Ermenistan, Dağlık Karabağ’da 2 bin 300'den fazla askerinin öldürüldüğünü açıkladı

Dağlık Karabağ ve Ermenistan sınırına yakın Ermeni askerleri (AP)
Dağlık Karabağ ve Ermenistan sınırına yakın Ermeni askerleri (AP)
TT

Ermenistan, Dağlık Karabağ’da 2 bin 300'den fazla askerinin öldürüldüğünü açıkladı

Dağlık Karabağ ve Ermenistan sınırına yakın Ermeni askerleri (AP)
Dağlık Karabağ ve Ermenistan sınırına yakın Ermeni askerleri (AP)

Ermenistan bugün, Dağlık Karabağ bölgesinde meydana gelen çatışmalarda bugüne kadar 2 bin 300'den fazla askerinin öldürüldüğünü açıkladı. Çatışmalar, 10 Kasım’da Azerbaycan güçlerinin zaferini açık bir şekilde ortaya koyan bir barış anlaşmasının imzalanmasıyla sona ermişti.
AFP’nin aktardığına göre Ermenistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Alina Nikoghosyan, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, “Adli servis, kimliği belirlenemeyen cesetler de dahil olmak üzere şimdiye kadar 2 bin 317 askerin cesedine ulaştı. Azerbaycan ile gerçekleştirilen ceset değişimi süreci hala başlangıç aşamasında. Bu hususta savaşan tarafların elinde henüz kesin sayı yok" dedi.
Ermeni yetkililer, Eylül ayı sonunda başlayan çatışmalarda bugüne kadar bin 339 asker ve 50 sivilin öldüğünü bildirmişlerdi.
Orduda yaşanan asker kaybını açıklamayan Azerbaycan ise 93 sivilin öldürüldüğünü duyurdu.
Ermenistan ve Azerbaycan, bu haftanın başlarında, Rusya'nın gözetiminde gerçekleştirilen ve yeni bir çatışmayı sona erdiren bir ateşkes anlaşması imzaladı. Anlaşma, Azerbaycan güçlerinin karada elde ettiği kazanımları teyit ediyor ve Bakü lehine ek alanlardan vazgeçilmesini sağlıyor.
Rus barış gücü bu hafta çatışma bölgesinde konuşlandırıldı.
Bu anlaşmanın açıklanması Ermenistan'da öfkeli gösterilere neden oldu. Protestocular ateşkesin açıklanmasının ardından hükümet binasına ve parlamentoya saldırdı. Muhalefet, Başbakan Nikol Paşinyan'ın istifasını talep ediyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün yaptığı açıklamada, Dağlık Karabağ'daki çatışmaların dört binden fazla ölü ve sekiz binden fazla yaralıya neden olduğunu, bunun yanı sıra on binlerce kişiyi yerinden ettiğini ifade etti.



Pusulaya başka isimler de eklendiğinde Biden, Trump'a kaybediyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Pusulaya başka isimler de eklendiğinde Biden, Trump'a kaybediyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD çapındaki seçmenler arasında yapılan yeni bir anket, Başkan Joe Biden'ın Donald Trump'la başabaş bir mücadelede önde olduğunu ancak kendi partileri dışındaki adaylar oy pusulasına dahil edildiğinde geçmiş ve gelecekteki rakibinin kıl payı gerisinde kaldığını gösteriyor.

Quinnipiac Üniversitesi'nin çarşamba günü açıkladığı ankete göre Biden, yüzde 45'e karşı yüzde 48'le Trump'ın üç puan önünde yer alırken, bağımsız aday Robert Kennedy Jr. ve Yeşil Parti adayı Dr. Jill Stein da yarışa dahil edildiğinde yüzde 39'a yüzde 38 oranla Trump'ın gerisinde kalıyor.

Trump, Beyaz Saray için aday olduğu iki seferde de diğer rakiplere göre daha az halkoyu almıştı. Ulusal seçmenler arasında kazanacağı zafer, Trump'ın kaderinde büyük bir değişiklik anlamına gelecek.

Eski Başkan bir kez daha partisinin muhtemel adayı ancak bu kez 2020 seçim sonuçlarını tersine çevirme girişimleri, gizli belgeleri elinde tutması ve bir porno yıldızına sus payı ödemesinden kaynaklanan 91 ağır suçun gölgesi altında başkanlık için yarışıyor.

