Filistinliler İsrail’i İstihbarat yetkilisini öldürmekle suçluyor

İsrail’den büyük gözaltı operasyonu

Filistinli istihbarat yetkilisinin vurulduğu alanda İsrail polisleri (WAFA)
Filistinli istihbarat yetkilisinin vurulduğu alanda İsrail polisleri (WAFA)
TT

Filistinliler İsrail’i İstihbarat yetkilisini öldürmekle suçluyor

Filistinli istihbarat yetkilisinin vurulduğu alanda İsrail polisleri (WAFA)
Filistinli istihbarat yetkilisinin vurulduğu alanda İsrail polisleri (WAFA)

İsrail dün gerçekleştirdiği geniş operasyonunda, aralarında Mescid-i Aksa’da İslami Vakıflar Dairesi çalışanı dahil olmak üzere 24 kişiyi gözaltına aldı. Filistinliler işgal ordusunun Nablus girişinde Havara kontrol noktası yakınlarında arabasında bulunan Filistin İstihbarat görevlisini vurduğunu açıkladı. Daha sonra vurulan Filistinlinin şehit olduğu belirtildi.
Filistin hükümeti yerel kaynakların görgü tanıklarına dayandırdıkları bilgiye göre işgal askerlerinin, Havara kontrol noktasından geçerken, Irak el-Tayeh kasabasından Yüzbaşı Bilal Adnan Ravacibe’nin (29) aracına sıfır mesafeden ateş açtığını belirtti. İsrail askerleri bununla kalmayıp kanamadan ölünceye kadar ambulans ekiplerinin araca ulaşmasını engelledi.
İsrail,  Ravacibe’nin askerlerine karşı "terörist operasyon" gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğini iddia etti fakat Filistin Dışişleri Bakanlığı, operasyonu acımasız bir infaz ve işgalci güç ve çeşitli silahlarının halkımıza, onların topraklarına, mallarına, kutsallıklarına ve haklarına karşı uyguladığı organize devlet terörünün bir tercümesi olarak değerlendirdi. Bakanlık, uluslararası toplumun bu suçlara sessiz kalıp işgalci devlete yaptırım uygulanmamasının katiller, suçlular ve arkasındaki kişilerden hesap sorulmamasının suçlarını devam etmelerini sağladığını belirterek, “Bu doğrultuda Bakanlık, uluslararası toplumu ve onun yetkili uluslararası kurum ve kuruluşlarını sorumluluklarını üstlenmeye teşvik ve talep etmeye devam edecektir. Ve halkımızın yaşadığı acılara karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye çağıracaktır” dedi.
Olay yerinden bir video görüntüsü, iki İsrail askerinin tüfeklerini Filistinliye doğrultup onu vurduğunu gösterdi. Tel Aviv'deki kaynaklar, iki askerin bu kontrol noktasında görevlerini sadece bir gün önce devralan bir tümene ait olduğunu ve askerlerinin bu konuda hiçbir deneyime sahip olmadığını söyledi.
Filistinliler ise bu operasyonun kendilerine her gün uygulanan işgal uygulamalarının bir parçası olarak değerlendirerek, İsrail askerlerinin Salı ve Çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te çok sayıda genç erkek ve Şeyh Nacih Bukeyrat dahil olmak üzere 24 vatandaşa yönelik büyük bir gözaltı operasyonu düzenlediklerini belirtiler. Saatler sonra serbest bırakılan Kudüs Vakıfları Dairesi Müdür Yardımcısı, 6 ay süreyle Mescid-i Aksa Camii'nden çıkarılması ve Eski Kudüs’e girmesinin engellenmesi için askeri emir verildi.
Gözaltı esnasında İsrail askerleri gözdağı verecek şekilde bağırıp saldırarak sert baskınlar gerçekleştirdi. Birkaç yerde Filistinli gençlerle çatışma çıktı. Filistinli Tutsaklar Kulübü, işgalin bu gözaltıları gerçekleştirmek için kullandığı bahanenin, işgalci yerleşimcilere ve askerlere yönelik halk direniş eylemlerine katılmak olduğunu belirtti. Ancak gözaltına alınanların yedisi çocuk ve 15 yaşın altındaki erkeklerden oluşuyor. Gözaltılar, Kudüs yakınlarındaki el-Tur ve el-İsaviye kasabalarında, Kudüs'ün kuzeyindeki Anata kasabasında, Ramallah’ta bulunan Umm Safa köyünde ve Beytüllahim kentindeki Kabatiye kasabasında yoğunlaştı.
Yine bir grup yerleşimci, el-Şuheda Caddesi'nde oturan Hac Mufid el Şerbeti’nin evine ve orada evi tamir eden işçilere saldırdı. Evin tamir edilmesi yıllarca engellenmişti. İnsan Hakları Savunucuları Derneği, saldırıyı belgeleyen, aktivist Ziyada el Şerbeti tarafından çekilen bir video yayınladı. Öte yandan Ürdün Vadisi'nde sakinler, Pazartesi günü işgal güçlerinin kuzey bölgesinde neden olduğu yıkımın boyutunu ortaya çıkardı. Tubas’ın doğusunda bulunan Hımsa el-Bukia yok edildi ve 35'i çocuk olmak üzere 85 sakini İsrail askerleri tarafından yerlerinden edildi. İçinde ev ve ahırların da olduğu 75 yapı tahrip edildi. İsrail'in bahanesi ise 40 yıldır orada bulunan mesken bölgesinin, “izinsiz inşa edildiği” oldu. İsrail, askeri tatbikatlar için bölgeyi genişletmeyi ve Ürdün Vadisi'ni ilhak için zemin hazırlamayı planlıyor. Ürdün Vadisi'nin alanı yaklaşık 1,6 milyon dönüm ve burada, 38 yerleşim biriminde 13 bin İsrailli yerleşimci bulunurken 34 bölgede yaklaşık 65 bin Filistinli yaşıyor.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.