Trump’ın seçimleri kazanmasını sağlayabilecek 6 neden

ABD’de şimdiye kadar kullanılan oylar, kararsız seçmen sayısının azaldığına işaret ediyor

Trump’ın seçim kampanyası ekibi, Başkan’a destek toplamak için geleneksel bir yöntem olan kapı kapı dolaşma faaliyetlerinin, seçim sonuçlarını etkileyebileceğini düşünüyorlar (AFP)
Trump’ın seçim kampanyası ekibi, Başkan’a destek toplamak için geleneksel bir yöntem olan kapı kapı dolaşma faaliyetlerinin, seçim sonuçlarını etkileyebileceğini düşünüyorlar (AFP)
TT

Trump’ın seçimleri kazanmasını sağlayabilecek 6 neden

Trump’ın seçim kampanyası ekibi, Başkan’a destek toplamak için geleneksel bir yöntem olan kapı kapı dolaşma faaliyetlerinin, seçim sonuçlarını etkileyebileceğini düşünüyorlar (AFP)
Trump’ın seçim kampanyası ekibi, Başkan’a destek toplamak için geleneksel bir yöntem olan kapı kapı dolaşma faaliyetlerinin, seçim sonuçlarını etkileyebileceğini düşünüyorlar (AFP)

Tarık eş-Şami
ABD’de yapılan anketler, Başkan Donald Trump’ın seçim gününe kısa bir süre kala halen Demokrat rakibi Joe Biden'ın gerisinde kaldığına ve pek çok zorlukla karşı karşıya olduğuna işaret ediyor. Buna, tabloyu değiştirecek son fırsat olarak görülen ikinci münazaranın da istenen etkiyi yaratamaması eklense de Trump’ın seçim kampanyası ekibi arasında iyimserlik ve canlılık halen devam ediyor. Başkan Trump, Beyaz Saray'da ikinci bir dönem daha kalma umuduyla, bir günde dört farklı eyalet arasında mekik dokuyor. Peki, Trump’ı ABD’nin liberal ve baskın medyası tarafından serveti hakkında çizilen tüm kasvetli tabloya rağmen, başkanlığı kazanmak için bu kadar cesaretlendiren şey ne?
Eğer 4 Kasım sabahı seçimlerin resmi olmayan ön sonuçları, Başkan Trump’ın ikinci kez zafer kazandığına işaret ederse bunun muhtemelen altı nedeni olacaktır.
Kararsızların oyları
Şu ana kadar erken oy verenlerin sayısının 60 milyonu aşmış olması, kararsız seçmen sayısının azaldığına işaret ediyor. Her ne kadar kararsızların sayısı azalsa da daha önceki seçimlerden edinilen tecrübelere göre son dakikada oy kullananların seçimlerde belirleyici bir rol oynadıkları biliniyor. Anketler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 5’inin, 3 Kasım'da oy kullanırken Başkan Donald Trump'ı mı yoksa Joe Biden'ı mı seçeceklerini henüz belirlemediklerine işaret ediyor. Özellikle seçimlerin kaderini belirleyen kritik eyaletlerde yarış kızışırken, kararsız seçmenlerin çoğunluğunu, Trump'ın 2016'daki seçimlerde Beyaz Saray'a gitmesine yardımcı olan eyaletlerde kazandığı beklenmedik zaferlerini destekleyenler oluşturuyor.
Demokratlar, son günlerde yapılan anketlerin, seçim gününden önce oy kullanan kararsız seçmenlerin, Biden'da karar kılanlar olmasına ve önümüzdeki Salı günü (3 Kasım), sandık başına gidecek olanların ise Trump'ı seçme eğilimindekiler olmasına işaret etmelerinden korkuyor.
Dahası, daha önce yapılan bir anket, Trump'ın seçim günü şahsen oy kullanmak isteyen seçmenlerin desteğini, eski Başkan Yardımcısı Biden'dan daha fazla aldığını gösterdi. Bu arada, seçim stratejistleri, kararsız seçmenlerin oylarının, Florida ve Kuzey Karolina gibi Trump ile Biden arasındaki yarışın başa baş gittiği eyaletleri etkileyebileceğini ve bunun da nihai sonuçta bir değişikliğe yol açabileceğini düşünüyorlar.
Bununla birlikte kararsız seçmenlerin, Joe Biden’ın önde olduğu Michigan, Wisconsin ve Minnesota gibi orta batı eyaletlerinde çok fazla etkili olmaları beklenmiyor.