Biden da seçmenlerin yaşı ve göreve uygunluğu konusunda tarihi endişeleriyle ikinci bir dönem için yarışıyor; ayrıca birçok Amerikalının hâlâ markette ve benzinlikte acı çekmesine neden olan enflasyona karşı ağır işleyen bir savaşın yükünü taşıyor.

İki adayın da yanılma payı içinde kaldığı anket sonuçları, 2024 yarışının başabaş gittiğini gösteren ve aynı zamanda bağımsız adayların gücünü ortaya koyan uzun anketler dizisinin sadece sonuncusu.

Quinnipiac'ın verileri, Başkan'ın destekçilerinin Beyaz Saray'da ikinci bir Trump döneminin yol açabileceği gelecek göz önüne alındığında sol kesimi Biden'ın etrafında birleşmeye teşvik etmeye devam ettiği Biden-Harris kampanya merkezinde muhtemelen birkaç alarm zili çaldıracak.

Ancak bu durum aynı zamanda Biden'ın yeniden seçilebilmesi için seçmenlere ilham vermesi ya da bazı durumlarda özellikle onların oylarını kazanmak için daha fazlasını yapması gerektiğini savunan Demokrat Parti'nin ilerici kanadında kendisini eleştiren isimleri de canlandırabilir. 

Anket, 21-25 Mart'ta ABD genelinde 1407 kayıtlı seçmenin yanıtlarını içeriyor. Veriler için yanılma payı yüzde 2,6.

Independent Türkçe


İsrail'in Gazze saldırılarının başlamasından bu yana 171 BM çalışanı hayatını kaybetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail'in Gazze saldırılarının başlamasından bu yana 171 BM çalışanı hayatını kaybetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ordusunun 6 aydır saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde, 171 çalışanının öldüğünü duyurdu.

BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansından (UNRWA) Gazze'deki duruma ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, İsrail'in saldırılarını başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde 171 UNRWA çalışanının yaşamını yitirdiği aktarıldı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Gazze'deki hastanelerin üçte ikisinin hizmet dışı kaldığı aktarılan açıklamada, Gazze Şeridi'nde yaklaşan kıtlığa rağmen bölgeye ulaştırılan insani yardımların miktarında önemli bir değişim olmadığı kaydedildi.

Gazze'ye Kerem Ebu Salim ve Refah Sınır Kapılarından 1-27 Mart tarihlerinde ortalama 159 insani yardım tırının giriş yaptığı belirtilen açıklamada, bu sayının hem sınır kapılarının kapasitesinin hem günlük 500 yardım tırı hedefinin altında olduğuna dikkat çekildi.

İsrail ordusunun Gazze kentinde Şifa Hastanesi yakınında yer alan Rimal Mahallesi ve güneyde Han Yunus kenti başta olmak üzere Gazze Şeridi genelinde saldırılarını sürdürmesi nedeniyle sivillerin hayatını kaybettiği, yerinden edilmelerin yaşandığı, ev ve sivil altyapının tahrip olduğu ifade edildi.

İsrail güçlerinin, çok sayıda yerinden edilmiş Filistinliye ev sahipliği yapan Refah kentine yönelik hava saldırılarını da sürdürdüğü aktarıldı.

Açıklamada ifadelerine yer verilen BM Nüfus Fonu (UNFPA) İcra Direktörü Dr. Natalia Kanem de Gazze'de kıtlığın tetiklediği zayıflık nedeniyle yenidoğan ölümlerinin arttığına dikkati çekti.


Moskova'daki terör saldırısında onlarca hayatı kurtaran Müslüman gence hizmet madalyası

Fotoğraf: Sefa Karacan/AA
Fotoğraf: Sefa Karacan/AA
TT

Moskova'daki terör saldırısında onlarca hayatı kurtaran Müslüman gence hizmet madalyası

Fotoğraf: Sefa Karacan/AA
Fotoğraf: Sefa Karacan/AA

Rusya Federasyonu Müslümanları Dini İdaresi, Moskova’da "Crocus City Hall" konser salonunda düzenlenen terör saldırısında 100'den fazla kişiyi kurtaran 15 yaşındaki Müslüman genç İslam Halilov'u Rusya Müslümanları "Hizmet Madalyası" ile ödüllendirdi.

