‘İslamcı terör’ ile mücadele için Avrupa liderler zirvesi

Macron, 50 yıl önce kendisini onurlandırmak için düzenlenen törenle hayatını kaybeden II. Dünya Savaşı kahramanı Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle'ün anma töreninde (EPA)
Macron, 50 yıl önce kendisini onurlandırmak için düzenlenen törenle hayatını kaybeden II. Dünya Savaşı kahramanı Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle'ün anma töreninde (EPA)
TT

‘İslamcı terör’ ile mücadele için Avrupa liderler zirvesi

Macron, 50 yıl önce kendisini onurlandırmak için düzenlenen törenle hayatını kaybeden II. Dünya Savaşı kahramanı Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle'ün anma töreninde (EPA)
Macron, 50 yıl önce kendisini onurlandırmak için düzenlenen törenle hayatını kaybeden II. Dünya Savaşı kahramanı Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle'ün anma töreninde (EPA)

Bir ay içinde Fransa'yı vuran üç terörist eyleme geçen Salı günü Viyana'da gerçekleşen dördüncü terörist operasyonun eklenince, eski kıtanın yeni bir terör atmosferine maruz kaldı. Bu eylemlerin ardından Avrupa’da teröre karşı verilen cevabın ulusal düzeyden çıkarak Avrupa düzeyinde verilmesi gerekliliğine dair bir kanı oluştu. Bu nedenle Almanya Başbakanı Angela Merkel'in daveti üzerine bugün, Fransız Cumhurbaşkanı, Avusturya Şansölyesi, Avrupa Konseyi Başkanı ve Avrupa Komisyonu Başkanı'nın da katılacağı sanal bir zirve düzenleniyor. Zirvede tartışmaya konu olması beklenen terörle mücadelede "kolektif" araçlar olacak. Zirve önümüzdeki ayın 9’unda gerçekleştirilecek  toplantı için hazırlık nitelğinde.
Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron diğer liderlerden önce davranarak  Avrupalı liderlere sunacağı teklifleri hazırladığını duyurdu. Macron ve Avusturya Şansolyesi Sebastian Cruz ile Elysee Sarayı’nda buluşup sanal zirveye buradan birlikte katılacaklar.
Macron, Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Clémon Bonn'u, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'nden bir mülteci tarafından düzenlenen ve 4 kişinin kurşuna dizilerek öldürüldüğü terör operasyonunun kurbanlarının onuruna katılmak için Viyana'ya gönderdi.
Bakan Bonn, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel'in katılımıyla Avusturya Şansölyesi ile bir toplantı yapacak. Bakan, Fransızların kendi çerçevesinde ülkeler arasında serbest dolaşıma izin veren "Schengen" anlaşmasını yeniden gözden geçirme önerisine paralel olarak, Birliğin dış sınırlarının üzerlerindeki kontrolü sıkılaştırarak koruması üzerinde önemle duracak.
Schengen dosyasını Avrupa masasına koyulması yeni değil. Birkaç yıldır, birçok Avrupa ülkesinde aşırı sağ, hükümetler,  eski sistemdeki sınır kontrollerine geri dönülmesi çağrısı yapıyor. Birçok Avrupa ülkesi, "yakın bir tehlike" olarak gördükleri terör nedeniyle sınırlarında yeniden denetim uygulamaya izin veren maddeyi kullandı.
Macron’a göre yasadışı göçle mücadele terörle mücadelenin bir parçası. Bu dönemde Macron Le Figaro gazetesine yaptığı açıklamada, yasadışı göçe atıfta bulunarak “bazı terör olaylarının bu göçle ilişkisi olduğunu” vurguladı. Ona göre bunun en son kanıtı Tunus’tan İtalyan adasına gelen oradan da 24 saat içinde geldiği Nice kentinde terör eylemini gerçekleştiren İbrahim  el-Uveysavi’nin terör eylemi. Soruşturmada kendisine yardım etmiş olabilecek ortaklar aranıyor.
Bu nedenle, Avrupalı ​​liderler için, kıtaya giriş ülkeleri olarak görülen ve kaçak göçmenlerin uğrak yeri olan İtalya, Yunanistan, İspanya, Malta ve Kıbrıs'ın sınırlarına büyük önem verilmesi gerekir.
Cumhuriyetin düşmanı olarak gördüğü İslami kesimleri  "İslamcı terörizm" ve "İslami ayrılıkçılık"olarak nitelendiren Macron’dan sonra Merkel, aynı söylemi kullandı. Viyana cinayetinin ardından, Merkel’in sözcüsü paylaştığı twette "İslamcı terörizmin ortak düşman olduğunu, bu katillere karşı savaşın ortak verilmesi gerektiğini" vurgulayarak saldırıyı kınandı. Avusturya Şansölyesi de son açıklamalarında aynı yaklaşımı benimsedi.
İşin doğrusu, 2015 yılının başlarında başlayan terör dalgasından bu yana İçişleri Bakanları ile ilgili kurumlar arasında onlarca görüşmeye rağmen, Avrupa güvenlik koordinasyonu ve işbirliği hala zayıf. Bunun kanıtı olarak Viyana katliamında yaşananlar gösterilebilir. Mevcut bilgiler, Avusturyalı güvenlik güçlerinin tanıdığı katliamın faili Kutim Feyzullah geçen Temmuz ayında cezaevinden çıktıktan hemen sonra AK-47 makineli tüfek satın almak istediği ifade edildi. Slovakya'nın başkenti Bratislava'daki silah ve mühimmat satan bir depodan alış veriş yaptığını Slovak güvenlik güçleri Avusturya yetkililerine aktardı. Slovak güvenlik raporunda Feyzullah’ın aşırı ve radikal tutumları nedeniyle takibe alınan bir kişi olduğu belirtildi.



