Hamadi Muammeri
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını Tunus’taki bazı cezaevlerine de sızdı. Adalet Bakanı Muhammed Buste'nin parlamentoda düzenlenen oturumda yaptığı açıklamaya göre koronavirüse yakalananların sayısı 90'ı gardiyan 87'si tutuklu olmak üzere 177 kişiye ulaştı.
Tunus cezaevlerinde yaklaşık 22 bin tutuklu bulunuyor. Adalet Bakanlığı eski cezaevlerinin bazılarının yerini alacak yeni binalar inşa ederek kapasiteyi artırmak için çalışıyor.
Yeni cezaevlerinin inşası
Halihazırda, her bir mahkuma tahsis edilen alan 3 metrekareden azken, uluslararası standartlar her mahkumun epidemiyolojik koşullarda değil, normal şartlar altındayken toplu barınma durumunda 4 metrekare alan hakkına sahip olduğunu onaylıyor.
Hapishaneler Genel İdaresi sözcüsü Sufyan Mezgiş, salgın nedeniyle cezaevindeki herkesi eşit şekilde hedef alan koronavirüs riskini azaltmak için mahkumlarla ilişkilerde yeni tedbirler getirildiğini belirtti. Ayrıca açıklamasında, Adalet Bakanlığı'nın aşırı kalabalığı azaltmak ve sosyal mesafe koşullarını sağlamak için 5 bin 300 yataklı yeni hapishaneler inşa etme niyetinde olduğunu bildirdi.
Doğrudan ziyaretlerin engellenmesi
Mezgiş, Hapishaneler Genel İdaresi’nin cezaevi ve ıslah birimlerinde salgının yayılmasını önlemek üzere yeni tutuklular için 7 yeni birim tahsis ettiğini, doğrudan ziyaretleri engellemenin ve ziyaretçi sayısını azaltmanın yanı sıra önleyici bir plan geliştirdiğini de vurguladı.
Mezgiş açıklamasında, cezaevi yönetiminin hapishane içlerine telefon yerleştirdiğini ve aynı zamanda mahkumların aileleri tarafından mal varlıklarının izlenmesinin sağlanarak elektronik para transferini kolaylaştırdığını belirtti. Mezgiş, bu sayede mahkumlarla aileleri arasındaki iletişimin sürekliliğinin sağlanmaya çalışıldığını vurguladı.
Geçtiğimiz Haziran ayında Tunus’un el-Kaf vilayetinde (Tunus’un kuzeybatısı) sınırı geçme suçlamasıyla içeri alınan Afrikalı bir vatandaşta koronavirüs tespit edilmesinin ardından ilk vaka kaydedilirken, Tunus cezaevlerinde koronavirüs kaynaklı ölüm kaydedilmediği biliniyor.
Aşağılayıcı koşullar
Diğer taraftan, gözaltı ve barınma yerlerini denetleyen bir kamu kurumu olan İşkenceyi Önleme Ulusal Kurumu, Kaf vilayetindeki bir hapishanede insan onurunu aşağılayıcı koşulların söz konusu olduğunu ve koronavirüs salgınıyla ilgili sağlık prosedürlerinin uygulanmasında kusurlar ve sağlığa yönelik gerçek bir tehdit olduğunu kaydetti. Bu durumun Hapishaneler Genel İdaresi'nin mahkumların güvenliği için geçtiğimiz Haziran ayında bu hapishaneyi kapatmaya zorladığı belirtildi.
Kurum, bir dizi cezaevi birimi ve gözaltı merkezini ziyaretinin ardından yayınladığı son raporunda, özgürlükten yoksun bırakılan yerlerde zorunlu karantinayı düzenleyen bir yasal çerçeve oluşturulmasının yanı sıra, zorunlu karantinada bulunanların rollerini düzenleyen ve buna tabi olanlar için temel yasal güvencelerin tanımlandığı bir prosedür kılavuzu geliştirilmesi gerekliliği çağrısında bulundu. Ayrıca sağlık ve psikolojik bakımı ve eşit insancıl muamele yapılmasının güvence altına alması vurgulandı.
Kurum raporunda, aşırı kalabalığın açıkça görülebildiğini, mahkum sayısının mevcut yatak sayısını aştığını ve bunun hapishanede hayatı zorlaştırdığını kaydetti.
Kızılhaç'tan yardımlar
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin Tunus ofisindeki iletişim sorumlusu Faten Mtir, komitenin koronavirüs ile mücadele için 600 koruyucu kıyafet, 5 bin maske, 6 bin eldiven, 10 sterilizasyon makinesi ve 30 bin litre dezenfektan dahil olmak üzere cezaevine bir dizi yardım malzemesi sağladığını belirtti.
Komite, mahkumların, çalışanların ve ziyaretçilerin korunması için bir sağlık protokolü oluşturulması ihtiyacını dile getirdi. Ziyaretçi sayısının azaltılması gibi alınan önlemlerin tutuklular üzerinde ciddi psikolojik etkileri olacağı da kaydedildi.
Çözüm alternatif yaptırımlar
Tunus, ceza evlerindeki aşırı kalabalıklaşmayı sınırlandırmak için ceza sisteminde reformlar yaparak alternatif cezalar çemberini genişletmeye çalışıyor. Buna göre hapis süresinin bir yılı aşmaması, suçlamanın toplum için tehlikeli olmaması ve mahkumun dosyasında önceden işlediği suçların bulunmaması gerekiyor.
Tunus ilk alternatif cezaları geçen yıl Aralık ayında ülkenin kuzeydoğusunda bulunan Munastır vilayetinde hırsızlıktan 4 ay hapis cezasına çarptırılan bir gence uyguladı. Söz konusu gencin sabıka kaydı olmadığı için cezasının yarısı iki ay boyunca günde iki saat bahçecilik işleriyle ilgilenmesi şeklinde değiştirildi.
Üçüncü rütbeden yargıç olan Dr. Ferid bin Cuha, alternatif cezaların Tunus hapishanelerindeki aşırı kalabalığı hafifletmek ve mahkumları sosyal hayata entegre etmek için bir çözüm olabileceğini belirtti. Cuha, ceza felsefesinin değiştiğini ve artık intikam kavramına dayanmadığını belirterek, reform ve rehabilitasyona daha fazla güvenilmesi ve böylece hapishanelerin toplumda yeni suçluların barınma sürecine katkıda bulunmasının engellenmesi gerektiğini vurguladı.
Cuha açıklamasında, "elektronik bileklik" ile ilgili kararnamenin yakın zamanda alternatif bir ceza olarak yayınlandığını, ancak henüz bu bilekliklerin gerekli miktar sağlanmadığı için uygulanmadığını ifade etti.
Son olarak Cuha, koronavirüsün yayılmasını önlemek için Tunus mahkemelerinin internet üzerinden uzaktan yargılamaya başladığını, mahkumların ve mahkeme salonunda bulunanların güvenliğini korumak için mahkumların duruşmaya bulundukları cezaevinden sesli ve görüntülü bağlantı ile katıldığını belirtti.







