Restore edilen Mısır Kraliyet Arabaları Müzesi’nin açılışı yapıldı

Dünya çapında türünün dördüncü örneği, Ortadoğu bölgesinde ise ilk örneği sayılıyor

Mısır’da Muhammed Ali ailesinin hüküm sürdüğü dönemden kalma kraliyet arabalarından biri (Mısır Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi web sitesi)
Mısır’da Muhammed Ali ailesinin hüküm sürdüğü dönemden kalma kraliyet arabalarından biri (Mısır Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi web sitesi)
TT

Restore edilen Mısır Kraliyet Arabaları Müzesi’nin açılışı yapıldı

Mısır’da Muhammed Ali ailesinin hüküm sürdüğü dönemden kalma kraliyet arabalarından biri (Mısır Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi web sitesi)
Mısır’da Muhammed Ali ailesinin hüküm sürdüğü dönemden kalma kraliyet arabalarından biri (Mısır Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi web sitesi)

Mai İbrahim
19. yüzyılda Hıdiv İsmail Paşa döneminde kurulan ve Mısır’da Mehmet Ali Paşa ailesinin hüküm sürdüğü dönemden kalma farklı şekilleri ve çalışma tarzları olan muhteşem bir dizi arabanın sergilendiği Kahire’nin Bulak bölgesindeki Kraliyet Arabaları Müzesi yenilenmiş haliyle ziyaretçilere açıldı.
Müzenin daha iyi bir hale getirilmesi için yapılan çalışmaların içerisinde binanın restorasyonu, yapı olarak desteklenmesi, cephelerin onarılması, mimari dokunuşların tamamlanması ve özel sergi salonlarının hazırlanması ile birlikte en modern bilimsel ekipmanlarla hazırlanmış bir restorasyon atölyesi bulunuyordu. Aynı zamanda müzenin içerisine dönemin kraliyet arabaları hakkında çekilen belgesellerin gösterimi için de bir görsel sergi salonu yapıldı.

Sergi Salonları
Şarku'l Avsat'n Independent Arabia'dan aktardığı habere göre, müzede altı adet sergi salonu bulunuyor. Bunlar; Kavalalılar Hanedanlığı’na armağan edilen araçların ve arabaların sergileneceği “Antikahane” Salonu, Kavalalılar Hanedanlığı’nın yaşadığı dönemden bahseden belgesellerin gösterimi için içerisinde bir sinema perdesi bulunan “Kabul” Salonu, salon, antika bir ofis, piyanola, gramofon ve bir dizi yağlı boya tablosu ve av sırasında çekilmiş bir fotoğraf koleksiyonu da dahil olmak üzere Hıdiv İsmail ve Kavalalılar Hanedanı’na ait bir dizi nadir koleksiyonunun sergilendiği “VIP” Salonu, en nadir araba türlerinin sergilendiği “Kutlamalar” Salonu, kraliyet törenlerinde bu ailenin üyeleri tarafından kullanılan bir grup arabanın sergilendiği “Kraliyet Etkinlikleri” Salonu ve günümüzde hala çalışan bir çeşmenin yanı sıra, kraliyet arabalarında çalışan görevlilerin giydiği özel kıyafetlerin ve atlar için kullanılan aksesuarların sergilendiği “Atlar” Salonu.

Özel ihtiyaçları olan ziyaretçiler
Müze, özel ihtiyaçları olan insanları gözetmeye oldukça dikkat ediyor. Zira, görme engelli kişiler için Braille alfabesi kullanılarak tüm eserlere açıklayıcı kartlar iliştirildi. Giriş kısma müzenin salonlarını gösteren bir harita konuldu. Tüm salonlarda işaret dili kullanılarak oluşturulan gösterge panolarının yanı sıra tekerlekli sandalyelerin hareket etmesini kolaylaştırmak amacıyla kolay bir şekilde iniş-çıkış yapılması için düz koridorlar ve rampalar oluşturuldu.

