Suudi Arabistan’da Umre ziyaretçilerine izolasyon tedbirleri uygulanıyor

Umre sezonunun başlamasıyla birlikte Mescid-i Haram’da sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. (SPA)
Umre sezonunun başlamasıyla birlikte Mescid-i Haram’da sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da Umre ziyaretçilerine izolasyon tedbirleri uygulanıyor

Umre sezonunun başlamasıyla birlikte Mescid-i Haram’da sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. (SPA)
Umre sezonunun başlamasıyla birlikte Mescid-i Haram’da sıkı tedbirler uygulanmaya başlandı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Yardımcısı Dr. Abdülfettah Meşat, Umre ziyaretçilerinin ülkeye kabulünün geldikleri bölgelerde salgının kapsamını ölçmek ve risk durumunu genel çerçevede belirlemek için baz alınacak dört seviyeye bağlı olduğunu bildirdi. Ülkeye farklı yollardan gelen Umre ziyaretçileri, Suudi Arabistan’a vardıkları an itibariyle 3 gün süreyle izolasyona tâbi tutulacak. Şarku’l Avsat’a röportaj veren Meşat, Umre ziyaretçilerinin kaldığı otellerdeki kapasitenin yüzde 10’unun izolasyona ve koronavirüse yakalandığından şüphelenilenlere ayrılacağını, Suudi Arabistan’ın kapsamlı sigorta hizmeti aracılığıyla herkese tedavi sağlayacağını belirtti.
Umre ibadeti için 3 bin 300 kişilik grupların kabul edileceğini söyleyen Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Meşat, prosedürlerin uygulanmasını sağlamak amacıyla Mescid-i Haram içerisinde yaklaşık 3 saat kalmaya izin verileceği bilgisini paylaştı. Aynı zamanda Mescid-i Haram’a giriş öncesinde Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı ile içişleri ve sağlık bakanlıkları koordinasyonunda Hac ve Umre Bakanlığı tarafından kurulan özel merkezlerden geçilmesi gerektiğini kaydetti. 

Standartların uygulanması
Suudi Arabistan’ın dünyanın dört bir yanından Umre ziyaretçilerini ağırladığın dikkat çeken Meşat; koronavirüsün neden olduğu istisnai durum ışığında Hac ve Umre Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin ziyaretçilerin geldikleri ülkelerdeki salgının kapsamını ölçmek ve risk durumunu genel çerçevede belirlemek için baz alınacak dört farklı seviye belirlediğini söyledi. Umrecilere ve ziyaretçilere, söz konusu ülkelerdeki ilgili makamların salgın durumunun ciddiyetini yansıtan bildirilerine göre izin verileceğini, Suudi Arabistan topraklarına vardıkları andan itibaren sağlık şartları ve önleyici tedbirlerin uygulanacağını vurguladı.

PCR testi
Hac ve Umre Bakanlığı’nın ilgili makamlarla koordineli bir şekilde belirlediği bir dizi prosedür ve kural olduğunu ifade eden Meşat bunlar arasında 18-50 yaş arası umrecilerin kabulü, ziyaretçilerin herhangi bir kronik rahatsızlığa sahip olmaması ve vize için alınması gereken PCR testi sonuçları (varış tarihinden 72 saat öncesi için) gibi şartların olduğunu bildirdi.

Dağılım
Meşat, Hac ve Umre Bakanlığı’nın hem ülke içi hem de dışından Umre ibadetlerini eda etmeleri ve ziyaretlerini gerçekleştirmelerine olanak tanıyan adil dağılım ve şeffaflık sağlamak için genel bir politika belirlediğini söyledi. Kademeli dönüşün üçüncü aşamasındaki Umre ziyaretçilerinin sayısının ülke dahilinde ve haricinden günde toplamda 20 bin kişi belirten Meşat, bazı ülkelerin hava sahası ve limanları açma, vatandaşlarından Umrecileri Suudi Arabistan’a gönderip alma konusunda hazırlık ve yeteneklerine dair yürüttükleri iç siyasetlerinin önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti. Çeşitli dünya ülkelerindeki vaka oranlarını ve artışını tahmin etmenin zorluğu gibi bir faktör daha olduğunu belirten Meşat, söz konusu ülkelerdeki vaka sayısının, salgın hızı eğrisinin ve genel durumun değerlendirileceğini, daha sonra Umreci sayısına izin verme olasılığını ölçmek için belirtilen dört seviye sınıflandırılmasına dönüleceğini aktardı.

