İHA)
Belçika'da Covid-19'la mücadelede önlemler sıkılaştırılmaya devam ediyor. (İHA)
TT

Belçika'da Kovid-19 kuralları yeniden sıkılaştırıldı

Belçika'da Covid-19'la mücadelede önlemler sıkılaştırılmaya devam ediyor. (İHA)
Belçika'da Covid-19'la mücadelede önlemler sıkılaştırılmaya devam ediyor. (İHA)

Belçika'da Kovid-19'la mücadelede önlemler sıkılaştırılmaya devam ediyor. Bu kapsamda spor, kültürel, eğlence, toplu taşıma gibi alanlarda önlemler artırıldı.
Belçika’da Kovid-19’la mücadele ile görevli Danışma Kurulu, 4. alarm seviyesine uygun olarak spor, kültürel etkinlikler ve yüksek eğitimde korona ile mücadele için bir dizi önlem aldı ve mücadele kurallarını güçlendirdi. Ülkede tüm hastanelerde acil olmayan ameliyatların ise ertelendiği açıklandı. Belçika'da Başbakan Alexander De Croo imzasıyla basın açıklaması yayınlayarak duyurulan yeni kararlara gerekçe olarak; ’’Hastaneleri boşaltmak, tüm okulları kapatmak zorunda kalmaktan kaçınmak, tüm ekonominin kapanmasını önlemek ve tam kapanma nedeniyle çok fazla vatandaşı izole etmemek için daha katı kurallar gereklidir’’ ifadeleri kullanıldı. Açıklamada; "Durumun aciliyeti göz önüne alındığında, bu kurallar doğrudan yürürlüğe girecek ve 23 Ekim 2020 Cuma günü yayınlanır yayınlanmaz geçerli olacaktır. Kurallar, iki hafta sonra bir ara değerlendirme ile 19 Kasım 2020'ye kadar yürürlükte kalacaktır’’ denilerek iki hafta sonra durumun yeniden değerlendirileceği belirtildi.
Açıklamanın sonunda gece sokağa çıkma yasağı tekrar hatırlatılarak; "Acil tıbbi nedenlerle seyahat, iş seyahati ve ev ile iş arasındaki yolculuk gibi ertelenemeyecek temel seyahatler haricinde gece yarısı ile 05.00 arasında halka açık otobanda bulunma yasağı uygulanacaktır’’ ifadeleri kullanıldı.

İşte Belçika’da koronavirüs ile mücadele için ek önlemler;
Spor etkinlikleri: Tüm profesyonel kapalı ve açık hava spor yarışmaları seyirci olmadan yapılacak. Tüm amatör müsabakalar askıya alındı. 18 yaşına kadar gençlerin katıldığı yarışmalara hala izin verilmiyor ancak sadece bir aile üyesi katılabiliyor. Yiyecek ve içecek satmak veya tüketmek yasak.
Yüksek öğrenim: Binanın doluluk oranı, bunun mümkün olmadığı pratik işler dışında, maske takma zorunluluğu ile maksimum yüzde 20'ye düşürüldü. Bu kural birinci sınıf öğrencileri için geçerli değil.
İçerideki kültürel etkinlikler (kültürel, din, eğitim): Kuruluşun korona virüsle mücadele kurallarına saygı göstermesine izin verdiğine dair yeterli güvenceler varsa en fazla 40 kişi, 1.5 metre mesafe kuralına ve maskenin takılmasına saygı gösterildiği taktirde ise 200 kişiye kadar ibadet yapılabilecek Yiyecek ve içecek satışı ise yasak.
Toplu taşıma: Her yetkili, yetkileri çerçevesinde, aşırı kalabalıktan kaçınmak için toplu taşıma kapasitesinin optimize edilmesini sağlayacak.

Eğlence parkları da geçici olarak kapatıldı
Uzaktan çalışma kuralı temel olarak kalacak ve işveren federasyonlarıyla, tele çalışma kuralını bir an önce uygulamak için insanları güçlendirmeyi amaçlayan bir izleme sistemi kurulacak.
Özel toplantılar hep aynı kişiler olmak şartıyla iki hafta boyunca 4 kişi ile sınırlandırıldı. Halka açık yollarda toplantılar ise maksimum 4 kişi ile sınırlandırıldı.
Küçük ölçekli pazarlar ve fuarlar açık kalacak ancak yiyecek ve içecek tüketimi yasaklandı. Bit pazarları ve küçük Noel pazarları yasaklandı.
Kafeler ve restoranlar kapalı kalacak. Bu önlem dört haftalık bir süre için geçerli olacak ve iki hafta sonra değerlendirmeye tabi tutulacak. Yerinde paket servis hizmeti saat 22:00'ye kadar olacak. Profesyonel bir yemek şirketi veya yemek servisi tarafından düzenlenen resepsiyonlar ve ziyafetler, orada kalan müşteriler için oteller ve cenaze resepsiyonları en fazla 40 kişi dışında yasaklanacak.
Gece kulüpleri saat 22:00'de kapanacak ve saat 20:00'den itibaren alkol satışı yasaklanacak.



Avrupa Birliği, planın tam olarak uygulanmasını talep ediyor ve Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
TT

Avrupa Birliği, planın tam olarak uygulanmasını talep ediyor ve Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)

Avrupa Birliği, bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi için hazırladığı barış planının ikinci aşamasının başlatılacağının duyurulmasını memnuniyetle karşıladı. AB, diplomatik, insani ve güvenlik araçlarıyla Gazze Şeridi'ndeki barış çabalarını desteklemeye devam etmeye hazır olduğunu teyit etti.

AB sözcüsü yaptığı açıklamada, “BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan, Gazze'deki çatışmayı sona erdirmek için hazırlanan 20 maddelik ABD planının ikinci aşamasının başlatılmasının duyurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz, özellikle de Filistin Yönetimi'nin desteğiyle Gazze'yi yönetmek üzere bir Filistin ulusal komitesinin atanmasını” ifadelerini kullandı.

Sözcü, “Hamas'ın silahsızlandırılması, kapsamlı insani yardım sağlanması ve Gazze'nin yeniden inşası da dahil olmak üzere barış planının tam olarak uygulanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” diye ekledi.

Trump'ın özel elçisi Steve Witkoff dün, Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu aşama, ateşkesin ardından Hamas'ın silahsızlandırılması, teknokrat bir yönetim ve yeniden inşa aşamalarını içeriyor.

X'te yayınladığı bir gönderide Witkoff, 20 maddelik planın ikinci aşamasının, Gazze'de “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi” adı altında geçici bir Filistin teknokrat yönetiminin kurulmasını içerdiğini ve bu yönetimin Gazze Şeridi'nin tamamen silahsızlandırılması ve yeniden inşası sürecini başlatacağını belirtti.


İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
TT

İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)

İsrail ordusuna bağlı bir birlik, bugün (perşembe) Suriye’nin güneyinde, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Sayda el-Hanût köyüne girdi.

Şarku'l Avsat'ın Suriye televizyonundan aktardığı habere göre 22 askeri araçtan oluşan işgal gücünün köye girerek aralarında iki kardeşin de bulunduğu üç genci gözaltına aldı.

Haberde, bu askeri hareketliliğin Kuneytra kırsalında İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen tekrarlanan ihlaller zincirinin bir parçası olduğu belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, ultra-Ortodoks (Haredi) askerlerden oluşan “Haşmonaim” Tugayı’na bağlı birliklerin Suriye’nin güneyindeki güvenlik bölgesine konuşlandırıldığını duyurdu. Bu adım, söz konusu tugayın bölgede ilk kez konuşlandırılması olarak değerlendiriliyor.


ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”