Trump'ın utangaç tabanı
Başkan Trump'ın seçim kampanyası ekibi arasındaki en popüler teorilerden biri, toplum bilimlerinde ve kamuoyu araştırmalarında ‘sosyal arzu’ ifadesiyle anlatılan alışılmadık bir durumun mevcut olması. Trump'ın seçim kampanyası ekibinin teorisine göre Trump'ı destekleyenler, sosyal arzu çerçevesinde gerçek fikirlerini anketörlerden gizliyorlar. Bu da kanıtlanması veya çürütülmesi zor bir teori.
Bununla birlikte anketlere başka bir boyut katan Başkan’ın kampanya ekibi, Trump'ın 2016'daki seçim zaferinin, etkili bir şekilde, bazı önemli eyaletlerde anketlerin ortaya koyamadığı ve bu anketleri yanlış ve aldatıcı duruma düşüren daha az nüfuslu yerlerdeki yüksek katılımdan kaynaklandığına inanıyorlar.
Biden neredeyse tüm anketlerde ve birçok önemli eyalette başı çekmesine rağmen, son anketlere göre bazı bölgelerde Başkan Trump'a verilen destek arttı. Bu da son derece kritik olan eyaletlerdeki oy tablosunda bir değişikliğe neden olabilir.  

Kapı kapı dolaşma faaliyetleri
Trump'ın kampanya ekibi, Başkan’a destek toplamak için geleneksel bir yöntem olan kapı kapı gezme faaliyetlerinin, seçim sonuçlarını etkileyebileceğini düşünüyorlar. Bu arada Trump’ın seçim kampanyasına 2,5 milyondan fazla gönüllü katılıyor. Bu, eski Başkan Barack Obama’nın 2008'deki seçim kampanyasına katılan 2,2 milyon gönüllüye kıyasla rekor bir rakam.
Trump’ın seçim kampanyası ekibi, örneğin sadece eylül ayında bir hafta boyunca kritik eyaletlerde yarım milyon evin kapısını çalan gönüllüler sayesinde elde ettikleri verilerin, seçim yarışını önde götürdüklerine işaret ettiğini iddia ediyorlar. Biden’ın seçim kampanyası ekibi ise, e-posta, sosyal medya ve telefon görüşmeleri yoluyla seçmenlerle güçlü bir iletişim ağı oluşturmayı tercih etti. Biden’ın kampanya ekibinin, yeni tip koronavirüs (Kovid-1) salgını nedeniyle kapı kapı dolaşma faaliyetleri oldukça kısıtlıydı ve bu durum, Trump’ın kampanya ekibinin potansiyel seçmenlerle doğrudan ve etkili bir iletişim kurarak bir avantaj sağlamasına neden oldu.

Afro-Amerikan seçmenlerin oyları bölündü
2016’daki başkanlık seçimlerinde Afro-Amerikan seçmenlerin düşük katılımı, Demokrat başkan adayı Hillary Clinton'ın kaybetmesinin ana nedenlerinden biriydi. ABD’nin ilk Afrika kökenli başkanı olan Barack Obama'nın iktidarının sona ermesinden hemen sonra Afro-Amerikan seçmenlerin seçim coşkusu da azaldı. Trump, Cumhuriyetçi bir başkan adayı için hiç de alışılmadık bir şekilde siyahi seçmenlere odaklandı. Başkan'ın seçim kampanyası ekibi, Afro-Amerikalılara hitap eden radyo istasyonlarında sık sık seçmenlere seslendiler. Ekipte ayrıca eski bir Amerikan futbolu yıldızı olan Herschel Walker gibi önde gelen Afro-Amerikan isimler yer aldı.
ABD merkezli siyasi analiz sitesi FiveThirtyEight'e göre yaşlı Afro-Amerikalılar daha çok Demokrat Parti’yi desteklerken genç seçmenler, Demokrat Parti’yi destekleme konusunda yaşlılar kadar istekli değiller. Anketlerden biri, Trump'ı destekleyen Afro-Amerikalıların yaşlarının 18 ile 44 arasında değiştiğine işaret etti. 2016'da bu yaş aralığındaki Afro-Amerikan seçmen sayısı yüzde 10 iken bu yıl yüzde 21'e çıktı.
Trump’ın kampanya ekibinin, 2016'daki başkanlık seçimlerinde Trump’ı destekleyen Afro-Amerikalıların sayısının Trump’ın destekçilerinin sadece yüzde 8'ini oluşturmasının neden olduğu şüphelere rağmen, Afro-Amerikalıların Biden'a olan desteklerinin azaldığını düşünüyorlar. Bununla birlikte ünlü magazin yıldızı Kim Kardashian’ın kocası, ünlü rapçi Kanye West’in başkanlığa adaylığını koyması da Afro-Amerikan seçmenlerin oylarının bölünmesine neden oldu. Kendisi de bir Afro-Amerikan olan West, seçimlere sadece 12 eyalette katılıyor. Fakat West, Trump'ı veya Biden'ı desteklemeyen Afro-Amerikalıların oylarını çekebilir. Dolayısıyla Biden'ı kritik eyaletlerde birkaç bin oydan mahrum bırakabilir ve bu durum, söz konusu eyaletlerdeki nihai sonucu etkileyebilir.

