Şarkul Avsat Türkçe https://turkish.aawsat.com Şarkul El-Avsat gazetesi dünyaca en ünlü günlük Arapça gazetesi sayılır. Farklı dört kıtada bulunan 12 şehirde aynı anda basılmaktadır. http://feedly.com/icon.svg

Fransa terör kartıyla Tunus’a baskı yapabilir

Fransa terör kartıyla Tunus’a baskı yapabilir

Perşembe, 5 Kasım, 2020 - 14:15
Tunus Başbakanı Hişam el-Meşişi

Tunus’ta insan hakları örgütleri, Fransa'nın, Nice kentinde meydana gelen terör saldırısını Tunus'a daha fazla baskı yapmak için kullanabileceği konusunda uyarıda bulundu.

İnsan hakları örgütlerine göre Paris, Tunus'a, Fransa'da ikamet eden yasadışı Tunuslu göçmenleri sınır dışı etme, sınırları izleme, yasadışı göçmenleri çıkarmak için platformlar oluşturma ve göçmenlik meselelerini sosyal ve ekonomik konulara göz ardı ederek tamamen güvenlik yaklaşımıyla ele alma kararlarını kabul etmesi için daha fazla baskı yapabilir.

İnsan hakları aktivisti Mesud Ramazani, terörle mücadelenin “insan hakları değerlerini güçlendirmeyi ve bunları yaymak için çalışmayı, değerleri desteklemeyi ve başkalarını kabul etme kültürünü çoğaltmayı sağlamalıdır” dedi. Ramazani, terörle mücadelenin, güneye kıyısı bulunan ülkeleri ile Akdeniz'in kuzey kıyısı arasında özgürlük ve adil işbirliğini sağlamayı gerektirdiğini belirterek, Tunus'un göçmenleri cezalandırma olasılığına dair gerçek endişelerinin olduğunu belirtti. Tüm Tunuslu göçmenlerin büyük bir kısmı ve toplu olarak İtalya ve Fransa'da tutulduğunu dile getiren aktivist,  Nice terörist operasyonuna odaklanmanın "herhangi bir yasal güvence olmaksızın tutukluluk ve zorla sınır dışı edilmeye yol açabileceğini" söyledi ve hükümeti bu gibi durumlarda herhangi bir anlaşma imzalamamaya çağırdı.

Bu endişeler, Tunus'un bu hafta sonu için planlanan Fransız İçişleri Bakanı Gerald Darmanan'ı ziyaret etmeye hazırlandığı sırada geldi. Bu ziyaret, esas olarak teröre karşı mücadele ve Tunuslular da dahil olmak üzere terörle suçlanan yabancıların sınır dışı edilmesine odaklanacak. Tunus ve Fransız cumhurbaşkanları, bir telefon görüşmesi sırasında, terör şüphesiyle iki ülkenin uyruklarını elinde bulunduran bazı göçmenleri sınır dışı etme konusunda anlaştılar.

Bu bağlamda, radikal örgüt uzmanları, Fransız İçişleri Bakanı'nın Tunus ziyaretinde üç temel dosyayı tartışmaya açacağını söyledi: Birincisi, iki ülkenin Tunus vatandaşı İbrahim el-İsavi tarafından gerçekleştirilen terör saldırısının koşullarının ortaya çıkarılması konusundaki işbirliğiyle ilgili.

İkincisi, İtalya'nın Fransa da dahil olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine geçiş bölgesi haline geldiği göz önüne alındığında, Tunus'un şüphelilerin iadesine veya terör olaylarında hapis cezasına çarptırılmasına dair talep, üçüncü dosya ise, Fransa'ya yönelik üçüncü gizli göç dalgaları konusunda olacak.

Tunus'un, iki ülke arasındaki adli anlaşmalara uygun olarak, suçluların ve teröristlerin iadesine ilişkin Fransa ile yapılan anlaşmaya uyduğunu belirtmek gerek.

Gözlemciler, Tunus'a bir miktar mali yardım önerebilecek Fransız hükümetinin temsilcisin daha fazla siyasi baskı yapabileceğini düşünüyor. Bu yardımlar, göç olgusunu azaltabilecek kalkınma projeleri ve iş fırsatları oluşturmak amacıyla yasadışı göçmenlerin en fazla çıktığı Tunus bölgelerine yönlendirilebilir. Özellikle Tunus İçişleri Bakanlığı'nın verdiği rakamlar, bu yılın başından itibaren yaklaşık 9 bin Tunuslunun Tunus’tan Kuzey Akdeniz'e ulaşmak için uğraştığını göstermekte.

Tunus Başbakanı Hişam el-Meşişi önceki gün yaptığı açıklamada petrol üretimi ve stratejik fosfatın çıkarılmasındaki kesintiye atıfta bulunarak ülkenin ciddi bir ekonomik kriz yaşadığını doğruladı ancak yönetiminin gelecekte üretimin durdurmasına izin vermeyeceğini belirtti.  Başbakan ülke ekonomisine zarar verecek bu adımın önlenmesi için çalışacağını söyledi ve “hükümet talepler ne kadar meşru olursa olsun hukuk devletinin gücünü uygulamaya devam edecektir” dedi.

El-Kamur oturma eyleminin sözcüsü Tarık el-Haddad, petrol çıkarılmasının durdurulması karşı başlatılan oturma eylemlerinin polis zoruyla dağıtılmasının eylemleri durduramayacağını söyledi. Kalkınma ve istihdam talepleri olduğunu belirten aktivist, Hükümet, "Çevre ve Güney Şirketi işçilerinin ücretlerini askıya almaya karar verdikten ve daha sonra güç kullanma tehdidinde bulunduktan sonra artık sosyal barış aramıyor” dedi ve Tatavin bölgesi sakinlerinin "tüm senaryolara hazır olduğunu ve hükümetle 2017’de imzalanan anlaşmanın içeriğinden feragat edilmeyeceğini vurguladı.


Editörün Seçimi

Multimedya