Mısır Eski Eserler Bakanlığı bünyesindeki Müzeler Bölümü Başkanı Mümin Osman konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Mısır Kraliyet Arabaları Müzesi, müzeleri ilk sırada yer alan Rusya, İngiltere ve Avusturya müzelerinden sonra dünya çapında dördüncü sırada geliyor. Bu müzeler genel olarak köklü krallıkları olan, iyi bir miras bırakan ve müzelerde sergilenebilecek üst düzey lüks eşyaları olan ülkelerde bulunur. Mısır Kraliyet Arabaları Müzesi, Ortadoğu’da türünün tek örneği sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Osman sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yer Bulak bölgesindeki şu an bulunduğu yerde Hıdiv İsmail döneminde Kraliyet Ahırlar Evi adı altında kurulmuştu. Araçların inşasından, bakımlarına, bunun üzerinde çalışan şoför ve işçilere, arabaları çeken atların bakımına ve gerekirse tedavisine kadar her şey burada görülürdü. Her açıdan kraliyet araçlarıyla ilgili her şey burada yer alıyordu. Daha sonra adı Sultanlık Binekleri olarak değiştirildi ve Sultan Fuad kral unvanını alınca adı Kraliyet Ahırları Bölümü olarak değiştirildi.”

En seçkin kraliyet arabaları
Müze Mısır tarihinin bir kısmına ve birçok tarihi olaya tanıklık eden farklı dönemlere ait bir dizi kraliyet arabasını bir araya getiriyor. Müzenin içerisinde yer alan arabaların kimisi Kavalalılar döneminden, kimisi de Mısır’ın krallığa geçiş yaptığı dönemden kalma. Bazılarının çeşitli etkinlikler için düzenlenen kraliyet törenlerinin resmi fotoğraflarında ve kraliyet düğünleri için yapılan özel konvoylarda görülen arabalar olduğu göze çarpıyor.

Osman, müzede bulunan en önemli arabalar için “Günümüzde Mısır'ın kraliyet döneminden kalma yaklaşık 79 tane araba bulunuyor. Sergi salonlarındaki araçlar türlerine göre ayrıldı ve müzede her türden araç bulunuyor bunlar; parlamentoya ya da gezilere gitmek için kullanılan arabalar, büyük resmi törenlerde ve düğünlerde kullanılan arabalar ve çeşitli işler için kullanılan diğer arabalar” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Osman “Müzede sadece kraliyet araçları bulunmuyor. Aynı zamanda daha önce sergilenen Kral Fuad ile Prenses Fevziye ve Prenses Faika’ya ait yağlı boya tablolarının yanı sıra atların resmedildiği yağlı boya tabloları da sergileniyor. Muhammed Ali Paşa’nın at üstündeyken resmedildiği oldukça nadir bir tablosu da ilk kez halka sergileniyor. Müzede içeriği her dönem değiştirilecek bir sergi salonu bulunuyor. Zira Mısır bu döneme kadar uzanan zengin bir mirasa sahip ve büyük sanatsal ve tarihi değeri olan bu mirası halka takdim etmek için çaba göstermeliyiz” dedi.

Alai Arabası
Müzenin en önemli ve nadir koleksiyonlarından biri de 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılışı sırasında Fransa İmparatoriçesi Eugénie tarafından Hıdiv İsmail’e armağan edilen Alai adlı arabadır. Süslemeleri, işlemeleri ve altın parçaları ile öne çıkan oldukça kıymetli olan bu şaheser hakkında Müzeler Bölümü Başkanı “Müzedeki en güzel arabalardan biri olan bu araba, İmparatoriçe Eugénie tarafından Hidiv İsmail'e hediye edilmiştir ve sekiz at tarafından çekiliyordu. 1942 yılında Parlamentonun açılışı ve 1938 yılında Kral Faruk ile Kraliçe Feride'nin düğün konvoyu gibi bazı kraliyet etkinliklerinde restore edilerek tekrar kullanıldı. Nadir bir sanat eseri olan bu araba kraliyet döneminde Mısır tarihindeki birçok resmi olayın bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı.
 



Trump, Beyaz Saray'dan Kongre'deki müttefiklerine kadar "herkese öfkeli"

Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)
Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)
TT

Trump, Beyaz Saray'dan Kongre'deki müttefiklerine kadar "herkese öfkeli"

Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)
Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)

Cumhuriyetçilerin Donald Trump'ın yasama gündemine karşı çıkması üzerine ABD Başkanı'nın, Beyaz Saray ekibi ve Kongre'deki müttefiklerinden giderek daha fazla "rahatsızlık duyduğu" bildiriliyor.

ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçilerinin 1,8 milyar dolarlık "Silahlanma Karşıtı Fon" planını rafa kaldırması, Beyaz Saray balo salonu için gerekli bütçeyi henüz onaylamaması ve Senato parlamenteri Elizabeth MacDonough'un görevden alınması talebine karşı çıkması üzerine ABD Başkanı'nın daha da öfkelendiği iddia ediliyor.

Trump'ın müttefikleri, Senato danışmanları ve Beyaz Saray'a yakın kişiler, Politico'nun Playbook bültenine yaptıkları açıklamada Trump'ın yakın çevresindeki havanın "kaotik" olduğunu ve başkanın öfkesini dışa vurmasıyla "belli bir ölçüde bıçakların çekildiğini" söyledi.

Politico'ya konuşan MAGA dünyasından bir yetkili "O, kalıba sokulmaktan hoşlanmaz" dedi. 

Onu bir kalıba sokarsanız, Trump o kalıbı havaya uçurur.

Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle ise yaptığı açıklamada, "Başkan Trump'ın birinci sınıf ekibi, başkanın gündemini yorulmadan uyguluyor ve ülkemiz için muazzam sonuçlar elde ediyor" ifadelerini kullandı.

Trump kendi gündeminin hızla uygulanmasını sağladığı tartışmalı bir ilk yıl geçirdikten sonra bir dizi aksilikle karşılaşıyor; bu durum büyük ölçüde, Kongre'deki Cumhuriyetçilerin başkanın bazı fikirlerine verdiği desteğin azalmasına bağlanıyor.

En dikkat çekeni ise Cumhuriyetçilerin, Adalet Bakanlığı'nın 1,776 milyar dolarlık fonunu desteklemeyi reddetmesi oldu. Bu fon, 6 Ocak isyancıları da dahil Trump müttefiklerinin federal vergi gelirleri yoluyla maddi destek almasına olanak sağlayabilecekti.

Senato Cumhuriyetçileri bu fona o kadar sert karşı çıktı ki, Trump'ın göçmenlik uygulamaları gündemi için kritik bir finansman tasarısını oylamadan Anma Günü hafta sonu tatiline çıktılar. Nihayetinde tepkiler, Adalet Bakan Vekili Todd Blanche'ı bu fikri iptal etmeye zorladı.

Kısa süre önce de Senato parlamenterinin, bu hamlenin kurallara aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından Senato Cumhuriyetçileri, göçmenlik uygulamaları finansman yasasından Beyaz Saray balo salonu güvenlik önlemleri için ayrılan 1 milyar doları çıkardı.

Parlamenter MacDonough'yı engel olarak gören Trump, Senato Çoğunluk Lideri John Thune'dan onu kovmasını talep etti. Ancak Thune, bu talebi görmezden gelmiş görünüyor.

Başkan ayrıca seçmen kimliği kuralları da dahil yeni federal oylama düzenlemelerini uygulamaya koyacak SAVE America Yasası'nı geçirmekte zorlanıyor. Yakın zamanda Senato Cumhuriyetçilerinden tasarıyı savunma fonlama paketine eklemelerini istedi ancak Cumhuriyetçiler bu fikre şimdiden şüpheyle yaklaştıklarını dile getiriyor.

Görsel kaldırıldı.
Trump’ın yaklaşık 1,8 milyar dolarlık "Silahlanma Karşıtı Fonu" her iki partiden parlamenterlerin şiddetli tepkisiyle karşılaşınca ABD Adalet Bakanlığı bu fonu hayata geçirme planından vazgeçmek zorunda kaldı (AFP)


Politico'ya göre Senato'daki kayıpların yanı sıra ön seçimlerdeki kayıplarla da uğraşan başkan, bu durumdan dolayı Beyaz Saray danışmanlarına öfkeli.

Trump'ın Iowa Valisi görevi için desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Randy Feenstra, Cumhuriyetçilerin valilik ön seçimlerini geçen hafta kaybetmişti.

Beyaz Saray'dan bir müttefiki, başkanın kişisel danışmanı Boris Epshteyn, asistanı Natalie Harp ve Ulusal İstihbarat Direktörü Vekili Bill Pulte gibi bir grup sadık ve gayriresmi danışmana giderek daha fazla başvurduğunu Politico'ya söyledi.

Davis yaptığı açıklamada, Trump'ın "kabinesinde görev yapması için en iyi ve en yetenekli kişileri seçtiğini" belirterek Pulte'nin "harika bir seçim olduğunu ve olağanüstü bir iş çıkaracağını" vurguladı.

