Eski ABD Başkanları seçimleri kaybettikten sonra ne yaptı?

George W. Bush ve Bill Clinton (Reuters)
George W. Bush ve Bill Clinton (Reuters)
TT

Eski ABD Başkanları seçimleri kaybettikten sonra ne yaptı?

George W. Bush ve Bill Clinton (Reuters)
George W. Bush ve Bill Clinton (Reuters)

Seçimleri kaybeden ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneme ulaşmayı başaramayan Amerikan başkanları grubuna katıldı.
1981’de Jimmy Carter’ın başkanlığı Ronald Reagan’a ve 1992’de George H. W. Bush’un başkanlığı Demokrat rakibi Bill Clinton’a karşı kaybetmesi, şuana kadar ki en meşhur yenilgiler olarak bilinmekte.
Ancak H. W. Bush, Jimmy Carter ve diğer eski başkanların tepkileri, yenilgiyi kabul etmeyen ve kazanan başkan olduğu konusunda oldukça ısrar eden Trump’ın tepkisinden tamamen farklıydı.
BBC tarafından yayınlanan bir haberde, iki eski Amerikan Başkanı H. W. Bush ve Bill Clinton’ın seçimleri kaybettikten sonraki tepkileri ele alındı.
Baba Bush döneminde Ulaştırma Bakanı ve George Bush döneminde ise Beyaz Saray Genel Sekreteri görevlerinde bulunan Andrew Card, eski başkanlarla ilgili şu ifadeleri kullandı: “George H. W. Bush ve Bill Clinton arasında gerçekleşen şey, tanık olduğum en dostane güç aktarımı. O zamanlar Bill Clinton Arkansas Valiliği görevini yürüten genç bir adam olmasına rağmen, Bush seçim sonuçlarını kabul etmede ve Clinton’ı takdir etme konusunda hiç bir kriz çıkarmadı.”
Andrew Card sözlerini şöyle sürdürdü: “Bush ayrıca tüm bakanlara yeni başkanla işbirliği yapmaları gerektiğini vurguladı. Sanırım bu, iktidarını ikinci bir döneme taşımayı hedefleyen bir başkandan, onu yenebilecek diğer bir başkana koltuğun nasıl devredilmesi gerektiğini gösteren en iyi örnek.”
Card 2001’de iktidarın Clinton’ından George W. Bush’a devredilmesinin biraz daha zor olduğuna işaret ederek, “Bu dönemde George Bush göreve geldiği sırada, Beyaz Saray kadrosunda bazı değişiklikler oldu.” dedi.
Bu değişiklikler arasında bazı bilgisayarlardan “W” harfinin kaldırılması da bulunuyor.
Bush’un Özel Yardımcısı Ron Christie, Card’ın iddiasını destekleyerek, söz konusu harfin “George W. Bush”’un isminde bulunmasından dolayı bu durumun alay konusu olduğunu söyledi.
Card, ayrıca, Beyaz Saray’daki bazı ofis numaralarının değiştirildiğini belirterek, “Yetkililer veya politikacılar Beyaz Saray’daki bir ofisle görüşmek için aradıklarında, farklı bir ofisle karşılaştılar. Bunlar Clinton’ın Bush’a bıraktığı değişiklikler. Ancak bunlarda herhangi bir zarar görmüyorum.” dedi.
Donald Trump somut bir kanıtı olmadan Demokratları seçime hile karıştırmakla suçluyor.
Trump’ın kişisel avukatı, Perşembe günü yaklaşık iki saat süren bir basın toplantısında, oyları Biden lehine değiştiren hileli oy pusulaları hakkında konuştu. Ayrıca Cumhuriyetçi gözlemcilerin oy sayım merkezlerine alınmadığına işaret etti.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.