Dünya'nın yakınlarında uzaylılar var mı: İhtimalin en yüksek olduğu 4 gök cismi

Görselde Europa'daki su buharı resmedilior (David Ladd / Goddard Uzay Uçuş Merkezi)
Görselde Europa'daki su buharı resmedilior (David Ladd / Goddard Uzay Uçuş Merkezi)
TT

Dünya'nın yakınlarında uzaylılar var mı: İhtimalin en yüksek olduğu 4 gök cismi

Görselde Europa'daki su buharı resmedilior (David Ladd / Goddard Uzay Uçuş Merkezi)
Görselde Europa'daki su buharı resmedilior (David Ladd / Goddard Uzay Uçuş Merkezi)

Dünya, yaşam için gerekli tüm bileşenlere sahip: Sıvı halde su, en az bir enerji kaynağı ve biyolojik açıdan kullanışlı moleküller.
Venüs’ün bulutlarında fosfin molekülünün keşfedilmesi ve bu molekülün canlılar tarafından üretilmiş olabileceği iddiası, bu bileşenlerden en azından bir kısmının Güneş Sistemi’nde de bulunduğunu tüm dünyaya hatırlattı.
Bu nedenle Birmingham Üniversitesi’nden uzay bilimleri araştırmacısı Gareth Dorrian, The Conversation’da kaleme aldığı bir yazıda, Güneş Sistemi’nde bulunan ve Dünya dışı yaşama ev sahipliği yapma ihtimali en yüksek olan gök cisimlerini anlattı.

Mars
Mars Güneş Sistemi’nde Dünya’ya en çok benzeyen gök cisimlerinden biri. Bir günün 24,5 saat sürdüğü gezegende kutuplardaki buzullar mevsimsel değişimlerle genişleyip daralıyor ve yüzey oluşumlarına suyun şekil verdiği görülüyor.
Dorrian’a göre Güney Kutup buzlarının altında bir gölün tespit edilmesi ve atmosferinde mevsimlere saatlere göre değişiklik gösteren metan gazının bulunması, Mars’ı yaşam için ilgi çekici bir aday yapıyor. Metan gazı biyolojik süreçler sonucunda üretilebileceği için önemli ancak Mars’taki kaynağı henüz kesin olarak bilinmiyor.
Bunun yanı sıra gezegende bir zamanlar çok daha yumuşak koşullar bulunduğuna ilişkin kanıtlar, yaşamın başlangıç için bir fırsat bulmuş olabileceği anlamına geliyor.
Ancak Mars bugün neredeyse tamamı karbondioksitten oluşan kuru ve çok ince bir atmosfere sahip. Bu, Güneş’ten gelen zararlı ışınlara karşı çok sınırlı bir koruma sağlıyor. Yine de Mars yüzeyinin altında bazı su birikimlerini korumayı başarmışsa önceden başlamış bir yaşamın varlığını hala koruyor olması mümkün.

Europa
1610’da Galileo Galilei’nin keşfettiği Europa, 79 doğal uyduya sahip Jüpiter’in 4 büyük uydusundan biri. Ay’dan biraz daha küçük olan bu uydu, yaklaşık 670 bin kilometre uzağında yer aldığı gaz devi gezegeninin etrafındaki bir turunu 3,5 günde tamamlıyor.
Europa, Jüpiter ve diğer uydularının birbiriyle yarışan yerçekimleri altında devamlı olarak genişleyip daralıyor. “Gelgit ısınması” ismi verilen bu olay nedeniyle sürtünen kayaç ve metalin iç yapıdaki sıcaklığı artırdığı ve uydunun Dünya gibi jeolojik açıdan aktif olabileceği düşünülüyor.
Dorrian’ın aktardığına göre uydunun yüzeyi tamamen donmuş suyla çevrili ve çoğu bilim insanı bu donmuş yüzeyin altında sıvı sudan oluşan küresel bir okyanus bulunduğunu düşünüyor. Araştırmacı bu okyanusun, yüzeyin 100 kilometre kadar altında yatabileceğini ifade ediyor:
Bu okyanusun kanıtları arasında yüzey buzundaki çatlaklardan fışkıran gayzerler, zayıf manyetik alan ve yüzeyin okyanus akımlarıyla bozulduğu düşünülen karmaşık coğrafyası yer alıyor. Yüzeydeki kalın buz tabakası, bir yeraltı okyanusunu soğuktan, uzayın vakumundan ve Jüpiter’in şiddetli radyasyon kuşaklarından koruyabilir. Okyanusun dibinde ise hidrotermal bacalar ve okyanus tabanı volkanları keşfedebiliriz.
Dünya üzerinde bu tür bacaların, çeşitli ve çok zengin ekosistemlere ev sahipliği yaptığı biliniyor. Hatta bilim insanları hidrotermal bacaları, Dünya üzerindeki yaşamın başladığı düşünülen en muhtemel yerlerden biri olarak değerlendiriyor.

