Macron'dan Fransız halkına: Terör nedeniyle korkuya teslim olmayın

Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)
TT

Macron'dan Fransız halkına: Terör nedeniyle korkuya teslim olmayın

Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)

14 Temmuz 2016 gecesi saat 22.00 sularında Tunus asıllı Fransız vatandaşı Muhammed Lahouaiej Bouhlel, gasp ettiği kamyonu İngiliz Kordonu'ndaki kutlamalara katılanların üzerine sürmüştü. Fransa’nın en güzel şehirlerinden biri olan Nice’de dört dakika süren saldırıda, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 86 kişi hayatını kaybetmişti. Fransız Ulusal Günü münasebetiyle havai fişekleri izleyen yüzlerce kişi de yaralanmıştı.  Dün sabah saatlerinde olayın gerçekleştiği yere sadece on metre uzaklıkta bulunan katedrali hedef alan terör saldırısı, terör kılıcının hala Fransızların başlarında asılı olduğunu yeniden hatırlattı. Özellikle iki hafta önce meydana gelen Çeçen asıllı Rus vatandaşın gerçekleştirdiği terör eyleminden sonra dün meydana gelen Nice olayıyla korku daha da yerleşti. İki hafta önce gerçekleşen terör eyleminde Samuel Paty adlı bir öğretmenin başı kesilmişti. Eylemin gerekçesi öğretmenin derste “düşünce ve ifade özgürlüğü” maddesini anlatırken Charlie Hebdo dergisindeki Hz. Muhammed’e yönelik çirkin karikatürleri öğrencilerine göstermesiydi.
Dün henüz Nice sakinleri uykularından uyanmadan bir kez daha dehşete düşmüştü. Güvenlik servislerinden sızdırılan bilgilere göre, kısa süre önce İtalya'nın Lampedusa adası üzerinden Fransa'ya gelen Tunus vatandaşı İbrahim adlı 21 yaşındaki bir adam, elinde bıçakla Katedrale gitti ve Katedralin temizlik görevlisini öldürdü.  Ardından iki kadına saldırdı. Onlardan birinin boğazını kesti, diğerini ise ağır yaraladı. Bu kadın kaçmayı başardı ancak sığındığı kafede hayatını kaybetti. Öğleden sonraya kadar kimlikleri belirlenemeyen yaralılar da vardı. Bir vatandaşın haber vermesiyle polis olaya çok hızlı bir şekilde müdahale etti. Fransız Haber Kanalı LCI, polisin baskınını ve yaralı failin ele geçirilmesiyle ilgili bir video yayınladı. Saldırgan yaralı halde Pastör Hastanesi’ne kaldırıldı. Belediye Başkanı’nı “terörist yakalandıktan sonra tekbir getirmeye devam etmesinin bu eylemin İslamcı terör eylemi olduğuna dair bir kanıt olduğunu” vurguladı. Nice Belediye Başkanı Christian Estrosi, "Bugün, İslami faşizme yeni kurbanlar vererek çok daha ağır bedeller ödemekteyiz. Buna şüphe yok Sürekli 'Allahu Ekber' diye tekrar tekrar bağırdı" dedi.
Belediye Başkanı yaptığı açıklamada,  “Yeter artık! Şimdi Fransa'nın, topraklarımızdaki İslamcı faşizmi kalıcı olarak ortadan kaldırmak için Fransa'yı barış yasalarından muaf tutma zamanı” dedi ve şehrin güvenliğini sağlamak ve sakinlerini rahatlatmak için ek güvenlik gücü talebinde bulundu. Bu olayla ilgili olarak terör olaylarında uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılığı “terörist eylemler yapmak, suikast girişiminde bulunmak, suç örgütü oluşturmak “Suçlarından tahkikat başlattı. Nice operasyonu, güvenlik güçlerinin endişesini ve Fransızların kızdıran tek saldırı değildi, birkaç saat sonra, ülkenin güneyinde polis memurları, yoldan geçenlere “Allahu Ekber” diyerek bıçakla saldıran bir adamı vurdu.
Polis kaynaklarından alınan bilgiye göre, devriye saldırgandan emirlere uymasını ve bıçağını bırakmasını istedi, ancak o bunu reddetti. Bu nedenle polis, önce plastik mermi sonra da mermi kullandı ve saldırgan öldürüldü. Her iki olayda da güvenlik güçleri, özellikle katedrale giden yolların kapalı olduğu Nice'de, birçok restoran, kafe, sebze, balık ve çiçek pazarlarının bulunduğu şehrin en işlek caddelerinden Jacques Medicine de dahil olmak üzere kapattı. Söz konusu cadde, çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yeri.
