İsrail, ABD’deki geçiş döneminden yararlanmaya çalışıyor

Batı Şeria'da yerleşimcilerle Filistinlileri ayıran Apartheid Caddesi olarak bilinen bir İsrail kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da yerleşimcilerle Filistinlileri ayıran Apartheid Caddesi olarak bilinen bir İsrail kontrol noktası (AFP)
TT

İsrail, ABD’deki geçiş döneminden yararlanmaya çalışıyor

Batı Şeria'da yerleşimcilerle Filistinlileri ayıran Apartheid Caddesi olarak bilinen bir İsrail kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da yerleşimcilerle Filistinlileri ayıran Apartheid Caddesi olarak bilinen bir İsrail kontrol noktası (AFP)

İsrail hükümetinin dün (Pazar) işgal altındaki Kudüs'ün güneydoğusunda 1257 konut inşa etmek için bir ihale ilanı yayınladı. İşgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail Yerleşim Konseyi’nin bildirdiğine göre, İsrail Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da yaklaşık 200.000 yeni yerleşimciye izin verecek projelerini onaylatmak için Washington’daki iki yönetim arasındaki boşluktan yararlanmayı planlıyor.
Konsey Başkanı David Hayani, hükümeti bu planı ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya yaklaşan İsrail ziyareti sırasında sunmaya çağırıyor, böylece yeni ABD yönetimi bir “oldu bitti”ye getirilmek isteniyor. Yerleşimciler, hedeflerine ulaşmak için "İsrail Ülkesi Lobisi" verdikleri biri İsrail’de diğeri Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışan iki baskı grubu kurdu. Kampanya, eski bakan ve iktidardaki Likud partisinin yardımcısı Haim Katz ve aşırılık yanlısı "Sağ Blok" eski bakanı Betzalel Smotrich tarafından yürütülüyor. 
Söz konusu lobi, ABD seçimlerinin arifesinde büyük bir toplantı yaptı ve bir yerleşim birimine tur düzenledi. Tura İsrail'de Cumhuriyetçi Parti Genel Başkanı Avukat Mark Tseel ve İsrail Parlamentosu Knesset Başkanı, Netanyahu'ya en yakın siyasetçi olduğu bilinen Yariv Levin katıldı. Onlar mevcut durumla istenen durumu birleştirmek için yerleşim yerlerine yasal bir çözüm getirmenin yanı sıra şu anda düzensiz yerleşim yerlerine elektrik, su, yol, posta ve anaokulları gibi temel hizmetlerin sağlanmasının önündeki engellerin kaldırılması için çalışmaya karar verdi.
Hayani planın iki şeyi hedeflediğini söylüyor. Birincisi Barak Obama döneminin tersine dönmesine tanık olan Trump döneminin görev süresini kullanmak, ikincisi yeni Başkan Joe Biden’in nabzını tutarak İsrail’e vereceği desteğin kapsamını öğrenmek. Onun iddiasına göre “Barış Şimdi Hareketi”nin bu hafta yayınladığı raporun aksine dört yıllık Trump yönetiminde Obama döneminde inşa edilenden daha az yerleşim birimi yapıldı. Hayani bunu “İsrail hükümetinin dostane Trump yönetimine karşı gelmedeki isteksizliği ve Obama döneminde daha cüretkar olmasına “bağlıyor.