Seçmen kayıtları
Kritik eyaletlerdeki seçmen kayıtları, Trump'ı destekleyen seçmenlerin oranında bir artışa işaret eden yeni bir değişim geçirdi. Demokrat seçmenler, 2016'da olduğu gibi bu seçim döneminin de son dört ayında, kayıtlı Cumhuriyetçi seçmen sayısından fazla görünüyordu. Ancak Cumhuriyetçi seçmenler, bu durumu tersine çevirerek, Demokrat seçmenlerin sayısını aştılar.
Örneğin, Cumhuriyetçilere karşı oy kullanmak için kaydolan Demokratların sayısı Florida'da Ağustos ve Kasım 2016 arasında 78 binin üzerindeydi. Ancak geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana Cumhuriyetçi seçmenler, eyalette 104 bin civarında olduğu tahmin edilen Demokrat seçmen sayısının üzerine çıktılar.  Pennsylvania'da da aynı durum yaşandı ve Cumhuriyetçi seçmen sayısı, Demokrat seçmen sayısını aştı.
Aynı şekilde Nevada Eyaleti’nde de Trump’ın kampanya ekibine göre Demokrat seçmen sayısı 2016 yılına oranla yaklaşık 10 bin seçmen azaldı. Bu rakam, nispeten küçük bir sayı gibi görünse de Hillary Clinton'ın 2016’daki başkanlık seçimlerinde eyalette rakibini yalnızca 27 bin oyla geçtiği göz önüne alındığında oldukça belirleyici bir rakam olarak görülüyor. Bu durum, Nevada’yı, Başkan Trump’ı destekleyen eyaletler arasına katmak için bir fırsat sunuyor.

Latinlerin oyları
Anketlere göre Başkan Trump’ın ülkedeki Latinlerin oylarını kaybetmesi bekleniyor. Ancak 2016 yılında Trump’ı destekleyen bu önemli seçmen kitlesinin yüzde 28’inin oylarının, Trump’ın yürüttüğü göç politikaları nedeniyle gerilediğine dair herhangi bir veri yok. Öte yandan Trump’ın 2016’da Latinlerden aldığı bu destek, bazıları için sürpriz oldu. Çünkü Trump'a verilen destek, 2012 başkanlık seçimlerinde aday olan ve göç konusunda daha ılımlı bir duruş sergileyen Cumhuriyetçi aday Mitt Romney'den biraz daha yüksekti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Trump’ın beyazlar dahil olmak üzere büyük kitleler arasındaki popülaritesinin azalmasına rağmen, seçmen sayısını koruduğu bir zamanda seçim yarışını nihayete erdirecek eyaletler arasında en büyük ve en önemli eyalet olan Florida Latin seçmenler konusunda kendisine ayrıcalıklı bir yer edinmiş durumda. Geçtiğimiz Eylül ayında yapılan iki büyük anket, Florida'daki Latin seçmenlerin 2016 yılında Demokrat aday Hillary Clinton'ı desteklediklerini ortaya koydu.
Bununla birlikte belki de Florida’daki bu değişimin nedeni, Latinlerin büyük bir bölümünü oluşturan Küba kökenli Amerikalıların, Senatör Bernie Sanders ve Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez gibi önde gelen Demokrat politikacılar tarafından savunulan sosyalizme karşı geleneksel bir düşmanlık besliyor olmalarından kaynaklanıyor olabilir.



