ABD’deki seçimlerin beklenmedik sorunları: El dezenfektanları ve tesisatlar

Atlanta’daki oy sayımı. (New York Times)
Atlanta’daki oy sayımı. (New York Times)
TT

ABD’deki seçimlerin beklenmedik sorunları: El dezenfektanları ve tesisatlar

Atlanta’daki oy sayımı. (New York Times)
Atlanta’daki oy sayımı. (New York Times)

New Hampshire’nin Derry şehrindeki oy verme merkezlerindeki çalışanlar bu yılın başlarında el dezenfektanı ve kağıt oy pusulalarının aynı yerde duramayacaklarını fark ettiler. Bu yüzden seçim günü oy pusulalarının “kirlenmesini” engellemek için el dezenfektanlarını sandık merkezinin girişine koymak yerine çıkışa koyma kararı aldılar.
Ne var ki bu çabalar, bir kadın seçmenin oy kullanmadan önce yanında getirdiği el dezenfektanından büyük miktarda kullanmasını engellemeye yetmedi. Bu da oy pusulasının merkezdeki oy sayma makinesinin kabul edemeyeceği kadar ıslanmasına yol açtı. Bozulan makinenin içi açıldığında arızaya kadın seçmenin oy pusulasının üzerindeki ıslak parmak izlerinin neden olduğu anlaşıldı.
Derry şehrinde el dezenfektanı ile ıslanan oy pusulalarının nasıl işleme tabi tutulacağını incelemeye gelen kıdemli seçim görevlilerinden Tina Gilford “Bu durumun el dezenfektanı ile ilgili olduğunu bilmiyordum. Belki de sorun içindeki alkollü malzemedir. Ancak el dezenfektanını yüksek kaliteli bir kağıda dökmeye çalışırsanız bu, kağıdı olduğundan daha zayıf hale getirir” dedi.
Yabancı hükümetlerin müdahalesi, silahlı protestocular ve seçmenlerin sindirilmesi şu anki seçim sürecinde karşılaşılan ana tehditler olarak görülürken oylamadaki bazı gecikmeler belediyelerdeki arızalardan kaynaklandı.
Bu tür aksaklıklar, esas olarak yüz binlerce sıradan insanın oy verme merkezlerinde çalışması ile yürütülen ABD ulusal seçimlerinin yerinden yönetim doğasına ışık tutuyor. Aynı zamanda bazı aktivistlerin yıllardır talep ettikleri konulara da dikkat çekiyor: İzdihamı azaltmak için yeni oy verme merkezleri açmak ve internet üzerinden seçim kaydı yaptırma ya da normal posta yoluyla oy verme sistemlerini iyileştirmek de dahil olmak üzere bazı seçim bölgelerinde daha iyi çalışacak bir temel altyapı ihtiyacı.
New York Üniversitesi’ne bağlı Brennan Adalet Merkezi Seçim Reformu Programı Direktörü Lawrence Norden, seçim görevlilerinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadeleye gösterilen büyük önem ve başkanlık seçimlerine dışarıdan müdahale edilmesine ilişkin endişelerden hareketle bu yıl daha iyi hazırlanmış bir durumda olduklarını belirtti. Aynı zamanda Kongre, Başkan Donald Trump’ın mart ayında imzaladığı ekonomik teşvik kanunu tasarısının bir parçası olarak seçimlerin güvenli bir şekilde yürütülmesi için çeşitli eyaletlere gerekli düzenlemeleri yapma konusunda yardımcı olmak için 400 milyon dolar gönderdi. Ancak bazı Demokrat üyeler bunun için daha fazla paraya ihtiyaç duyulduğunu savundular.
Norden, son yıllarda hem özel hem de kamusal olmak üzere seçim planına daha fazla nakit akışı sağlandığına işaret etse de “Seçimler için altyapımızda halihazırda belirgin bir finansman eksikliği olduğu su götürmez bir gerçek” dedi.
2018 yılında gerçekleştirilen ara dönem Kongre seçimlerinde seçmenler, yaklaşık 230 bin 871 sandıkta oy kullandılar. Sandık başlarında üçte ikisi 60 yaşın üzerinde olmak üzere 637 binden fazla görevli kayıt, yönlendirme ve oyları sayma işlemlerini denetlemekten sorumluydu. İlgili uzmanlar, seçim bölgeleri ve seçim merkezi görevlilerinin bu büyük karışımının talihsiz kazalardan kaçınmayı imkansız hale getirdiğini ancak tek bir seçimin etkisinin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını engellediğini belirtiyorlar.
New Mexico Ulusal Dışişleri Bakanları Birliği Başkanı Maggie Toulouse Oliver konuya dair şunları söyledi:
“Seçimleri esas olarak kendi toplumlarında gönüllü olan vatandaşlara dayalı olarak yapıyoruz. Çünkü bu, tüm demokratik sistemimizin çökebileceği basit ya da büyük bir sorunun ortaya çıkmasını engelliyor.”
