UMH’ye bağlı güçler Sirte sınırlarından çekilirken Serrac istifa kararından vazgeçtiğini duyurdu

5+5 Ortak Askeri Komite ilk kez Libya’da bir araya gelecek

Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
TT

UMH’ye bağlı güçler Sirte sınırlarından çekilirken Serrac istifa kararından vazgeçtiğini duyurdu

Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler, Sirte sınırlarından çekilirken UMH Başkanı Fayiz es-Serrac da istifasından vazgeçtiğini ve ülkede yeni bir iktidar kurulana kadar görevde kalmaya karar verdiğini açıkladı. Öte yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) ile UMH heyetlerinin yer aldığı 5+5 Ortak Askeri Komite, Libya’da ilk kez bir araya geliyor. Toplantıya, Trablus'un 549 kilometre güneybatısında bulunan Gadames şehri ev sahipliği yapacak.
Diğer yandan Tobruk’taki Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih, Malta ziyaretinin ardından Kahire’ye sürpriz bir ziyarette bulundu. Salih’in Kahire ziyaretiyle eş zamanlı olarak Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ise Libya konulu Berlin Konferansı’nın çıktıları çerçevesinde siyasi yola devam etmek için atılacak sonraki adımları görüşmek üzere UMH Başkanı Fayez Serrac ile bir araya geldi. Bu arada BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), 5 + 5 Ortak Askeri Komitesi’nin görüşmelerinin beşinci turunu 2-4 Kasım tarihleri arasında Gadames şehrinde gerçekleştireceğini duyurdu. 5+5 Ortak Askeri Komite, Libya’da ilk kez bir araya gelirken görüşmelerde alt komitelerin kurulması da dahil olmak üzere kalıcı ateşkes anlaşmasının uygulanmasına, izlenmesine ve doğrulanmasına yönelik mekanizmalar ele alınacak.
LUO'ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub Gadames’de yapılacak toplantıyı ‘niteliksel bir sıçrama’ olarak nitelendirirken ‘paralı askerlerin Libya'dan çıkışması için de bir ortak komite kurulması’ çağrısında bulundu. Mehcub, dün televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, ‘mevcut aşamanın ateşkes anlaşmasının uygulanması için çok önemli olduğunu’ belirtti.