Moskova Merkez Camisi'nde düzenlenen törene, Rusya Müslümanları Dini İdaresi ve Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin, Halilov ve ailesi katıldı.

Gaynutdin, camide Cuma namazı öncesinde Halilov’a Rusya Müslümanları "Hizmet Madalyası" takdim etti.

Gaynutdin yaptığı konuşmada, Halilov’a bu madalyayı minnettarlığın simgesi olarak verdiklerini ifade etti.

Saldırıda insanların kurtulmasına yardım eden herkese minnettar olduklarının altını çizen Gaynutdin, tahliyelere yardımcı olan bir diğer genç 14 yaşındaki Artyom Donskov'un da aynı madalyaya layık görüldüğünü bildirdi. Gaynutdin, Donskov'un törene gelemediğini aktardı.

İnsanların öncelikle hayatı tehlikeye girdiğinde genelde kendisini kurtarmaya çalıştığını belirten Gaynutdin, bazı insanların da kritik anlarda kendi hayatlarını değil, etrafındakilerin hayatlarını kurtarmaya gayret ettiğini ifade etti.

Gaynutdin, "Böyle bir genç arkadaşımız (Halilov) çıktı. Orada (terör saldırısının yapıldığı konser salonunda) yol göstererek 100’den fazla kişinin hayatını kurtardı. Elbette ödülümüz sadece bu dünyadadır. Ama asıl mükafatını bizi yaratan yüce Allah’tan alacaktır." diye konuştu.

Crocus City Hall’de yarı zamanlı olarak vestiyerde çalışan 15 yaşındaki Müslüman genç Halilov, teröristler 22 Mart akşamı konser salonuna silahlı saldırı düzenlerken 100’den fazla kişiyi doğru tahliye koridoruna yönlendirerek kontrolü eline almış, insanların binadan çıkmalarını ve güvenli bir yere ulaşmasını sağlamıştı.

Halilov’un tahliyeyi gerçekleştirdiği anlara ilişkin cep telefonu ile çektiği video görüntüleri sosyal medyada yer almıştı.

- Moskova'daki terör saldırısı

Rusya’nın başkenti Moskova'da "Crocus City Hall" adlı konser salonunda 22 Mart akşamı silahlı kişilerce terör saldırısı düzenlenmişti.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, saldırganların otomatik silahlarla salonda rastgele ateş açtıkları görülmüştü.

Terör saldırısında yaşamını yitirenlerin sayısı son olarak 144 olarak güncellenmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, saldırıyı düzenleyen 4 teröristin de içinde olduğu 11 kişinin yakalandığını bildirmişti.

Moskova’daki Basmanniy Bölge Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarılan şüphelilerden 8’i tutuklanmıştı.


Af Örgütü: UAD'nin ek tedbir kararları Gazze'de koşulların kötüleşmeye devam ettiğini vurguluyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Af Örgütü: UAD'nin ek tedbir kararları Gazze'de koşulların kötüleşmeye devam ettiğini vurguluyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Uluslararası Af Örgütünden, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) "soykırım davası"nda İsrail aleyhine yeni tedbirlere hükmetmesine yönelik yapılan açıklamada, "Gazze'deki koşulların feci şekilde kötüleşmeye devam ettiğini vurguluyor." yorumu yapıldı.

Divan'ın yeni tedbir kararlarına ilişkin Af Örgütünün X hesabından yapılan açıklamada, "UAD'nin Güney Afrika tarafından başlatılan soykırım davasında aldığı ek tedbir kararları, Divan'ın son kararından bu yana koşulların feci şekilde kötüleşmeye devam ettiğini ve işgal altındaki Gazze'deki Filistinliler için tehdidin arttığını vurguluyor." ifadeleri kullanıldı.

İsrail'in Divan'ın açıkladığı hükümlere uymadığı belirtilen açıklamada, "UAD, Gazze'deki Filistinlilerin artık kıtlıkla karşı karşıya olmadığını, kıtlığın başladığının altını çiziyor." değerlendirmesi yer aldı.