Bugün Batı Şeria'daki Siyonist yerleşimcilerin sayısının yaklaşık yarım milyon olduğu ve bu yerleşimcilerin bilinen 140 ve rastgele kurulmuş 70 yerleşim biriminde yaşadığı biliniyor. Hayani’ye göre, Binyamin Netanyahu hükümeti Trump yönetiminin ona verdiği fırsattan yararlansaydı, bu yerleşim birimleri önemli ölçüde artacaktı. Hayani, kaybedilen yerleşim fırsatlarının yerleşim yerlerinin yüzde 25'ine eşit olduğunu, yani 200.000 ek yerleşimciye imkan sağlanabileceğini " tahmin ediyor. Netanyahu hükümetinin 2009 yılından bu yana her yıl 80 konut inşa ederken önceki hükümetlerde 1.000'e ulaştığını söylüyor. Belediye başkanı Benny Kashriel, şehrin "evlerini kendilerine yakın kurmak isteyen çok sayıda genç aileyi kaybettiğinden" şikayet ettiğini de dile getiriyor.
Yerleşimciler büyük yerleşim projelerine "konu Trump, Biden veya başka bir Amerikan başkanıyla ilgili değil, sadece bizimle ilgili" ilkesinden hareket ederek başlıyorlar. Onlar, Netanyahu'yu şiddetle eleştiriyor ve onu başarısızlıkla suçluyor. Hayani, "Başbakanlıkta, yeni yönetimin pozisyonlarını dikkate alıyor ve onu önceden kızdırmamaya çalışıyorlar ve başkanın görev süresi boyunca “ne koparırsam kardır” diyecek biri olarak da görünmüyorlar” dedi.  Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşan geçiş dönemi boyunca, yerleşim yerleri ve buralardaki yeni yerleşim meselesinin, Başkan seçilen Joe Biden ve İsrail ilişkilerinin merkezinde yer alacağı ortaya çıktı. Obama yönetiminin 2016'da Trump'ın Beyaz Saray'a girmeden önceki son haftalarını, Obama'nın başkan yardımcısı Biden'in yerleşimlerin meşruiyetine karşı 2334 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'nı zorlamakta çok aktif olduğunu çok iyi hatırlıyoruz.
Obama'nın ulusal güvenlik danışmanı olan Biden ve şu anda dışişleri bakanı adayı Susan Rice, Birleşmiş Milletler'deki Senegalli ve Yeni Zelanda temsilcilerini iki çözüm önerisine katılmaya ikna ettiler ve Ukrayna'ya kendi lehine oy vermesi için baskı yaptılar. Güvenlik Konseyi, o sırada İsrail'e tokat olarak görülen bir hareketle, "4 Haziran 1967'de Kudüs dahil ateşkes hattında herhangi bir sınır değişikliğini tanımamaya" karar verdi. Bu karar, konseyin on beş üyesinin 14'ü tarafından desteklendi. ABD oylamada çekimser kaldı ve ayrıca veto hakkını kullanmadı. Bu tarihin önemli bir kilometre taşı olarak görülür. Sadece Biden’e karşı değil, aynı zamanda BM’nin 2334 sayılı kararına muhalefet edip yerleşimcileri destekleyen Kamala Harris’e de karşıydı. Harris, Senato’da bu karara karşı çıkan kampanyanın da başını çekenlerden biriydi. O bu kararı adaletsiz bulduğunu söylemişti.
Knesset'teki İsrail Ülkesi Lobisi, " Biden, Beyaz Saray’a girmeden önce çözülmesi gereken meseleler var. Bunların en önemlisi meşru olarak görülmeyen ve bu nedenle hizmet alamayan yerleşim birimlerinin sorunlarının çözülmesi ve buralara bütçe ayrılması. Bu hizmetler arasında su, elektrik, kreş, toplu taşıma ve spor sahalarının inşası da var. Yine Atarot mahallesi (Kudüs ile Ramallah arasında) gibi yeni yerleşim yerleri kurma ve Batı Şeria'yı ikiye bölen ve tek coğrafi uzantı ile Filistin devletinin kurulmasını engellemeyi hedefleyen E-1 bölgesinde stratejik inşaat planını uygulama planları da var.
Bu lobi, "Trump'ın Beyaz Saray'da iki buçuk ayı olduğuna ve Netanyahu'nun, anlaşmalar konusunda daha fazlasını elde etmek için kısa süreden faydalanması gerektiğine" inanıyor.



