İzmir'de 6.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

İzmir'deki kurtarma çalışmaları esnasında (AFP)
İzmir'deki kurtarma çalışmaları esnasında (AFP)
TT

İzmir'de 6.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

İzmir'deki kurtarma çalışmaları esnasında (AFP)
İzmir'deki kurtarma çalışmaları esnasında (AFP)

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamada, İzmir depreminde 64 vatandaşın hayatını kaybettiği, 946 vatandaşın yaralandığı belirtilirken, 220 kişinin tedavisinin devam ettiği bilgisi verildi.
AFAD depreme ilişkin son bilgileri paylaştı. Yapılan açıklamaya göre bölgede devam eden müdahale ve iyileştirme çalışmaları için AFAD, JAK, STK'lar ve belediyelerden toplamda 6 bin 478 personel, 21 arama kurtarma köpeği ile bin 46 araç görevlendirildi. Ege Bölgesi genelinde hissedilen deprem sonrasında İzmir başta olmak depremden etkilenen tüm illerde alan tarama çalışmaları devam ediyor. Jandarma, Emniyet ve TSK tarafından JİKU, helikopter ve İHA desteğiyle havadan tarama ve görüntü aktarma çalışmaları yürütülüyor.
Deprem sonrasında tüm bakanlık ve İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri teyakkuza geçirildi. 41 AFAD İl/Birlik Müdürlüğünden arama kurtarma personeli bölgeye sevk edildi. Genelkurmay Başkanlığına ait 7 adet kargo uçağı ile personel ve araçların sevkiyatı 19 sorti ile gerçekleştirildi. JAK ve sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı, yürütülen arama kurtarma çalışmalarına 186 personel, 15 sahil güvenlik botu, 3 helikopter ve 1 dalış timi ile katılıyor. Sahil Güvenlik Komutanlığından alınan bilgiye göre meydana gelen deprem sonrası 19 tekne battı, 23 tekne ve 1 kara aracı Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince kurtarıldı, 43 tekne karaya oturdu. Sahil Güvenlik Komutanlığınca kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Bölgede barınma ve beslenme ihtiyaçları karşılanıyor
Acil barınma ihtiyacının karşılanabilmesi amacıyla bölgeye AFAD tarafından bin 244 çadır, 100 genel maksat çadırı, 5 bin 232 battaniye, 4 bin 88 yatak, 3 bin 100 uyku seti, 4 duş-wc konteyner; Türk Kızılay tarafından 2 bin 49 çadır, 51 genel maksat çadırı, 6 bin 888 yatak, 16 bin 50 battaniye ve 2 bin 657 mutfak seti sevk edildiği belirtildi. Ayrıca Kızılay tarafından 323 personel, 281 gönüllü, 40 araç, 60 bin 655 öğün kapasiteli mobil beslenme üniteleri ve 99 bin 364 malzeme (ikram ve içecek) bölgeye gönderildiğini aktarıldı.
Barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Bornova Jimnastik Spor Salonu ve Bornova Öğütcan Spor Salonu tahsis edildiği hatırlatılan açıklamada, “Toplam 288 yatak ve battaniye sevk edilmiş ve 288 vatandaşımızın ibate ihtiyaçları karşılanmaktadır. Aşık Veysel Rekreasyon Alanına 360 çadır kurulumu yapılmış olup ayrıca 2 bin 592 yatak ve 2 bin 572 battaniye sevk edilmiştir. Ege Üniversitesi kampüs alanına 120 çadır kurulumu yapılmış olup ayrıca 864 yatak, 800 battaniye ve bin 920 yastık-çarşaf seti sevk edilmiştir. İzmir Bornova Eskişehir Stadına 250 çadır, bin 8 yatak, bin battaniye ve 980 yastık-çarşaf seti sevk edilmiştir. İzmir Buca Hipodromu'na 100 çadır, bin 440 yatak, 2 bin 400 battaniye ve 960 yastık-çarşaf seti sevk edilmiştir” denildi.
Bölgede hasar tespit çalışmaları için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan 354 ve Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 166 personel olmak üzere toplam 520 personel görevlendirildiği bildirilirken, psikososyal çalışma grubundan 167 personel 25 araç ile sahada çalışmalara katılım olduğu, 278 hanede 713 kişi ile görüşüldüğü kaydedildi. Ayrıca 2 mobil sosyal hizmet merkezi aracının bölgeye sevk edildiği aktarıldı.
Güvenlik ve trafik çalışma grubundan 260 çevik kuvvet, 32 trafik personeli olmak üzere 292 personel olay yerine yönlendirildiği aktarılırken, şu ifadelere yer verildi:
“Teknik destek ve ikmal kapsamında toplam 192 iş makinesi ve 224 personel görev yapmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bölgede yürütülen çalışmalara katılmak üzere 102 araç görevlendirilmiştir. Orman Bölge Müdürlüğü merkezinde 400 kişiye yemek servisi verilmektedir. UMKE ve 112 Acil Yardım ekiplerinden 234 araç ve 835 personel bölgede görevlendirilmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirmeye göre İzmir'de toplam 17 sahada enerji kesintisi bulunmakta olup kesintilerin giderilmesi için ekipler çalışmaktadır. Bölgeye toplam 35 mobil baz istasyonu sevk edilmiş olup, ihtiyaç duyulan 27 istasyonun kurulumu tamamlanmıştır. Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan alınan bilgiye göre meydana gelen deprem sonrası 19 tekne batmış, 23 tekne ve 1 kara aracı Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince kurtarılmış, 43 tekne karaya oturmuştur. Sahil Güvenlik Komutanlığınca kurtarma çalışmaları devam etmektedir.”