Açıklamada UAD'nin hükümlerinin başka ülkelere de mesaj verdiği, tüm ülkelerin UAD kararlarının tamamen uygulandığından emin olması gerektiği vurgulandı.

Tüm ülkelerin Gazze'deki katliamı önlemek için elinden geleni yapması ve İsrail üzerindeki etkisini kullanması gerektiği kaydedilen açıklamada, "Acil ateşkes, Gazzelilerin acılarını dindirecek ve UAD kararlarının uygulanmasına imkan verecek en önemli çözüm olmaya devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ateşkes çağrısı yapmayan UAD hakimlerinin Divan kararlarının uygulanması için İsrail'in askeri operasyonlarını durdurmasının gerekli olduğu yönünde açıklamalar yaptığına işaret edildi.

- UAD'nin yeni tedbirleri

UAD, "Gazze'deki Filistinlilerin karşılaştığı kötüleşen yaşam koşullarını, özellikle de kıtlık ve açlığın yayılmasını göz önünde bulundurarak" üç yeni tedbire hükmetmişti.

Buna göre Divan, İsrail'den "Birleşmiş Milletler ile tam bir işbirliği içinde, Gazze'deki Filistinlilere gıda, su, elektrik, yakıt, barınma, giyim ve hijyen ihtiyaçlarının yanı sıra tıbbi malzeme ve tıbbi bakım da dahil olmak üzere acilen ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin ve insani yardımın, kara geçiş noktalarının kapasitesinin ve sayısının artırılması ve gerekli olduğu sürece açık tutulması da dahil olmak üzere, ilgili tüm taraflarca engelsiz bir şekilde sağlanması için gerekli ve etkili tüm tedbirleri gecikmeksizin almasına" hükmetmişti.

Divan ikinci tedbir kararında İsrail ordusunun, Gazze'de ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını engellememek dahil olmak üzere, Soykırım Sözleşmesi kapsamında korunan grup olan Gazze’deki Filistinlilerin haklarını hiçbir şekilde ihlal etmemesini istemişti.

Divan üçüncü tedbir kararında ise, verilen ek tedbirlere ilişkin İsrail'den aldığı önlemleri bir ay içerisinde Divan'a raporlamasına karar vermişti.


İnsan Hakları İzleme Örgütü: Rus güvenlik şirketi Wagner, Mali ordusuyla sivilleri öldürüyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Rus güvenlik şirketi Wagner, Mali ordusuyla sivilleri öldürüyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Rus güvenlik şirketi Wagner'in Aralık 2023'ten bu yana Mali ordusuyla sivilleri hedef aldığını öne sürdü.

HRW tarafından yayınlanan "Mali: Ordu ve Wagner Grubu'nun Sivillere Karşı Zulümleri" başlıklı raporda, Wagner'in Mali'de sivilleri hedef aldığına dikkat çekildi.

Raporda, Aralık 2023'ten bu yana Rus güvenlik şirketi Wagner ile Mali ordusunun, ülkenin orta ve kuzey bölgelerinde aralarında çocukların da bulunduğu, çok sayıda sivilin ölümüne neden olduğu belirtildi.

Mali'deki sivil ölümlerinin baskınlar ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında yaşandığına dikkat çekilen raporda, askeri darbe sonrası Rusya ile ilişkilerin geliştirildiği ve sivillerin ölümüne neden olan Rus paralı askerlerinin eşlik ettiği baskınların arttığı kaydedildi.

Raporda, İHA'larla düzenlenen saldırılarda düğün ve cenaze merasimlerinin de hedef alındığına işaret edilerek Wagner tarafından bu araçlarla 16 Ocak'ta düğün, 17 Ocak'ta ise cenaze töreninin hedef alınarak 4'ü çocuk, en az 14 sivilin ölümüne neden olunduğu kaydedildi.

HRW Sahel araştırmacılarından Ilaria Allegrozzi, yaptığı açıklamada, "Mali'nin Rusya destekli geçici askeri hükümeti yalnızca korkunç ihlaller yapmakla kalmıyor, aynı zamanda insan hakları durumuna yönelik incelemeleri de engellemek için çalışıyor." ifadesini kullandı.

