Suudi Arabistan’da bu yıl 3 bin 700 yolsuzluk davası görüldü

Dr. Macid Kasabi dün Riyad’da düzenlediği basın toplantısında (Şarku’l Avsat)
Dr. Macid Kasabi dün Riyad’da düzenlediği basın toplantısında (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’da bu yıl 3 bin 700 yolsuzluk davası görüldü

Dr. Macid Kasabi dün Riyad’da düzenlediği basın toplantısında (Şarku’l Avsat)
Dr. Macid Kasabi dün Riyad’da düzenlediği basın toplantısında (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Ticaret Bakanı ve Enformasyon Bakanı Vekili Dr.Macid el-Kasabi, 2030 Vizyonu kapsamında yolsuzlukla mücadele kurumunun yeniden yapılandırıldığını bildirerek, Denetim Otoritesi ile Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun birleştirilerek güçlendirildiğini ve bu yıl 3 bin 700 yolsuzluk davası başlatıldığını açıkladı.
Kasabi, ülkesinin tüm sektörlerde eşi benzeri görülmemiş bir kalkınma hareketi yaşadığını dile getirerek, “Suudi Arabistan’ın bugün çeşitli uluslararası göstergelerdeki konumu bir gurur kaynağıdır” dedi.
Bakan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda vatandaşlar ve yetkililer arasındaki iletişim ve şeffaflığı artırmak için düzenlenen ilk hükümet basın toplantısında bazı konular hakkında açıklama yaptı.

Yolsuzlukla mücadele
Şarku’l Avsat muhabiri, Veliaht Prens’in yolsuzluğu ‘kansere’ benzeten ifadesine atıfta bulunarak, bakana yolsuzluk operasyonlarındaki artış hakkında soru sordu.
Buna yanıt veren Kasabi, yolsuzlukla mücadelenin 2030 Vizyonu’nun temel ayaklarından biri olduğunu vurgulayarak, yolsuzluk tamamen ortadan kaldırılana kadar mücadelenin süreceğini dile getirdi.
Denetim Otoritesi ile Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun birleştirilerek güçlendirildiğini ve bu yıl 3 bin 700 yolsuzluk davası başlatıldığını açıklayan Bakan, bu bağlamda geri alınan paranın devlet hazinesine iade edildiği için vatandaşların malı sayıldığını, gelire kaydedilerek her yıl bütçede ilan edileceğini belirtti.
Böylelikle altyapı projeleri için devlet bütçesinde eklenen bu fonların projelerde kullanılarak yeniden vatandaşa döneceğini bildirdi.

Koronavirüs: Önce insan
Suudi Arabistan’ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sırasında gösterdiği çabalara değinen Bakan, bu salgının dünyayı işgal ettiğini, ölümcül, gizli ve hızla yayılan bir virüs olduğunu ve dünya sağlığı, ekonomisi ve hatta psikolojisini etkilediğini söyledi.
Kasabi, “Suudi Arabistan bu salgın sırasında uyumun yüksek olması nedeniyle bir başarı hikayesi yazdı ve ‘Önce insan’ dedi. Suudi Arabistan salgının ekonomik etkileriyle başa çıkma konusunda da dünyanın en iyi 10 ülkesinden biri olduğunu gösterdi” diye konuştu.
Bakan, Suudi Arabistan’ın vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancıların sağlığını korumak için ilgili ülkeler ve şirketlerle anlaşma yaparak, koronavirüs aşısına ulaşan ilk ülkelerden biri olacağını da vurguladı.

2030 Vizyonu: Yapısal reformlar
Bakan Kasabi, ‘Plan yapmazsanız, başarısız olmayı planlarsınız’ atasözüne atıfta bulunarak, 2030 Vizyonu’nun iddialı bir plan ve kapsamlı bir nihai hedef olduğunu hatırlatarak, vizyon kapsamında 13 bakanlığı içeren yapısal reformlar yapıldığını bildirdi.
Son yıllarda reform yapılan sistem sayısının 72 kanun ve yönetmeliğe ulaştığını belirten Bakan, yasal altyapının her başarının temeli olduğuna dikkati çekti.
Kasabi, 2030 Vizyonu kapsamında proaktif planlama ve doğru dijital altyapının hazırlanması nedeniyle Suudi Arabistan’ın salgına hazırlıklı yakalandığını ve bu yıl 255 bin fazla dava oturumunun uzaktan görüldüğünü sözlerine ekledi.



BAE’de füze alarmı: İran’dan fırlatılan 4 seyir füzesi engellendi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

BAE’de füze alarmı: İran’dan fırlatılan 4 seyir füzesi engellendi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, bugün (pazartesi) yaptığı açıklamada, İran’dan ülkeye doğru gelen 4 “seyir füzesinin” tespit edildiğini duyurdu. Açıklamada, bunlardan 3’ünün BAE karasuları üzerinde başarıyla etkisiz hâle getirildiği, dördüncü füzenin ise denize düştüğü belirtildi. Bölge yeni bir gerilime sahne oluyor.