Barış Kurulu alay konusu oldu: Neredeyse yarısı ABD'ye giremiyor

Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
TT

Barış Kurulu alay konusu oldu: Neredeyse yarısı ABD'ye giremiyor

Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)

Maira Butt 

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Barış Kurulu"ndaki ülkelerin neredeyse yarısının, Trump'ın seyahat yasağı kapsamında ABD'ye girişinin yasaklandığı ortaya çıktıktan sonra kurul yine alay konusu oldu.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda perşembe günü düzenlenen büyük bir törenle Birleşmiş Milletler alternatifini açıklamıştı.

Çeşitli ülkelerin temsilcilerini sahneye davet ederek hepsiyle "arkadaş" olduğunu söylemişti.

Bu ülkeler arasında Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Bahreyn, Bulgaristan, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kosova, Moğolistan, Fas, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan vardı.

Hiçbir Avrupa ülkesinin yer almaması dikkat çekerken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davet edildiği haberleri dolaşıyordu.

Diğer yandan Amerikalı lider göçü ve ABD'ye girişi kısıtlamak için bu yılın başlarında daha da sıkı bir seyahat yasağı getirmişti. Yönetim, 75 ülkeden gelen kişiler için göçmen vizesi işlemlerini süresiz askıya almıştı ve bunların çoğu Barış Kurulu'nda.

Ermenistan, Azerbaycan, Ürdün, Kosova, Moğolistan, Fas, Pakistan ve Özbekistan'ın göçmen vizelerine ilişkin kısıtlamalara tabi tutulması, Trump'ın "şimdiye kadar oluşturulmuş en önemli organlardan biri olma şansına sahip" dediği girişimin etkinliği hakkında soru işaretleri doğuruyor.

Trump'ın, ABD arabuluculuğunda İsrail'le Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşmasına dahil olmasıyla ortaya çıkan kurulun müstakbel üyelerinin, katılmak için 1 milyar dolar katkı sunması bekleniyor.

Damat Jared Kushner, Yeni Gazze'nin veri merkezi, lüks daireler ve "kıyı turizmi" içeren tuhaf yeni resimlerini kurulun açılış töreninde gözler önüne sermişti.

Sunumda, lüks daireler ve veri merkezlerinin CGI'yla oluşturulmuş görüntüleri ve 100 binden fazla konut ve 75 tıbbi tesis inşa etme planları vardı.

Eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'in, Trump'ın başkanlık edeceği kurulun üyesi olması tartışmalara yol açtı.

ABD Başkanı toplantıda "Amerika büyüdüğünde, tüm dünya büyür" demişti. 

Bu kurul, şimdiye kadar oluşturulmuş en önemli organlardan biri olma şansına sahip ve onun başkanlığını yapmak benim için büyük bir onur.

