Çin’in hegemonyası genişliyor: Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması nedir?

Analistlere göre RCEP, küresel gayri safi yurtiçi hasıla bakımından dünyanın en büyük anlaşması

‘Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık’ zirvesi sırasında ticaret bakanları ve liderleri böyle toplu fotoğraf çektirdi
‘Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık’ zirvesi sırasında ticaret bakanları ve liderleri böyle toplu fotoğraf çektirdi
TT

Çin’in hegemonyası genişliyor: Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması nedir?

‘Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık’ zirvesi sırasında ticaret bakanları ve liderleri böyle toplu fotoğraf çektirdi
‘Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık’ zirvesi sırasında ticaret bakanları ve liderleri böyle toplu fotoğraf çektirdi

Çin destekli ‘Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP)’ anlaşması, Pekin'in Güneydoğu Asya ve Pasifik bölgesinde nüfuzunu artırma çabalarında bir değişiklik olarak görülürken Asya bölgesindeki ticari faaliyetler üzerindeki hakimiyetine işaret ediyor.
Fransız Basın Ajansı'nın (AFP) haberine göre analistler, ayrıntılarıyla ilgili sekiz yıl süren tartışmaların ardından imzalanan anlaşmanın, küresel gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) açısından dünyanın en büyük ticaret anlaşması olduğunu belirttiler.
Aralarında Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın yer aldığı on üyeli Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) arasında yapılan bir ticaret anlaşması olan RCEP anlaşmasıyla ilgili müzakereler 2012 yılında başlatıldı.
Hindistan da anlaşmayı imzalayacaktı, fakat geçtiğimiz yıl anlaşmaya ilişkin müzakerelerden çekildiğini duyurdu.
Hindistan çekilmiş olsa dahi anlaşma, 2,1 milyar insanı kapsıyor ve üyeleri küresel GSYİH'nın yaklaşık yüzde 30'unu temsil ediyor. Anlaşma, gümrük tarifelerinin düşürülmesini, hizmet sektöründe ticari faaliyetlerin başlamasını ve gelişmekte olan ekonomilerin dünyanın geri kalanına yetişmesine yardımcı olmak için yatırımların teşvik edilmesini hedeflemektedir.
Anlaşma, her ülkenin ayrı ayrı gereksinimlerini karşılamak zorunda kalmadan ASEAN içindeki herhangi bir ülkeye ürün ihraç etmelerine izin vererek maliyetleri düşürmesi ve şirketlerin işlerini kolaylaştırması amacına hizmet ederken fikri mülkiyet haklarını da içeriyor. Fakat anlaşmada çevrenin koruması ve işçi hakları ile ilgili herhangi bir ifade yer almıyor.
IHS Markit Asya Pasifik Baş Ekonomisti Rajiv Biswas konuya ilişkin değerlendirmesinde, “E-ticaret, daha fazla müzakereye ihtiyaç duyulan önemli bir öncelik alanı olabilir” dedi.
Anlaşmanın ne zaman onaylanacağı henüz belli olmasa da, önümüzdeki yıl yürürlüğe girme ihtimali yüksek.
Anlaşma, temelde bölge için yeni ticaret kuralları belirlemesi ve Çin'in desteğine sahip olması, fakat ABD'yi kapsamaması nedeniyle büyük önem taşıyor.
Gözlemciler, , Başkan Donald Trump'ın ABD’yi kendi ticaret anlaşması olan Trans-Pasifik Ortaklığı'ndan (TTP) çekmesinden bu yana ABD ile çok az rekabetle karşılaştığı için anlaşmanın Çin'in bölgedeki geniş kapsamlı jeopolitik hedeflerini desteklediğini düşünüyorlar.
Oysa TTP, Washington çekilinceye kadar dünyanın en büyük ticaret anlaşması olma yolundaydı.
Ancak gözlemciler, RCEP anlaşmasının, TTP veya onu takip eden Kapsamlı Yenilikçi Trans Pasifik Ortaklık Anlaşması (CPTPP) kadar kapsamlı olmadığını söylüyorlar.
Singapur Ulusal Üniversitesi (NUS) İşletme Fakültesi’nde öğretim üyesi olan ticaret uzmanı Alex Capri, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Bu, tamamen eksiksiz ve mantığa uygun bir anlaşma değil. Anlaşmadaki sorun, farklı gelişme aşamalarında olan ve tamamen farklı önceliklere sahip, birbirlerinden inanılmaz derecede farklı 15 ülkenin anlaşmada yer almasıdır” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Hindistan, ucuz Çin mallarının ülkeye girişiyle ilgili endişeleri nedeniyle geçtiğimiz yıl anlaşma müzakerelerinden çekildiğini duyurmuş olsa da isterse daha sonra anlaşmaya katılabilir.
Yeni Delhi, ülkenin ucuz Çin mallarıyla dolup taşması durumunda yerel üreticilerin etkilenmesinden çekinerek iç pazara erişim sorunları ile ilgili endişelerini dile getirdi.
Tekstil, süt ürünleri ve tarım sektörleri, risk altındaki üç sektör olarak belirlendi.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, anlaşmanın şartları konusunda daha sert bir tavır takınması için içeriden yapılan büyük bir baskı ile karşı karşıya kaldı. Modi, RCEP anlaşması müzakereleri sona ererken tavrını ortaya koydu.
Diğer yandan analistler, başkan seçilen Joe Biden liderliğindeki yeni ABD yönetiminin CPTPP’ya katılmak isteyip istemediğinin henüz belli olmamasına rağmen Güneydoğu Asya'ya daha fazla odaklanacağını düşünüyorlar.
Bu mesele ABD’de siyasi olarak hassas bir konu olmaya devam ederken ticaret uzmanı Capri, “(yeni) ABD yönetimi, bu meseleyle daha yakından ilgilenecektir” dedi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.