Dünya, Noel ve tatil sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Kovid-19’a karşı yeni kısıtlamalar getiriyor

New York’taki bir durakta bulunan Kovid-19 test merkezi (Reuters)
New York’taki bir durakta bulunan Kovid-19 test merkezi (Reuters)
TT

Dünya, Noel ve tatil sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Kovid-19’a karşı yeni kısıtlamalar getiriyor

New York’taki bir durakta bulunan Kovid-19 test merkezi (Reuters)
New York’taki bir durakta bulunan Kovid-19 test merkezi (Reuters)

Dünya’nın dört bir yanındaki ülkeler dün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısının 60 milyonu aşmasıyla birlikte salgınla mücadele etmek için Noel ve diğer tatillerden hemen önce yeni genel karantina önlemleri almak zorunda kaldı. ABD’li yetkililer halka “Şükran Günü” tatili boyunca evlerinde kalmaları çağrısında bulundu.
Reuters haber ajansının haberine göre hafta başına denk gelen tatilin, en yüksek vaka sayılarının kaydedildiği ABD’deki vaka sayılarında yeni bir artışa yol açması beklenirken, ABD’de salı günü günlük ölüm sayısı iki bin kişiyi aştı. Bu rakam mayıs ayından beri günlük en yüksek ölüm sayısı olarak kayıtlara geçti.
Pfizer, AstraZeneca ve Moderna şirketlerinin çabaları sayesinde başarılı bir aşıya ulaşma umutları ile küresel borsalar yükseldi. Ancak henüz herhangi bir aşı onaylanmadığından aşının yaygın olarak kullanılma olasılığı düşük ve bunun için daha ayların geçmesi gerekecek. Diğer taraftan bilim adamları tedbiri elden bırakmama konusunda ısrar ediyor, siyasetçiler ise salgının ikinci dalgası doğrultusunda Noel tatilinde kısıtlamalar getirme konusunu gözden geçiriyor.
Almanya dün Kovid-19 kaynaklı ölüm sayısında rekor bir artış kaydederek son 24 saatte 410 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Duyuru, genel karantina önlemlerinin önümüzdeki Aralık ayına kadar Noel ve Yılbaşı tatilini kapsayacak şekilde uzatılıp uzatılmayacağını tartışmak üzere Almanya Başbakanı Angela Merkel ile 16 eyalet liderlerinin yaptığı toplantıdan hemen önce geldi.
İtalya geçtiğimiz pazartesi Kovid-19 yüzünden 630 kişinin öldüğünü duyururken bu sayının salı günü 853’e çıktığını açıkladı. Bu da 28 Mart’tan bu yana günlük en yüksek ölüm sayısı olarak kayıtlara geçti.
Fransa’da dördüncü haftasına giren genel karantina önlemleri sayesinde yeni vaka sayılarında ve hastanede tedavi görenlerin sayısında bir düşüş görüldü. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün yaptığı açıklamada yıl sonuna doğru Kovid-19’a karşı aşılama çalışmalarına başlanabileceğini söyledi. Macron Fransa’nın hafta sonları genel karantina önlemlerini gevşetmeye başlayacağını, böylece mağazaların, tiyatroların ve sinemaların Noel’e kadar yeniden açılabileceğini ve ailelere tatilde bir araya gelme fırsatı verileceğini belirtti.
İngiltere’de Noel tatilinde kısıtlamaların hafifletilmesine karar verildi ve Maliye Bakanı Rishi Sunak, hükümetin ülkenin salgının etkilerini atlatmasına yardımcı olmak amacıyla bu yıl 280 milyar pound (374 milyar dolar) harcayacağını duyurdu.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise genel karantina önlemlerinin hemen hafifletilmemesi gerektiğine dair uyarıda bulundu.
Litvanya ve Norveç, virüsle mücadele kapsamında getirilen kısıtlamaların süresini aralık ayının ortasına kadar uzattı.
ABD Başkanı seçilen Joe Biden dün (Çarşamba) yaptığı konuşmasında “Şükran Günü” tatilinin yaklaşmasıyla birlikte ABD’lilerin karşı karşıya kaldıkları zorlukların yanı sıra Başkan Donald Trump’ın geçen yıldan itibaren başkanlık döneminin son günlerine kadar çözemediği sıkıntılara değindi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.