(AFP)(AFP)

Trump şöyle açıklamıştı: 

Barış kurulu aslında dünyanın en üst düzey liderlerinden oluşuyor. Geçen ekimde Gazze'deki çatışmanın kalıcı olarak sonlandırılmasına yönelik bir plan yayımladık ve vizyonumuzun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini memnuniyetle belirtmek isterim.

Amerikalı lider, barış kurulunun Gazze'nin askerden arındırılmasını sağlayacağını söylemişti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bunun aynı zamanda bir "eylem kurulu" olacağını eklemişti.

Yeni planlar, savaşla harap olan bölgenin bir "riviera"ya dönüştürüldüğünü gösteren, Trump ve Tesla milyarderi Elon Musk'ın da yer aldığı ve yapay zekayla üretilerek geçen yıl yayımlanan videoyu yansıtıyor gibi görünüyordu.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Venezuela'da Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan büyük bir gösteri düzenlendi

Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan büyük bir gösteri düzenlendi

Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)

Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun binlerce destekçisi, 1958'deki askeri diktatörlüğün yıkılışının yıldönümü olan dün, ABD askeri operasyonu sonucu 3 Ocak'ta Karakas'ta tutuklanmasının ardından serbest bırakılmasını talep eden gösteri düzenledi.

Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, serbest bırakılmasını talep etmek için gösteri düzenledi (AFP)Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, serbest bırakılmasını talep etmek için gösteri düzenledi (AFP)

Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanı, eski başkan yardımcısı Delcy Rodríguez, Washington ile yakınlaşma arayışında iken, hükümet 2013'ten beri ülkeyi yöneten Maduro'nun geri dönmesini talep etmeye devam ediyor.

Karakas şehir merkezindeki Ollier Meydanı yakınlarında, Maduro ve eşi Cilia Flores'i kastederek "Onları geri istiyoruz" yazılı büyük bir pankart asıldı.

Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello dün Karakas'taki gösteride konuşuyor (AFP)Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello dün Karakas'taki gösteride konuşuyor (AFP)

Gösteri sırasında İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında, "Bugünlerdeki en büyük zaferimiz, Başkan Maduro ve Cilia'nın geri dönüşü olacaktır" ifadelerini kullandı.

Geçici cumhurbaşkanının "ilerlemeye devam etmek için iktidar partisinden tam destek aldığını" vurguladı.


NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
TT

NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)

NATO'dan üst düzey bir yetkili, ittifakın doğu sınırları boyunca silah ve mühimmat stoklarını önemli ölçüde genişletmeyi ve otomatik teknoloji kullanarak yeni bir savunma bölgesi oluşturmayı planladığını söyledi.

General Thomas Lowen, yarın yayınlanacak olan Alman gazetesi Die Welt'e verdiği demeçte, bu önlemlerin Rusya'ya karşı caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Yeni bir "katmanlı" savunma konsepti kapsamında NATO, yüksek teknoloji sistemleri kullanarak saldırganı erken aşamada yavaşlatmayı veya durdurmayı hedefleyecek.

NATO'nun Rusya ve Belarus ile olan sınırlarında, düşmanın ilerlemeden önce aşması gereken uzaktan kumandalı veya yarı otomatik sistemler kullanılarak yoğun bir gözetim bölgesi kurulacak.

İzmir'deki NATO Müttefik Kara Komutanlığı Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Lowen, gazeteye verdiği demeçte, doğu sınırındaki gözetimin, karada, havada, uzayda ve dijital alanda veri toplayan sistemlere dayanacağını söyledi.

Lowen, bilgilerin NATO müttefiklerine gerçek zamanlı olarak sunulacağını ve radar, akustik ve optik sensörler gibi sabit ve mobil sistemlerin yanı sıra uydu, insansız hava araçları (İHA) ve keşif uçaklarından elde edilen verilerin de kullanılabileceğini ifade etti.

NATO, sınır boyunca Lowen'in "sıcak bölge" olarak adlandırdığı, saldırganları erken aşamada durdurmak veya yavaşlatmak için tasarlanmış bir bölge kurmayı planlıyor. Şarku’l Avsat2ın edindiği bilgiye göre bu bölge, silahlı insansız hava araçları (İHA), yarı otonom savaş araçları, otomatik sistemler ve otomatik hava savunma yeteneklerini içerebilir.