Allegrozzi, Malili yetkililere, insan hakları ihlallerini izlemek ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için acilen bağımsız uzmanlarla birlikte çalışması çağrısı yaptı.

Rus güvenlik şirketi Wagner'in paralı askerlerinin, Afrika'da birçok ülkede olduğu tahmin ediliyor. Wagner, yerel güçlere askeri eğitim veriyor, liderlere yakın koruma sağlıyor ve enerji noktalarını koruyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Mayıs 2023'te Rus güvenlik şirketi Wagner grubunun Mali'deki liderine yaptırım uygulayacağını açıklamıştı.


İsrail medyası: Mossad Başkanı'nın Gazze'de anlaşma olasılığı önerisini Netanyahu reddetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail medyası: Mossad Başkanı'nın Gazze'de anlaşma olasılığı önerisini Netanyahu reddetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail merkezli Kanal 12 televizyonu, Mossad Başkanı David Barnea'nın Hamas'la esir takası anlaşması yapılması olasılığını önerdiğini ancak Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bunu reddettiğini belirtti.

Kanal, adı açıklanmayan özel kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Barnea'nın anlaşmaya varılma olasılığına inandığını söylediğini aktarırken, Netanyahu'nun sunulan ayrıntılara itiraz ettiğini kaydetti.

Barnea'nın imzalanabileceğine inandığı anlaşmanın ayrıntıları arasında, kanala göre 40 İsrailli esirin serbest bırakılması ve Gazze'nin kuzeydeki sakinlerin başka şartlar olmaksızın evlerine dönmesi yer alıyor.

Kanal, Başbakan'ın anlaşmayı İsrail açısından "zayıf" bulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'nin güneyinde Refah'ın işgali için hazırlık yapılması talimatını verdiği bilgisine yer verdi.

Aynı kaynağa göre, İsrail savaş kabinesi üyesi Benny Gantz ve Gadi Eisenkot, Barnea'nın pozisyonunu destekledi ancak bu Netanyahu'nun anlaşmaya karşı çıkmasını ve reddetmesini engellemedi.

- Hamas ile İsrail arasında ateşkes ve esir takası için dolaylı müzakere

Mossad Başkanı David Barnea liderliğindeki İsrail heyeti, Gazze'deki esirlerin serbest bırakılmasına ilişkin müzakerelerin yeni turu için 18 Mart'ta Katar'ın başkenti Doha'ya gitmişti.

İsrail basını, Mossad Başkanı liderliğindeki İsrail heyetinin Doha'ya ulaşmasıyla birlikte Hamas ile Tel Aviv arasında esir takası müzakerelerinin resmen başladığını duyurmuştu.

Heyette, İsrail ordusunda kaçırılanlar ve kayıp kişiler dosyasının sorumlusu Nitzan Alon'un de yer aldığı belirtilmişti.

İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberinde, müzakerelerin yaklaşık iki hafta sürebileceği kaydedilmişti.


ABD: Nijer'den çekilmeye ilişkin henüz bir kararımız yok

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD: Nijer'den çekilmeye ilişkin henüz bir kararımız yok

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD ordusunun Nijer'den ayrılmasına yönelik bir kararlarının olmadığını bildirdi.

Pentagon Sözcüsü Pat Ryder, gazetecilere Nijer'e ilişkin açıklamada bulundu.

ABD ordusunun Nijer'deki geleceği konusunda Ryder, "Bu aşamada ABD güçlerinin ayrılmasına ilişkin herhangi bir karar alınmamıştır." ifadesini kullandı.

Ryder, Nijer'in, "ABD'nin askerlerini ülkeden çıkarmak için bir plan sunacağı" değerlendirmesine ilişkin yorum yapmayacağını söyleyerek, "Bildiğim kadarıyla şu anda devam etmekte olan müzakereler var." dedi.

Nijer yetkilileri tarafından 17 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD Savunma Bakanlığına bağlı askeri ve sivil personelin ülkede görev yapmasına izin veren askeri anlaşmanın derhal yürürlükten kaldırıldığı belirtilmişti.


Yunanistan'da Mora Yarımadası'nın batısında 5,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Yunanistan'da Mora Yarımadası'nın batısında 5,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yunanistan'da Mora Yarımadası'nın batısında 5,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Atina Jeodinamik Enstitüsü, sarsıntının yerin 18 kilometre derinliğinde olduğunu belirtti.

