Barzani: Bağdat ile tüm konularda anlaşmaya hazırız

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, 15 Kasım’da Erbil’de basın toplantısı düzenledi (Rûdaw)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, 15 Kasım’da Erbil’de basın toplantısı düzenledi (Rûdaw)
TT

Barzani: Bağdat ile tüm konularda anlaşmaya hazırız

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, 15 Kasım’da Erbil’de basın toplantısı düzenledi (Rûdaw)
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, 15 Kasım’da Erbil’de basın toplantısı düzenledi (Rûdaw)

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani dün yaptığı açıklamada, Irak Meclisi’nin borçlanma yasasını onaylamasını, ülke yönetimindeki ‘siyasi başarısızlık’ nedeniyle ‘bütçe açığını kapatmaya ve Kürtlerin payını bütçe dışında tutmaya’ yönelik bir çaba olarak niteledi. Bölgenin yükümlülüklerinin üstlenilme şeklinin kazanılmış bir hak gibi değil, bir ceza şeklinde olduğunu söyleyen Barzani, IKBY ile federal hükümet arasında bir anlaşmaya varmanın Irak’taki durumu istikrara kavuşturmanın çözümü olduğunu vurguladı.
Barzani, bölgedeki 3 başkanın toplantılarının ardından gerçekleştirdiği bir basın toplantısında, yasanın bu şekilde onaylanmasının, Irak’ın 2003’ten sonra üzerine inşa edildiği tüm ilkelere aykırı olduğunu söyledi. Neçirvan Barzani, “Irak’ın sorunları bu şekilde çözülmez. Irak parlamentosundaki bazı tarafların bu tür yasalar çıkarma yetkisine sahipse, işler böyle yürümez. Durum, bölge açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Irak’taki tüm taraflara sorulması gereken temel soru şudur; Kürdistan Bölgesi Irak’ın bir parçası mıdır? İkinci soru da şu; Kürdistan’daki memur ve çalışanlar Irak’taki memur ve çalışanların bir parçası mıdır, değil midir?” ifadelerini kullandı. Barzani, “Bu kararın ardından Kürdistan’da yaşayan insanların, kendilerini eşit bir Irak vatandaşı olarak görmesini nasıl istersiniz? Bazı siyasi güçler, yasayı Kürtleri düşmanlaştırmak ve cezalandırmak için kullandı. Kürtlerin ölümünü bir zafer olarak gördüler. Bu, Irak yönetiminde siyasi bir başarısızlıktan başka bir şey değil mi?” dedi.
Kürdistan Özerk Bölgesi Başkanı, “Bölgenin Irak siyasi güçlerine verdiği mesaj, petrol sorunu da dahil olmak üzere tüm konularda Bağdat’la anlaşmaya hazır olduğumuzdur. Çünkü bizim sorunumuz, sadece petrol değil. Bu sorunlar çözülmeden Irak’ın istikrara kavuşması mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu. “Haklarımız olduğu kadar sorumluluklarımızın da olduğunun bilincindeyiz. Kürdistan Bölgesi hiçbir şekilde sorumluluklarından kaçmıyor” diyen Barzani, “Irak federal hükümeti, bölgenin ithalatının kalan kısmının bu yılın sonuna kadar kapatma ve 2021 bütçesi dahilinde kapsamlı bir anlaşma yapma şartıyla, bölge çalışanlarının maaşlarının bir parçası olarak bölgeye, ayda 320 milyar dinar bütçe ödenmesi hususunda bölgesel hükümetle anlaştı” ifadelerini kullandı. Barzani, “Tüm bu anlaşmalar belgelerde var. Herkesin görebilmesi ve bölgenin anlaşmasını ihlal etmediğini bilmesi için bunu parlamentoda sunacağız” dedi.
Parlamento başkanlığı, daha önce Bağdat’ta Kürt temsilcilerin huzurunda finansal açığı kapatma yasasını görüşmek, bu hususta birleşik bir tavır takınmak ve bölgenin Bağdat ile ‘petrol meselesi ve finansal yükümlülüklere’ ilişkin tüm anlaşmaları ele almak üzere özel bir oturum düzenleneceğini açıklamıştı. Üç başkanın toplantılarının ardından bilgi sahibi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Üç başkanlık, yasanın 7’inci maddesi uyarınca bölgenin yükümlülüklerinin neler olduğunu ve Bağdat’ın bölge önünde hangi yükümlülüklere uyacağını açıklığa kavuşturmak için Maliye Bakanlığı’na ve Irak hükümetine resmi bir sorgu göndermeye karar verdi” dedi. İsminin verilmesini istemeyen kaynak, “Bölgesel hükümet, finansal açığı kapatma yasasının onaylanmasından sonra bölgenin kazanımları, askıdaki sorunlar ve eski anlaşmaların nasıl ele alınacağı hususunda bir anlaşmaya varmak için Bağdat’a bir müzakere heyeti gönderecek” açıklamasında bulundu. Aynı şekilde yasanın, Bağdat ile imzalanmış ve Şii tarafların çekincesi olan Sincar anlaşmasıyla yürürlüğe koyulma ilişkisine değinen Neçirvan Barzani, “Sincar Anlaşması Irak’ın tüm bileşenlerine hizmet ediyor. Sorunlardan mustarip tüm alanlarda Sincar anlaşmasına benzer anlaşmalara ulaşmayı umuyoruz. Anlaşmada Kürtler için cezayı hak eden hiçbir şey yok. Anlaşmada, Kürtler için cezayı hak ettirici hiçbir şey yok” dedi.
Barzani, Irak Temsilciler Meclisi’nin geçen perşembe günü toplam fiili harcamalardan (cari ve yatırım projesi harcamaları) Kürdistan bölgesinin payını belirleyen maddeye itirazda bulunan Kürdistan bloğu temsilcilerinin geri çekilmesine rağmen, finansal açığı kapatma yasasını oyladığına dikkati çekti. Kürtlerin itirazı, Kürdistan özerk bölgesinin bölgeden ihraç edilen petrolün Irak Petrol Pazarlama Şirketi SOMO tarafından belirlenen miktarda ödenmesi şartıyla devlet harcamaları ve federal petrol dışı gelirler hariç tutulduktan sonra ortaya koyuldu.
Yasa, Kürdistan bölgesinin petrol ve petrol dışı ithalatını, önceki anlaşma ve anlayışların aksine, finansmanın bir kısmı karşılığında Bağdat’a teslim etmesi gerektiğini öngörüyor. Eski bir anlaşma da Bağdat’ın finansal kazanımların bir kısmını Kürdistan bölgesine, yüzde 49’a kadar devretmesini şart koşmuştu.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.