UMH İçişleri Bakanı: Serrac, Kahire’de gizli görüşmelerde bulundu

Libya yasama organını birleştirmek için Fas'ta bir araya geliyor

İçişleri Bakanı Fethi Başağa (Reuters)
İçişleri Bakanı Fethi Başağa (Reuters)
TT

UMH İçişleri Bakanı: Serrac, Kahire’de gizli görüşmelerde bulundu

İçişleri Bakanı Fethi Başağa (Reuters)
İçişleri Bakanı Fethi Başağa (Reuters)

Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Serrac’ın Mısır'a gizli bir ziyarette bulunduğunu açıkladı. Başağa, Serrac’ın Mısırlı yetkililerle görüştüğü ziyaretin birkaç saat sürdüğünü kaydetti. Öte yandan Libya’da başkent Trablus ve doğudaki Tobruk kentinde bölünmüş haldeki Temsilciler Meclisi üyeleri ülkenin yasama organını birleştirmek için Fas'ın Tanca kentinde bir araya geliyor. Bu gelişme, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL), Tunus'ta düzenlenen Libya Siyasi Diyalog Forumu’na katılanlara yaptığı, hükümet ve Başkanlık Konseyi de dahil olmak üzere yeni yönetim için aday gösterme mekanizmalarını tartışmak amacıyla oturumları, basına kapalı olarak telekonferans aracılığıyla devam ettirme çağrısıyla birlikte yaşandı.

