Filistin Başbakanı İştiyye’den İsrail’e iki devletli çözüm ya da demografik erime teklifi

El-Halil’de yerel gazetelerinin ilk sayfasında Joe Biden’ın ABD Başkanlık seçimlerindeki zafer haberleri (AFP)
El-Halil’de yerel gazetelerinin ilk sayfasında Joe Biden’ın ABD Başkanlık seçimlerindeki zafer haberleri (AFP)
TT

Filistin Başbakanı İştiyye’den İsrail’e iki devletli çözüm ya da demografik erime teklifi

El-Halil’de yerel gazetelerinin ilk sayfasında Joe Biden’ın ABD Başkanlık seçimlerindeki zafer haberleri (AFP)
El-Halil’de yerel gazetelerinin ilk sayfasında Joe Biden’ın ABD Başkanlık seçimlerindeki zafer haberleri (AFP)

Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, dün (Pazartesi), hükümetin haftalık toplantısında yaptığı konuşmada, 1948 yılından bu yana Filistinlilerin ilk kez İsrail nüfusunu 250 bin kişiyle geçtiğini belirterek, İsrail’in artık “iki devletli çözümü” ya da “demografik erimeyi” kabul etme zamanının geldiğini söyledi.
6 ay önce yapılan Filistin nüfus sayımına göre, rakamlar birbirine yakın ve İsrail’in lehineydi. Filistin nüfusunun yüzde 49,7’si eski Filistin’de ikamet ederken, Yahudi nüfusu ise toplam nüfusun yüzde 50,3’ünü oluşturuyordu.
İştiyye’nin dayandığı araştırma çalışmaları, nüfusun yıl sonunda 6,8 milyon Yahudi karşısında 7 milyona ulaşan Filistinlilerin lehine olacağını doğrulayarak rakamların her iki taraf için de artabileceğini belirtti.
İştiyye ayrıca, “Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme politikası barışın düşmanıdır. İşgalci devlet, topraklarımız üzerindeki sömürgeci ve istilacı planlarını durdurmalıdır” şeklinde konuştu.
İştiyye, Kudüs dahil olmak üzere şu anda Filistin topraklarında yaşayan Yahudilerin sayısının 750 binden fazla yerleşimciye ulaştığını belirterek bunun da Batı Şeria’nın yüzde 25’ini oluşturduğuna vurgu yaptı.
İştiyye, Filistin Bağımsızlık Bildirisi’nin 32. yıldönümü vesilesiyle Avrupa ülkelerini ve diğer ülkeleri statükoyu kırma, Filistin devletini tanıma, yerleşim planlarını dizginleme ve Gazze’yi tecrit etme yönünde bir adım atmaya çağırdı. Ayrıca, “Dünya halkımızın özgürlüğünün yanında durmalı, ve işgale son vermeli. İsrail ise tüm yaptıklarının bedelini ödemeli” ifadelerini kullandı.
İştiyye açıklamasında, İsrail’in “iki devletli çözümü” kabul etmemesi durumunda diğer seçeneğin “tek devlet” olan tartışmalı bir seçenek olduğunu ve İsrail’in bunu hiçbir zaman kabul etmediğini ve benimsemediğini söyledi.
“Tek devlet” fikri daha önceki zamanlarda Filistin ve Amerikan çevreleri tarafından önerilmişti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas bunun, “iki devletli çözümün” başarısız olması halinde olası bir seçenek olacağı tehdidinde bulunmuştu. Ancak Filistin Devleti bu çözümü hiçbir zaman benimsemedi.
Filistinliler kabul edilebilir tek devletin, ancak tüm sakinler için eşit hakların sağlandığı bir devlet olduğunu vurguluyor. Bu da, Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Kudüs’teki Filistinliler için herhangi bir seçimde aday olma ve oy kullanma gibi haklar da dahil olmak üzere, İsrail vatandaşlarının sahip olduğu tüm haklara sahip olma anlamına geliyor.
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Saib Ureykat, İsrail askeri yönetimine atıfta bulunarak, Filistinlilerin tek devlet fikrini her defasında reddettiğini tek devlet kurma fikrinin, apartheid sistemli bir devletin gerçekliği olacağını söyledi.
Filistin Yönetimi, İsrail Devletinin yanı sıra, 1967 sınırlarında başkenti Kudüs (doğu) olan bağımsız bir Filistin Devleti kurma yolundaki uluslararası müzakerelere bağlı kalmaya devam ediyor.
ABD Başkanlık seçimlerinde Joe Biden zaferinden sonra, Filistinlilerin bu seçeneğe daha çok bağlı kalacağına inanılıyor.
Biden’ın zaferi, Filistinliler için ABD yönetiminin uyguladığı boykotu durdurmanın yollarını açtı. Ayrıca barış müzakerelerinin yeniden başlaması konusunda Filistinlilere umut oldu. Öte yandan Donald Trump yönetiminin meydana getirdiği krizlerden kurtulmak için de bir fırsat oluşturdu.
İbranice yayın yapan Maariv gazetesinin yayınladığı bir haberde, dün, İsrail Güvenlik Kurumu, Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin, taraflar arasında güvenliğin yeniden sağlanmasıyla birlikte İsrail-Filistin ilişkilerinde hızlı bir gelişmeye etki edeceğine inandığını söyledi.
Ayrıca, Biden’ın zaferinden sonra Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın, İsrail’in Filistin Yönetimi için topladığı vergi fonlarını almayı reddetmeye devam etmeyeceğini düşündüğünü ifade etti.
Öte yandan, İsrail Ulusal Güvenlik Kurumu hiçbir açıdan radikal bir değişiklik beklemiyor.
ABD yönetimi ve Filistin Devleti arasındaki ilişkilerin yeniden başlamasından sonra istikrarın kademeli olarak gerçekleşmesi planlanıyor.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, seçimleri kazanmasının ardından Biden’ı hemen tebrik ederek, bölgedeki barışı sağlamak için kendisiyle çalışmak konusunda sabırsızlandığını belirtti.
Ayrıca, Filistinli bir yetkili, Filistin Yönetiminin, ABD’nin İsrail ile yapılan barış müzakerelerini, 2016 yılında Obama yönetiminde bıraktıkları noktadan itibaren yeniden başlatmaya hazır olduklarını vurguladı.
Yetkili İsrail gazetesine verdiği demeçte, Mahmud Abbas’ın, Biden’dan ABD’nin büyükelçiliğini derhal Kudüs’ten Tel Aviv’e taşımasını talep edeceğini ve 2018 yılında Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması konusunu gündeme getireceğini aktardı.
Biden daha önce yaptığı açıklamalarda daha ılımlı bir yaklaşım sergileyerek, Büyükelçiliği tekrar Tel Aviv’e taşımayacağını söylemişti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.