Enceladus
Enceladus, Europa gibi altında sıvı sudan oluşan bir yeraltı okyanusunun bulunduğu buzla kaplı bir uydu. Satürn’ün yörüngesindeki gök cismi, Güney Kutbu yakınlarındaki devasa gayzerlerin keşfiyle birlikte bilim insanlarının dikkatini çekti.
Yüzeyindeki geniş çatlaklardan çıkan su, uydunun zayıf yerçekimi nedeniyle uzaya fışkırıyor ancak yeraltında sıvı suyun bulunduğuna dair açık bir kanıt da oluşturuyor.
Bu gayzerlerdeki püskürmelerde, yalnızca suyun varlığı değil bir dizi organik molekül de saptandı. En önemlilerinden biri, yalnızca kayaç bir okyanus tabanıyla fiziksel temasa sahip ve en az 90 santigrat derece sıcaklıkta oluşabilen minik silikat parçacıkları oldu. Bu da yaşam için gerekli kimyasal bileşimi ve enerji kaynağını sağlayan hidrotermal bacalara ilişkin güçlü bir kanıt sağladı.

Titan
Satürn’ün en büyük uydusu Titan, Güneş Sistemi’ndeki kayda değer bir atmosfere sahip tek uydu. Bu atmosfer karmaşık organik moleküllerin ortaya çıkardığı kalın bir turuncu renkli sis içeriyor. Su yerine sıvı ve gaz halinde bulunan metandan oluşan hava döngüsünün bulunduğu uyduda, mevsimsel değişimlerin, kurak dönemler ve rüzgarların oluşturduğu kum tepeleri yer alıyor.
Dorrian’ın aktardığına göre Titan atmosferi, bildiğimiz tüm yaşam biçimleri için vazgeçilmez nitelikteki proteinlerin inşasında yer alan azot elementini barındırıyor. Gözlemler de uyduda sıvı metan ve etandan oluşan nehir ve göllerin varlığına işaret ediyor. Ayrıca uyduda kriyovolkanların bulunması da mümkün. Kriyovolkanlar, yanardağlara benzeyen ancak ergimiş kayaçlar yerine su, amonyak ve metan püskürten oluşumlar. Bu da Titan’ın, Europa ve Enceladus gibi yeraltı sıvı birikimine sahip olabileceğini gösteriyor.
Dorrian, uydudaki koşulların yaşama ne ölçüde elverişli olduğunu şöyle açıklıyor:
Güneş’e epey uzak olması, Titan’ın yüzey sıcaklığını -180 santigrat dereceye kadar düşürüyor. Bu rakam, sıvı su için gerekenden sıcaklıktan çok daha düşük. Ancak uydudaki kimyasalların bolluğu Dünya’daki canlılardan tümüyle farklı başka yaşam formlarının var olabileceğine yönelik bazı fikirlere de öncülük ediyor.
 
