Binlerce Etiyopyalı, ülkelerindeki çatışmalardan kaçmak için Sudan’a sığındı

Sudanlı bir yetkili, uluslararası örgütlere Tigray eyaletinde devam eden çatışmalardan kaçan insanların ihtiyaçlarına acilen yanıt vermeleri çağrısında bulundu

İnsan akını devam ediyor ve durumlar gün boyu değişiyor (Getty)
İnsan akını devam ediyor ve durumlar gün boyu değişiyor (Getty)
TT

Binlerce Etiyopyalı, ülkelerindeki çatışmalardan kaçmak için Sudan’a sığındı

İnsan akını devam ediyor ve durumlar gün boyu değişiyor (Getty)
İnsan akını devam ediyor ve durumlar gün boyu değişiyor (Getty)

Sudanlı bir yetkiliye göre binlerce Etiyopyalı, Sudan’ın el-Kadarif eyaleti ile Kassala eyaletlerinin bitişiğinde bulunan Etiyopya’nın Tigray eyaletinde devam eden çatışmalardan kaçmak için Sudan topraklarına sığındılar.
Sudan Mülteciler Komisyonu Kassala Ofisi Müdürü Es-Sir Halid, Fransız haber ajansına (AFP) verdiği demeçte “Dün ve bugün (pazartesi ve salı) Kassala eyaletinin bitişiğinde bulunan Sudan’ın Hamdayit bölgesine iki bin Etiyopyalı geçti. Sınırı geçen kişilerin sayım ve kayıt işlemlerini yapıyoruz. Aralarında askerlerin de bulunduğu 500 kişi daha el-Kadarif eyaletinin bitişiğinde bulunan Lukdi sınırını geçti” ifadelerini kullanarak sayının gittikçe arttığına işaret etti.
 
İnsan akını devam ediyor
Halid “insan akınının devam ettiğini ve durumların gün boyu değiştiğini” söyleyerek yerel yetkililerin, Kassala eyaletinin Şecerab bölgesindeki kampa yerleştirmek üzere sığınmacılar için sınırın yakınında bir kabul merkezi oluşturduklarını vurguladı.
Halid “Hamdayit’te kapasitesi en fazla 300 kişilik olan bir kabul merkezi inşa ettik ancak şu an 2 bin kişi burada kalıyor” dedi.
Halid “Yerel toplum ve yetkililer kaçan kişilere yardımlarda bulundu. Bu, yerel otoritelerin gücünü aşan bir durum. Şu ana kadar yardım etmek için bölgeye hiçbir uluslararası örgüt gelmedi” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Geçtiğimiz hafta Etiyopya’nın Tigray bölgesindeki yerel hükümet ile Addis Ababa’daki merkezi hükümet arasında bir çatışma patlak verdi.
Hükümet yetkilisi, el-Kadarif eyaletinin bitişiğindeki sınırı geçenlerin arasında Etiyopyalı askerlerin de bulunduğunu söyledi ancak hangi gruba ait olduklarını belirtmedi.
Es-Sir Halid “Askerler Sudan’ın askeri bir noktasına giderek teslim oldu. Şu anda sığınma talebinde bulunanların sınıflandırılma süreci devam ediyor” dedi.
Sudanlı yetkili, uluslararası örgütlere Etiyopya bölgesinde devam eden çatışmalardan kaçan insanların ihtiyaçlarına acilen yanıt vermeleri çağrısında bulunarak “Gelenlerin insani durumu oldukça zor ve imkanlarımız sınırlı, bu yüzden uluslararası örgütlerin hızlı bir şekilde yanıt vermesi gerekiyor” dedi.
Halid sınırı geçenlerin arasında kadınların, çocukların, yaşlıların ve özel ihtiyaçları olan kişilerin olduğunu vurguladı.

