Avrupa, Kovid-19 krizinin basite alınmaması gerektiğine dair uyarıda bulundu

Kovid-19 hızlı test merkezlerindeki sağlık personellerinden biri (Reuters)
Kovid-19 hızlı test merkezlerindeki sağlık personellerinden biri (Reuters)
TT

Avrupa, Kovid-19 krizinin basite alınmaması gerektiğine dair uyarıda bulundu

Kovid-19 hızlı test merkezlerindeki sağlık personellerinden biri (Reuters)
Kovid-19 hızlı test merkezlerindeki sağlık personellerinden biri (Reuters)

Avrupalı yetkililer perşembe günü, yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) kontrol altına almak için alınan önlemlerin güvenliğinin sonuçlarına karşı uyarıda bulundu. Yetkililer salgını kontrol altına alabilecek yeni aşı umutlarına rağmen, vakalardaki artışı kontrol altına almak için alınan bu önlemlerin kışın yaklaşması ile birlikte devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.
Reuters haber ajansına göre Pfizer’in bu hafta bir açıklama yaparak hastalıktan korunmak için etkili bir potansiyel aşı geliştirdiklerini duyurması, aylardır devam eden kriz için tünelin sonunda bir ışık görülmesini sağladı. Böylece mali piyasalar tırmanışa geçti ve Noel kutlamalarını daha doğal bir ortamda geçirmek isteyenler heyecanlanmaya başladı.
Ancak bölgedeki sağlık yetkilileri ve liderler, aşıların birçok kişinin acısını dindirmeye ve küçülmeye başlayan ekonomileri kurtarmaya yetecek kadar erken erişilebilir olmayacağına ilişkin açıklamaların ardından vatandaşlara genel karantina önlemlerine bağlı kalmaları çağrısında bulundular.
Fransa Başbakanı Jean Castex yaptığı basın açıklamasında “Genel karantina önlemlerini şu anda hafifletmek sorumsuzca bir davranış olacak” ifadelerini kullanarak Fransa’da vaka sayılarındaki artışın yavaşladığına ilişkin göstergelere rağmen kazanımların hala kırılgan olduğu konusunda uyarıda bulundu. Başbakan Castex’in ülkesi Avrupa kıtasındaki en yüksek vaka sayısına sahip.
Castex “Hastanelerimizin üzerindeki baskı şiddetli bir şekilde arttı” dedi ve Ekim ayının sonunda alınan genel karantina önlemlerinin en az 1 Aralık’a kadar uygulanacağını da sözlerine ekledi.
İtalya ve Almanya’daki yetkililer ise herhangi bir şekilde normal hayata dönüşün vakit alacağını söyledi. Çarşamba günü İtalya’da 623 kişi hayatını kaybederken toplam vaka sayısı 1 milyon sınırını geçti. Almanya’da ise vaka sayıları artarak bu yılın başlarında krizin zirve yaptığı dönemde görülen sayılara ulaşmaya başladı.
Almanya Bulaşıcı Hastalıklar Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Feller “İki ay daha sabırlı olmalıyız” dedi. Hollanda’da Ulusal Hasta Dağıtım Merkezi (LCPS) Başkanı Ernst Kuipers basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Geçen hafta vaka sayısı hızla düştü ancak daha fazla ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Talimatları izlemenin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya devam ediyoruz” dedi.
Pfizer’in potansiyel aşı açıklamasının ardından gelen coşku gittikçe kaybolurken, Avrupa hisse senetleri sekiz ay içerisindeki en yüksek seviyelerinden geriledi. Bu, İngiltere’den gelen zayıf ekonomik verilerle eş zamanlı olarak yaşandı. Bu da ekonominin ilk genel karantina uygulamalarının etkisi karşısında toparlanma hızına ilişkin endişelerin artmasına yol açtı.
İngiltere’de bu hafta ile birlikte Kovid-19 yüzünden ölenlerin sayısı 50 bin sınırını geçti. Perşembe günü 33 bin 470 yeni vaka kaydedildi. Bu da şu ana kadar bir günde kaydedilen en yüksek vaka sayısı olarak kayıtlara geçti. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ülkelerin bütün umutlarını aşıların hızlı bir şekilde piyasaya sürülmesine bağlamaması gerektiğini söyledi. Ghebreyesus, her yıl yapılan ve bu yıl pandemiyle mücadelede küresel işbirliğini güçlendirmeye odaklanan Paris Barış Forumu’nda yaptığı açıklamalarda “Belki Kovid-19’dan bıktık ancak o henüz bizden bıkmış değil” dedi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.