Trump-Şi zirvesi: Liderler istediklerini elde edebildi mi?

Trump, Şi'yle "müthiş bir görüşme gerçekleştirdiklerini" söyledi (AP)
Trump, Şi'yle "müthiş bir görüşme gerçekleştirdiklerini" söyledi (AP)
TT

Trump-Şi zirvesi: Liderler istediklerini elde edebildi mi?

Trump, Şi'yle "müthiş bir görüşme gerçekleştirdiklerini" söyledi (AP)
Trump, Şi'yle "müthiş bir görüşme gerçekleştirdiklerini" söyledi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'la Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşmenin yankıları sürüyor.

Şi'yi özel törenle Beyaz Saray'da ağırlayan Trump, "Ülkelerimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmek üzere birlikte çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Çin lideri de görüşmenin, "stratejik istikrar temelli Çin-ABD ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdığını ve ikili ilişkiler için yeni bir stratejik yol haritası sunduğunu" söyledi.

Normalde kasımda sonlanması beklenen iki ülke arasındaki ticaret ateşkesi de ocak ayına kadar uzatıldı.

Bu nedenle gümrük tarifeleri, Çin'in nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyeti ve ABD'nin gelişmiş çiplerine erişim sorunları gibi temel problemlerin görüşülmesi ilerideki muhtemel müzakerelere bırakıldı.

BBC'nin analizinde, Şi'nin ticaret ateşkesi açısından istediğini alamadığı yorumu yapılıyor. Pekin yönetiminin sürenin en az bir yıl daha uzatılmasını beklediğine işaret ediliyor. Öte yandan Wall Street Journal ise Pekin'in en az iki yıl daha uzatma istediğini yazıyor.

Diğer yandan Trump'ın Şi'yi havalimanında bizzat karşılamasının ve düzenlenen görkemli resepsiyonun iki lider arasındaki imajı güçlendirdiği yazılıyor. Çin sosyal medyasında iki lideri karşılaştıran çok sayıda paylaşım yapıldığı aktarılıyor.

Toplantıda yapay zeka alanındaki gelişmeler de değerlendirildi. Çin lideri, yapay zeka teknolojisinin her zaman insan kontrolünde kalması gerektiğini vurguladı. Ancak tarafların herhangi bir güvenlik önleminde uzlaşıp uzlaşmadığı belirsiz kaldı.

Son dönemde özellikle Amerikan medyasında Çin'in İran'a askeri destek verdiğine dair iddialar paylaşılmış, Pekin ise bunları defalarca yalanlamıştı. WSJ'nin analizinde, İran meselesiyle ilgili herhangi bir somut adım atılıp atılmayacağının netleşmediğine işaret ediliyor.

Tayvan da görüşmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Şi, ABD'nin Tayvan'a silah satışlarını Çin'in kırmızı çizgisi olduğunu tekrar vurgulayarak Washington'ın konuyu "ihtiyatla ele almasını umduğunu" söyledi.

Trump henüz Tayvan meselesiyle ilgili bir açıklama yapmadı. Mayısta Şi'yle yaptığı görüşmenin ardından Tayvan'a yönelik 14 milyar dolarlık silah paketinin onayını ertelemişti.

Diğer yandan Telegraph'ın analizinde, Şi'nin ABD ziyareti öncesinde Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS ve Mısır temaslarıyla birlikte çok sayıda dünya lideriyle görüştüğü hatırlatılıyor.

Beyaz Saray'ın küresel sistemdeki merkezi rolünün zayıflamaya başladığı, Pekin'in başka ülkelerle de ilişkilerini güçlendirerek Washington'ın bıraktığı boşlukları doldurmaya çalıştığı yorumu yapılıyor.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times ise tüm rekabete rağmen iki ülke liderinin bir araya gelmesinin dünyaya olumlu bir mesaj gönderdiğini yazıyor.

Çin'deki Tsinghua Üniversitesi'nden Da Wei, görüşmenin istikrar ve süreklilik için kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Trump, Şi onuruna bu akşam özel bir yemek verecek. Etkinliğe Jeff Bezos, Elon Musk, Sam Altman ve Tim Cook gibi önde gelen ABD'li iş insanlarının katılması bekleniyor.

