Lübnan’da koronavirüsle mücadele kapsamında ikinci bir karantina başladı

Beyrut'taki Refik Hariri Devlet Hastanesi'nde bir koronavirüs hastasıyla ilgilenen bir hemşire (AFP)
Beyrut'taki Refik Hariri Devlet Hastanesi'nde bir koronavirüs hastasıyla ilgilenen bir hemşire (AFP)
TT

Lübnan’da koronavirüsle mücadele kapsamında ikinci bir karantina başladı

Beyrut'taki Refik Hariri Devlet Hastanesi'nde bir koronavirüs hastasıyla ilgilenen bir hemşire (AFP)
Beyrut'taki Refik Hariri Devlet Hastanesi'nde bir koronavirüs hastasıyla ilgilenen bir hemşire (AFP)

Lübnan’da dün koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında hastanelerdeki kapasitenin en yüksek seviyeye ulaşması sonrasında sağlık sektörünün hazır olma düzeyini arttırmak için yeni bir karantina dönemi başlatıldı.  
AFP’nin haberine göre Lübnan Başbakanı Hassan Diyab, dün vatandaşlara karantina prosedürlerine uyma çağrısında bulundu. Hükümet, ilk dalgayı erken bir genel karantinayla kontrol alma konusunda başarılı olmuştu. Bununla birlikte, ülke, onlarca köyü ve kasabanın izolasyonuna rağmen son zamanlarda rekor enfeksiyon oranları kaydetti.
Koronavirüs vakalarının yeni eşiğinin 100 bini geçtiği Lübnan’da hasta sayısı 102 bin 607’ye ulaştı. Öte yandan salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 796’ya ulaştı. Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre, nüfusu yaklaşık 6 milyon olan Lübnan’da, bir haftada yaklaşık 11 bin vaka kaydedildi.
Karantinanın, gerektiğinde uzatma olasılığıyla birlikte bu ayın sonuna kadar devam etmesi bekleniyor. 17.00-05.00 saatleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağına ek olarak Pazar günleri tüm gün yasak uygulanacağı bildirildi.
Öte yandan İçişleri Bakanlığı, araçların hareketini plaka numaralarına göre düzenleyerek haftada üç günden fazla sürüşe izin vermeyen bir karar alındığını duyurdu.
Tecrit, Beyrut Havalimanı’nın yanısıra sağlık ve hayati sektörleri kapsamıyor.
Diyab, yaptığı açıklamada “Hedefimiz, toplumumuzda bir sağlık sorununu önlemek, kendimizi ve halkımızı korumak. Karantina, tek başına bir çözüm değil. Ülkenin sağlık hazırlıklarını arttırmak için bir fırsattır. Lübnanlılar maske, temizlik ve sosyal mesafe kuralına uymazlarsa devletin aldığı tüm önlemler hiçbir işe yaramayacaktır” ifadelerini kullandı.
Yetkililer, çok sayıda sağlık personelinin hastalığa yakalanması, özellikle de yoğun bakım yatakları doluyken yeni hasta kabul edilememesi nedeniyle sağlık sisteminin çökmesinden endişe duyuyor.
Refik Hariri Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım servisinde görevli olan Dr. Said el-Esmer, sağlık durumunun ciddiyeti konusunda uyardı. Esmer, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Zirvedeyiz ... Durum kritik ve daha da kötüye gidiyor. Yatak yetersizliğinin yanısıra vaka sayısında büyük bir artış söz konusu. Yoğun bakıma ihtiyacı olan hastalar var, mecburen acil servise bırakmak zorunda kalıyoruz. Zor ekonomik koşullara rağmen karantina bize yardımcı oluyor ve tıp sektörünü rahatlatıyor. Daha fazlasına hazırlanmak için bize biraz zaman tanıyor” ifadelerini kullandı.
Salgının ikinci dalgası Lübnan'ın yoksulluk oranlarını ikiye katlayan tarihinin en kötü ekonomik krizine tanık olduğu bir zamanda geldi. Bu durum, ekonomi sektörünün karantina ve kısıtlamalara itiraz etmesine neden oldu.
Diyab ise bu konu hakkında, “Lübnan dünyadaki tüm ülkeler gibi, ekonomi, sağlığımız ve hayatlarımız arasında bir seçim yapmak zorunda kaldı. Şahsen ben hayatı seçiyorum, sağlık ekonomiden öncelikli” şeklinde konuştu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.