Kahire ziyaretini açıkla şartı
UMH İçişleri Bakanı Başağa,  Serrac’ın geçtiğimiz hafta Kahire'yi ziyaret ettiğini ve ziyaret sırasında Mısırlı yetkililerle görüştüğünü, daha sonra Bahreyn'e geçerek burada başsağlığı dileklerini ilettiğini açıkladı. Fransa'daki resmi bir çalışma ziyaretinden dönen Başağa, dün yaptığı açıklamalarda, Mısırlı yetkililerden Serrac’ın Kahire ziyaretinin kamuoyuna açıklamasını şart koştuğunu iddia etti.
Başağa ülkenin doğusundaki, batısındaki ve güneyindeki tüm güvenlik ve emniyet müdürlüklerinin idari ve mali olarak kendisine bağlı olduğunu ve çeyrek milyon polisin maaşını ödediğini öne sürerek,  Serrac'ın makamına kendisini aday göstermeye çalıştı. Başağa, adli makamları da mahkemenin pasaport verme sistemini geliştirme projesini askıya alması hakkında soruşturma başlatmaya çağırdı.
Öte yandan bugün için Siyasi Diyalog Forumu oturumlarına katılmak için davet edilen UMH’ye bağlı Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) üyeleri dün basına yaptıkları açıklamalarda, oturumların yapılma yöntemlerinin yanı sıra sürekli yaşanan elektrik kesintileri ve internet bağlantısı kopmaları nedeniyle olası teknik sorunların nasıl giderileceği konusunda bir netliğin olmayışından şikayet ettiler.
Bu arada, Temsilciler Meclisi'nin Trablus'taki milletvekillerinden bir heyet, önümüzdeki hafta Libya'nın Gadames kentinde yapılacak bir oturum için hazırlık olarak Temsilciler Meclisi’nin tüm üyelerini kapsayan bir istişare toplantısı katılmak üzere Fas'a geldi. Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Mareşal Halife Hafter, Tobruk’taki milletvekillerinin cumartesi günü yapmaları planlanan seyahatlerinin kesintiye uğramasının ardından Fas'taki toplantıya katılmaları için özel bir uçak tahsis etti. Bu da Hafter’in toplantıya karşı olmadığını gösterdi.
Trablus Temsilciler Meclisi'nden yapılan açıklamada, Temsilciler Meclisi'nin tüm üyelerinin de dahil olacağı bir istişare toplantısı düzenlemek için davet aldıkları belirtildi. Bu toplantının ardından Libya'da yeter sayıya sahip resmi bir oturum yapılacağı kaydedildi. Tobruk Temsilciler Meclisi'ndeki milletvekilleri ise Fas’ın davetinin sadece Tobruk’taki milletvekilleri ile sınırlı olduğunu söylediler. Trablus ve Tobruk'ta toplam 200 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nden toplantıya katılanların sayısı ise 100'ü geçiyor.
Trablus ve Tobruk olmak üzere bölünmüş olan Temsilciler Meclisi, iki bölümündeki mevcut milletvekili 170'i geçiyor. Ancak ölümler ve bireysel istifalar nedeniyle kesin bir rakam verilemiyor.
Fas’taki toplantı, Temsilciler Meclisi ile DYK arasında varılan Bouznika uzlaşılarının başarısının ardından, bölünmüş haldeki Temsilciler Meclisi’nin ortak bir oturum yapması için uzlaşıya varılmasını ve bir araya gelmesi için ortak bir zemin bulunmasını amaçlıyor. Söz konusu istişare toplantılarının başarılı olması durumunda, Libya Siyasi Diyalog Forumu katılımcılarının yeni yönetimi üstlenecek aday isimleri oylamak için kapsamlı bir oturum düzenlenecekleri düşünülüyor.
Bu arada Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'in, milletvekilleri arasındaki bölünmüşlüğün ortadan kaldırılması ve Libya krizine siyasi bir çözüm bulunması için gerekli ilke ve standartlar üzerinde anlaşmaya varılması amacıyla Mısırlı mevkidaşı Ali Abdulal'ın davetlisi olarak yakında Kahire'yi ziyaret etmesi bekleniyor.
Öte yandan dün dokuz Libya insan hakları örgütü ortak bir açıklamada bulunarak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ve UNSMIL’den BM himayesinde Tunus'ta yapılan Libya Siyasi Diyalog Forumu'nda rüşvet iddialarının soruşturulmasını talep ettiler. Açıklamada, soruşturmanın sonuçları ve olaya adı karışanlar açıklanmadan, sonuçların Libyalılar tarafından kabul edilmeyeceği ve saygı gösterilmeyeceği belirtildi.
Söz konusu örgütler, olayın araştırılması için Başsavcılığa resmi bir şikayette bulundular. Forumda rüşvet verildiği ve katılımcıların yönetici pozisyonları için oy satın almaya çalıştıklarına dair son zamanlarda ortada dolaşan bilgiler karşısında yaşadıkları derin şoku dile getirdiler. Açıklamada ayrıca oy satın alma girişiminde bulunanların, siyasi diyalogun bütünlüğünün korunması ve sonraki turlardan çıkacak sonuçların baltalanmaması için herhangi bir hükümet veya resmi pozisyona aday olmalarının engellemesi istendi.
BM himayesinde Tunus'ta düzenlenen forumun ilk turunda, 24 Aralık 2021, ülkede seçimlerin yapılacağı tarih olarak belirlendi.
Bir diğer gelişmede ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile UMH arasında imzalanan tartışmalı askeri iş birliği anlaşmasını bir kez daha savundu. Türkiye’nin Libya'ya müdahalesinin siyasi çözüm umutlarını canlandırdığını söyleyen Erdoğan, Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığı açıklamasında, ülkesinin dünyanın her yerinde dostlarının ve kardeşlerinin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.
Ülkesinin UMH’ye sağladığı askeri yardımın, topyekûn bir iç savaşın patlak vermesini engellediğini ve BM öncülüğündeki siyasi sürecin önünü açtığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin, sahada ateşkesi sağlamak ve siyasi çözüm yolunu güçlendirmek amacıyla tüm taraflarla koordineli çalıştığını kaydetti.
Bu arada UMH Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Ahmed Muaytik, Savunma Bakanı Salah Nemruş ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed El-Haddad, Türkiye ile imzalanan ‘Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat Muhtırası’ çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli tarafından verilen eğitimleri tamamlayan Libyalı askeri öğrenciler için başkent Trablus'un Tacura semtindeki Ömer Muhtar Müşterek Kara Eğitim Merkezi’nde geçtiğimiz cuma günü yapılan mezuniyet törenine katıldılar. Merkezin ilk mezunlarını verdiği törene Türkiye’nin Trablus Büyükelçisi Serhat Aksen de katıldı.



Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
TT

Aden, güvenlik, temizlik ve kapsamlı organizasyon kampanyalarıyla sivil yaşamın yeniden tesis edilmesini teşvik ediyor

Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)
Aden'deki diplomatik bölgenin ulusal güvenlik güçlerine devri (X)

Yemen’in geçici başkenti Aden, sivil kimliğini yeniden kazanmak, devletin ve kurumlarının varlığını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir dizi adımı hızla hayata geçiriyor. Güvenlik düzenlemeleri, geniş çaplı temizlik kampanyaları, trafik ve ulaşımın yeniden organize edilmesi ile ekonomik ve kültürel öncelikli dosyaların canlandırılmasını kapsayan bu adımlar, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi hedefliyor.

Söz konusu çalışmalar, hizmet kalitesini artırmayı, istikrarı pekiştirmeyi ve Aden’i birlikte yaşam kenti olarak yeniden konumlandırmayı amaçlayan bütüncül bir vizyon çerçevesinde yürütülüyor.

Bu kapsamda Amalika Tugayları, Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mahrami’nin talimatları doğrultusunda, askeri güçlerin Aden dışına yeniden konuşlandırılmasına yönelik planın ikinci aşamasını uyguladı. Buna göre, diplomatik bölgenin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin görevler ulusal güvenlik güçlerine devredildi. Bu adım, askeri birliklerin şehir dışına çıkarılması ve kurumsal güvenlik yapısının güçlendirilmesi sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Teslim edilen bölgeler arasında, çok sayıda büyükelçilik, konsolosluk ve uluslararası kuruluşun merkezlerine ev sahipliği yapan Büyükelçilikler Mahallesi ile el-Urud Meydanı da yer aldı. Bu durum, diplomatik öneme sahip hayati bölgelerde en üst düzey güvenliğin sağlanmasına verilen önemi ortaya koyuyor.

fdvedrv
Aden'deki kampların kaldırılması planının ikinci aşamasının uygulanmasına başlandı. (Hükümet medyası)

Bu adımlar, askeri birliklerin şehirlerin dışına konuşlandırılmasını öngören daha geniş kapsamlı bir planın parçası olarak gerçekleştiriliyor. Amaç, silahlı görüntüleri azaltmak, vatandaşların güvenini artırmak ve sivil yaşam için istikrarlı bir ortam hazırlamak.

Amalika Tugayları, bu ayın başında, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ve yerel yönetim ile koordineli olarak, kamu düzeninin korunması ve kamu ile özel çıkarların güvence altına alınmasını desteklemek için müdahalede bulunmuştu. Bu süreçte Suudi Arabistan liderliğindeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, askeri kamp ve birliklerin şehir dışına çıkarılmasını, güvenlik düzenlemelerinin denetlenmesini ve askeri yapılanmanın yeniden yapılandırılmasını sürdürüyor.

Temizlik ve topluluk ortaklığı

Güvenlik çalışmalarının paralelinde, Aden yerel yönetimi, vilayetin tüm ilçelerinde ‘Güçlü ve Sivil Yeni Aden İçin Birlikte’ sloganıyla kapsamlı bir temizlik kampanyası başlattı. Aden Valiliği Birinci Vekili Muhammed Şazeli’nin başkanlık ettiği geniş katılımlı toplantıda, kampanyanın uygulanma mekanizmaları ele alındı. Toplantıya geniş bir toplum kesimi dahil edilirken, tüm ilçelerde ayda bir gün temizlik günü olarak belirlenmesi kararlaştırıldı.

frgthy
Aden, Yemen'de medeniyetin ve birlikte yaşamanın sembolünü temsil ediyor. (Yerel medya)

Şazeli, kampanyanın temizlik kültürünü ortak bir sorumluluk olarak yerleştirmeyi, toplum temelli çalışmaları güçlendirmeyi, kentin genel görünümünü iyileştirmeyi ve çevrenin korunmasını hedeflediğini vurguladı. Şazeli, gençler, öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti; okullarda farkındalık programlarının desteklenmesi, medyanın aktif rol oynaması ve yerel sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün kampanyanın başarısına katkıda bulunması gerektiğini belirtti.

Buna karşılık, Temizlik ve Kent Geliştirme Fonu’nun İcra Direktörü Kaid Raşid, kampanyanın düzenli ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi için gerekli teknik ve lojistik imkanları sağlayacağını ve ilgili kurumlarla koordinasyonu üstleneceğini taahhüt etti.

Toplantıda ayrıca, kampanyayı hazırlamak ve denetlemek üzere küçük bir komite kurulması kararlaştırıldı. Kampanya, önce pilot uygulama olarak bir ilçede başlatılacak ve değerlendirme sonrasında diğer ilçelere genişletilecek.