Yerel saatle 09.12'de gerçekleşen sarsıntıya ilişkin olarak henüz bir hasar bildirimi yapılmadı.


Almanya'da kundaklama sonucu çıkan yangında ölenler anıldı

Fotoğraf: Mesut Zeyrek / AA
Fotoğraf: Mesut Zeyrek / AA
TT

Almanya'da kundaklama sonucu çıkan yangında ölenler anıldı

Fotoğraf: Mesut Zeyrek / AA
Fotoğraf: Mesut Zeyrek / AA

 Almanya'nın Solingen kentinde 4 katlı binada kundaklama sonucu çıkan yangında hayatını kaybeden Türk kökenli Bulgaristan vatandaşı olan aynı aileden 4 kişi için anma töreni düzenlendi.

Solingen'in Höhscheid semtinde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 9 kişinin yaralandığı binanın önünde düzenlenen anma törenine katılanlar, olayın tüm gerçekliğiyle aydınlatılmasını istedi.

Törene, 29 Mayıs 1993'te Solingen'de evlerinin kundaklanması sonucu 5 aile ferdini kaybeden Kamil Genç de katıldı.

Genç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pazartesi günü yanan bu binayı gördüğünde 1993'de evlerinin yandığı zaman yaşadığı acıyı tekrar hissettiğini belirtti.

Beş gündür üzüntüden uyuyamadığını söyleyen Genç, yangını duyar duymaz olay yerine geldiğini dile getirdi.

Genç, "Bu bina da bizim yanan ev gibi kundaklama sonucu ahşap olduğundan dolayı yanmış. O gece yaşananlar, çığlıklar, itfaiyelerin çalışması gözümün önüne tekrar geldi. O yangında 2 kızım Saime ve Hülya, 2 kız kardeşim Hatice ve Gürsün, Türkiye'den gelen misafirimiz Gülüstan Öztürk yaşamını yitirdi." dedi.

Genç, yetkililerden bu olayın aydınlatılmasını istedi.

- Olay

Almanya'nın Solingen kentinin Höhscheid semtindeki 4 katlı binada çıkan yangında aynı aileden 2'si çocuk olmak üzere Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı 4 kişi hayatını kaybetmiş, 2'si ağır 9 kişi de yaralanmıştı.

Wuppertal Savcılığınca yapılan açıklamada, incelemenin ardından hazırlanan ön raporda, yangının kundaklama sonucu çıktığı belirtilmişti.

Bilirkişi raporuna göre, 24 Mart'ı 25 Mart'a bağlayan gece medyana gelen yangının, eski binanın merdiven boşluğunda başladığı ve "baca etkisi"yle 5 dakika içinde çatıya sıçradığı ifade edilmişti.

Ahşap merdiven boşluğunda bazı kalıntıların bulunduğu, bu kanıtlara göre yangının kasten kundaklama sonucu çıkarıldığı sonucuna varıldığı kaydedilmişti.

Wuppertal Savcısı Heribert Kaune-Gebhardt, yaptığı açıklamada, ellerinde olayla ilgili "yabancı düşmanlığı saiki olduğunu gösteren" bir kanıt bulunmadığını belirtmişti.

- Solingen faciası

Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Solingen kentinde 29 Mayıs 1993'de Genç ailesinin Untere Werner Caddesi'ndeki evleri kundaklanmış, saldırıda Gürsün İnce (28), Hatice Genç (19), Gülüstan Öztürk (12), Hülya (9) ve Saime Genç (5) hayatını kaybetmişti.

Yakalanan failler Markus Gartmann, Felix Köhnen, Christian Reher ve Christian Buchholz, hapis cezalarını çektikten sonra tahliye edildi. Kimlikleri gizli tutulan saldırganlar, yaşamlarını Almanya'da sürdürüyor.


Hollandalı Profesör Thea Hilhorst, Gazze'deki açlık ve kıtlığa dikkati çekmek için açlık grevi düzenledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Hollandalı Profesör Thea Hilhorst, Gazze'deki açlık ve kıtlığa dikkati çekmek için açlık grevi düzenledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Hollandalı Profesör Thea Hilhorst, İsrail’in Gazze'ye yönelik saldırılarına, oradaki açlık ve kıtlığa dikkati çekmek için Temsilciler Meclisi önünde açlık grevi yaptı.