Tekeze Nehri’ni geçiyorlar
Telefon üzerinden AFP’ye bilgi veren bir görgü tanığı “Kadınlar ve çocuklar Hamdayit’e ulaşmak için Tekeze Nehri’ni geçmeye çalışıyor” dedi.
Görgü tanığı “Sınırın yakınında bulunan mısır tarlalarının içerisine aralarında kadınların ve çocukların bulunduğu aileler yayıldı. Çiftlik sahipleri de aile bireylerine yemek verdi” dedi.
2019 Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed 4 Kasım’da Tigray bölgesindeki ayrılık yanlısı yetkilileri topraklarındaki iki federal ordu üssüne saldırmakla suçlayarak askeri bir operasyon başlatmıştı.
Addis Ababa, halihazırda devam eden askeri operasyon için yayın yasağı getirerek bölgedeki telefon ve internet ağlarını kesti.
Etiyopya uçakları bir taraftan bölgedeki bazı noktalara hava saldırıları düzenlerken karada da ağır toplar kullanıldı.
Sudan resmi haber ajansı (SUNA) salı günü Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın Hartum’daki ofisinde Etiyopya Ulusal Güvenlik Danışmanı’nı ağırladığını belirtti. Burhan görüşme sırasında Ulusal Güvenlik Danışmanı’na “Sudan hükümetinin ve halkının, kardeş Etiyopya hükümetinin ve halkının içinde bulunduğu durumla mücadelede yanında olduğunu” bildirdi.
SUNA’nın haberine göre Etiyopya Ulusal Güvenlik Danışmanı Tigray’daki duruma ilişkin bilgi vererek “Etiyopya hükümetinin durumu mümkün olan en kısa sürede çözeceğini” vurguladı. Aynı şekilde Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’den ülkedeki duruma ilişkin bir mektup aldı.
Hamduk’un ofisi tarafından yayınlanan bir açıklamada “Başbakan, Ulusal Güvenlik Danışmanını kabul etti ve danışman Hamduk’a Etiyopyalı mevkidaşından başta Tigray bölgesi olmak üzere komşu Etiyopya’daki gelişmelere ilişkin bir mektup iletti” ifadeleri kullanıldı.



ABD uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlamıştı: Meksikalı vali istifa etti

Sinaloa Valisi Rocha Moya, suçsuzluğunu mahkemede kanıtlayacağını söyledi (AFP)
Sinaloa Valisi Rocha Moya, suçsuzluğunu mahkemede kanıtlayacağını söyledi (AFP)
TT

ABD uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlamıştı: Meksikalı vali istifa etti

Sinaloa Valisi Rocha Moya, suçsuzluğunu mahkemede kanıtlayacağını söyledi (AFP)
Sinaloa Valisi Rocha Moya, suçsuzluğunu mahkemede kanıtlayacağını söyledi (AFP)

ABD'nin "uyuşturucu kaçakçılığına yardım etmekle" suçladığı Sinaloa Valisi Ruben Rocha Moya istifa etti.

Meksikalı vali, cuma gecesi yaptığı açıklamada hakkındaki iddiaları reddederek suçlamalara karşı kendini savunmaya odaklanmak amacıyla görevinden geçici olarak ayrılacağını duyurdu.

76 yaşındaki Rocha Moya, ülkesine ihanet etmediğini söyleyerek bunu mahkemede de kanıtlayacağını belirtti.

ABD'de federal yetkililerin çarşamba günkü açıklamasında, aralarında Sinaloa Valisi Moya'nın da bulunduğu 10 mevcut ve eski yetkili "uyuşturucu kaçakçılığına yardım etmekle" suçlanmıştı.

New York Güney Bölgesi Federal Savcılığı'nın iddianamesinde, sözkonusu kişilerin Sinaloa Karteli'nin Meksika'dan ABD'ye fentanil, eroin, kokain ve metamfetamin sokmasını sağladığı öne sürülmüştü.

Ayrıca bazı isimlerin, kartelin şiddet eylemlerine bizzat katıldığı, "El Chapo" lakaplı Joaquin Guzman'ın destekçilerinin kontrolündeki çeteyle bağlantıları olduğu iddia edilmişti.

Rocha Moya ise suçlamaları reddederek ABD'nin Meksika'nın içişlerine karıştığını söylemişti. Meksika Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında da ABD'li yetkililerin iddialarla ilgili hiçbir kanıt sunmadığı vurgulanmıştı.

Meksika lideri Claudia Sheinbaum, suçlamalar hakkında kanıt bulunması halinde gerekli adımların atılacağını söyledi. Ancak ABD'nin iade talebi ve iddialarla ilgili henüz bir kanıt sunmadığını belirtti.

Donald Trump, uyuşturucu kaçakçılığını gerekçe göstererek Meksika'ya askeri harekat düzenleme tehdidinde de bulunmuştu. Sheinbaum ise istihbarat ve koordinasyonda işbirliğine açık olduklarını fakat Amerikan askerlerini Meksika topraklarında istemediklerini söylemişti.

New York Times'ın irtibata geçtiği, kartel şiddetinin pençesindeki Sinaloa sakinleriyse iddianamedeki suçlamalar karşısında şoke olmadıklarını anlatıyor.

