Schenker: Washington, Lübnan'ın yolsuzluğu ortadan kaldırma talebini destekliyor

David Schenker geçen hafta Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)
David Schenker geçen hafta Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)
TT

Schenker: Washington, Lübnan'ın yolsuzluğu ortadan kaldırma talebini destekliyor

David Schenker geçen hafta Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)
David Schenker geçen hafta Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya geldi. (Dalati ve Nahra)

ABD Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Sorumlusu Müsteşar Vekili David Schenker geçen perşembe günü yaptığı basın toplantısında Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile gerçekleştirdiği görüşmede yolsuzluk sorunun çözülmesini talep ettiklerini bildirdi. Schenker, Avn ile görüşmesi sırasında “Şeffaflık, yolsuzluğu ortadan kaldıran bir kılıçtır” ifadelerini kullanmıştı. ABD’li yetkili Avn’dan bu cümlenin hakkını vermesini talep ettiğini söyledi.

Schenker açıklamasını şöyle sürdürdü:
“ABD'nin Lübnan halkının taleplerine ve yolsuzluğun ortadan kaldırılmasına bağlı olduğunu gösteren, Hizbullah ve yardımcılarına yönelik yaptırımları devam edecek. Lübnan’daki durumu yakından takip ediyoruz.”
ABD’li yetkili ayrıca Washington’ın, halkın taleplerinin yerine getirilmesi için yardımda bulunacağını vurguladı.
Washington’ın Lübnanlı politikacılar hakkında yorum yapmadığını, bu nedenle ülke yöntiminde olan herhangi bir hükümetin ABD’nin değil halkın taleplerini yerine getirmesi gerektiğini belirten Schenker, uluslararası alandan yardım alabilmek ve Lübnan halkının krizden çıkmasına yardımcı olmak için vatandaşların güveninin sağlanması gerektiğine dikkat çekti. “Uluslararası toplumun güveni halkın güvenine bağlıdır” ifadelerini kullandı.
Lübnan’da nüfusun yarısının yoksulluk sınırının altında yaşadığı tahmin ediliyor. Merkez Bankası’ndan umudunu kesen yüzde 20’lik bir kesim de parasını elden çıkarmıyor.

Lübnan - İsrail meselesi
Lübnan ve İsrail arasındaki deniz sınırlarının çizilmesi ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Schenker, yönetimiyle birlikte uzun yıllar boyunca bu konuda arabuluculuk için çalıştığını belirtti. Söz konusu çabaların olumlu olduğunu vurguladı. Lübnan ve İsrail taraflarının artık iyi niyetle çalıştığını, her iki tarafın da umut içinde olduğunu, bir anlaşmaya varmak istediklerini ve bu konuda iş birliği yapma arzusu taşıdıklarını ifade Schenker, “İki taraf arasındaki diyalogu sürdürmek için çalışıyoruz” dedi.
David Schenker, ABD'li tutukluların Lübnan'dan ve dünyanın dört bir yanından geri getirilmesine ilişkin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun açıklamalarıuna dikkat çekti. Schenker konuya dair şunları söyledi:
“ABD hükümeti daima, uluslararası alanda tutuklu bulunan vatandaşlarını geri almak için çalışıyor. Yemen'de yaşananlara bakın. Bizim bu konudaki duruşumuz diğer ülkelerle aynı. ABD’lilerin dönmesini istiyoruz.”



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.