Dünyanın en güçlü adamı olan ABD başkanının ayrıcalıkları neler?

Air Force One uçağı, gelişmiş donanımı göz önüne alındığında ABD başkanının gücünün bir göstergesidir (Getty)
Air Force One uçağı, gelişmiş donanımı göz önüne alındığında ABD başkanının gücünün bir göstergesidir (Getty)
TT

Dünyanın en güçlü adamı olan ABD başkanının ayrıcalıkları neler?

Air Force One uçağı, gelişmiş donanımı göz önüne alındığında ABD başkanının gücünün bir göstergesidir (Getty)
Air Force One uçağı, gelişmiş donanımı göz önüne alındığında ABD başkanının gücünün bir göstergesidir (Getty)

Sawsana Mehanna
Son birkaç gündür tüm gözler, televizyon ekranlarına ve sosyal medya organlarına kilitlenmiş ve ABD başkan adayları Donald Trump ve Joe Biden’ın oylarının borsanın yükselişi ve düşüşüne etkisine odaklanmış durumda.
Dünyanın en büyük ordularının lideri olarak nüfuzu, başkent Washington’dan tüm dünyayı kapsayacak şekilde yayıldığı için tüm dünya, görevi 4 yıl süren bu Oval Ofis sakiniyle ilgileniyor.
Seçimler, yalnızca ABD vatandaşları için değil, dünyanın geri kalanı ve diğer vatandaşlar için de önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Nitekim ‘Bugün dünyaya kim başkanlık ediyor?’ gibi başlıklarla karşılaşmamız pek de şaşırtıcı değil. Başkanın gücü, aynı zamanda ülkenin ortaya çıkma koşulları ve bağımsızlık savaşıyla (1783- 1775) ilgili tarihsel nedenlerden kaynaklanıyor. ABD’liler ise bir araya gelerek, eyaletlerdeki yerel ve bölgesel çatışmaların üstesinden gelme yeteneklerini ifade edecek güçlü bir adam seçmek istiyor.
Anayasal sistemin kurucularını eyaletler arasındaki bağları güçlendirmek ve siyasi istikrarı sağlamak için başkanın konumunu güçlendirmeye iten, güçlü ve etkili bir yönetici arzusu mevcut. Başkan, uluslararası siyaseti şekillendiren ve küresel ekonomiyi kontrol eden bir ülkeye liderlik etmesi dolayısıyla ‘özgür dünyadaki’ en güçlü adam olarak kabul ediliyor.

Pozisyonu üstlenmenin ana koşulları
ABD anayasasına göre yalnızca şu temel koşulları taşıyanlar başkanlık pozisyonunu üstlenme hakkına sahip; ABD doğumlu olmak, en az 35 yaşında olmak ve 14 yıldır ABD’de ikamet etmek.
Yeni başkanın ve yardımcısının görev süresi 20 Ocak’ta öğleden sonra başlıyor, yani aynı saatte eski başkan ve yardımcısının da görevi sona eriyor.

‘Güçlü’ bir başkanın yetki ve ayrıcalıkları
ABD’de devlet başkanı ve hükümet başkanı, Federal hükümetin yürütme otoritesi başkanı ve silahlı kuvvetlerin başkomutanı rollerini yerine getiriyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başkan, geriye kalan tek küresel süper gücün lideri olarak dünyanın en güçlü siyasi figürlerinden biri olarak görülüyor. Rusya’dan sonra en büyük ikinci nükleer cephaneliğe sahip olan ve gayri safi yurtiçi milli hasılaya (GSYİH) göre en büyük ekonomiye sahip devletin liderliğini üstlenen dünyanın en güçlü ordusunun sorumluluğunu taşıyor.
Yerli ve uluslararası büyük bir güce sahip. ABD anayasası, kendisine oldukça geniş yetkiler veriyor. Seçimlerin galibi anayasa yeminini ettikten sonra devlete ve hükümete başkanlık etme görevlerini yerine getirmeye başlıyor. Bir başkanın ortaya çıktığı halk temsiline dayalı olarak yürütme yetkilerini, diğer anayasal sistemlerde olduğu gibi parlamentoya tam bir boyun eğme takıntısına kapılmadan kullanıyor.
Kendi iradesi altında faaliyet gösteren bir dizi kurumdan yardım alıyor ve Senato tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmaksızın yetkililer, başkan tarafından atanıp görevden alınıyor. Bakanların (ABD sistemindeki sekreterlerin) görevi, başkana bilgi ve görüş sağlamak olarak biliniyor. Ülkeyi yönetmede en önemli fikir sahibi o olurken, kendisi ve bakanları Kongre’ye karşı da sorumluluk taşıyor.