Independent Türkçe, The Conversation



İnsan atası Lucy'yi avlayan devasa timsah keşfedildi

"Lucy'nin avcısı"nın illüstrasyonu (Tyler Stone/Iowa Üniversitesi)
"Lucy'nin avcısı"nın illüstrasyonu (Tyler Stone/Iowa Üniversitesi)
TT

İnsan atası Lucy'yi avlayan devasa timsah keşfedildi

"Lucy'nin avcısı"nın illüstrasyonu (Tyler Stone/Iowa Üniversitesi)
"Lucy'nin avcısı"nın illüstrasyonu (Tyler Stone/Iowa Üniversitesi)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Bilim insanları yarım ton ağırlığında, boyu 4,5 metreye varan ve muhtemelen Afrika coğrafyasında dolaşan atalarımıza dehşet salan, tarih öncesinden kalma yeni bir dev timsah türü keşfetti.

Başında belirgin bir çıkıntı bulunan, günümüz timsahlarının bu devasa akrabası 3 milyon yıl önce nehir ve göllerde sabırla pusuya yatarak insanların atalarına saldırıyordu.

Crocodylus lucivenator, yani Lucy'nin avcısı adı verilen timsahın soyu tükenmiş hominid türü Australopithecus afarensis'i avladığı neredeyse kesin. Lucy diye bilinen iskelet örneğinin 3,2 milyon yıl boyunca mükemmel bir şekilde korunması sayesinde Australopithecus afarensis, modern insanların en iyi incelenmiş atalarından biri.

Crocodylus lucivenator, günümüz Etiyopyası'ndaki nehirlerle dolu çalılık ve sulak alanlardan oluşan geniş bir bölgede yaşayan tek timsah türüydü.

Journal of Systematic Palaeontology'de yayımlanan araştırmaya göre timsahın maksimum uzunluğu 3,5 ila 4,5 metreyken, yetişkinlerin ağırlığı 270 ila 590 kilogramdı.

Bilim insanları, günümüz timsahları gibi pusuya yatan bir yırtıcı olan Lucy'nin avcısının, su içmeye gelenlere saldırmaya hazır şekilde su altında avını beklediğini söylüyor.

Iowa Üniversitesi'nden araştırmanın yazarı Christopher Brochu, "Ekosistemdeki en büyük avcıydı; aslan ve sırtlanlardan bile daha büyüktü ve o dönemde orada yaşayan atalarımız için en büyük tehditti" diyor.

Dr. Brochu şu ifadeleri kullanıyor: 

Bu timsahın Lucy'nin türünü avladığı neredeyse kesin. Belirli bir timsahın Lucy'yi yakalamaya çalışıp çalışmadığını asla bilemeyeceğiz ancak o, Lucy'nin türünü gördüğünde muhtemelen 'Akşam yemeği' diye düşünüyordu.

Araştırmacılar, 2016'da Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da yer alan bir müzedeki örneklere dayanarak yeni türü tanımladı.

Daha sonra düzinelerce bireye ait kafatasları, dişler ve çene parçaları gibi belgelenmiş 121 kalıntıyı analiz ettiler.

Örneklerden birinin çenesindeki iyileşmiş birkaç yara izi, akranlarından biriyle boğuştuğuna işaret ediyor.

Dr. Brochu "Bu türün gerçekten tuhaf özellikleri bir arada barındırması karşısında hayrete düştüm" diyor.

Soyu tükenmiş bu timsahın kendine özgü fiziksel özelliklerinden biri, burnunun ortasındaki büyük çıkıntıydı. Bu özellik, Amerikan timsahında görülse de Afrika'daki Nil timsahında bulunmuyor.

Bilim insanları, erkek timsahların bu çıkıntıyı eş bulmak için kullandığını düşünüyor.

Dr. Brochu, "Bunu bazı modern timsahlarda da görebilirsiniz" diye açıklıyor. 

Erkek, dişi timsaha gösteriş yapmak için başını biraz aşağıya indirir.

Fosiller, Etiyopya'nın Afar bölgesindeki Hadar kazı alanından çıkarıldı.

Çalışmanın bir diğer yazarı Christopher Campisano, "Pliyosen dönemde Hadar, göl ve nehir sistemlerinin yanı sıra açık ve kapalı ormanlık alanlar, galeri ormanları, ıslak otlaklar ve çalılıklar gibi, zaman ve bölgeye göre değişen çeşitli habitatlardan oluşuyordu" diyor.

