Müyed Et-Tarfi/Iraklı
Irak’ın eski Başbakanı Adil Abdulmehdi ile Ürdünlü eski mevkidaşı Ömer er-Rezzaz, 2019 yılının şubat ayında iki ülke arasındaki ortak sınıra yakın bir bölgede bir zirve düzenledi. Görüşme, söz konusu dönemde atılan geçici bir adım olarak kalmamış aksine iki ülke liderleri arasında daha sonra atılacak adımların da ilk örneği olmuştu. Söz konusu zirvenin sonunda ekonomik ve ticari iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan ortak bir sanayi ve ticaret bölgesi kurulması amacıyla bir anlaşma yapılmıştı.
Abdulmehdi ve Er-Razaz görevlerinden ayrılsalar da Bağdat ve Amman ortak çöl sınırı bölgesinde bu hayati projeyi uygulamaya kararlı. Bağdat’ın, komşusu ile hayata geçireceği bu proje Irak’ın 1920'lerde kurulmasından bu yana türünün ilk örneği olacak.
Projenin önemi kendini, Irak-Ürdün sınırına yakın bölgelerden bir dizi orta ve güney illere uzanan uluslararası karayolunun yakınında hayata geçirilecek olmasında gösteriyor. Proje, Ürdün'deki Akabe Limanı’na kadar uzanacak olan Irak petrol boru hattının geçeceği bölgeye yakın bir yerde olacak. Irak Petrol Bakanı İhsan Abdulcebbar'ın açıklamalarına göre Irak petrol boru hattı önümüzdeki yılın başlarında işlerlik kazanacak.
Görünüşe göre proje, ekonomik faydasının yanı sıra siyasi açıdan da yarar sağlayacak. Irak hükümetinin komşu ülkelerle ilişkilerini ortak ticari ilişkiler üzerinden iyileştirmeye yönelik bir eğilimi var. Böylelikle ekonomik çıkarlar her iki taraf arasındaki ilişkilerde de karar verici bir unsur olarak ön plana çıkacak.
Tesisler kurulacak
Irak Temsilciler Konseyi Ekonomi Komitesi’nde söz konusu projeye yönelik iyimserlik artıyor. Bunun nedeni; bahse konu projenin işgücünün ciddi bir bölümünü istihdam etmek için önemli bir adım olması, yurt dışına ürün ihraç edilebilecek bir fabrika ve imalat sanayi zincirinin kurulması ve işlerlik kazanması yoluyla Irak devletine yeni kaynaklar hazırlayacağı yönünde beklentiler bulunması.
Irak Temsilciler Konseyi Ekonomi Komitesi’nden Hamid El-Musevi, ülkenin tamamına ekonomik fayda sağlayacak ve vatandaşlara istihdam olanağı yaratacak olması nedeniyle bu ortak sanayi kentinin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. El-Musevi açıklamasında şunları söyledi:
"Bölge ülkeleri arasındaki sınai ve ticari hareket yeniden canlandırılmalı. Burası bir çatışma alanından halkın yararlanacağı ticari ve sınai bir ticaret bölgesine dönüştürülmelidir. Bu sanayi şehri sayesinde Irak, ürünlerini dışarıya ihraç ederek dünyaya açılacak ve kalkınma projeleri yoluyla ülkesine kaynak sağlayacaktır. “
Ortak sanayi kenti planına göre Basra'dan Akabe'ye uzanması kararlaştırılan boru hattı ile Irak petrolünü tedarik edecek olan bir rafineri kurulacak. Bunun yanı sıra petrokimya fabrikaları inşa edilecek.
El-Musevi konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ürdün ortak sanayi kentine elektrik enerjisi sağlayacak, Irak da bunun altyapısını kuracak. Böylelikle Irak, endüstriyel ürünlerini ülke içinde üretip pazarlayabilecek. Bir kısmını da Akabe Limanı üzerinden dünyaya ihraç edebilecek.”
El-Musevi, Irak'ın batı bölgesindeki sanayi kenti projesinin, doğal gazın yanı sıra çimento ve cam sanayinde kullanılan birçok hammaddeyi de içermesi sebebiyle başarıya ulaşacağını ön görüyor.