Ordu, Silahlı Kuvvetler ve Donanma Başkomutanı
ABD Başkanı, aktif görevini yürütmeye çağrıldığında, farklı eyaletlerin ordu, silahlı kuvvetler ve deniz kuvvetleri komutanlığını da yürütüyor.
Ülke dışına asker gönderme veya gerektiğinde askeri güç kullanma hakkına sahip. Aynı zamanda nükleer silah kullanılmasını emretme yetkisine, Senato’nun tavsiyesi ve rızası ile mevcut meclis üyelerinin üçte ikisinin onayını alarak anlaşmalar yapma, büyükelçiler atama yetkisine sahip. Görev süresi boyunca Kongre’yi ‘birliğin durumu’ hakkında bilgilendirmekten sorumlu. Koşulların iyileştirilmesi için gerekli gördüğü tedbirleri ortaya koyabiliyor, olağanüstü durumlarda iki meclisi veya birini toplantıya çağırabiliyor.

Yürütme otoritesi
Anayasanın ikinci maddesi, yürütme yetkisinin ABD Başkanına verildiğini belirtiyor. Aynı şekilde yaptırımların uygulanmasını askıya alma, genel affın onaylanması, uluslararası antlaşmaların sonuçlandırılması, Kongre’ye danışılması, olağanüstü halin uygulanması ve zorunlu hallerde genel seferberlik ilan edilmesi kararları verebiliyor, 1 bir defa yenilenebilen 4 yıllık görev süresine sahip.

Büyükelçileri atama
ABD Başkanı, Senato çoğunluğunun onayına tabi olarak, büyükelçiler, bakanlar ve Yüksek Mahkemeye hakimler atayabiliyor.

Veto
Başkan, anayasa değişiklikleri dışında Kongre tarafından kabul edilen yasaları veto etme hakkına sahip. Ancak Kongre, Senato ve Temsilciler Meclisi’nin üçte iki çoğunluğunun oyları aracılığıyla başkanın vetosunu geçersiz kılabiliyor.
Mevcut Başkan Donald Trump, itiraz hakkını defalarca kullandı. Örneğin,
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil olmak üzere ABD müttefiklerine silah satışının durdurulmasına ilişkin üç kararı, Temmuz 2019’da feshettiğinde, göreve gelmesinden bu yana üçüncü kez başkanlık veto hakkını da kullanmış oldu.

Ulusal Muhafızlar’a çağrı
Başkan, yetkisini eyaletlerden birinin talebi üzerine düzen sağlamak için kullanma, Ulusal Muhafızlar’a çağrı yapma ve 30 günlük bir süre için yurt dışındaki bölgelere askeri güç gönderme hakkına sahip. Güçlerin görevini uzatmak isterse, Kongre’nin onayını alması gerekiyor.
Bu yetkilere karşılık Kongre, Senato ve Temsilciler Meclisi ise vatana ihanet, yolsuzluk veya ABD yasaları tarafından suç sayılan herhangi bir suç dolayısıyla başkanı görevinden azledebiliyor.

Başkanın ayrıcalıkları nelerdir?
Business Insider ajansına göre ABD başkanları, pek çok ayrıcalığa sahip. ABD yasaları uyarınca başkan, ek harcamalar ve sağlık sigortası için 50 bin doların yanı sıra yıllık 400 bin dolar maaş alıyor. Başkanlar ve aileleri, genellikle ünlülerde olduğu gibi tasarımcılardan ve şirketlerden hediye olarak kıyafetler almıyor veya kabul etmiyor. Hediye kabul etse bile giyildikten sonra hemen ulusal arşive gönderiliyor.

Seyahat ödeneği
Başkan, seyahat masraflarını karşılamak için de ödenek alıyor. Obama yönetiminde Kongre, ödenek miktarını yıllık 200 bin dolar olarak belirlemişti.

Mobilya ödeneği
Başkanlar ve ailelerine, mekâna daha iyi alışabilmeleri adına Beyaz Saray mobilyalarını değiştirmeleri için 100 bin dolar ödeniyor.
Trump yönetiminin yeni mobilya satın almak üzere 1,75 milyon dolar harcadığı söyleniyor ve bu miktarı kendi parasıyla ödeyip ödemediği bilinmiyor. Yönetimin taşınması masraflarını karşılayacak bir başka madde daha mevcut. Madde, çalışanların ödemelerini ve diğer hizmetleri içeriyor.