Dr. Campisano "İlginç bir şekilde bu timsah, bu süreç boyunca hayatta kalabilen birkaç türden biriydi" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Elon Musk, yapay zeka şirketini yenileme planlarını açıkladı

Elon Musk, sosyal medya platformu X'teki yapay zeka görüntü oluşturma özelliği nedeniyle eleştirilere maruz kalırken Londra'daki aktivistler, 13 Ocak 2026'da bu afişi astı (Justin Tallis/AFP)
Elon Musk, sosyal medya platformu X'teki yapay zeka görüntü oluşturma özelliği nedeniyle eleştirilere maruz kalırken Londra'daki aktivistler, 13 Ocak 2026'da bu afişi astı (Justin Tallis/AFP)
TT

Elon Musk, yapay zeka şirketini yenileme planlarını açıkladı

Elon Musk, sosyal medya platformu X'teki yapay zeka görüntü oluşturma özelliği nedeniyle eleştirilere maruz kalırken Londra'daki aktivistler, 13 Ocak 2026'da bu afişi astı (Justin Tallis/AFP)
Elon Musk, sosyal medya platformu X'teki yapay zeka görüntü oluşturma özelliği nedeniyle eleştirilere maruz kalırken Londra'daki aktivistler, 13 Ocak 2026'da bu afişi astı (Justin Tallis/AFP)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Elon Musk, sosyal medya platformu X ve yapay zeka sohbet botu Grok'u yöneten şirket xAI'ı baştan aşağı yenileme planlarını açıkladı.

Teknoloji milyarderi, Google ve OpenAI gibi rakiplerin "woke" yapay zeka modellerine karşı koymak amacıyla bu şirketi Mart 2023'te kurmuştu. Ancak üç yılın ardından eski çalışanların kaos ortamından bahsetmesi üzerine Musk, xAI'ın yönetilme biçiminden duyduğu pişmanlığı dile getirdi.

X'te "xAI ilk seferinde düzgün kurulmadı, bu yüzden temelden yeniden inşa ediliyor. Aynı şey Tesla'da da olmuştu" diye yazan Musk, elektrikli araba üreticisinin kadrosu ve yapısında ilk yıllarda gidilen büyük değişikliklere gönderme yaptı.

Musk, "birçok yetenekli kişinin" xAI'a katılma başvurusu yaptığını ancak kendilerine bir teklif, hatta mülakat bile sunulmadığını ekledi.

Milyarder "Özür dilerim" dedi. 

Barış Akış'la [xAI'ın işe alım müdürü] birlikte şirketin geçmişteki mülakatlarını inceliyoruz ve gelecek vaat eden adaylarla tekrar iletişime geçiyoruz.

Musk'ın gönderisi, eski çalışanların xAI'daki çalışma deneyimlerini paylaşarak şirketin yapısı ve yetkili personelin bir kısmı hakkında şikayetlerini dile getirmesine yol açtı.

Yapay zeka uzmanı Benjamin De Kraker şirkette çalıştığı Eylül 2024-Mart 2025 döneminde, Musk'tan gizlendiğini iddia ettiği "temel sorunlar"dan bahsetti.

X'te yaptığı paylaşımda, "xAI çalışanları heyecan ve hevesle işe başlıyordu ancak fikirlerden nefret eden yöneticiler, bu duyguları eziyordu" diye yazdı.

xAI'yı orta düzey yöneticiler ve işgüzarlarla doldurdular. Çalıştığım en DEI (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) ve kurumsal yerlerden biriydi. Elon ve xAI'nın kazanmasını isteyerek geldim ve üzgün ayrıldım.

Diğer eski çalışanlar da Musk'ın yönetim tarzını eleştiriyor. The Verge'ün yakın tarihli bir haberinde, Musk'ın yapay zeka güvenliğine yaklaşımı ve bunun Grok'a uygulanmasıyla ilgili endişeler dile getirilmişti.

İsminin açıklanmasını istemeyen eski bir çalışan, "Şirkette hiçbir güvenlik önlemi yok; ne görüntü [modelinde] ne de sohbet botunda" demişti.

