Fas, Sahra’daki tampon bölgede askeri operasyon başlattı

Fas, Sahra’daki tampon bölgede askeri operasyon başlattı
TT

Fas, Sahra’daki tampon bölgede askeri operasyon başlattı

Fas, Sahra’daki tampon bölgede askeri operasyon başlattı

Fas, 13 Kasım’da Moritanya sınırındaki Kerkerat bölgesine ‘karışıklığı önlemek için” müdahalede bulundu. Fas Kralı 6. Muhammed, Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı sıfatıyla, 21 Ekim’den bu yana Cezayir tarafından desteklenen Polisario Cephesi unsurlarından sivil ve ticari ulaşımın engellenmesine son vermek ve durumu eskiye döndürmek için Fas ordusuna müdahalede bulunmasını emretti.
Fas Dışişleri Bakanlığı, 13 Kasım sabahı yaptığı açıklamada , “Fas, Batı Sahra bölgesindeki Kerkerat tampon bölgesinde Polisario milislerinin tehlikeli ve kabul edilemez kışkırtmaları nedeniyle kendisine verilen yetkiler doğrultusunda harekete geçmeye karar verdi” ifadelerini kullandı. Aynı şekilde Polisario Cephesi de Fas’ın 1991’de imzaladığı ateşkesin sona erdiğini duyurarak ‘savaşın başladığını’ ilan etti.
Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı 13 Kasım sabahı yaptığı açıklamada, Fas kuvvetlerinin Kerkerat’tan mal ve personel akışının sağlanabilmesi için geçen perşembe gecesi bir güvenlik şeridi oluşturduğunu duyurdu.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Polisario Cephesi’ne bağlı yaklaşık 60 silahlı milisin Fas ve Moritanya’yı birbirine bağlayan Kerkerat tampon bölgesinde yolu kapatmasının ve geçişi engellemesinin ardından Kraliyet Silahlı Kuvvetleri, bu eksende mal ve insan akışını sağlamak amacıyla bir güvenlik şeridi oluşturdu.”
Açıklamada, söz konusu operasyonun ‘sivillerle olası bir temastan kaçınma ve meşru savunma haricinde silah kullanımına başvurmama temelinde gerçekleştirildiği, düşmanca bir niyet taşınmadığı ve verilen taahhütler doğrultusunda yürütüldüğü’ kaydedildi.
İlgili kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda Polisario Cephesi’ne sadık tarafların Kerkerat’ta hareketliliği engellediğini aktardılar. Kaynaklar, Faslı öncü kuvvetlerin, toplanma alanına ulaşmasının hemen sonrasında bu unsurların kaçarak bölgeyi terk ettiğini kaydettiler. Kaynaklar ayrıca, Fas’ın söz konusu operasyonunu takip eden ve bu operasyonu ses ve video olarak kayda alan Birleşmiş Milletler Batı Sahra’daki Referandum Misyonu (MINURSO) unsurları tarafından belirlenen hiçbir temasın olmadığına dikkat çektiler.
Fas Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Rabat’ın Moritanya ve Sahra anlaşmazlığıyla ilgilenen diğer ülkelere, harekete geçmeden önce operasyon hakkında bilgi verdiğini aktardı.
Fas Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Fas’ın uzun bir bekleyişin ardından söz konusu engellemelere son vermek ve sivil ve ticari dolaşım özgürlüğünü yeniden tesis etmek için sorumluluklarını üstlenmekten başka seçeneği olmadığı kaydedildi. Polisario Cephesi, Fas’ın yürüttüğü operasyonun, 1991 yılından bu yana iki taraf arasında yürürlükte olan ateşkesi sona erdirdiğini ve ‘savaşın başladığını’ duyurdu. Polisario Cephesi Dışişleri Bakanı Muhammed es-Salim Veled es-Salik, Cezayir’in başkentinde AFP’ye yaptığı açıklamada, güçlerinin Kerkerat bölgesinde askeri operasyon başlatması sonrasında Fas ordusuna cevap vereceğini vurguladı.