Deprem bölgesine toplam 24 milyon TL kaynak gönderildi
Ayrıca, çalışmalarda kullanılmak üzere AFAD Başkanlığı tarafından 13.000.000 TL, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 5.000.000 TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 6.000.000 TL'lik kaynak aktarıldığı bildirildi.
Türkiye Afet Müdahale Planı'na göre, arama-kurtarma, sağlık, destek çalışmalarının kesintisiz olarak yürütülmesi amacıyla, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, tüm çalışma grupları, 7 gün 24 saat çalışma esasına göre faaliyete geçirildiği bilgisi verildi.  

Ege'deki deprem Marmara bölgesinde de hissedildi
İzmir'de yaşanan deprem Çanakkale, Balıkesir, Bursa ve Yalova'da da hissedildi.
Seferhisar açıklarında 16 kilometre derinlikte yaşanan 6,6 büyüklüğündeki deprem Marmara bölgesindeki vatandaşları da sokağa döktü
Özellikle Çanakkale, Balıkesir, Bursa ve Yalova'da vatandaşlar deprem sonrası soluğu sokaklarda aldılar

Deprem sonrası İzmir'den görüntü (İHA)
Deprem Aydın ve Muğla'da da hissedildi

Ege'de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem, Aydın ve Muğla'da da hissedildi.
Depremden sonra vatandaşlar binalardan dışarı çıktı. Bazı binalarda çatlaklar olduğu belirtildi.

AFAD'dan yapılan açıklamada vatandaşlara şu uyarılarda bulunuldu:
"Afet bölgesindeki hasarlı yapılara kesinlikle girilmemesi gerekmektedir. Yollar acil yardım araçları için boş bırakılmalıdır. Depremden sonra evler terk edilirken, ortamda herhangi bir doğalgaz kokusu olmaması halinde doğalgaz ve su vanaları ile elektrik şalterleri kapatılmalıdır. Vatandaşlarımız, acil yardıma ihtiyaç duymadıkları sürece telefonlarını kullanmamalıdır. Yardıma ihtiyaç duyabilecek bebek, çocuk, yaşlı ve engellilere destek olunmalıdır. Gelişmeler ve bölgedeki deprem aktivitesi, İçişleri Bakanlığı AFAD tarafından 7/24 takip edilmektedir."

TBMM Başkanı Şentop: "(İzmir'deki deprem) "Devletimizin bütün birimleri müteyakkız haldedir ve meseleyi yakından takip etmektedir"
TBMM Başkanı Şentop, İzmir'de yaşanan depremle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İzmir'de 6.6 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını ve bazı binaların yıkıldığını üzüntüyle öğrendim. Devletimizin bütün birimleri müteyakkız haldedir ve meseleyi yakından takip etmektedir. İzmirli hemşehrilerimize geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum" dedi.

Bakan Karaismailoğlu: "İzmir depremiyle ilgili ulaşım ve iletişimde sorun yok"
Bakan Karaismailoğlu, İzmir'deki depremle ilgili ulaşım ve iletişim açısından herhangi bir sorunun olmadığını belirterek, “İzmir'de üzücü bir olay meydana geldi ve onunla ilgili her türlü irtibatları sağladık. Gerekli bilgileri alıyoruz ve yakından takip ediyoruz. Ulaşım ve iletişim açısından herhangi bir sıkıntı yok. İnşallah en az hasarla atlatacağımız bir deprem olur. Biz bakanlığımız ve diğer bakanlıklar olarak konunun tamamen üzerindeyiz. Sürekli takip ve müdahale ediyoruz” diye konuştu.

Bakan Soylu'dan ilk açıklama
Bakan Soylu: "Şu ana kadar İzmir Bornova ve Bayraklı'da 6 bina yıkılma ihbarı geldi. Uşak, Denizli, Manisa, Balikesir, Aydın ve Muğla'da ufak çatlaklar dışında ve can kaybı ile ilgili herhangi bir ihbar gelmemiştir. Ekiplerimiz sahada tarama ve müdahalelerine devam etmektedir. Geçmiş olsun"