Independent Türkçe, Reuters, Wall Street Journal, BBC, Global Times, Telegraph


Etiyopya: Eski rakiplerin oluşturduğu ittifak, Abiy Ahmed’e karşı yeni bir cephe açıyor

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Cibuti’yi ziyaret etti ve Cumhurbaşkanı İsmail Guelleh tarafından kabul edildi. (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Cibuti’yi ziyaret etti ve Cumhurbaşkanı İsmail Guelleh tarafından kabul edildi. (Etiyopya Haber Ajansı)
TT

Etiyopya: Eski rakiplerin oluşturduğu ittifak, Abiy Ahmed’e karşı yeni bir cephe açıyor

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Cibuti’yi ziyaret etti ve Cumhurbaşkanı İsmail Guelleh tarafından kabul edildi. (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Cibuti’yi ziyaret etti ve Cumhurbaşkanı İsmail Guelleh tarafından kabul edildi. (Etiyopya Haber Ajansı)

Etiyopya’da 2018 yılında iktidara gelen Abiy Ahmed, onlarca yıl süren çatışmaların yıprattığı ülkesinde barışın sağlanması ve birliğin tesis edilmesi hedefiyle yola çıktı. Bu süreçte Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Ahmed, aradan geçen 8 yılın ardından dünün en önemli müttefiklerinin bugünün düşmanlarına dönüştüğü dramatik bir tabloyla karşı karşıya.

Abiy Ahmed’e karşı bazı eski müttefiklerinin öncülüğünde silahlı bir ittifakın kurulması ve ülkenin kuzeyinde sahadaki kontrolün ele geçirilmesi, Eritre ile yaşanan gerilime yeni bir boyut ekledi. Eritre, 2020 yılında Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) karşı yürüttüğü savaşta Ahmed’in destekçileri arasında yer almıştı. Ancak iki ülke arasındaki ilişkiler daha sonra giderek tırmanan bir husumete dönüştü.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, krizin seyri konusunda farklı görüşler ortaya koyuyor. Bazı uzmanlar krizin daha da kötüleşmesinin muhtemel olduğunu belirtirken, bazıları ise yaşananların geçici ve dönemsel olduğunu değerlendiriyor. Bununla birlikte uzmanlar, krizin nedenleri arasında Abiy Ahmed ile eski müttefikleri arasındaki anlaşmazlıkların derinleşmesi ve özellikle Asmara’dan gelen dış desteğin etkili olduğu konusunda hemfikir.

Beklenmedik bir ittifak

Etiyopya’daki kriz, pazar günü aralarında TPLF, Amhara’daki Fano Ulusal Hareketi ve Oromo Kurtuluş Ordusu’nun (OLA) da bulunduğu yedi silahlı gücün Hayatta Kalmak İçin Etiyopya Halk Güçleri İttifakı adı verilen bir oluşum kurduklarını açıklamasıyla yeni bir aşamaya girdi. İttifak, Başbakan Abiy Ahmed hükümetine son verilmesini ve kapsayıcı bir geçiş yönetimi kurulmasını hedeflediğini duyurdu.

Afrika meseleleri uzmanı Ali Mahmud Kelni, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, söz konusu güçlerden bazılarının yakın zamana kadar birbirine karşı cephelerde savaşıyor olmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Kelni’ye göre Amhara’daki Fano’nun tutum değiştirmesi, ‘dünün müttefikleri arasındaki ittifaklar haritasının değiştiğinin en önemli göstergelerinden biri’ olarak öne çıkıyor. Fano’nun, hükümete karşı çıkan başlıca silahlı güçlerden bazılarını bir araya getiren oluşumun ortaya çıkışını desteklemesi, bu değişimin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Fano grupları, 2020-2022 yılları arasındaki savaş sırasında federal güçlerin yanında TPLF’ye karşı savaşmıştı. Ancak Amhara bölgesinin güvenliği ve Pretoria Anlaşması sonrasındaki düzenlemeler konusunda anlaşmazlıkların artmasıyla hükümetle karşı karşıya geldi. Özellikle hükümetin 2023 yılında bölgelerin özel kuvvetlerini lağvederek mensuplarını ordu ve polis teşkilatına dahil etme kararı, Amhara’da bölgenin güvenlik kapasitesinin zayıflatılacağı yönünde geniş çaplı endişelere yol açtı. 2023’ten bu yana Fano savaşçıları ile federal güçler bölgede silahlı çatışmalara giriyor.

