Trump ile Biden arasındaki son yarı: Seçiciler Kurulu’ndan 270 oy mücadelesi

Dün Michigan Allendale'de uzun bir seçmen kuyruğu oy kullanmak için bekledi (AFP)
Dün Michigan Allendale'de uzun bir seçmen kuyruğu oy kullanmak için bekledi (AFP)
TT

Trump ile Biden arasındaki son yarı: Seçiciler Kurulu’ndan 270 oy mücadelesi

Dün Michigan Allendale'de uzun bir seçmen kuyruğu oy kullanmak için bekledi (AFP)
Dün Michigan Allendale'de uzun bir seçmen kuyruğu oy kullanmak için bekledi (AFP)

ABD'nin tüm bölgelerinde rekor sayıda oylamaların yapıldığı uzun bir günün ardından başkanlık yarışında kazanmak için artık 538 sandalyeli Seçici Kurul'da en az 270 delege sayısına ulaşmak gerekiyor. Böylece Beyaz Saray’da 4 yıl daha kalmaya çalışan Başkan Donald Trump ile Demokratların Trump dönemini sona erdirme kampanyasına liderlik eden ezeli rakibi eski Başkan Yardımcısı Joe Biden arasındaki rekabet sonlanacak.
Erken oylama ve posta yoluyla kullanılan oyların sayısının 100 milyonu aştığı, yani 2016 başkanlık seçimindeki toplam oyların yüzde 72’sine denk geldiği kaydedildi. Ulusal Seçim Komisyonu yetkilileri ve anket uzmanları, 2020'deki katılımcı sayısının 148 milyon ile 168 arasında değişmesini bekliyorlar. Bu sayılar, seçmenlerin genel yüzdesinin ABD’nin seçim tarihinde görülmemiş rekor seviyelerde olacağı anlamına geliyor.
Gözlemciler, bazı önemli eyaletlerde yakın veya belirsiz sonuçların ortaya çıkması durumunda Yargıtay'a ulaşabilecek mahkeme savaşları olasılığı konusundaki fikir birliği çerçevesinde, oylama yoğunluğunun hem Trump hem de Biden için yeterli olmayacağına dikkati çektiler. Başkan adaylarının Başkan seçilebilmek için Seçiciler Kurulun'da 270 delegeyi temsil eden eyaletlerde seçimi kazanması gerekiyor. Cumhuriyetçilerin veya Demokratların kazanabilmek için kritik eyaletler düzeyinde, özellikle de seçim savaşına tanık olan altı "salıncak eyalet" düzeyinde zafer elde etmesi gerekiyor. Cumhuriyetçiler için sağlam bir zemin olan Kentucky eyaleti (Seçiciler Kurulu’nda 8 delege) ve Indiana (11 delege) gibi bazı eyaletlerde sandıkların saat 18:00'dan itibaren kapatılmasıyla oy sayımı başladı ve ön sonuçları fazla zaman gerektirmedi.
Uzmanlar, sonucun seçim gecesi açıklanıp açıklanamayacağını veya bir haftadan bir aya kadar süreceğini önceden belirleyebilecek çok az eyalet olduğunu düşünüyor. Biden’ın Georgia (16 delege), Florida (29 delege) veya Kuzey Carolina (15 delege) kazanırsa, Trump'ın 270 oyu almasının çok daha zor olacağını öne sürüyorlar. Florida'da sandıklar saat 19:00'da kapandığında eyalet yetkilileri rekor kıran erken oylamada seçmenlerin sayımına başlanmasının ardından oyları saymaya başlayacak. Ayrıca bu oylamada Cumhuriyetçiler ve Demokratlar birbirine yakın oranları paylaşıyor. Saat 20:00'dan sonra iki aday arasındaki fark az ise bu durumda bu eyaletteki sonuçlara hemen karar verilmeyecek. Gözlemciler, sandıkların 19:00'da kapanmasından birkaç saat sonra Georgia eyaletinin sonuçlarını öğrenmeyi bekliyorlar. Aynı durum seçim sandıklarını saat 19:30'da kapatan Kuzey Carolina için de geçerli olacak. Çoğu oy erken oylamada sayıldığı için sonuçların bu eyaletlerde açıklanması bekleniyor.
Biden bu üç eyaletten herhangi birini veya Teksas'ı (38 delege) kazanamazsa, Pensilvanya (20 delege), Michigan (16 delege) ve Wisconsin'de (10 delege) "Mavi Duvar"ın önemi artacak. Bu, Trump'ın 2016'da Demokratları yenmeyi başardığı duvar. 
2016 için kazanan haritasının geri kalanını koruyacağını düşünürsek Trump'ın yeniden seçimleri kazanması için bu eyaletlerden en az birinde konumunu koruması gerekecek. Gözlemcilere göre, Georgia ve Arizona (11 delege) ile ilgili anketlerdeki geride kalması göz önüne alındığında bu büyük bir çekişme olacak. Ancak her şey Pensilvanya’daki duruma da bağlı olabilir. Sandıklar Pensilvanya’da saat 20:00'da kapanırken, bu eyaletin yerel saatle Çarşamba sabahına kadar erken oyları saymaya başlamayacağı biliniyor. Bu durumda kişisel oyların ağırlıklı olarak Cumhuriyetçiler lehine olacağının tahmin edilmesi başlangıçta Trump'ın önde olduğunu düşündürebilir. Ancak erken oylama ve çoğunlukla demokratların tercih ettiği posta yoluyla kullanılan oylar sayılmaya başlandığında denklem Biden'ın lehine değişmeye başlayabilir. Bunun nedeni ise erken oylamanın ezici bir çoğunlukla Demokratların kullandığı bir seçenek olması. Ancak kamuoyu yoklamaları, Trump'ın 2016'daki zaferine rağmen, Pensilvanya'da Biden'in çok az farkla önde olduğunu gösterdiğinden tüm oy sayımları tamamlanmadan sonuca karar vermek mümkün değil. Bu nedenle Pensilvanya’da oy sayma sürecinin sona ermesi günler alabilir.
Sandıklar Wisconsin'de saat 21:00'da kapandı. Ancak eyalet yetkilileri dün sabah sandıkların açılması dışında erken oyları saymaya başlamama kararı aldı. Bu da kazananın açıklanmasının bir veya daha fazla gün gerektireceği anlamına gelebilir. Bu eyaletteki en büyük şehir olan Milwaukee'de yetkililer, herhangi bir erken oylamanın sonuçlarını tüm oy pusulaları sayılıncaya kadar yayınlamayacaklarını, bunun da sürecin bugün sabah saatlerine (Çarşamba) kadar bitmeyeceği anlamına geldiğini duyurdu.
Michigan'da ise son sandıklar saat 21:00'da kapandı. Yoğun geçen erken oylamanın sayımı Pazartesi gününe kadar başlamadı. Bu da sonuçların açıklanmasının zaman alabileceği anlamına geliyor.
Trump'ın Demokratlara karşı mücadelede kendi tarafına çekmeye çalıştığı Nevada (6 delege) ve Biden'ın Demokratların tarafına geçirmeye çalıştığı Arizona gibi birkaç batı eyaleti terazide olacak.
Birçok kişi dünkü seçim gecesinde bir kazananın açıklanmayacağını tahmin ediyordu. Ancak Trump Florida'yı kaybederse, yeniden seçilmek için zaten dar olan yolu da kapanacak.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.