UMH’ye bağlı güçler mevzilerden çekiliyor
Sahada ise UMH’ye bağlı güçler, mevzilerinden çekilmeye ve ülkenin batısındaki Sirte şehrinin kenar mahallelerine yerleşmeye başladılar. LUO’dan güvenilir bir kaynak, UMH’ye bağlı güçlerin mevzilerini bir gün önce terk etmeye başladıklarını söyledi. Tuğgeneral Mahcub ise ‘LUO’nun UMH’ye bağlı güçlerin geri çekilme hareketliliğini izlediğini’ açıkladı.
Bununla birlikte UMH’ye bağlı güçlere yakın yerel basın, UMH güçlerinin, dün akşam Sirte'nin batısındaki Vadi Carif bölgesi eteklerinde bir keşif görevi gerçekleştirdiğini aktardı.
Ayrıca UMH Başkanı Fayiz es-Serrac’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre dün Serrac ile Williams arasında yapılan görüşmede, 9 Kasım’da Tunus’ta yapılması planlanan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun, Libyalı siyasetçiler için belirli tarihlere sahip, açık ve bağlayıcı bir yol haritası çerçevesinde dış müdahaleler olmaksızın siyasi bir çözüme doğru ilerlemek ve sağlam bir anayasal temele dayanarak yapılacak ulusal seçimlere ulaşmak adına tarihi bir fırsat olduğu’ konusunda fikir birliğine varıldığı belirtildi.
Yine görüşmede siyasi çözümün, ‘tüm Libyalıları kapsadığı, Libya'nın egemenliğini, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini korumak için kişisel çıkarlar ve bölgecilik gözetilmeden ulusal çıkarları her şeyin üstünde tuttuğu’ vurgulandı.
Bu arada Williams, cuma günü Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve yardımcısı Sedat Önal ile Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun devam eden hazırlıkları hakkında görüştü. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libyalı taraflar arasında bu doğrudan forum aracılığıyla Libya krizine barışçıl ve hızlı bir çözüm getirme çabalarını memnuniyetle karşıladığını’ kaydetti.
Serrac, Libyalı taraflar arasında devam eden diyalog görüşmeleri tamamlanana kadar istifa etme kararından vazgeçti
Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilerle birlikte Şarku’l Avsat gazetesinin dün yayınlanan sayısındaki haberine göre Serrac, istifa etmekten vazgeçip kalmaya karar verdi. Libya Başbakanlık Sözcüsü Galib el-Zaklai, cuma akşamı geç saatlerde Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Serrac'ın, Libyalı taraflar arasında devam eden diyalog görüşmeleri tamamlanana kadar istifa etme kararından vazgeçtiğini duyurdu.
Açıklamaya göre Serrac, ‘Libya Devlet Yüksek Konseyi’ne, Trablus’taki Temsilciler Meclisi’ne, UNSMIL’e ve dost ülke liderlerine, görevine devam etmesi çağrısında bulunarak şahsına duydukları hassasiyet ve güven için’ teşekkür etti. Serrac ayrıca, ‘diyalog komitesinin, ülkenin barış ve uzlaşı ile bu krizden çıkılması için, kişisel ve bölgesel çıkarları gözetmeden tarihi sorumluluğunu yerine getirmesini ve tüm komite üyelerinin ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutmasını umduğunu’ belirtti.
Açıklama öncesinde UMH’ye bağlı Trablus'u Koruma Gücü, Serrac’ın ‘istifa kararından vazgeçip, görevine devam ederek, iltimas ve kotalardan uzak, barışçıl bir iktidar dönemi için kararını yeniden gözden geçirmesini ve bu zor dönemi tamamlamasını’ istedi. Trablus’u Koruma Gücü açıklamasında ayrıca Serrac’ın bir an önce Temsilciler Meclisi ve başkanlık seçimlerinin yapılmasının önünü açmak için çalışması istendi.
Açıklamada, ‘Stephanie'nin toplantısı’ olarak nitelendirilen Williams'ın yönettiği diyaloglara işaret edilerek, bunların ‘Müslüman Kardeşler’in, yolsuzluk yapanların ve suç işleyenlerin bir araya geldiği toplantılar’ olduğu eleştirisinde bulunuldu. Açıklamada ayrıca bu toplantılarda, ‘ülkenin geleceğinin ve yeni nesillerin yok edileceği yeni bir geçiş döneminin başlangıcı’ olarak ‘bazı ülkeler ve paydaşlar tarafından yazılan senaryoların içeride nüfuz sahibi olan vekilleri tarafından uygulandığı’ öne sürüldü.
Öte yandan Misrata’da konuşlu, UMH’ye bağlı ve Müslüman Kardeşler’e mensup olan Es-Sumud Tugayı Komutanı Salah Badi basında yer alan son açıklamasında, silahların toplanmasını, UMH’ye bağlı silahlı milislerin lağvedilmesini, 5+5 anlaşmasını ve siyasi diyalogu reddettiğini duyurdu. Badi ayrıca, UMH İçişleri Bakanı Fethi Bashağa’yı ve Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’yi, son zamanlarda basında yer alan açıklamalarda Libya’da Suriyeli paralı askerlerin olduğu iddialarını reddetmeleri nedeniyle sert bir dille eleştirdi.
Uluslararası tanınırlığa sahip UMH’nin Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş ise ‘tüm Libyalıların hoş karşıladığı ve desteklediği tek diyalogun, parlamento seçimleri için en erken tarihi belirlemeye götüren diyalog’ olduğunu söyledi. Nemruş’a göre bu diyalog, Libyalı kurumları birleştirirken, ülkede kalıcı bir anayasa için referanduma dayanan tamamen meşru bir hükümet oluşturulmasına zemin hazırladı. Aksi bir durumun, ‘başarısız iktidarı paylaşma girişimleri olacağını ve krizi derinleştirebileceğini’ söyleyen Nemruş, bunun da ‘kurumlardan geriye kalanın çökmesine ve çatışmaların yeniden başlamasına’ neden olacağını belirtti.
Bu arada Fayiz es-Serrac tarafından Genelkurmay Başkanı olarak atanan Korgeneral Muhammed Ali Ahmed El-Haddad başkanlığındaki bir askeri heyetin, Moritanya'nın dönem başkanlığını yaptığı ve Burkina Faso, Mali, Çad ve Nijer’in üyeleri olduğu G5 Sahel Gücü ile iletişim kanallarını açmak amacıyla Moritanya'nın başkenti Nuakşot'a gittiği duyuruldu.
Korgeneral Haddad burada, Moritanya Savunma Bakanı Hanan Vild Sidi ile terör ve organize suçlarla mücadele alanında güvenlik koordinasyonunu görüştü. Haddad ayrıca Moritanya Genelkurmay Başkanlığı’nı ve Nuakşot’taki G5 Sahel Gücü İcra Sekreterliği karargahını ziyaret etti.
LUO’ya bağlı Batı Bölgesi Askeri Birimler Grubu Komutanı, Doğu Bölgesi'nde bulunan tüm askerleri önümüzdeki perşembe günü Bingazi kentinde toplanmaya çağırdı. Ayrıca talep eden askerler için Bingazi’de ikamet edecekleri yerler ayarlanacağı belirtilirken Bingazi’ye gelmeyecek olan asker hakkında yasal işlem başlatılacağı bildirildi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.