Libya'da ‘askeri seferberlikler’ başladığı suçlamalarının ardından savaş tamtamları yeniden çalmaya başladı

UMH yanlısı milisler birkaç hükümet binasına ani baskın düzenledi

Misrata'daki UMH yanlısı milis unsurlar (Reuters)
Misrata'daki UMH yanlısı milis unsurlar (Reuters)
TT

Libya'da ‘askeri seferberlikler’ başladığı suçlamalarının ardından savaş tamtamları yeniden çalmaya başladı

Misrata'daki UMH yanlısı milis unsurlar (Reuters)
Misrata'daki UMH yanlısı milis unsurlar (Reuters)

Libya’da şaşırtıcı gelişmeler yaşanıyor. Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı silahlı güçler, Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) güçlerini birçok hedefe, özellikle de başkent Trablus'a ve Sirte şehrinin stratejik sınırına doğru seferberlik başlatmakla suçlarken ‘olası herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduklarını’ da vurguladılar. Öte yandan UMH yanlısı silahlı milislerin, Ulusal Petrol Şirketi (NOC) merkez binası da dahil olmak üzere hükümete ait birçok binaya ani baskınlar düzenleyip etrafını ağır silahlarıyla kuşatmasının ardından başkent Trablus'ta kayda değer gelişmeler yaşanmaya başladı.
Trablus’taki bölge sakinleri ve görgü tanıkları, silahlı milis unsurların Libya Merkez Bankası binası çevresinde görüldüğünü belirtirken aynı şekilde Trablus Askeri Bölgesi'nin (92. Piyade Tugayı), UMH’ye bağlı Özel Caydırıcı Kuvvetler ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle silah sesleri duyulan Zaviye Caddesi'ndeki merkez postaneye baskın düzenledi.
Dün başkentte güvenlik sağlanırken Serrac hükümeti bu gelişmeler karşısında sessiz kaldı. Ancak UMH’ye bağlı NOC tarafından dün yapılan açıklamada, “Yasa dışı bazı silahlı çeteler, NOC’un Trablus'taki merkez binasına Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından takviye güç çağırıldıktan sonra bina henüz Petrol Tesisleri Muhafızları tarafından korumaya alınmadan önce saldırmaya çalıştılar. Bu çeteler, hiçbir can kaybı olmadan ve maddi zarar verilmeden püskürtüldü. Başarısız saldırının sebeplerinin araştırılması, bu terör eylemiyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili olan herkes hakkında soruşturma başlatılması ve petrol sektörünün bu sefil girişimlerden korunması için gerekli tüm önlemleri almak üzere Başsavcılığa bir rapor gönderildi” ifadeleri yer aldı.
Öte yandan LUO, UMH’ye bağlı silahlı güçlerin, birçok cepheye saldırı başlatmaya hazırlık olarak ‘askeri seferberlikler’ yapıldığı şeklindeki açıklamasını görmezden geldi. Bu arada LUO Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub yaptığı açıklamada, “Hükümet heyetinin de yer aldığı 5+5 Ortak Askeri Komite toplantıları dün basına kapalı olarak çalışmalarına yeniden başladı” dedi.
UMH’ye bağlı Sirte-Cufra Ortak Operasyon Dairesi komutanı Tuğgeneral İbrahim Ahmed Beytulmal, pazar akşamı ‘Hafter’in milisleri’ olarak tanımladığı unsurların Sirte'nin güneyinde ve batısında ‘hareketlilikleri’ olduğunu belirterek bunların ‘tüm anlaşmaları ihlal eden seferbelikler’ olduklarını söyledi. Tuğgeneral Beytulmal, “Bunlar, Hafter'in her zamanki gibi siyasi diyalogu ve 5+5 Ortak Askeri Komite toplantılarını engelleme girişimidir. UMH güçleri, her türlü saldırıyı püskürtmeye ve yenilgiye uğratmaya hazırdır” dedi.
Tuğgeneral Beytulmal açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Libya'nın batısına giderken, LUO güçlerinden çok büyük bir grubun çok sayıda ağır ve orta menzil silah, tank ve grad roketatar aracı ile Bingazi kentinden ayrıldığı gözlendi. Bir kısmı güneye bir kısmı ise başkent Trablus'a yöneldi.”
Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre UMH’ye bağlı silahlı güçler, LUO güçlerinin Batı bölgesine doğru ilerlerken Bingazi (doğu) şehrinin Hevari ve Sidi Ferac bölgelerinde devasa askeri seferberliklerini gözlemledi. Sirte (kuzey) limanında ve Cufra (Bingazi'nin kuzeybatısındaki) kentinde de başka seferberliklerin tespit edildiği, ancak bu askeri yığınakların amacının henüz bilinmediği belirtildi.  Ancak ‘Hafter'in ateşkes ve Libya krizini sona erdirmeye yönelik tüm anlaşmaları ihlal etmesinin beklendiği’ vurgulandı.
Misrata Radyosu, UMH Operasyon Odası’nın bu bağlamda olağanüstü hal ilan ettiğini, Sirte ve Cufra'daki olası bir acil duruma hazırlık olarak askeri kuvvetlerini Abu Grein bölgesine yönlendirmeye başladığını, Misrata milislerinin de seferberlik ilan ederek Hişa bölgesine (Sirte'nin batısı) doğru ilerlediğini bildirdi.
Buna karşın LUO'dan bu gelişmelerle ilgili resmi bir açıklama gelmedi. Fakat kaynaklar, ‘Milislerin Türklerin emriyle Sirte'nin batısında, Sirte ve Cufra cepheleri ile güneybatıda konuşlu LUO güçlerine yönelik seferberlik ilan edildiğini’ söylediler.
Başka kaynaklar ise, ‘UMH güçlerinin Sirte'ye saldırı düzenlemeyi düşündükleri iddialarının gerçeği yansıtmadığını’ belirterek bu iddiaları, ‘Ortak Askeri Komite’nin çabalarını engellemeye yönelik bir teşebbüsü haklı çıkarmaya ve Cenevre Askeri Anlaşması'nın bir başka ihlali için bahane yaratmaya yönelik yalan haberler’ olduklarını belirttiler.
Bu arada UMH'ye bağlı güçler tarafından yürütülen Burkan al-Gadab (Öfke Volkanı) Operasyonu Basın Ofisi, UMH’ye bağlı Libya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait gemilerin bakım ve idamesinden sorumlu teknik heyetin, Tersaneler Genel Müdürlüğü İstanbul Tersanesi Komutanlığını ziyaret ettiğini duyurdu.
Diğer yandan Mareşal Hafter, Recme’de (Bingazi'nin doğusunda) bulunan karargahında Ubari-Gat askeri bölgesinden bir heyetle görüştü. Heyet, Hafter’e sınır şeridindeki son durum ve LUO güçlerinin o bölgede yaptıklarının yanı sıra çöl şehirlerinin güvenliğini sağlamaya yönelik devriye çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. Pazar akşamı Hafter'in ofisinden yapılan açıklamaya göre Hafter, heyete çabalarından ötürü teşekkür etti.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.