Kişisel uçak
Başkan için tahsis edilen Boeing uçağı, 4 bin metrekarelik alanıyla oldukça gelişmiş olup, tıbbi operasyonlar için bir oda ve başkan için ayrılmış alanlar içeriyor. Uçakta, tek seferde 100 kişiye yemek verilebiliyor. CNN, saatte 200 bin dolar işletme maliyetine sahip olduğunu bildirdi.

Personeller
Beyaz Saray’da aşçılardan tesisatçılara, temizlikçilerden bahçıvanlara kadar yaklaşık 100 kişi kalıcı olarak yaşıyor. Yalnızca bakım maliyeti, yıllık 4 milyon dolar. Masrafları, başkanın ailesi ödemiyor. Başkan, bu faturaların her ay çalışma saatleri esas alınarak ödenmesini istiyor.

Sinema salonu
Franklin D. Roosevelt, Beyaz Saray’da bir odayı 51 koltuklu bir sinema salonuna dönüştürdü. Melania Trump, 2017 yılında yönetim ofislerinin bulunduğu West Wing’de (Batı Kanadı) salon açtı.

Koruma
İstihbarat, her zaman başkana yakındır. Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra da onu koruma görevi bitmiyor. Emekli başkanlar da ömür boyu koruma hizmeti alırken, çocukları da 16 yaşına kadar korunuyor. İç Güvenlik Bakanlığı’na göre 2017 yılında gizli servisin bütçesi 1,9 milyar dolara ulaştı.
Her başkan, emekli maaşının yanı sıra görev süresinin bitimi sonrasında maddi tazminat alıyor. Obama, 207 bin dolar tazminat almıştı. Aynı şekilde her başkan ve eski başkan için resmi bir cenaze düzenlenmesi dolayısıyla hükümet ayrıca, başkanların cenaze masraflarını da karşılamak zorunda.
ABD başkanlarının, güvenlik sebebiyle halka açık yollarda direksiyon başına geçmeleri yasak.

Başkanı azletme prosedürleri
ABD Anayasası, Kongre'ye başkanın üç kategoriden en az birince suç işlemesine kanaat getirilmesi halinde görevden alma yetkisi veriyor.
Bu suçlar; ABD'nin düşmanı olan bir ülkeye yardım etmek olarak tanımlanan "ihanet", siyasi fayda karşılığında para ya da hediye kabul etmeyi içeren "rüşvet" ve "ağır ve vahim suç" işlemek ya da "başka kötü davranışta" bulunmak olarak sıralanıyor.
Bugüne kadar, üç başkan hakkında Kongre'de görevden azil süreci (impeachment) başlatıldı. Ancak tarihte bu süreç sonunda Kongre tarafından azledilen ve görevden alınan bir başkan yok.

Andrew Johnson
Bu başkanlardan ilki olan Andrew Johnson hakkında 1868 yılında, görevi Kongre tarafından çıkarılan bir yasayla teminat altına alınan dönemin Savaş Bakanı Edwin McMasters Stanton'ı yasaya aykırı bir şekilde görevden aldığı için azil süreci başlatıldı. Ancak Johnson, Senato'da üçte iki çoğunluk sağlanamayınca görevinde kaldı.

Richard Nixon
Bundan 106 yıl sonra ikinci kez bir başkan için azil süreci başlatıldı. Bu kez de 1972'de Cumhuriyetçi Başkan Richard Nixon, hakkında kendisine yakın bazı kişilerin Watergate iş merkezindeki Demokrat Parti'nin ofisine dinleme cihazı yerleştirdiğinin ortaya çıkmasıyla patlak veren skandalda yargıyı yanıltmak ve delil karartmakla suçlandı.
Ancak süreç tamamlanmadan Nixon görevinden istifa etti. O dönemde yaygın olan kanı Nixon istifa etmeseydi, zaten azledileceği yönündeydi.

Bill Clinton
Nixon'dan 27 yıl sonra bu kez Demokrat Başkan Bill Clinton hakkında Beyaz Saray stajeri Monica Lewinsky ile yaşadığı ilişkiyle ilgili yeminli ifadesinde yalan söylediği iddiasıyla azil süreci başlatıldı. Clinton, Senato'da yapılan oylama sonunda beraat ederek, görevinde kaldı.

Donald Trump
Mevcut Başkan Donald Trump aleyhinde açılan dördüncü davaya gelince dava, Ocak ve Şubat 2020 arasında ‘iktidarı kötüye kullanma ve Kongre’yi aşağılama’ nedeniyle gündeme geldi. Senato, Trump’ı kendisine yöneltilen iki suçlamadan beraat ettirerek, davayı sona erdirdi.