Bakanlık, X platformundaki hesabından yayımladığı açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan seslerin “hava tehditlerinin başarılı şekilde önlenmesinden” kaynaklandığını belirtildi. Açıklamada, kamuoyuna bilgileri resmî kaynaklardan edinmeleri, doğruluğunu teyit etmeleri ve uyarı mesajları geldiğinde genel güvenlik talimatlarına uymaları çağrısı yapıldı.

Uyarılar

Gelişmeler, ülkenin kuzey emirliklerinde verilen acil uyarılar ve çalan sirenlerle eş zamanlı yaşandı. Acman ve Ras el-Hayme’de cep telefonlarına gönderilen mesajlarda, BAE İçişleri Bakanlığı’nın çağrısıyla halktan güvenli binalara sığınmaları, pencerelerden, kapılardan ve açık alanlardan uzak durmaları istendi. Bu uyarılar “olası füze tehdidi” gerekçesiyle yapıldı.

Mesajlardan birinde, “Mevcut durum ve olası füze tehdidi nedeniyle lütfen derhâl pencerelerden, kapılardan ve açık alanlardan uzak, güvenli bir binaya sığının ve resmî talimatları bekleyin” ifadeleri yer aldı. Yetkili makamlar daha sonra “durumun şu an güvenli olduğunu” belirterek, halkı günlük faaliyetlerine dönmeye ve resmî talimatları takip etmeye çağırdı.

Sahadaki bir diğer gelişmede ise Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’nde (FOIZ) İran’dan gelen bir insansız hava aracıyla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi.

Füceyre Emirliği Medya Ofisi, sivil savunma ekiplerinin yangına derhâl müdahale ettiğini ve kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Kamuoyundan söylentilere itibar etmemeleri ve yalnızca resmî kaynaklara güvenmeleri istendi.

Daha sonra yapılan açıklamada, İran saldırısı sonucu petrol sanayi bölgesinde Hindistan uyruklu 3 kişinin orta derecede yaralandığı ve tedavi için hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Umman’da ise bir güvenlik kaynağı, Musandam vilayetine bağlı Baha (Bukha) bölgesindeki Tibat’ta bir şirket çalışanlarına ait konutun hedef alındığını bildirdi. Olayda iki yabancı uyruklu kişi orta derecede yaralanırken, 4 araç ve yakınlardaki bir evin camları zarar gördü. Kaynak, saldırının kaynağına ilişkin detay vermezken, yetkili kurumların incelemelerini sürdürdüğünü ve gerekli tüm önlemlerin alındığını ifade etti.

Tehlikeli tırmanış

Saldırıların ardından BAE, ülke içindeki sivil hedefleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan “hain terör saldırılarının yeniden başlamasını” en sert şekilde kınadığını açıkladı.

BAE Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıların “tehlikeli bir tırmanış, kabul edilemez bir ihlal ve ülkenin güvenliği, istikrarı ile toprak bütünlüğüne doğrudan tehdit” oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, bunun uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı ile çeliştiği vurgulandı.

BAE, “her koşulda güvenliğini ve egemenliğini korumaktan geri durmayacağını” belirterek, uluslararası hukuk çerçevesinde egemenliğini, ulusal güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşları ile ülkede yaşayanları korumak için gerekli karşılığı verme hakkını saklı tuttuğunu ifade etti.

Ayrıca sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının “hukuki ve insani tüm ölçütlere göre kabul edilemez” olduğu belirtilerek, bu saldırıların derhâl durdurulması ve tüm düşmanca eylemlerin son bulması çağrısı yapıldı.

BAE, artan bölgesel gerilimler ve özellikle Körfez ile Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik ve enerji güvenliği bağlamında, bu saldırıların ve sonuçlarının “tam sorumluluğunu” İran’a yükledi.

Petrol tankerine saldırı

BAE ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında ADNOC’a ait bir ulusal petrol tankerine iki insansız hava aracıyla düzenlenen “İran kaynaklı terör saldırısını” da kınadı. Açıklamada, bu saldırının BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının açık ihlali olduğu ve küresel denizcilik ile enerji güvenliğine doğrudan tehdit teşkil ettiği belirtildi.


Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
TT

Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)

Suudi Arabistan, Bahreyn yönetiminin güvenliğini korumak ve egemenliğini muhafaza etmek amacıyla aldığı egemenlik önlemlerine destek verdiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Krallığın Bahreyn’in güvenliğini ve istikrarını zedeleyebilecek her türlü girişime karşı aldığı tedbirleri desteklediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Bahreyn’in egemenliğini hedef almayı veya iç işlerine müdahale etmeyi amaçlayan her türlü girişimin caydırılması gerektiği vurgulandı.

Bakanlık, Bahreyn’in güvenliğinin Suudi Arabistan’ın ve tüm Körfez ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu da belirtti.


Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.