Projenin hayata geçirilmesi
Irak hükümeti sanayi kentini inşa ederek birçok endüstriyel hammadde için önemli bir maden olan ülkenin batısındaki Anbar şehrini bir sanayi ve ticaret merkezine dönüştürmeye çalışıyor. Şehrin büyük bir kısmında daha önce DAEŞ tarafından kontrol edilmesi sebebiyle sıkıntılar hakimdi, özellikle de Anbar Çölü’nde. Ürdün-Irak iş birliğiyle kurulacak ortak sanayi ve ticaret kentinin merkezi olduğu için Anbar’ın diğer şehirlere nazaran daha büyük ekonomik fayda sağlaması bekleniyor. Anbar ili yerel yönetimi, önümüzdeki dönemde hem şehir hem de genel olarak Irak ekonomisinin güçlendirilmesindeki önemini göz önünde bulundurarak, projenin gelecek yıl tamamlanması ve başarılı olması hususunda en fazla iyimserliğe sahip olan makam gibi görünüyor.
Anbar Valisi Danışmanı Aziz Halef et-Tarmuz konuya dair şu açıklamada bulundu:
“Irak ile Ürdün arasında gerçekleştirilen ve Amman’a gerek mal gerekse ham petrol ihracatının yapıldığı ticari faaliyetten sonra sanayi kentine duyulan ihtiyaç ortaya çıktı. Bu nedenle bir dinlenme tesisi ile özgür bir sanayi ve ticaret şehrine ihtiyacımız olacak. Diğer yandan Ürdün ile paylaşılan Trebil Sınır Kapısı’ndan geçen ve çeşitli malzemeler taşıyan hususi araçların ve kamyonların toplam sayısı 1500-2000 arasında değişiyor. Sanayi şehri ile ilgili müzakereler, bağımsız bir projeyi temsil ettiği için federal hükümet ile Ürdün tarafı arasında doğrudan yapılacak. Proje kapsamında çok sayıda dükkan ve fabrika kurulacak.”
Ekonomik fizibilite çalışması
Sanayi kentinin Ürdün ile Trebil Sınır Kapısı’nın yakınında yaklaşık 24 kilometre kare olarak tahmin edilen bir arazi üzerine kurulmasına karar verildi. Irak, Ürdün ile 181 kilometre uzanan ortak sınıra bağlanıyor. Projeyi destekler nitelikteki seslerin yanı sıra özellikle çöl bölgesinde yer alması nedeniyle projeye karşı çıkanlar ve ekonomik uygulanabilirliğinden endişe edenler de mevcut.
Iraklı Ekonomi Uzmanı Basim Antuvan konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sanırım hükümetin gerçekleştirmeyi istediği başka bir hedefi daha var. O da bölgenin ekonomik ve ticari olarak canlandırılması, ticari malların pazarlandığı bir serbest bölge kurulması ve bu bölgenin yakınında uluslararası sanayi şehirlerine benzer bir konut kompleksi inşa edilmesi. Özel sektör, kamu sektörü ile birlikte çalışarak metalurji, cam ve petrokimya endüstrileriyle sanayi şehrine katkı sağlayabilir. Devlet, sanayi kentindeki yatırımcılara bazı kolaylıklar sağlıyor. Özellikle Irak, 40 milyonluk nüfusuyla endüstriyel ürünler için iyi bir pazar olarak kabul ediliyor.”
Tek taraflı fayda
Irak Sanayicileri Federasyonu, Ürdün ürünlerinin gümrük tarifelerinden muaf mallarla akına uğramasına yol açabileceğini öne sürerek projeyle ilgili endişelerini dile getirdi. Irak Sanayiciler Federasyonu Başkanı Ali Subeyh El Saidi, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Ortak sanayi kentinin inşası tek bir tarafa, yani Ürdün'e fayda sağlayacak. Irak için kayda değer bir yararı olmayacak. Ürdün topraklarında 12 kilometre, yine Irak topraklarında aynı derinlikte bir sanayi kentinin kurulması Irak'a arzulanan faydayı sağlamayacak. Ürdün endüstrisi, ortak bir sanayi kenti ile gümrük muafiyeti elde edecek. Böylece Ürdün malları Irak pazarına güçlü bir şekilde girecek.”
Açıklamasında söz konusu projenin ekonomik fizibilitesinin durumu olduğunu sorgulayan Saidi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hit, Nasıriye ve Basra gibi Irak sanayi şehirlerinde fizibilite çalışmaları henüz tamamlanmış değil. Özellikle bazılarında fizibilite çalışmalarının sadece yüzde 50'si tamamlanmış durumda. Sanayi kentinin kurulmasına Irak Sanayi ve Maden Bakanı aracılığıyla itirazımı sundum.”
2018 yılında etkin bir şekilde yeniden açılan El-Kerame-Trebil Sınır Kapısı ticaret alışverişi ve taşımacılık açısından Irak ile Ürdün arasındaki ekonomik bir arter olarak biliniyor. İki ülke arasındaki yıllık ticaret hacminin yaklaşık bir milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.