FBI, İran savaşı nedeniyle istifa eden Joe Kent’in peşinde

Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
TT

FBI, İran savaşı nedeniyle istifa eden Joe Kent’in peşinde

Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)

FBI, İran savaşını eleştirerek istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent hakkında gizli bilgileri sızdırdığı gerekçesiyle inceleme yürütüyor.

Adlarının gizli tutulması şartıyla Semafor'a konuşan ABD'li yetkililer, FBI'ın aylardır Kent hakkında soruşturma yürüttüğünü söylüyor.  

Kaynaklar, gizli bilgilerin sızdırılmasıyla ilgili incelemenin ne zaman başlatıldığına dair ayrıntı vermiyor.

Axios'a konuşan yetkililer de FBI soruşturması hakkındaki detayların gizli tutulduğunu söylüyor.

Ancak kaynaklardan birine göre, Kent'in Tucker Carlson ve başka bir muhafazakar podcast sunucusuna bilgi sızdırdığından şüpheleniliyor. İsrail ve İran'la ilgili sızdırılan istihbarat bilgilerinin de FBI tarafından incelendiği aktarılıyor.

Yetkililerden biri, Kent'in "aylardır takip edildiğini" belirterek pozisyonundan da bu yüzden istifa ettiğini savunuyor:

Kent, bu incelemenin istifasına misilleme olarak yapıldığını iddia etmeye çalışacak. Fakat durum tam tersi; soruşturma altında olduğunun farkında ve bu yüzden istifa etti.

Semafor ve Axios, FBI'ın yorum taleplerini reddettiğini, Kent'in de henüz açıklama yapmadığını aktarıyor.

Diğer yandan New York Times'ın 28 Ekim 2025'teki haberinde, Kent'in muhafazakar aktivist Charlie Kirk'ün cinayetiyle ilgili soruşturma dosyalarına erişmeye çalışırken FBI'la karşı karşıya geldiği yazılmıştı.

Haberde, Kent'in Kirk cinayetinde "yabancı ajanların" rol oynamış olabileceği ihtimaline karşı FBI dosyalarını incelediği ifade edilmişti. FBI Direktörü Kash Patel'in ise yetki sınırlarını aştığı gerekçesiyle Kent'e tepki gösterdiği aktarılmıştı.

Kent, salı günü yayımladığı istifa açıklamasında "İran'daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem" diyerek görevinden ayrıldığını duyurmuştu. İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığı halde ülkesinin "İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" savaşa girdiği yorumunu yapmıştı.

İstifasının ardından çarşamba günü Tucker Carlson'a verdiği söyleşide de Kent, İran'ın ABD'ye saldıracağına yönelik hiçbir istihbarat olmadığını vurguladı. Ayrıca karar verici konumundaki birçok yetkilinin Trump'la görüşlerini paylaşmasına izin verilmediğini de savundu.

45 yaşındaki siyasetçi, ABD Özel Harekat Birlikleri bünyesinde 11 kez savaşa katılmış, daha sonra ordudan ayrılarak CIA'de çalışmaya başlamıştı. İki çocuk sahibi Kent'in donanmada kriptolog olarak görev yapan eşi de 2019'da Suriye'deki bir saldırıda hayatını kaybetmişti.

Independent Türkçe, Semafor, Axios, Guardian


Trump’ın tehlikeli Hürmüz Boğazı planı: Adalar da ele geçirilebilir

Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
TT

Trump’ın tehlikeli Hürmüz Boğazı planı: Adalar da ele geçirilebilir

Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki Hark Adası'nı ele geçirmek ve Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine açmak için bölgeye daha fazla asker gönderebilir.

Kimliklerinin paylaşılmaması kaydıyla Reuters'a konuşan, aralarında Amerikalı yetkililerin de yer aldığı kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişinin sağlanması için ABD'nin bölgedeki donanma ve hava gücünü artırmayı planladığını söylüyor.

Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının gerçekleştirildiği Hark Adası'na asker konuşlandırmayı da düşünüyor. Ancak yetkililer, İran'ın adayı drone ve füzelerle vurabileceği için böyle bir hamlenin çok riskli olacağını vurguluyor.

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait jetler, 13 Mart'ta Basra Körfezi'ndeki adada yer alan askeri hedefleri vurmuş ancak petrol altyapısını hedef almamıştı.

Öte yandan Wall Street Journal, yaklaşık 2 bin 200 kişilik 31. Deniz Piyade Sefer Birimi'nin Ortadoğu'ya sevk edildiğini 13 Mart'ta yazmıştı.  

Gazetenin dün yayımlanan analizinde, özel operasyonlara katılan askerlerin İran'ın güney kıyılarındaki bazı adaları ele geçirmek için kullanılabileceği savunuluyor.