Bahçeli: Devlet-millet dayanışmasıyla zorlukların üstesinden gelineceğine inanıyorum
MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Şiddetli depremden etkilenen İzmirli vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Yaralılarımıza şifa diliyorum. Devlet-millet dayanışmasıyla zorlukların üstesinden gelineceğine inanıyorum. Niyazım odur ki, Allah milletimizi doğal afetlerden korusun, her türlü musibetten esirgesin" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından İzmir depremine ilişkin paylaşımda bulundu. Bahçeli şu ifadelere yer verdi:
"Merkez üssü İzmir Seferihisar açıkları olarak tespit edilen, Ege ve Marmara Bölgesi’nin geniş bir alanında hissedilen 6,6 şiddetindeki deprem milletimizi haklı olarak endişelendirmiştir. Bayraklı ve Bornova ilçelerimizde bazı binaların yıkıldığı da anlaşılmaktadır.
Deprem enkazı altında kalan vatandaşlarımızın yaralı olarak kurtarıldıkları yapılan açıklamalarla sabittir. Tesellimiz şu ana kadar can kaybına dair herhangi bir bilginin kamuoyuyla paylaşılmamasıdır. Dileğimiz hiçbir kardeşimizin hayatını kaybetmemesidir.
Şiddetli depremden etkilenen İzmirli vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Yaralılarımıza şifa diliyorum. Devlet-millet dayanışmasıyla zorlukların üstesinden gelineceğine inanıyorum. Niyazım odur ki, Allah milletimizi doğal afetlerden korusun, her türlü musibetten esirgesin."

'Devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla aziz milletimizin yanındadır'
İletişim Başkanı Fahretin Altun Twitter'dan yaptığı açıklamada "İzmir'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Hasar tespit çalışmaları ve yıkılan binaların enkaz kaldırma işlemleri hızla başlamıştır. Devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla aziz milletimizin yanındadır." ifadelerini kıllandı.

Erdoğan İzmir Belediye Başkanı Soyer ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de meydana gelen depremle ilgili, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, İzmir halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek, deprem ve arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaraların en kısa sürede sarılması için devletin bütün imkanlarıyla İzmirlilerin yanında olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i telefonla aradı
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de meydana gelen depremin ardından, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i telefonla aradı. Depremin meydana getirdiği hasar hakkında bilgi alan CHP lideri Kılıçdaroğlu, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Bakanlıktan 5 milyon liralık kaynak
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, depremden etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları'na (SYDV) 5 milyon lira kaynak aktardıklarını ifade etti. AFAD'dan yapılan açıklamada ise "Bölgede yürütülen çalışmalarda kullanılmak üzere AFAD Başkanlığı tarafından 3 milyon TL, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 5 milyon TL acil yardım ödenekleri gönderilmiştir" denildi.

Manisa Valiliği: "Depremde Manisa'da 10 binada duvar yıkığı meydana geldi"
Manisa Valiliği merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi olan 6.7 büyüklüğündeki depremde il genelinde 10 binada duvar yıkığı şeklinde hafif hasar meydana geldiğini duyurdu.
Manisa Valiliği merkez üssü İzmir'in Seferihisar ilçesi olan 6.7 büyüklüğündeki depremle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "30.10.2020 tarihinde saat 14.51’de merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesinde meydana gelen ve ilimizde de hissedilen 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Deprem sebebiyle ilimizde 10 binada duvar yıkığı şeklinde hafif hasar meydana gelmiş olup, bunun dışında herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmamıştır." denildi.

Bakan Selçuk: "Uzman ekiplerimiz ile depremden etkilenen vatandaşlarımızın yanındayız”
Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ”İzmir'de meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Uzman ekiplerimiz ile depremden etkilenen vatandaşlarımızın yanındayız. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun" dedi.
Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İzmir Seferihisar açıklarında 6.6 büyüklüğünde meydana gelen depreme ilişkin Twitter hesabından paylaşım yaptı. Selçuk paylaşımında, "İzmir'de meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Uzman ekiplerimiz ile depremden etkilenen vatandaşlarımızın yanındayız. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun" dedi.

Muğla’dan İzmir’e ekipman desteği
Muğla Büyükşehir Belediyesi İzmir merkezli 6,6 şiddetindeki depremin ardından İzmir’e teknik destek amacıyla 3 AKS aracı, yeraltı sismik arama akustik dinleme ve görüntüleme cihazı, telefon ve internet kesilmesine karşı bir iletişim (Role) aracı ve 19 itfaiye personeli gönderdi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, ihtiyaç duyulması durumunda bölgeye ekipman ve insan gücü olarak destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.

Diyanet İşler Başkanı Erbaş: ”Dualarımız, can kaybının olmaması için”
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ”Dualarımız, can kaybının olmaması için. Yüce Rabbimiz milletimizi, ülkemizi ve tüm insanlığı her türlü afetten muhafaza eylesin” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İzmir’de meydana gelen deprem sonrası Twitter hesabından paylaşımda bulundu. Erbaş paylaşımında, "İzmir’de meydana gelen ve çevre illerde hissedilen depremden etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Dualarımız, can kaybının olmaması için. Yüce Rabbimiz milletimizi, ülkemizi ve tüm insanlığı her türlü afetten muhafaza eylesin” dedi.

İzmir'de meydana gelen deprem güvenlik kamerasında

İzmir'de yaşanan deprem İstanbul'da da hissedildi... İşte o anlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan deprem sonrası ilk açıklama

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: "5 bina yıkıldı, enkaz altında vatandaşlarımız var"

AFAD, uyardı: SMS ve internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları tercih edin



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.