Bu hafta çeşitli gecikmeler ve aksaklıklar yaşandı. Ancak hepsi küçük boyutlardaydı. Georgia eyaletinin Atlanta kentinde kazanın suçlusu tesisat sızıntısından başka bir şey değildi. Burada oy verme merkezine dönüştürülen basketbol sahasının içerisindeki ana su borularından birinin patlamasının ardından oy pusulalarının bulunduğu odaya su sızdığının fark edilmesi o gün oy verme sürecini birkaç saat aksattı. Basketbol sahasının görevlilerinden biri sızıntıyı hızlıca onardı ve odadaki oy pusulalarının hiçbirine zarar gelmedi.
Louisiana eyaletinde Zeta Kasırgası’nın neden olduğu elektrik kesintilerinin ardından birçok oy verme merkezi jeneratörler ile çalıştı. Bu, jeneratörleri seçim bölgelerine göndermekten sorumlu birim ya da kişi hakkında yerel yetkililer ile eyalet yetkilileri arasında tansiyonun yükselmesine sebep oldu. En sonunda yetkililer iki oy verme merkezini yakındaki bir ortaokula taşıdı ve burada yeni bir gecikme vakası yaşanmadı.
Meksika sınırının karşısındaki Teksas’ın güneyindeki Hidalgo bölgesinde teknik bir aksaklık yaşandı. Bölgede seçimlere rekor sayıda katılım gösterilmesine karşılık seçim gününden önce sandık merkezlerine dağıtılan yeni dizüstü bilgisayarlar işe yaramadı. Bu da salı günü sabah bir buçuk saatlik bir gecikme yaşanmasına yol açtı.
Hidalgo Seçim Yöneticisi Yvonne Ramone konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:
“Dizüstü bilgisayarlar yazılım programlarının açılmasına ve seçmenlerin kaydedilmesine izin vermedi. Bilgisayarlar bölgenin dört bir yanına dağılmış olduğu için sahada görevli servis teknisyenleri olaya müdahale edip sorunu çözmek için en yakın merkezlere intikal etti. Büyük bir bölge olduğumuz için bir seçim merkezinden diğerine geçmek kolay değildi.”.
Ramone yeni teknolojiden kaynaklanan gecikmelerin kendileri için sıradışı olmadığına işaret etti. Ramone, Hidalgo bölgesinin önceki gecikmeyi telafi etmek için salı akşamı oy verme merkezlerini bir saat daha açık tuttuğunu ve oy kullanmak için evinden çıkan herkesin er ya da geç oylarını kullanabildiğini söyledi.
Yerel gazetelerden birine göre seçimin kızıştığı eyaletlerden Wisconsin’de Richland County katibi hasta olduğunu söyleyen ve daha sonra da sesi soluğu çıkmayan Willow kasabasındaki diğer katibe ulaşamadığı için en sona kalan 200-300 seçmenin oyu birkaç saat boyunca bildirilemedi. En nihayetinde Willow kasabasından 274 oy rapor edildi. Green Bay bölgesinde bir seçim görevlisi oy sayma makinelerine doldurmak için daha fazla mürekkep almaya Belediye Binası’na gittiği için posta yoluyla kullanılan oyların sayımında kısa süreliğine bir gecikme yaşandı.
Sandık görevlileri her seçimde beklenmedik aksiliklerle karşı karşıya kalıyor. Ancak çarpıtılmış rakamlara ya da oyların ve hesaplamaların gecikmesine ilişkin uyarılar, seçmenleri ve gözlemcileri normalde olduklarından daha tedirgin hale getirdi. Seçim yetkilileri bu hafta yaşanan sorunların hiçbirinin ciddi sorunlara yol açmadığı bilgisini paylaştılar. El dezenfektanı olayındaki gibi yaşanan aksaklıkların bir kısmı, Kovid-19’a karşı alınan tedbirler yüzünden son zamanlarda oy verme süreçlerinde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanıyordu. Tina Gilford açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“El dezenfektanı, bu yıldan önce oy verme merkezlerinde görmeye alışık olduğumuz bir şey değildi. Makinenin bozulmasına sebep olan oy pusulası manuel olarak kaydedildi ve oy sayma makinesi hizmet dışı kaldı.”
El dezenfektanları, bu yılın başlarında New Hampshire’daki ve aynı şekilde geçen salı günü Iowa’daki başka oy sayma cihazlarının da bozulmasına sebep olmuştu. Bu da makinelerden birinin hızlı bir şekilde onarılmasını gerektirdi.
Derry Bölge Katibi Daniel Haley seçim yetkililerinin bu tür sorunların tekrarlanmaması için her türlü çabayı gösterdiklerini ancak bütün sorunları engelleyemediklerini söyledi. Haley “Bu sefer daha az el dezenfektanı vardı ancak bazı insanlar yanlarında kendi dezenfektanlarını getirmişti ve bunun tamamen önüne geçilmesi mümkün değildi” dedi.

The New York Times



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.