Yeni Ari Aster filminde Scarlett Johansson'ın rol arkadaşı bulundu

Woody Allen'ın 2005 yapımı filmi Maç Sayısı'nda (Match Point) Scarlett Johansson, hırslı ama şansı yaver gitmeyen Amerikalı aktris Nola Rice rolündeydi (Paramount Pictures)
Woody Allen'ın 2005 yapımı filmi Maç Sayısı'nda (Match Point) Scarlett Johansson, hırslı ama şansı yaver gitmeyen Amerikalı aktris Nola Rice rolündeydi (Paramount Pictures)
TT

Yeni Ari Aster filminde Scarlett Johansson'ın rol arkadaşı bulundu

Woody Allen'ın 2005 yapımı filmi Maç Sayısı'nda (Match Point) Scarlett Johansson, hırslı ama şansı yaver gitmeyen Amerikalı aktris Nola Rice rolündeydi (Paramount Pictures)
Woody Allen'ın 2005 yapımı filmi Maç Sayısı'nda (Match Point) Scarlett Johansson, hırslı ama şansı yaver gitmeyen Amerikalı aktris Nola Rice rolündeydi (Paramount Pictures)

Ayin (Hereditary) ve Ritüel'le (Midsommar) tanınan yönetmen Ari Aster, yeni projesi Scapegoat için hazırlıklarını sürdürüyor. 

Deadline'ın özel haberine göre Jude Law, daha önce kadroya katıldığı açıklanan Scarlett Johansson'la başrolü paylaşmak üzere imza aşamasına geldi.

Aster'ın tüm projelerinde olduğu gibi bu filmin de konusuna dair detaylar gizli tutuluyor. 

Bir söylentiye göre hikayenin merkezinde, internette tanınan bir kişiyi ameliyat eden doktor var.

Başka söylentiler ise A24 yapımı filmin bilimkurgu türünde bir aşk hikayesi ya da Aster'ın önceki işlerine yakın bir drama olabileceği yönünde.

Frankenstein'la Oscar'a aday gösterilen Jacob Elordi'nin de filmde rol alacağı bildirilmişti.

Johansson'ın takvimine göre planlanan filmin çekimlerine bu yıl başlanması hedefleniyor. 

41 yaşındaki Johansson, Mike Flanagan'ın yeni Şeytan (The Exorcist) filminin çekimlerini tamamladı. Yıldız isim The Batman: Part II'de de rol alacak.

Ari Aster, 2018 yapımı Ayin ve 2019 tarihli Ritüel'le modern korku sinemasının en önemli isimlerinden biri haline gelmişti. 

Ardından 2023'te Korkuyorum (Beau is Afraid) ve geçen yıl prömiyerini Cannes Film Festivali'nde yapan Eddington'a imza atmıştı.

Jude Law, son dönemde Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninde geçen Skeleton Crew'da ve Netflix'in Emmy adayı gerilim dizisi Black Rabbit'te rol almıştı.

53 yaşındaki oyuncu, Olivier Assayas'nın Venedik Film Festivali'nde gösterilen filmi The Wizard of the Kremlin'de de Rusya lideri Vladimir Putin'i canlandırmıştı.

Law, Andrew Garfield'la başrolü paylaştığı Apple dizisi Wild Things'te Las Vegas gösterileriyle tanınan illüzyonist Siegfried'i canlandıracak. Oyuncu, Nancy Meyers'ın yeni filminin çekimlerini de tamamladı.

Independent Türkçe, Deadline, Bloody Disgusting


Dolly Parton ölüm döşeğinde sadece bir kişinin yanına gelmesine izin vermiş

Dolly Parton'ın ölüm döşeğindeyken kendisini sadece bir kişinin ziyaret etmesine izin verdiği bildirildi (AFP)
Dolly Parton'ın ölüm döşeğindeyken kendisini sadece bir kişinin ziyaret etmesine izin verdiği bildirildi (AFP)
TT

Dolly Parton ölüm döşeğinde sadece bir kişinin yanına gelmesine izin vermiş

Dolly Parton'ın ölüm döşeğindeyken kendisini sadece bir kişinin ziyaret etmesine izin verdiği bildirildi (AFP)
Dolly Parton'ın ölüm döşeğindeyken kendisini sadece bir kişinin ziyaret etmesine izin verdiği bildirildi (AFP)

Dolly Parton'ın ölüm döşeğindeyken kendisini sadece bir kişinin görmesine izin verdiği bildirildi.