Tigray’da ise 2022 tarihli Pretoria Anlaşması, özellikle ihtilaflı topraklar, güvenlik düzenlemeleri ve cephe ile federal hükümet arasındaki ilişkilerin geleceği konusunda tüm sorunları çözüme kavuşturamadı. 2026 yılında gerilimlerin yeniden tırmanmasıyla birlikte çatışma sarmalı hızlandı ve TPLF’nin de katıldığı bu silahlı ittifakla Abiy Ahmed’in karşı karşıya olduğu güçlerin sayısı arttı.

Oromia’da ise hükümet ile OLA arasındaki çatışma devam etti. Hareket, Abiy Ahmed’in iktidara gelmesinin ardından Etiyopya’ya dönmüş, ancak daha sonra o da yeniden silahlı mücadeleye başlamıştı.

Kelni’ye göre, birkaç yıl önce Abiy Ahmed’e ilişkin senaryolarda gerçekleşmesi uzak görülen bu oluşum artık bir gerçeklik haline geldi. Kelni, söz konusu güçlerin tek bir ittifak altında birleşmesinin federal hükümet ile bazı bölgesel silahlı güçler arasındaki uçurumun giderek büyüdüğünü gösterdiğini belirtti.

Kelni’ye göre bu güçleri şu aşamada bir araya getiren temel unsur, ortak bir siyasi projeden ziyade merkezi hükümetin politikalarına karşı olmaları.

Etiyopyalı siyasi analist Zahid Zeydan ise bu güçleri Abiy Ahmed hükümetine karşı yakınlaşmaya ve koordinasyon arayışına iten gelişmelerin bölgesel dinamikler ve dış destekle bağlantılı olduğunu düşünüyor. Zeydan, burada Eritre’nin tutumunun yanı sıra siyasi husumet ve bu güçlerin federal hükümet tarafından göz ardı edildiğini düşündüğü bölgesel ve tarihsel taleplerin etkili olduğunu belirtiyor. Bu durum, söz konusu grupların kendi aralarındaki tarihsel derin anlaşmazlıklara rağmen ortaya çıkmış durumda. Nitekim Fano güçleri iki yıl öncesine kadar Tigray’a karşı yürütülen savaşta federal ordunun yanında yer almıştı.

Tırmanan çatışma

Sahada ise TPLF’nin ülkenin kuzeyindeki havalimanlarının kontrolünü ele geçirmesinin ertesi günü Etiyopya ordusu dün yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeyindeki çatışmalarda 272 isyancının öldürüldüğünü duyurdu. Abiy Ahmed ise hızla tırmanan gelişmelere doğrudan değinmeden, ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan ortak bir projeyi duyurmak üzere komşu Cibuti’ye gitti.

Gerilimin tırmanmasının ardından ABD’nin Etiyopya Büyükelçisi Irvin J. Massinga, çarşamba günü TPLF yönetiminin geniş çaplı bir saldırı başlatma kararından duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Massinga, “ABD’nin bu yılın başlarında yaptırım uyguladığı TPLF yönetiminin bugün geniş çaplı bir saldırı başlatma kararından hayal kırıklığı duyuyorum. Devlet Başkanı Olusegun Obasanjo’nun liderliğinde Afrika Birliği (AfB) tarafından yürütülen diyaloğu reddetmek ve kazanılamayacak bir savaşa girmek halka hiçbir fayda sağlamıyor. Diğer silahlı grupların da bu yolu izlemekten kaçınması akıllıca olacaktır” ifadelerini kullandı.

Yeni silahlı ittifakın en önemli unsurlarından biri olan Tigray’daki isyancılar çarşamba günü bölgenin başkenti Mekelle’deki havalimanının kontrolünü federal polisten aldı. Güvenlik ve yerel kaynaklar, mevcut durum nedeniyle Ethiopian Airlines’ın bölgeye yönelik uçuşlarını askıya aldığını çarşamba günü Reuters ve AFP’ye bildirdi.

