Tunusluların yüzde 12’si koronavirüse yakalandı, 3. dalga kapıda

Tunus Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi (Facebook)
Tunus Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi (Facebook)
TT

Tunusluların yüzde 12’si koronavirüse yakalandı, 3. dalga kapıda

Tunus Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi (Facebook)
Tunus Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi (Facebook)

Tunus Sağlık Bakanı Fevzi Mehdi, Tunus’ta 2 Mart’ta ilk yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakasının kaydedilmesinden bu yana vatandaşların yüzde 12’sinin virüse yakalandığını açıkladı. Bakan, basın konferansında enfeksiyon oranının yüzde 60 ila 70’e ulaşmadığı sürece sürü bağışıklığının söz konusu olamayacağını sözlerine ekledi.
Sağlık Bakanı doğrulanmış vakaların bir sonucu olarak, Şubat ve Mart aylarında salgının 3. dalgasının gelmesini öngördüğünü belirtti. Tunus’un 24 vilayetinden 19’unda hala normalden daha yüksek sayılar kaydediliyor. Durumun bu şekilde ilerlemesi önlemlerin bu dönemde sürdürülmesini zorunlu bir hale getiriyor. Bu durum, şu anki aşamada düşme eğiliminde olmasına rağmen hala yüksek seviyelerde olan ölüm sayılarını etkiliyor. Ülkenin Aralık ayı sonu veya Ocak ayında salgının zirvesine tanık olması öngörülüyor.
Sağlık Bakanı ülkedeki cuma namazlarının askıya alınması uygulamasının devam edeceğini açıklayarak Afet Komitesi’nin, salgının tekrar yayılmasının önlenmesi için koruyucu bir önlem olarak bu kararı aldığını söyledi.
Tunus’ta 23 Kasım tarihi itibariyle, en az 2 bin 935 ölüm kaydedilirken, virüse yakalandığı doğrulanan kişi sayısı 90 bin 213’e ulaştı.
Koronavirüsle Mücadele Bilim Kurulu, son dönemde Sağlık Bakanlığı’na, salgının yayılma oranının düşürülmesi için ülke genelinde karantina uygulaması önerisinde bulundu. Kurul giderek artan ölüm oranı sebebiyle salgının yayılma hızının düşürülmesi için karantina süresini 15 gün olarak belirledi.
Bilim Kurulu üyeleri, hükümet tarafından açıklanan vilayetler arası seyahat yasağı, sokağa çıkma yasağı ve kafelerin erken kapatılması gibi önlemlerin ülkede kaydedilen salgın vakalarının sınırlandırılması için yetersiz olduğunu belirtti.
Sağlık Bakanı bu öneriyi Başbakan’a iletti ancak ülkenin kötüleşen ekonomik durumu sebebiyle öneri reddedildi.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.