TMZ'ye konuşan kaynaklara göre, ağustosta 80 yaşında hayatını kaybeden ve 9 to 5'la tanınan şarkıcı, sevdiklerinin kendisini güçten düşmüş haliyle hatırlamasını istemediği için ölüm döşeğinde, uzun süredir birlikte çalıştığı makyaj ve peruk sanatçısı Cheryl Riddle dışında kimsenin kendisini görmesini istememiş.

Yayın kuruluşu, Parton'ın cenazesinde tabutun açık olmasını ve vefatından sonra kendisini Riddle'ın hazırlamasını istediğini de bildirdi.

The Independent cevap hakkı için Parton'ın miras temsilcileriyle temasa geçti.

Kariyeri boyunca göz alıcı makyajı ve imzası niteliğindeki peroksitle açılmış sarı peruklarıyla tanınan Parton'ın, her gece tamamen makyajlı halde uyuduğu biliniyordu.

Parton, 2023'te yayımlanan kitabı Behind the Seams: My Life in Rhinestone'da, acil durumlarda evden çıkmaya hazır olmak için 1980'lerden beri makyajıyla uyuduğunu anlatıyordu.

Şarkıcı, "Günde bir kez temizlediğiniz sürece bunu ne zaman yaptığınızın önemi yok" diye yazmıştı. 

Uyandıktan sonra tüm o küçük rutinlerimi yapıyorum, sonra yeniden başlıyorum ve her gün dışarı çıkıp gün boyu güzel görünüyorum.

Behind the Seams'te Parton, makyajı çocukken sevmeye başladığını anlatmıştı. Tarlalarda gördüğü şekerciboyası ve diğer bitkilerden makyaj malzemesi yaratmanın yollarını bulurmuş.

Kitabında, "Kaşlarımı ve yüzümdeki beni çizmek için annemin eski mutfak kibritlerini çakardım" demişti. 

Hâlâ kendimi farklı renkler üretmek için farklı makyaj malzemelerini karıştırıp eşleştirirken buluyorum.

dfrgthy
Parton'ın, uzun süredir birlikte çalıştığı makyözü Cheryl Riddle dışında kimsenin kendisini güçten düşmüş haliyle görmesini istemediği bildirildi (AFP)

Parton'un tarzı, hiçbir müzisyenin taklit edemediği, kendine özgü ve kolay tanınan bir marka haline geldi. Bildirildiği üzere hayatını kaybettiğinde Parton'ın, Riddle'ın yönetiminde 350'den fazla peruktan oluşan bir koleksiyonu vardı. Ayrıca 2 bin çiftten fazla ayakkabısı ve payetli sahne kıyafetlerini içeren yaklaşık 4 bin 600 metrekarelik bir arşivi vardı.

Parton'la 40 yıldan uzun süre çalışan Riddle, 2020 yapımı A Holly Dolly Christmas ve 1990 tarihli Dolly Parton: Christmas at Home gibi Parton'ın Noel filmlerinin de aralarında bulunduğu çeşitli sinema projelerinde onun saç stilistliğini üstlendi ve ismi ekip arasında yer aldı.

Parton, ölümünden 5 gün önce "böbrek ve otoimmün sorunlar" nedeniyle Nashville'deki Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi'ne kaldırılmıştı. Daha sonra "kanserle kısa süreli bir mücadelenin" ardından hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Kanser türü ise kamuoyuyla paylaşılmadı.

Parton, Nashville'deki Woodlawn Anıt Parkı ve Mozolesi'nde toprağa verildi. Mart 2025'te vefat eden 60 yıllık eşi Carl Dean'in yanına gömüldü.