Abiy Ahmed’in devam eden çatışmalar sırasında kaybettiği bu cephe ve yeni ittifakın geleceği konusunda Kelni, oluşumun silahlı muhalefet açısından önemli bir dönüşüm olduğunu belirtti. Kelni, ittifakın Tigray, Amhara ve Oromia ile diğer bölgelerden güçleri tek bir siyasi çatı altında bir araya getirdiğini, ancak bunun söz konusu grupların mutlaka yekpare bir cephe oluşturduğu anlamına gelmediğini ifade etti. Toprak, kimlik, devletin yapısı ve iktidarın paylaşımı konularındaki anlaşmazlıkların devam ettiğini belirten Kelni, özellikle Amhara ile Tigray arasındaki sorunların sürdüğüne dikkat çekti. Ayrıca her hareketin hükümetle ve diğer güçlerle yaşadığı farklı geçmişe ve kendine özgü yerel gündeme sahip olduğunu vurguladı.

Kelni’ye göre Etiyopya ile Eritre arasındaki gerilim, Sudan’daki savaş ve Kızıldeniz bölgesindeki nüfuz mücadelesi, Etiyopya içindeki herhangi bir tırmanışın ülke sınırlarını aşan sonuçlar doğurmasına yol açabilecek faktörler arasında yer alıyor. Kelni, Abiy Ahmed hükümetinin karşı karşıya olduğu zorluğun yalnızca dağınık silahlı gruplarla mücadele etmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda çok sayıda yerel çatışmanın ortak bir siyasi ve askeri çerçeveye dönüşmesi ihtimalini de içerdiğini belirtti.

Ancak Zeydan, mevcut ittifakın geçici ve dönemsel olduğu görüşünde. Zeydan’a göre bu süreç sona erene kadar, ‘devlet inşa etmek için ortak bir siyasi veya askeri zeminin bulunmaması’ nedeniyle can kayıplarının ve istikrarsızlığın maliyeti artacak. Zeydan ayrıca Afar ve Benishangul-Gumuz’daki başlıca oluşumların ittifaka katılmayı reddettiğine ve Etiyopya kamuoyunun da bu silahlı ittifaka karşı olduğuna dikkat çekerek, ittifakın dışarıdan yönlendirilen planların etkisiyle hareket ettiğine yönelik bir kanaatin bulunduğunu savundu.


Kel kartaldan ballı dondurmaya... Trump ve Şi’nin Beyaz Saray’daki yemeğinin detayları

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)
TT

Kel kartaldan ballı dondurmaya... Trump ve Şi’nin Beyaz Saray’daki yemeğinin detayları

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışırken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i Çinli liderin ziyaretinin ikinci gününün sonunda dün akşam Beyaz Saray’da düzenlenen resmi akşam yemeğinde ağırladı. Trump, etkinlik sırasında Şi’ye sembolik bir hediye olarak kel kartal heykeli takdim etti. Ayrıca Şi ve yemekteki diğer konuklara, yapımı halen devam eden Beyaz Saray’ın yeni büyük balo salonunu gezdirdi.

d
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı Beyaz Saray’da ağırladı. (DPA)

‘Amerika’yı simgeleyen’ kel kartal heykeli

Trump, Çin Devlet Başkanı’na, ABD’nin ulusal sembolü olan kel kartal heykeli hediye etti. Trump, hediyenin ‘olağanüstü bir Amerikalı sanatçı’ tarafından yapıldığını söyledi.

Trump, akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “Kel kartal, ABD’nin ulusal sembolü ve özgür Amerika’nın yükseklerde süzülen ruhunun bir temsilidir” dedi. Trump ayrıca, “Umarız Pekin’de kendisine güzel ve görkemli bir yer bulur” ifadesini kullandı.

f
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e bir kel kartal heykeli takdim ederken (EPA)

Balo salonuna davet

Çin Devlet Başkanı Şi’ye vereceği hediyeyi açıklamadan önce Trump, akşam yemeğinin konuklarını yapımı halen devam eden Beyaz Saray’ın yeni büyük balo salonunda gezmeye davet etti.

Trump, “Başkan Şi ve Bayan Peng onuruna özel bir jest olarak, buradaki herkesi arka kapıdaki şu güzel perdenin ardında bulunan yeri ziyaret etmeye davet etmek istiyorum. Burası tamamen aydınlatıldı ve harika görünüyor” dedi.