Öte yandan kentteki dini yetkililerin, terör saldırıları olasılığına karşı güvenlik yetkililerinden uyarı aldıklarının ortaya çıkması dikkat çekiciydi. Şehirde görevli rahip Gil Florini, kilisenin "yaklaşan Azizler Günü nedeniyle saldırılar konusunda iki veya üç gün önce" uyarı aldığını söyledi. Rahip, “kilise yetkililerinin tetikte olduklarını, ancak saldırının bu şekilde olmasını beklemediklerini" belirtti.
Olaylara karşı tepki gecikmedi. Macron'un önümüzdeki Aralık ayına kadar tüm Fransız topraklarına karantina uygulama planını onaylamak için toplanan milletvekilleri, çalışmalarını durdurdu ve kurbanlar için yas tutup bir dakikalık saygı duruşunda bulundular. Daha sonra Başbakan Jean Castex, İçişleri Bakanlığı'nda Cumhurbaşkanı Macron başkanlığındaki İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu kriz toplantısından döndükten sonra, “hükümetin güvenlik durumunu maksimum düzeye çıkarmaya karar verdiğini ve terörist operasyona vereceği tepkinin "katı, sert ve acil olacağını" söyledi. . Nice operasyonunu "korkak bir saldırı" olarak nitelendiren Başbakan, Yüksek Savunma Konseyi toplantısının bu sabah Elysee Sarayı'nda yapılacağını da sözlerine ekledi.
Her terörist saldırıda olduğu gibi Macron, İçişleri, Adalet bakanları ve Katolik Kilisesi'nden yetkililer eşliğinde Nice'i ziyaret etti. Fransa Cumhurbaşkanı'nın kaza mahalline gelişi üzerine, Conflans-Saint-Honorine operasyonu hakkındaki yorumunda kullandığı ifadenin aynısını hatırlatan "İslamcı terör saldırısını" kınayan bir açıklama yaptı. Macron, ülkesinin değerlerini savunması nedeniyle saldırıya uğradığını göz önünde bulundurarak, Fransa'nın "inanç özgürlüğü veya inanmama özgürlüğü" nden bahsetti ve kaşlarını belirgin bir şekilde çatarak, "değerlerinden ödün vermeyeceğini" sözlerine ekledi. Her seferinde olduğu gibi, Macron Fransızları, kendilerini hedef alan tekrarlanan terörist operasyonlar yüzünden birlik olmaya çağırdı. Yaklaşan Noel nedeniyle ibadethaneler için yeterli koruma sağlanması amacıyla çalışan askeri personel sayısının 3 binden 7 bine çıkarıldığı ortaya çıktı.
Siyasi düzeyde de olay, tepkilere yol açtı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi'nin (FN) lideri Marine Le Pen, Fransa'da tekrarlanan terörist operasyonların önüne geçmek için geleneksel yasaların kabul edilmesi çağrısında bulundu. Merkez sağ çizgideki Cumhuriyetçi Parti milletvekili Eric Ciotti ise, "Hükümetin terörizmle mücadeleye yaklaşımını ve yasal çerçevesini değiştirme zamanı" diyerek, güvenlik teşkilatlarının tanıdığı tehlikeli kişilerin ihraç edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Cioti, İslamcı radikallerin bulunduğu güvenlik tehdidi içeren kişilerin bulunduğu listeye atıfta bulunuyordu. Conflans-Saint-Honorine operasyonunun ardından İçişleri Bakanı bunlardan 261'inin sınır dışı edileceğini söyledi. Ayrıca statüsü gözden geçirilecek 51 dernek var. “Baraka City” ve “Şeyh Yasin” dernekleri de bu süreçte radikal İslamcı nitelendirilmesiyle tasfiye edilme emri aldı. Terör operasyonları nedeniyle kendilerini tehlikede hisseden Müslümanların da terör olaylarına tepkisi gecikmedi. Fransız Diyanet Konseyi Başkanı Muhammed Musevi “Nice'deki Notre Dame Katedrali yakınlarında meydana gelen terörist saldırıyı şiddetle kınıyorum. Kurbanlar ve yakınları ile olan üzüntü ve dayanışmamızın bir ifadesi olarak Fransa Müslümanlarını Peygamberimizin doğum günü kutlamalarını iptal etmeye çağırıyorum” dedi.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.