ABD Başkanı kamuoyu önündeyse, İran savaşıyla ilgili olumsuz haberlerle de mücadele ediyor. Savaş geçen hafta tırmanırken, enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı.

Independent Türkçe


NASA Başkanı, kadınsız Artemis III ekibine gelen tepkilere yanıt verdi

NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)
NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)
TT

NASA Başkanı, kadınsız Artemis III ekibine gelen tepkilere yanıt verdi

NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)
NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)

NASA Başkanı Jared Isaacman, Yunan tanrıçasının adına sahip yaklaşan Artemis III görevinde tamamen erkeklerden oluşan bir mürettebatın yer almasını savundu.

NASA, gelecekteki Ay inişleri için deneme niteliğindeki 2027 görevinde yer alacak 4 astronotu salı günü açıklamış ancak tamamen erkeklerden oluşan mürettebat seçimi nedeniyle internette tepkiyle karşılaşmıştı.

Durumu eleştiren bir kişi X'te, "Yıl olmuş 2026 ve tamamen erkeklerden oluşan bir mürettebat seçiyorsunuz. Utanın" diye yazdı. Diğer sosyal medya kullanıcıları ise, Yunan tanrıçasının adını taşıyan bir göreve tamamen erkeklerden oluşan bir mürettebatın katılmasındaki ironiye dikkat çekti.

Çarşamba günü X'te yaptığı açıklamayla şikayetlere yanıt veren Isaacman, "hayal kırıklığından öfkeye kadar değişen tepkiler gördüğünü" belirtti.

NASA Başkanı "Hayal kırıklığından öfkeye kadar değişen tepkiler gördüm. Şahsen, mürettebatın yüzde 50'si kadın olan iki uzay yolculuğuna katıldım. En yakın danışmanlarım ve tanıdığım en zeki mühendislerin bazıları kadın. NASA'nın son liderlik organizasyonunda, Merkez Direktörleri ve Görev Direktörlüğü liderlerinin neredeyse yüzde 50'si kadın" diye yazdı.

Bu kadar çok tartışmanın yaşandığı bir dünyada umarım bu, seçilen astronotları kutladığımız, sürecin dürüstlüğüne saygı duyduğumuz ve tüm kadrodaki olağanüstü yeteneklerin derinliğini takdir ettiğimiz bir an olur.

NASA Başkanı, Astronot Ofisi'nin "görevin hedeflerine ulaşması için en iyi ihtimali sunan" mürettebatı atadığını ve kimin hangi göreve gideceğine karar vermeden önce her bir astronotun geçmişini, uzmanlığını ve uygunluk durumunu incelediğini belirtti.

Isaacman, tamamı erkeklerden oluşan mürettebat hakkında, "Artemis III astronotları deneyimli ve nitelikli kişiler ve tıpkı sıradaki mürettebatların da zamanı geldiğinde kutlanacağı gibi, kendilerine verilen görev nedeniyle kutlanmayı hak ediyorlar" diye ekledi.

Bu endişeyi dile getirenler, halihazırda Uzay İstasyonu'na gönderilmeye hazırlanan mürettebatların veya Ay'a özgü eğitimden geçen ve gelecekteki bir yüzey görevine daha uygun olacak astronotların farkında olmayabilir.

NASA; Randy Bresnik, Frank Rubio, Andre Douglas ve Avrupa Uzay Ajansı'ndan Luca Parmitano'nun, Dünya yörüngesinde dönerken Orion kapsülünü iki Ay iniş aracına kenetlemeye çalışacağını salı günü duyurmuştu.

2027'de gerçekleştirilmesi planlanan iki haftalık görevde Elon Musk'ın SpaceX ve Jeff Bezos'un Blue Origin şirketlerinin Ay iniş araçları kullanılacak.

Artemis programı, astronotları 1970'lerden bu yana ilk kez Ay yüzeyine geri götürmeyi hedefliyor. Programda yakın zamanda yapılan revizyonla Apollo dönemine benzer şekilde görevin hızlanması ve Dünya çevresinde yapılacak uzay uçuşundan sonra 2028'de Ay'a inilmesi umuluyor.