Dosyaları düzenleme ve taşıma

Sivil yaşamın normalleşmesi ve Aden’in sivil kimliğinin yeniden kazanılması çerçevesinde, Aden Valisi ve Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh el-Yafei, kara ulaşımı ofisi ve trafik polisi yönetimi yetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, ulaşım ve trafik sektörlerinin düzenlenmesi ele alındı. Vali, kurumsal performansın yükseltilmesinin, özellikle vatandaşların hizmet alma kalitesini artırmada önemli rol oynayacağını vurguladı ve mevcut yaşam zorlukları göz önünde bulundurularak hizmetlerin iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.

fvgfr
Aden'deki trafik ve yolcu taşımacılığı istasyonlarının yeniden düzenlenmesi toplantısından (Hükümet medyası)

Toplantıda, yolcu taşımacılığı istasyonlarının düzenlenmesi, bazı istasyonların şehrin dış mahallelerine taşınarak trafik yoğunluğunun azaltılması ele alındı. Ayrıca, yetkililer resmi taksi plakalarının belirlenmesi, etiketlenmesi ve tüm ulaşım araçlarının güzergâhlarının tespit edilmesi konularını görüştü. Araçların teknik muayene süreçleri ve farklı kategorilere göre ücretlendirme mekanizmaları da değerlendirildi; bu adımların trafik güvenliğini artıracağı ve sektörde düzeni sağlayacağı vurgulandı.

Toplantıda ayrıca, farklı ilçelerden öğrencilere ücretsiz taşımanın yeniden başlatılması planları da ele alındı. Bu uygulamanın, ailelerin ekonomik yükünü hafifletmek ve eğitim sürecini desteklemek amacıyla hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Aden Valisi, Aden Rafinerileri Şirketi’nin mevcut durumunu ve yeniden işletilmesini engelleyen sorunları da inceledi. Vali, karşılaşılan zorlukların Başkanlık Konseyi ve hükümete iletilerek çözülmesini ve rafinerinin faaliyetlerinin hızla yeniden başlatılmasını talep etti.

Kültürel alanda ise Vali, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) projesi yöneticisi Nuno Oliveira ile Aden’in kültürel mirasının korunması ve tarihi mirasının yaşatılması için ortaklığın güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda, UNESCO’nun gelecek planları, tarihi evlerin restorasyon projesinde kaydedilen ilerleme ve erken uyarı sisteminin yeniden aktive edilerek risk ve felaketlerin önlenmesine yönelik olasılıklar değerlendirildi.


İsrail, son rehinenin cesedinin bulunmasından bir gün sonra Gazze Şeridi'nde dört Filistinliyi öldürdü

Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
TT

İsrail, son rehinenin cesedinin bulunmasından bir gün sonra Gazze Şeridi'nde dört Filistinliyi öldürdü

Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)
Gazze şehrindeki bir kampta çadırların yanında duran yerinden edilmiş Filistinli çocuklar (Reuters)

İsrail güçlerinin bugün Gazze Şeridi’nde açtığı ateş sonucu 4 Filistinli hayatını kaybetti, birkaç kişi de yaralandı. Bu olay, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’ın elinde bulunan son asker Ran Gvili’nin cesedinin bulunduğunu açıklamasının hemen ardından yaşandı.

Şarku’l Avsat’ın Filistin Enformasyon Merkezi’nden aktardığına göre bir sağlık kaynağı, “Gazze şehrinin doğusundaki et-Tuffah mahallesi yakınlarındaki el-Batş Mezarlığı civarında İsrail işgal güçlerinin ateşi sonucu 4 vatandaş şehit oldu, 3 kişi de yaralandı” dedi.

Dün de Gazze’de İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybetmişti.

Filistin Enformasyon Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu ihlaller, ateşkese uyumu sağlamak için etkili herhangi bir mekanizmanın bulunmadığı bir ortamda devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, öldürmelerin, bombardımanların ve yıkımların sürmesinin anlaşmanın içeriğini boşalttığını ve sivil yaşamının korunması yerine cezadan kaçma politikasını pekiştirdiğini belirtiyor” denildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise işgal güçlerinin bugün erken saatlerde güneydeki Refah kentine hava saldırıları düzenlediğini ve aynı zamanda yoğun kara ateşi açtığını bildirdi.