Independent Türkçe


Sivri dilli komedyenden Trump sonrası ABD'yi terk eden ünlülere tepki

Ünlü isimler yurtdışına taşınırken Bill Burr, Amerikalılara "kalıp mücadele etme" çağrısında bulundu (AFP)
Ünlü isimler yurtdışına taşınırken Bill Burr, Amerikalılara "kalıp mücadele etme" çağrısında bulundu (AFP)
TT

Sivri dilli komedyenden Trump sonrası ABD'yi terk eden ünlülere tepki

Ünlü isimler yurtdışına taşınırken Bill Burr, Amerikalılara "kalıp mücadele etme" çağrısında bulundu (AFP)
Ünlü isimler yurtdışına taşınırken Bill Burr, Amerikalılara "kalıp mücadele etme" çağrısında bulundu (AFP)

Komedyen Bill Burr, yeni bir röportajda siyasi çalkantılar nedeniyle ABD'yi terk eden ünlüleri hedef alır gibi göründü.

Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana, Ellen DeGeneres, Rosie O'Donnell, Courtney Love, Richard Gere ve Eva Longoria gibi birçok ünlü isim, yurtdışına taşınmalarıyla gündeme geldi. DeGeneres, O'Donnell ve Love, kararlarında Trump'ın seçilmesinin etkili olduğunu özellikle belirtti.

Aaron Sorkin'in Facebook hakkındaki filmi Sosyal Hesaplaşma'daki (The Social Reckoning) rolünün tanıtımı için Rolling Stone'a konuşan Burr'e, neden hobi olarak helikopter uçurmaya başladığı soruldu.

Burr şöyle yanıt verdi:

ABD Merkez Bankası hakkında bir şeyler okumaya başladım ve kendi kendime, 'Dolar her an çökebilir. Los Angeles'ta yaşıyorum. Trafik normal akarken bile şehirden çıkmam iki saati buluyor. İşler iyice sarpa sardığında ne olacak?' dedim. Havalanıp uzaklaşmak en kolay yoldu.

Bunun üzerine röportajı yapan kişi, Burr'ün helikopterini bir tür "mobil panik odası"na benzetti.

Burr buna şöyle karşılık verdi:

Panik odasının olayı şudur bir kez içine girdiğinizde, oradan çıkamazsınız. Helikopterde sevdiğim şey ise şu... İçine bir galon yakıt koyup havalanabilir ve kısa bir tur atabilirim. Ama yine de geri dönmek zorundayım. Gidecek bir yerim yok. Gidilecek bir yer yok. Kalıp mücadele etmelisiniz. Başka ülkelere taşınan o lanet olası insanlar... Yani, yapılacak şey bu değil. Kalıp mücadele edersiniz.

Burr'ün bu yorumları, çok sayıda ünlü Amerikalının yurtdışına yerleştiği bir dönemde geldi.

DeGeneres ve eşi Portia de Rossi, Trump'ın seçildiği dönem olan 2024'te Birleşik Krallık'a (BK) taşındı. DeGeneres geçen yıl yaptığı açıklamada, "Seçimden bir gün önce buraya geldik ve uyandığımızda arkadaşlarımızdan gelen, içinde ağlama emojisi bulunan pek çok mesajla karşılaştık. Ben de '[Trump] kazandı' dedim. Ve 'Burada kalıyoruz' dedik" ifadelerini kullanmıştı.

Trump'ın sık sık hedef aldığı O'Donnell, Trump'ın yemin töreninden sadece birkaç gün önce, Ocak 2025'te en küçük çocuğuyla birlikte İrlanda'ya taşınmıştı. O'Donnell, "Memleketimdeki yaşama dair pek çok şeyi özlüyorum. Burada, bu güzel ülkede kendime bir yuva kurmaya çalışıyorum. Amerika'da tüm vatandaşların eşit haklara sahip olması güvenli hale geldi zaman geri dönmeyi düşüneceğiz" demişti.

Öte yandan Love 2019'dan beri BK'de yaşıyor ancak kendisi, ABD'nin içinde bulunduğu durum nedeniyle geçen yıl Britanya vatandaşlığı alma sürecini başlattığını ifade etmişti.

Gere ve Longoria gibi diğer ünlüler de son yıllarda yurtdışında kendilerine birer yuva kurdu. Bununla birlikte bu kişilerin taşınma gerekçeleri Trump veya siyasetle doğrudan bağlantılı değildi.

Independent Türkçe