Erasmus Üniversitesi Uluslararası Sosyal Araştırmalar Enstitüsü İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma Profesörü Hilhorst, Lahey kentinde 5 gün boyunca "Gazze için oruç nöbeti" adlı eylem gerçekleştirdi.

Hilhorst, bir hafta boyunca yaptığı açlık greviyle İsrail’in Gazze'ye yönelik saldırılarına, oradaki açlık ve kıtlığa dikkati çekerek, Temsilciler Meclisi önünde yerel saatle 08.00-22.00'de nöbet tuttu.

Hollanda hükümetini, ateşkes ve insani yardım malzemelerinin Gazze’ye girişi için etkili adımlar atmaya çağıran Hilhorst, her saat başı mağdurlar için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

- "Hayatımı askıya almam gerektiğini düşündüm"

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Hilhorst, "Hayatım normal şekilde devam ederken (Gazze’deki yaşananları) izlemek benim için giderek zorlaşmaya başlamıştı." dedi.

Hilhorst, Gazze'deki açlık, kıtlık ve açlığa bağlı ölümlerin tek sorumlusunun İsrail olduğunu ve böyle bir dönemde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un devlet nezdinde ülkeye kabul edilmesinden dolayı Hollanda hükümetinin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.

Artık rutin hayatına devam etmekte zorlandığını vurgulayan Hilhorst, "Bu nedenle hayatımı askıya almam gerektiğini düşündüm, sonra da bu eylem aklıma geldi." ifadesini kullandı.

Hilhorst, Temsilciler Meclisi önünde tüm mağdurlar için nöbet tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

Gazze'deki açlığa dikkati çekmek için geçen pazartesiden cumaya kadar yemek yemeyi bıraktım. Aslında bu eyleme yalnız başladım ama meslektaşlarımdan da en başından beri çok destek aldım. Bazı insanlar da destek için bir saatliğine eyleme gelip gidiyor. Burada olmamızın çok özel olduğunu düşünüyorum. Barışçıl bir eylemdir, bu fikirden ilham alan insanları da cezbeden bir eylem çünkü hepimiz kendimizi çok güçsüz hissediyoruz.

- "Hollanda sessiz kalıyor"

Gazze’de açlık ve kıtlığa rağmen İsrail'in yapılan insani yardımlara karşı sınırları kapatmaya inatla devam etmesinin kendisini rahatsız ettiğine işaret eden Hilhorst, şöyle devam etti:

"İsrail'in sonuna kadar gitme arzusu var. ‘Hamas'ı vurabildiğimiz sürece 2 milyon insanın aç olmasının bir önemi yok.’ diyorlar ama bu, tüm savaş kurallarına aykırıdır. Özellikle hayal kırıklığına uğradığım şey; kendi hükümetimin bu konuda daha güçlü adımlar atmaması. Hatta Lahey'i 'uluslararası barış ve adalet' şehri olarak adlandırdılar.

Açlığın bir savaş silahı olarak kullanılmasını yasaklayan karar almak için en çok mücadele veren ülke, Hollanda oldu. Şimdi açlığın bir savaş silahı olarak kullanıldığını görüyoruz ve Hollanda sessiz kalıyor. Hükümetimiz, aslında bu duruma bir nevi destek oluyor. Ve bu benim ülkem, bunu hazmedemiyorum. Çok sayıda Hollandalı, bu konuda kendini çok güçsüz hissediyor ve utanıyor."

Hollanda hükümetinin çok daha yüksek sesle ateşkes ve sınırların insani yardıma açılması çağrısında bulunması gerektiğini vurgulayan Hilhorst, "Eğer insanlara daha hızlı şekilde daha fazla yardım ulaştırılmazsa, bu kıtlığın bir sonucu olarak açlığa bağlı ölümlerin sayısı artmaya devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Hilhorst, Gazze’de yaşananlara dikkati çekmek için farklı eylemlerde bulunmaya devam edeceğini dile getirdi.