[Musk], modeli daha dengesiz hale getirmek için aktif çaba harcıyor çünkü ona göre güvenlik, bir anlamda sansür demek. Hayatta kalmak için Elon'un istediğini yapıp çeneni kapatman gerekiyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/tech


Teknoloji devleri, Beyaz Saray’a karşı Musk’ın rakibini destekliyor

Trump'ın Eylül 2025'te imzaladığı kararnameyle ABD Savunma Bakanlığı'nın adı "Savaş Bakanlığı" olarak değiştirilmişti (Reuters)
Trump'ın Eylül 2025'te imzaladığı kararnameyle ABD Savunma Bakanlığı'nın adı "Savaş Bakanlığı" olarak değiştirilmişti (Reuters)
TT

Teknoloji devleri, Beyaz Saray’a karşı Musk’ın rakibini destekliyor

Trump'ın Eylül 2025'te imzaladığı kararnameyle ABD Savunma Bakanlığı'nın adı "Savaş Bakanlığı" olarak değiştirilmişti (Reuters)
Trump'ın Eylül 2025'te imzaladığı kararnameyle ABD Savunma Bakanlığı'nın adı "Savaş Bakanlığı" olarak değiştirilmişti (Reuters)

ABD'deki teknoloji devleri, Beyaz Saray'la hukuki mücadelesinde yapay zeka şirketi Anthropic'e destek veriyor.

Aralarında Google, Microsoft, Apple ve Amazon gibi teknoloji devlerinin yer aldığı firmalar, Anthropic'in Washington yönetimine karşı açtığı davaya desteklerini açıkladı.

ABD Savunma Bakanlığı'yla (Pentagon), sohbet botu ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'ın eski çalışanları tarafından 2021'de kurulan Anthropic arasındaki anlaşmazlık geçen ay basına yansımıştı.

Pentagon, firmanın hizmetlerini "tedarik zinciri güvenliği açısından riskli" sınıfına soktuğunu ilan etmişti.

Microsoft'tan yapılan açıklamada, hükümetin bu sınıflandırmasının "tüm teknoloji sektörünü etkileyecek olumsuz sonuçlar doğurabileceği" uyarısında bulunuldu.

Google, Apple, Amazon, Nvidia ve diğer birçok teknoloji şirketi tarafından finanse edilen, bu firmaların temsilciliğini üstlenen teknoloji savunuculuğu grubu İlerleme Odası (Chamber of Progress) de bir dilekçe yayımlayarak Anthropic'e destek verdi.

Dilekçede, Pentagon'un şirkete yönelik tavrı "öfke nöbeti" diye nitelenerek, bunun "zorlama, suç ortaklığı ve sessizlik kültürünü dayattığı" vurgulandı.

Gruptan 2025'te ayrılan Facebook'un sahibi Meta ise Anthropic'le Pentagon arasındaki tartışma hakkında henüz yorum yapmadı.

Pentagon, Anthropic'in yapay zeka sistemi Claude'u hukuki çerçeve dahilinde çok daha geniş kapsamda kullanmak istiyordu. Ancak şirket, kitlesel gözetim teknolojileri ve otonom silahlar gibi alanlarda kısıtlamalar uyguluyordu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vererek, firmanın yapay zeka hizmetlerini istedikleri gibi kullanmalarına müsaade edilmemesi halinde 27 Şubat'ta anlaşmalarının sonlanacağını söylemişti.

Anthropic'in CEO'su Dario Amodei ise Pentagon'un taleplerini "vicdanen kabul edemeyeceklerini" belirtmişti.

Bunun ardından ABD Başkanı Donald Trump, Anthropic'in federal kurumlara sağladığı hizmetlerin durdurulması talimatını vermişti. Pentagon'un daha sonra OpenAI'la anlaştığı açıklanmıştı.

Diğer yandan Anthropic'le sözleşmesini sonlandırmasına rağmen Amerikan ordusunun, İran savaşında şirketin Claude yazılımını kullandığı ortaya konmuştu. ABD, ocak ayında Venezuela'ya düzenlediği operasyonda da bu yazılımdan faydalanmıştı.

Independent Türkçe, BBC, Fortune