Esnaf Omar Trejo, Rocha Moya ve diğer yetkililerin kartel üyeleriyle bağlantılı olduğunu "herkesin bildiğini" söylüyor:

Artık böyle bir adım atılmasının vakti gelmişti.

Karteller arasındaki savaşlar ve şiddet olayları nedeniyle eyalette son 20 ayda en az 3 bin 600 kişi kayboldu. Aynı dönemde 3 binden fazla kişi de hayatını kaybetti.

Sinaloa eyaletinin başkenti Culiacán'ın tanınmış gazetelerinden Noroeste'nin editörü Adrián López Ortiz şunları söylüyor:

Mesele sadece yolsuzluk değil, şiddeti bitirip krizi yönetmekle sorumlu kişinin aynı zamanda bu sorunun bir parçası olma ihtimali de var. Karar verme yetkisine sahip kişiler sorunun bir parçasıysa, bu mesele ne zaman ve nasıl çözülebilir ki?

Independent Türkçe, New York Times, Washington Post


Almanya Savunma Bakanı: ABD ile iş birliği, asker azaltımına rağmen sürüyor

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)
TT

Almanya Savunma Bakanı: ABD ile iş birliği, asker azaltımına rağmen sürüyor

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin Almanya’daki askerlerini kısmen çekme kararının ardından iki ülke arasındaki ortak çıkarlara vurgu yaptı.

Pistorius, Berlin’de Alman Haber Ajansı’na (DPA) yaptığı açıklamada, “ABD askerlerinin Avrupa’da, özellikle de Almanya’da bulunması hem bizim hem de ABD’nin çıkarınadır” dedi.

Söz konusu kararın sürpriz olmadığını belirten Pistorius, ABD’nin Avrupa’dan ve Almanya’dan asker çekmesinin “beklenen bir adım” olduğunu ifade etti.

Pistorius, “Ramstein, Grafenwöhr, Frankfurt ve diğer yerlerde Amerikalılarla Avrupa’da barış ve güvenlik, Ukrayna’ya destek ve ortak caydırıcılığın güçlendirilmesi için yakın iş birliği içindeyiz” diye konuştu.

ABD’nin Almanya’daki üslerinde Afrika ve Ortadoğu’daki güvenlik çıkarlarına yönelik askeri işlevlerin de bulunduğuna dikkat çeken Pistorius, NATO’nun transatlantik niteliğini koruyabilmesi için daha “Avrupalı” hale gelmesi gerektiğini belirtti.

Pistorius, “Avrupalılar olarak kendi güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk üstlenmeliyiz” diyerek, Almanya’nın bu yönde ilerlediğini, ordunun büyütüldüğünü, teçhizat tedarikinin hızlandırıldığını ve altyapının geliştirildiğini ifade etti.

Pistorius ayrıca, Almanya’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Polonya ve İtalya’nın yer aldığı “Group of Five” (Beşli Grup) kapsamındaki ortaklarıyla gelecekteki görevler konusunda koordinasyon sağlayacağını açıkladı.


İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan iki kişiyi idam etti

Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)
Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)
TT

İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan iki kişiyi idam etti

Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)
Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)

Reuters'ın İran medyasına dayandırdığı habere göre, infazlar bu sabah gerçekleştirildi. İran Yargı Erki tarafından yapılan açıklamada, Yakup Kerimpur ve Nasır Bekirzade’nin, İsrail ve istihbarat servisi Mossad ile iş birliği yapmaktan suçlu bulundukları ve asılarak idam edildikleri belirtildi.

İranlı yetkililerin paylaştığı bilgilere göre, hükümlülerden Yakup Kerimpur, hassas bilgileri bir Mossad görevlisine sızdırmakla suçlandı. Nasır Bekirzade ise Hükümet yetkilileri, dini şahsiyetler ve başta ülkenin orta kesimindeki Natanz bölgesi olmak üzere kritik öneme sahip tesisler hakkında istihbarat toplamakla itham edildi.

Birleşmiş Milletler: idamlarda artış var

İnfazlar, bölgedeki askeri gerilimin ve ülke içi siyasi çalkantıların gölgesinde gerçekleşiyor. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, geçtiğimiz çarşamba günü yayımladığı bildiride endişe verici rakamlar paylaştı.

BM bildirisinde, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırıları ve savaş ortamıyla birlikte infazların hız kazandığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Ocak 2026'daki protestolarla bağlantılı en az 9 kişi, muhalif gruplara üye olduğundan şüphelenilen 10 kişi ve casusluk suçlamasıyla 2 kişi olmak üzere çok sayıda infaz gerçekleştirildi."