Polisario Cephesi, 13 Kasım’da Fas’ın operasyonuna karşı Fas’ın 1980 - 1987 yılları arasında 2 bin 720 km boyunca Sahra’da inşa ettiği güvenlik çitinin yakınlarında, el-Mahbes bölgesinde konuşlanmış olan Fas güçlerine “sınırlı ateş açtığını” duyurdu. Faslı topçuların buna cephenin tacizine hızla ve tereddüt etmeden karşılık vermesinin ardından Polisario Cephesi üyeleri tarafından açılan ateş bir müddet devam etti. Fas veya Polisario Cephesi’nden ise saldırının ayrıntılarına dair bir açıklama yapılmadı.
Fas Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, geçen 21 Ekim’den bu yana bölgeye sızan Polisario Cephesi ve milislerinin bölgede çete faaliyetleri yürüttüğü belirtildi. Açıklama ayrıca söz konusu geçitte insan ve mal hareketlerinin, ayrıca Batı Sahra’daki MINURSO askeri gözlemlerinin faaliyetlerinin engellendiği kaydedildi.
Açıklamada, söz konusu hareketlerin, ‘bölgedeki durumu istikrarsızlaştırmak ve değiştirmek için gerçekten kasıtlı eylemler oluşturduğu ve askeri anlaşmaların ihlali dolayısıyla ve ateşkesin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği vurgulandı.
Aynı açıklamada söz konusu hamlelerin uluslararası toplum tarafından istenen siyasi süreci yeniden başlatma şansını zayıflattığı belirtilirken Polisario Cephesi’nin 2016 yılından bu yana yaptığı tehlikeli ve kabul edilemez hamlelerinin, askeri anlaşmalara aykırı olduğu ifade edildi. Ayrıca BM Genel Sekreteri’nin uyarılarına aldırış edilmediği ve istikrarı bozmaya yönelik bu eylemlere ‘son verme’ çağrısı yapan Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına aykırı olduğunun altı çizildi. Açıklamada Fas’ın söz konusu dönemde BM Genel Sekreteri’ni ve üst düzey BM yetkililerini uyardığı ve bu son derece tehlikeli gelişmeler hakkında kendilerine düzenli olarak bilgi verdiği kaydedildi.
Söz konusu Açıklamanın devamında Fas’ın Polisario Cephesi’nin Kerkerat’ı istikrarsızlaştırma amaçlı eylemlerini durdurması için BM Genel Sekreteri ve MINURSO’nun iyi niyetine yeterli vakti ayırdığı vurgulandı. Ancak açıklamaya göre MINURSO ve BM Genel Sekreteri’nin çağrıları ve birçok BMGK üyesinin müdahaleleri maalesef sonuç vermedi. Polisario Cephesi’nin bu hamlelerin tüm sorumluluğunu ve tüm sonuçlarını tek başına taşıdığının altı çizildi.
Sahra’da 16 yıl süren şiddetli savaşın ardından, 1991 yılında sağlanan ateşkes anlaşmasına göre tampon bölge silahtan ve her türlü askeri unsurdan arındırılması şart.
Sahra çatışması hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Kral 2. Hasan’ın kuvvetlerinin Cezayir ve Moritanya toprakları içerisindeki ‘Polisario’ milislerini çıkarmasını istemediği Sahra’da bir tampon bölge kurulması fikrini öne sürdüğünü söyledi. 
Polisario Cephesi geçtiğimiz yıllarda tampon bölgeyi ‘kurtarılmış bölge’ olarak dayatmaya çalışmıştı. Ancak son BMGK raporlarında BM tarafından tampon bölgenin statüsünün değiştirilmemesi talep edildi.
Polisario Cephesi, BMGK kararlarına ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çağrılarına rağmen yaşadığı iç krizin yankıları nedeniyle tampon bölgedeki Kerkerat’a girmek için bir girişim başlattı. BM Genel Sekreteri’nin son raporunda, Polisario’nun 100’den fazla ateşkesi ihlal ettiği ve sınır kapısında sivil ve ticari ulaşımı engellememesi gerektiği vurgulandı. Ancak Cephe, sivil kıyafetli unsurları aracılığıyla geçişi kapatmaya ve bölgedeki hareketliliği engellemeye devam etti. MINURSO güçlerinin söz konusu unsurları sınır kapısında ayrılmaya ikna etme yönündeki çabaları ise herhangi bir sonuç getirmedi Bu durum ise Fas’ın BM misyonunun gözetiminde barışçıl amaçla müdahalede bulunmasına yol açtı.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.