Umre izni
Umre izni almak için iki farklı yol olduğuna değinen Meşat farklı ülkelerde Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yetkilendirilen acentelerden birine gidecek olanlara çeşitli hizmetler, kapsamlı sigorta paketleri, gidiş geliş tarihi, ulaşım ve barınma seçenekleri hususunda kendi ihtiyaçlarına uygun olanını seçmesi için birkaç farklı paketin sunulacağını bildirdi. Sürecin takibinin Suudi Umre Şirketi tarafından yapılacağı bilgisini verdi.
İkinci olarak Umrecilerin acente tarafından sağlanan paketlerden birini seçmek yerine istediği hizmetleri talep etmek için kendilerine göre bir yol izleyebileceğini belirten Meşat, paketin Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yetkilendirilen Umre veya seyahat acentelerinden birinin belirlenirken hizmet sağlayıcılar tarafından sunulan hizmetlere dayalı olacağını kaydetti.
 
Umre ziyaretçilerinin tedavisi
Ziyaretçilerden herhangi birinin koronavirüse yakalandığının belirlenmesi durumunda başvurulacak birkaç farklı plan olduğuna ve bunların ilgili makamlarla koordinasyon içinde Hac ve Umre Bakanlığı tarafından belirlendiğine dikkat çeken Bakan Yardımcısı Meşat, söz konusu kimselerin Suudi Arabistan’dan ayrılmadan önce kontrol altına alarak tedavisinin sağlanması için üst düzey ihtiyati tedbirlerin yürütüldüğünü bildirdi. Suudi Arabistan’ın takındığı politikaya göre sağlık sigortası, seyahat gecikme sigortası ve benzerlerini içerecek olan kapsamlı sigorta hizmeti aracılığıyla herkese tedavi sağlanacağını  bildirdi.

Umrecilerin karşılanması
Hac ve Umre Bakanlığı’nın dakik prosedür ve mekanizmalar oluşturduğuna dikkat çeken Meşat, amacın Umrecilerin a’dan z’ye güvenli ve kolay bir yolculuk yapması olduğunu vurguladı. Söz konusu mekanizmaların ziyaretçilerin ülkeye girişi öncesinde başlayan ve gerekli tüm verileri girmek için sorumluluğunu Umrecinin kendi ülkesindeki acentenin üstleneceği ön ödeme programını kapsadığını ifade eden Meşat, ardından Suudi Arabistan’daki hizmet sağlayıcılardan ilgili makamların Umrecileri karşılamak için hazırlığa geçeceğini bildirdi. Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın ülkeye tüm girişlerde görsel denetim ve muayeneler yürüttüğü bilgisini verdi.
Umrecilerin karşılanması, otobüslere bindirilmesi, kalacakları yerlere intikali ve “Eatmarna” mobil uygulaması aracılıyla önceden belirlenen saat ve tarihe göre yapılacak Umre ibadetlerine ilişkin de çıklamalarda bulunan Meşat, söz konusu uygulamanın Umrecinin Suudi Arabistan’a gelmeden önce seçtiği paketin temel bileşenlerinden olacağını bildirdi. Aynı zamanda her hacı ve ziyaretçi grubu için Umre ibadetleri yerine getirildiği sırada saha hizmetlerini denetleyecek bir rehberin atanacağını söyledi.

Gruplara bölme
Umrecileri birinci ve ikinci olmak üzere gruplara ayırma uygulamasından başarı ve kazanım elde edildiğine dikkat çeken Meşat, ülke içinden ve dışından ziyaretçilerin üçüncü aşamada 3 bin 300 kişilik gruplar şeklinde kabul edileceğini, böylece giriş merkezinden itibaren prosedürlerin uygulanacağını bildirdi. Gruplandırmanın “Eatmarna” mobil uygulaması aracılığıyla önceden belirlenen vakitlere göre yapılacağını söyledi.



Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

TT

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bu çerçevede yürütülen çabaları ele aldı. Görüşmede özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarıyla ilgili dosyalar üzerinde duruldu.

İki lider, Pazartesi akşamı Cidde’deki Selam Sarayı’nda iftar sofrasında bir araya geldikleri görüşmede, iki ülke arasındaki köklü ve tarihi ikili ilişkileri ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı. Ayrıca Arap ve İslam dünyasını ilgilendiren bir dizi konu da masaya yatırıldı.

frgtyh
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pazartesi öğleden sonra Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda, Cumhurbaşkanı Sisi’yi karşılamıştı. Ziyaretin, “iki ülke arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerini güçlendirme ve ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde istişare ve koordinasyonu sürdürme” çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed eş-Şennavi, Veliaht Prens’in görüşmede iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin merkezi önemini vurguladığını ve bunları iki kardeş halkın çıkarları doğrultusunda daha ileri ufuklara taşımayı arzu ettiğini ifade ettiğini aktardı. Sisi’nin ise Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinde kaydedilen büyük gelişmeye işaret ederek, ikili iş birliğinin farklı alanlarda ilerletilmesinin önemini vurguladığını kaydetti.

dfrthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Sözcü, görüşmede Gazze’deki durumun da ele alındığını belirterek, tarafların savaşın durdurulmasına ilişkin anlaşmaya tüm tarafların bağlı kalmasının ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının uygulanmasının gerekliliğini teyit ettiğini söyledi. Ayrıca Gazze’ye insani yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasının artırılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistin halkının toprakları dışına zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimin reddedildiği vurgulanarak, çözümün iki devletli çözümün hayata geçirilmesine götürecek kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasında yattığı ifade edildi.

xscdfgt
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bir dizi bölgesel ve uluslararası dosya ele alındı. Bölgede gerilim ve tırmanıştan kaçınılmasının, krizlerin diyalog yoluyla barışçıl çözümlerle ele alınmasının ve Arap dayanışmasının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Devletlerin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarafların, bölgesel istikrarın korunması amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonu sürdürme ve güçlendirme konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.

Görüşmeye Suudi tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Şura Konseyi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı İsam bin Said ve Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan katıldı. Mısır tarafından ise Cumhurbaşkanlığı Divan Başkanı Tümgeneral Ahmed Ali, Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği ile Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedr Abdülati, Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ve Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Müsteşar Ömer Mervan hazır bulundu.

frgth
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Cumhurbaşkanı Sisi, Pazartesi akşamı Cidde’den ayrıldı. Sisi’yi Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan Veliaht Prens Muhammed bin Selman uğurladı.

Riyad ile Kahire, bölgede gerilimin düşürülmesinin önemi konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Mısır’ın gerilimi azaltmaya yönelik çabalara angaje olduklarını ve diğer ülkelerle birlikte bölgeyi ateşe atabilecek bir savaşın önüne geçmek için siyasi çözümler üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

Heridi, iki ülke arasında Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunda da mutabakat bulunduğunu belirterek, tarafların ateşkese ulaşılması ve tüm güçlerin katılacağı siyasi çözümlerin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen Ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ı Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda kabul etmişti. İki ülke, özellikle Sudan, Yemen, Somali ve Gazze Şeridi başta olmak üzere bölge krizlerine barışçıl çözümler bulunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda görüş birliği içinde olduklarını teyit etmişti.

67jı8
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi uğurlarken (SPA)

İkili düzeyde ise Suudi Arabistan ile Mısır, Kahire ile Riyad arasındaki kapsamlı kurumsal iş birliği çerçevesini oluşturan ve stratejik ortaklığın tüm boyutlarının takibini sağlayacak olan Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının düzenlenmesine yönelik hazırlıkları sürdürüyor.

Pazar akşamı Mısır Devlet Enformasyon Bakanı Diya Reşvan, Kahire’de Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki el-Şeyh’i kabulü sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin kader birliği ve çıkarların örtüşmesine dayanan, köklü bir Arap bütünleşmesi ve stratejik ortaklık modeli teşkil ettiğini, Arap ulusal güvenliğini tehdit eden tüm meydan okumalar karşısında uzun bir koordinasyon ve dayanışma geçmişine sahip olduğunu söyledi.


Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.