Independent Türkçe


Eleştirmenlerden Spielberg'e övgü: Sinemanın büyüsünü en iyi o anlıyor

İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)
İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)
TT

Eleştirmenlerden Spielberg'e övgü: Sinemanın büyüsünü en iyi o anlıyor

İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)
İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)

Spielberg'den eski usul ama etkileyici bir bilimkurgu macerası!

Sinema eleştirmenleri, Steven Spielberg'ün son filmi İfşa Günü (Disclosure Day) hakkında işte bu yorumu yapıyor... 

Efsanevi yönetmen, yeni bilimkurgu filmiyle uzaylı yaşamı ve insanlığın evrendeki yeri üzerine felsefi sorulara geri dönüyor.

İfşa Günü, ABD hükümetinin akıllı yaşam formlarının varlığını gizlemek için yürüttüğü bir komployu konu alıyor. Savaşın ve yok oluşun eşiğindeki bir dünyaya gerçeği "ifşa etmeye" kararlı, küçük ama azimli bir grup, hükümetin bu gizli planlarını altüst ediyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Josh O'Connor, Emily Blunt, Colman Domingo, Colin Firth, Eve Hewson ve Wyatt Russell gibi güçlü isimler yer alıyor. 

Senaryosunu Spielberg'ün sık sık birlikte çalıştığı David Koepp'in kaleme aldığı yapımın mutfağında ise yine tanıdık isimler var: Görüntü yönetmeni Janusz Kaminski, kurgucu Sarah Broshar ve efsanevi besteci John Williams.

Universal Pictures imzalı film için ilk eleştiriler 9 Haziran itibarıyla internete düşmeye başladı. 

Dünya çapında yarın (12 Haziran) vizyona girecek İfşa Günü, halihazırda Rotten Tomatoes'da 174 inceleme sonucunda yüzde 83 beğeni oranına ulaştı.

Eleştirmenler ne diyor?

Hollywood Reporter'dan David Rooney, filme övgüler yağdırarak, "Yaşayan hiçbir yönetmen sinemanın büyüsünü ondan daha iyi anlayamaz" dedi. Filmin köklerinin Üçüncü Türden Yakınlaşmalar (Close Encounters of the Third Kind) ve E.T.'ye (E.T. The Extra-Terrestrial) dayandığını belirten eleştirmen, sözlerine şöyle devam etti:

Ancak 80 yaşına merdiven dayamış bir yönetmene yakışır şekilde, o hayranlık dolu çocuksu masumiyete artık daha olgun ve derin bir bakış eşlik ediyor. Bu olgunluk, özellikle hükümet gücünün getirdiği gizlilik, manipülasyon ve aldatmaca sahnelerinde kendini hissettiriyor. Film, beni Spielberg'ün eski bilimkurguları kadar, 2002 yapımı muhteşem Azınlık Raporu'nun (Minority Report) sorduğu ahlaki ve felsefi sorulara da götürdü.

Rooney ayrıca filmin derinliğinden etkilendiğini belirterek, bilinmeyenden korkmanın zalimliği ve sömürüyü nasıl beslediğine dair alegoriler içerse de yapımın her şeyden önce umut, dürüstlük, empati ve hatta maneviyatı barındıran sürükleyici bir macera olduğunu vurguladı.

Guardian'ın filme 4 yıldız veren deneyimli eleştirmeni Peter Bradshaw, "eğlenceli ve tamamen absürt bir uzaylı komplosu macerası" diye tanımladığı filmin "aynı ölçüde hem muzip hem de son derece ciddi" olduğunu yazdı. 

Bradshaw, "Dünyanın en bilinen iki efsanesini yani Roswell ve ekin çemberlerini ele alıp bunlara böylesine ciddi ve saygılı bir yaklaşım getirmeyi sadece Spielberg becerebilirdi. Yönetmen o içten idealizmiyle, nihai gerçek ortaya çıktığında tüm insanlığın, yakalanan uzaylılara yapılan kobay muamelesine derinden üzüleceğine inanmamızı istiyor" ifadelerini kullandı.