Amfibi saldırı gemisi USS Tripoli'deki donanma askerlerinin, yaklaşık bir haftada Japonya açıklarından Ortadoğu'ya varması planlanıyor.

Gemileri üs olarak kullanarak operasyon yürüten ekip, zırhlı araçlar ve topçu silahlarıyla donatılmış kara muharebe birimi; helikopterler ve F-35B gibi jet avcı uçaklarına sahip hava birimi; koordinasyonu sağlayan komuta ekibi ve ikmalle ekipman bakımını üstlenen lojistik taburundan oluşuyor.

Analistler, donanma harekatçılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin bunu Tahran'a karşı koz olarak kullanabileceğini söylüyor. Ayrıca askerlerin, İran'ın en büyük adası Keşm'e veya onun yakınındaki Kiş Adası ya da Hürmüz Adası'na konuşlandırılabileceğini belirtiyorlar.

New York Times'ın 17 Mart'ta yayımlanan analizinde de İran'ın elindeki nükleer yakıt stokunu ele geçirmek veya imha etmek için kara harekatı düzenlenebileceği yazılmıştı. Bunun "her açıdan modern Amerikan tarihinin en cüretkar ve en riskli askeri operasyonlarından biri olacağı" uyarısında bulunulmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın çarşamba günü yayımladığı açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana ABD'nin İran'a 7 bin 800'den fazla hava saldırısı düzenlediği, İran'a ait 120'den fazla geminin hasar gördüğü veya imha edildiği bildirildi.

Savaşta şimdiye dek 13 ABD askeri öldürülürken, 200 kişi de yaralandı.

Adının gizli tutulmasını isteyen Beyaz Saray'dan bir yetkili, "Kara birliklerini gönderme yönünde henüz bir karar alınmadı ancak Başkan Trump tüm seçenekleri masada tutuyor" dedi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


ABD Başkan Yardımcısı Vance'ten zorlu günler uyarısı

J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
TT

ABD Başkan Yardımcısı Vance'ten zorlu günler uyarısı

J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)

J.D. Vance, İran savaşı nedeniyle benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece "geçici" olduğunu söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı, çarşamba günü Michigan'daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bu geçici bir aksaklık" dedi.

Biden yönetimi döneminde benzin fiyatları 4 yıl boyunca yüksekti. Benzin fiyatları artık daha yüksek ve açıkçası, Biden dönemindeki bazı zirve seviyelere bile ulaşmış değil.

Ancak Donald Trump'ın İran'a saldırma kararına şüpheyle yaklaştığı bildirilen Vance, "Önümüzdeki birkaç hafta boyunca yolumuz zorlu" diye itiraf etti.

"Bakın, benzin fiyatları yükseldi, bunun farkındayız, bunun halkın canını yaktığını biliyoruz ve fiyatların düşük kalmasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi ve Donald Trump'ın durumu hafifletmek için "birçok şey" üzerinde çalıştığını ekledi.

Vance'in açıklamaları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle ABD'de benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemde geldi. Çatışma üçüncü haftasına girerken bu durum, küresel petrol arz zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor.

GasBuddy'ye göre pazartesi günü bir galon dizelin ortalama fiyatı 5 dolara ulaşarak Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu endişe verici eşik yalnızca o tarihte aşılmıştı. Amerikan Otomobil Birliği'ne göre salı günü bir galon dizelin ortalama maliyeti, bir önceki ayki 3,65 dolardan 5,04 dolara yükseldi.

Uzmanlar, ham petrolden elde edilen dizelin yüksek fiyatının Amerikalı tüketiciler için zincirleme etkiler yaratacağı uyarısını yapıyor.

Vance'in yorumlarına rağmen Trump, İran'la savaşın süresiz olarak devam edebileceği konusunda uyardı ve çarşamba günü Hürmüz Boğazı'nın açılmasının sorumluluğunu bu güzergahı kullanan ülkelere bırakmakla tehdit etti.

bgt
Vance'in açıklamaları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle ABD'de benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemde geldi. Çatışma üçüncü haftasına girerken bu durum, küresel petrol arz zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor (AP)

BaşkanTruth Social'da yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı:

İran terör devletinin kalanını "bitirsek" ve bizim kullanmadığımız sözde 'boğaz'ın sorumluluğunu onu kullanan ülkelere bıraksak acaba ne olurdu? Bu, kayıtsız kalan "müttefiklerimizden" bazılarını hızla harekete geçirirdi!!! Başkan DJT.

Independent Türkçe