WAFA ayrıca, işgal güçlerinin Gazze ve Han Yunus’un doğu bölgelerini topçu ateşiyle hedef aldığını, deniz kuvvetlerinin ise Han Yunus açıklarında balıkçı teknelerine saldırdığını ve topçu bombardımanı gerçekleştirdiğini aktardı.

WAFA, 11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana, İsrail ordusunun gerçekleştirdiği bin 300’ün üzerinde ihlal sonucu bin 850’den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını bildirdi.

Askeri kaynaklara göre İsrail, birkaç ay önce Ran Gvili’nin cesedinin İslami Cihad Hareketi tarafından kurulan bir toplu mezara yanlışlıkla gömüldüğüne dair istihbarat bilgisine sahipti. Ordu, mezarda arama yapılmasını talep etti ancak siyasi liderlik bunu engelledi. İsrail, Hamas’tan cesedi teslim etmesini istedi; Hamas, cesedi, müzakerelerde pazarlık kozu olarak kasıtlı şekilde tutmakla suçlandı.

ABD yönetimi ise İsrail’in cesedin serbest bırakılmasını Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla ilişkilendirme yaklaşımını kabul etmedi. Geçtiğimiz cumartesi günü danışmanlar Steve Witkoff ve Jared Kushner’ı Tel Aviv’e gönderen Washington, bu yetkililerin Netanyahu ile görüşmesinin ardından, ceset bulunmadan önce Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına onay verdi.


Guterres’tan BMGK’nın rolüne vurgu: Hukukun üstünlüğü yerini orman kanunlarına bıraktı

BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)
BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)
TT

Guterres’tan BMGK’nın rolüne vurgu: Hukukun üstünlüğü yerini orman kanunlarına bıraktı

BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)
BM Genel Sekreteri António Guterres (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, pazartesi günü, ‘orman kanunlarının’ hüküm sürdüğü bir dünyada barışa ilişkin kararları uygulamaya yetkili ‘tek’ organ olarak BMGK’nin rolünü savundu.

Guterres, “Dünya genelinde hukukun üstünlüğü, orman kanunuyla yer değiştiriyor. Uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiğine ve BM Şartı'nın alenen hiçe sayıldığına tanık oluyoruz” dedi.

BMGK’da konuşan Guterres, “Gazze'den Ukrayna'ya ve dünyanın dört bir yanında hukukun üstünlüğü isteğe bağlı bir şey gibi ele alınıyor” diye ekledi.

BM Şartı'nın ‘güç kullanma veya güçle tehdit etmeyi’ yasakladığını ve ‘büyük küçük tüm devletlere aynı kuralları uyguladığını’ belirtti.

BM Genel Sekreteri, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan ve BM’ye rakip olarak görülen yeni Barış Konseyi’nden açıkça bahsetmedi, ancak BMGK’nın ‘münhasır’ sorumluluğunu vurguladı.

asdfrgt
BM Genel Sekreteri António Guterres, New York'taki BM genel merkezinde düzenlenen BM Genel Kurulu'nun 80. oturumunda bir konuşma yaparken, 23 Eylül 2025 (Reuters)

BMGK’nın barış ve güvenlik konularında, bu tür girişimlerin arttığı bir dönemde tüm üye devletler adına hareket etmeye yetkili tek organ olduğuna işaret eden Guterres, “Başka hiçbir organ veya geçici koalisyon, tüm üye devletleri barış ve güvenlikle ilgili kararlara uymaya yasal olarak zorlayamaz” diye ekledi.

BM Genel Sekreteri BMGK’nın ‘güç kullanımına izin verme’ yetkisine sahip tek organ olduğunun da altını çizdi.

Guterres, bu açıklamaları, Trump'ın dünya genelindeki çatışmaları çözmeyi amaçlayan ve başkanlığını üstleneceği bir Barış Konseyi kurulacağını duyurmasından birkaç gün yaptı. Barış Konseyi ve rolü birçok ülkede şüphe uyandırdı.

Guterres, ‘tüm devletlerin uluslararası hukuka tam olarak saygı gösterme ve BM Şartı'nda belirtilen vaat ve yükümlülükleri yerine getirme taahhütlerini yenileme zamanının geldiğini’ de vurguladı.