IndieWire yazarı David Ehrlich, Spielberg'ün temelde "eğlenceli bir ana akım sinema deneyimi" çekerken bile gösterdiği samimiyeti övdü. Yönetmenin ilerleyen yaşına ve filmin derin anlamına değinen Ehrlich şunları yazdı:

Modern sinemanın en sınır tanımayan hikaye anlatıcısı, 21. yüzyılda hayatın nasıl yalnızlaştığını ve insanların neden birbirinden uzaklaştığını anlamak için bu kez kendi içine dönmüş. Spielberg hayranları bu filme bayılacak. Yarım asır önce Üçüncü Türden Yakınlaşmalar'ı çeken ve çocuksu merakını kaybetmeden ustalaşan bu ebedi hayalperest, sıradan insanların devasa olayların içinde kaybolmasını anlatmaktan hâlâ büyük keyif alıyor. Bu deneyimi seyircisine yaşatırken de ilk günkü kadar coşkulu.

Empire'dan Dan Jolin, İfşa Günü'ne 4 yıldız verirken Spielberg'ün imzasının her karede görüldüğünü belirtti:

Büyük oranda 35mm filmle çekilen ve John Williams'ın büyüleyici müzikleriyle desteklenen yapım, CGI çılgınlığının yaşandığı bu dönemde, özlediğimiz 'yetişkin sineması'na harika bir dönüş hissi veriyor.

Diğer eleştirmenler gibi İfşa Günü'nün Spielberg için çok kişisel olduğunu düşünen Vulture yazarı Bilge Ebiri ise şu yorumu yaptı:

Spielberg'ün bir ayağı her zaman korku türündedir. Jaws'tan beri doğrudan bir korku filmi yönetmemiş olsa da sinema dili korku ögelerinden, karanlıktaki görünmez figürlerden ve çocukluk travmalarından beslenir. Spielberg, birçok filminde aslında bilinemez ve ürkütücü olan şeyi kontrol etmeye ve yeniden tanımlamaya çalışır. Bu filmde de karakterlerin travmatik bir durumla yüzleştiğini ve çıkış yolu aradığını hissediyorsunuz. İfşa Günü zaman zaman dağınık bir yapıya bürünebiliyor ama güzelliği de zaten bu dağınıklığında yatıyor.

Olumsuz yorumlar da var

Çoğu eleştirmenin aksine filme mesafeli yaklaşan The AV Club yazarı Monica Castillo, İfşa Günü'nün Spielberg'ün alışıldık akıcı temposunu kaybettiğini savunarak şunları yazdı:

Bu iddialı film yan hikayeler, uzatılmış finaller ve havada kalan birkaç eksik nokta yüzünden ağırlaşmış. Ancak İfşa Günü, sadece Spielberg'ün kendi yüksek standartlarına göre vasat kalıyor. Onlarca yıllık düşünmeye sevk eden gişe canavarlarından, büyük destanlardan ve gerilim filmlerinden sonra Spielberg çıtayı öyle bir yere koydu ki, artık her projesinin bir başyapıt olması imkansız. İfşa Günü, yönetmenin yüksek standartlarına ulaşamasa da hâlâ heyecanlı bir macera sunuyor.

İfşa Günü'nü kesinlikle beğenmeyen BBC eleştirmeni Nicholas Barber, kaleme aldığı sert eleştiride yapımı "sıkıcı bir X-Files bölümüne ya da önemsemediğimiz insanların, yine önemsemediğimiz başka insanlar tarafından kovalandığı sıradan bir savaş filmine" benzetti. 

Colin Firth'ün canlandırdığı karakteri eleştiren Barber, Oscar ödüllü oyuncuya "basmakalıp bir kötü adam rolü ve klişe diyaloglar" verildiğini yazdı. İfşa Günü'ne sadece iki yıldız veren Barber yine de açık kapı bırakarak, "Eğer Spielberg'ün o saf ve umut dolu bakış açısını paylaşıyorsanız, film size o kadar da kötü gelmeyebilir" dedi.

Spielberg'den "devam filmi" iddialarına yanıt

Öte yandan İfşa Günü'nün, 1977 yapımı kült filmi Üçüncü Türden Yakınlaşmalar'la bağlantılı olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Spielberg, filmin kesinlikle bir devam halkası olmadığını açıkladı.

Entertainment Weekly’ye konuşan efsanevi yönetmen, bu kez sırları saklayanın hükümet değil, anayasal sınırların ötesinde hareket eden "Wardex" adlı dev bir teknoloji şirketi olduğunu belirterek hikayenin tamamen bağımsız ve özgün olduğunu vurguladı.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, BBC, The AV Club, Vulture, Empire, IndieWire, Guardian, Entertainment Weekly