Yemen Cumhurbaşkanı’nın Danışmanı Maflahi, Şarku’l Avsat’a konuştu: Yemen’de hükümetin oluşumu tamamlandı, yakında ilan edilecek

Abdülaziz el-Maflahi. 
Abdülaziz el-Maflahi. 
TT

Yemen Cumhurbaşkanı’nın Danışmanı Maflahi, Şarku’l Avsat’a konuştu: Yemen’de hükümetin oluşumu tamamlandı, yakında ilan edilecek

Abdülaziz el-Maflahi. 
Abdülaziz el-Maflahi. 

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin Danışmanı Abdülaziz el-Maflahi, Yemen meşru hükümeti ile Güney Geçiş Konseyi arasında imzalanan Riyad Anlaşması’nı hızlandırma mekanizması doğrultusunda yürütülen yeni hükümetin oluşumuna ilişkin son hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.
Maflahi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Hükümetin oluşumu için tüm prosedürlerin tamamladığını ve var olan engellerin öncelikli olarak ülkenin çıkarları çerçevesinde Suudi Arabistan'daki kardeşlerin ve Koalisyon’un çabalarıyla aşıldığını” belirtti.
Maflahi açıklamasında, "Hükümetin kurulması ile ilgili tüm işlemler tamamlandı. Bazı partiler temsilcilerinin isimlerini vermekte gecikmişti. Ancak birkaç gün önce bu işlem de tamamlandı" dedi.
 Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, hafta başında yaptığı açıklamada Riyad Anlaşması’nın uygulanmasının ülkenin çıkarına olduğunu ve herkesin ortak ulusal hedefe ulaşmak için çabalarını birleştirdiğini vurgulamıştı. Hadi,  İran'ın Yemen ve bölgedeki projesini yenilgiye uğratarak Riyad Anlaşması ve hızlandırma mekanizmasının uygulanmasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ifade etti.
 Hadi bir önceki aşamayı değerlendirme, engeller ve zorluklara karşı hazırlıklar yapmak, hükümetin öncelikli prensiplerini ortaya koyarak bakanlık yetkilerinin adil bir biçimde ayrılmasına ve en önemlisi nitelik ve yetkinliğin sağlanmasına odaklanarak hükümeti kurma vizyonuna ulaşmak için gruplar ve siyasi taraflarla istişareler yürütmek üzere Başbakan’ı görevlendirmişti.
 Maflahi, "Konu şu anda Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’ye sunuldu. İsimleri onaylanması için bekleniyor” dedi. Aynı zamanda Suudi Arabistan ve Koalisyon’un taraflar arasında bir anlaşmaya varmak için tüm gücüyle çalıştığını belirten Maflahi söz konusu olumlu çabalara da övgüde bulundu.
 Hükümetin oluşumunun "işlerin kontrolünü yeniden sağlama ve devlet kurumları inşa ederek zor durumda olan vatandaşlara hizmet sağlama noktasında umut olduğunu" belirten Maflahi sözlerini şöyle sürdürdü:
 “Vatandaşlar, hizmet sektöründe, uzun süredir ödenmeyen maaşlar da dahil olmak üzere çeşitli sıkıntılar çekiyor ve bunlar artık dayanılmaz bir noktaya ulaştı. Kontrol altına alınan bölgelerde vatandaşın yaşadığı sıkıntılar uzun süre devam ederse bu durum onları olumsuz şeyler yapmaya itebilir. Dolayısıyla hükümetin oluşumu gerçekleşirse bu durum, kontrolü yeniden ele geçirmek, devlet kurumları kurmak, maaşları ödemek gibi olumlu durumları sağlayacağı için bir umut ışığı olacak.”
 Yemenli kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda Riyad Anlaşması’nın güvenlik ve askeri tarafının, yeni hükümetin duyurusuyla eşzamanlı olarak uygulanacağını bildirdiler. Ancak konuya dair ayrıntılı bilgi vermediler.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.