Trump sözlerini şöyle sürdürdü: “Oraya ilk ayak basan sizler olacaksınız. Muhtemelen bu geceki eğlence programının ardından bunu gerçekleştireceğiz. Herhangi birinizin, temiz ve pırıl pırıl olmasıyla dikkat çeken bu inşaat alanını ziyaret etmesinden onur duyarız.”

Söz konusu ziyaret, Beyaz Saray’da büyük resmi etkinlik ve törenlere ev sahipliği yapması amacıyla yeni bir balo salonu inşa edilmesi projesi kapsamında gerçekleştirildi.

Amerikan lezzetlerini Çin dokunuşlarıyla bir araya getiren akşam yemeği

Resmi akşam yemeğinin menüsü üç yemekten oluştu. Menüde ‘Amerikan malzemeleri ve hafif Çin dokunuşları’ bir araya getirilirken, yemekler First Lady Melania Trump’ın damak zevkinden ilham alınarak hazırlandı.

Melania, “Bir devlet yemeğinin planlanması çok sayıda ayrıntıyı içeriyor. Uyulması gereken bir protokol var ve bu etkinliğin her detayında yer aldım” dedi.

cyjuhgd
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda verilen devlet yemeğinde tercümanlar aracılığıyla konuşurken, First Lady Melania Trump Elon Musk’ı dinliyor. (AFP)

First Lady’nin ofisinin Fox News’e sunduğu etkinlik menüsüne göre, yemekte mevsimsel malzemelerin yanı sıra Amerikan ve Asya mutfaklarından esinlenen çeşitli yemekler yer aldı.

Başlangıç ​​olarak çorba ve mantar

İlk yemek, kadifemsi sarı kabak çorbası, yavaş pişirilmiş yabani mantar, çıtır pastırma ve taze soğan yağıyla hazırlandı.

Menüde yemek, tatlı sarı kabaktan hazırlanan, mevsimsel aromalarının zarif biçimde öne çıkarılması amacıyla özenle harmanlanmış, ipeksi kıvamda kadifemsi bir çorba olarak tanımlandı. Çorbaya ayrıca taze otlarla sotelenmiş yabani mantar eşlik etti.

Bu malzemeler bir araya gelerek zengin aromalı bir çorba oluştururken, çıtır pastırma yemeğe lezzetli ve isli bir tat kattı. Üzerine gezdirilen taze soğan yağı ise yemeğe ferahlatıcı bir dokunuş ve hafif sarımsak aroması verdi.

Susam kaplamalı levrek

Bir sonraki yemek, susam kabuğuyla kaplanmış levrek filetosu, yavaş pişirilmiş Çin lahanası, közlenmiş patlıcan ve Fransız usulü yeşil ot sosundan oluştu.

Menüdeki açıklamaya göre susam kabuğu, balığın yumuşaklığını korurken yemeğe kuruyemişi andıran aromatik bir tat kattı. Levrek, küçük ve çıtır Çin lahanası ile hafif karamelize bir lezzet kazanan közlenmiş patlıcanla servis edildi.

Yemeğin üzerine taze otlardan hazırlanan canlı yeşil renkte bir sos gezdirildi. Bu sos, yemeğe ferahlatıcı bir tat ve belirgin bir ekşilik kazandırırken, bahçe atmosferini çağrıştıran bir dokunuş sundu.

Vanilya ve ballı tatlı

Yemeğin sonunda ise iki lider ve konukları vanilyalı krema, Beyaz Saray balıyla hazırlanan dondurma, cevizli franjipan ve vişne reçelinin tadını çıkardı.

vfghyju
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania, Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda düzenlenen resmi akşam yemeği sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in konuşmasını dinliyor. (AP)

Washington ile Pekin arasındaki ilişkiye övgü

Resmi akşam yemeğinde Trump, ABD ile Çin arasındaki ilişkilere övgüde bulunarak, iki ülkenin siyasi sistemleri arasındaki farklılıklara rağmen halklar arasındaki bağların devam ettiğini vurguladı.

Trump, “Başkan Şi de ben de iki farklı sistemi temsil ettiğimizin farkındayız, ancak halklarımız arasındaki bağlar sürüyor. Hiçbir zaman şu anda olduğundan daha iyi ilişkiler içinde olmadık” dedi.

Şi Cinping ise ziyaret sırasında Trump ve eşi Melania’ya gösterdikleri ‘cömert misafirperverlik’ nedeniyle teşekkür etti.