Almanya'da korona önlemleri daha da sıkılaştırıldı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin'deki basın toplantısında (DPA)
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin'deki basın toplantısında (DPA)
TT

Almanya'da korona önlemleri daha da sıkılaştırıldı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin'deki basın toplantısında (DPA)
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin'deki basın toplantısında (DPA)

Almanya’da Aralık ayında geçerli olacak yeni Kovid-19 pandemi önlemleri güncellendi. Federal hükümet ve eyaletlerin katılımıyla yürütülen toplantılar sonucu, Kovid-19 salgınına karşı alınacak yeni sert tedbirler açıklandı.
Başbakan Merkel ve eyalet başbakanları, aralık ayında noel tatili ve yılbaşını da kapsayacak süreç için alınacak yeni Kovid-19 pandemi önlemleri üzerinde uzun tartışmalar sonucu uzlaşabildiler. Yapılan görüşmelerde, noel tatiline kadar enfeksiyon sürecini daha iyi kontrol altında tutabilmek için kişisel temaslara ve diğer alanlara yönelik kısıtlamaların yeniden sıkılaştırılmasına karar verildi. Yeni kuralları, Şansölye Angela Merkel, Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder ve Berlin Eyalet Bakbakanı Michael Müller birlikte düzenledikleri basın toplantısında açıkladılar.
Basın toplantısında ilk sözü alan ve sabır, dayanışma, disiplin ile mücadeleye devam edilmesi gerektiğini söyleyen Başbakan Merkel “Şu anki durum, Kasım ayında alınan tedbirleri kaldırmamıza müsaade etmiyor. Müzakereler sırasında mevcut kısıtlamaların Ocak ayı başına kadar uygulanması gerektiği konusunda mutabık kaldık. Alınan tedbirler, şimdiye kadar yalnızca kısmi bir başarıya yol açtı. Büyüme durdu, ancak rakamlar çok yüksek bir seviyede kaldı. Tekrar yeni bir çabaya ihtiyacımız var. Tüm çabamızın özü yine de temasların sayısını azaltmak olmalıdır. Bu yüzden bazı alanlarda tekrar kemer sıkmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.

Yeni Önlemler
Yıl sonunu kapsayan yeni önlemler çerçevesinde, noel tatili ülke çapında 19 Aralık tarihine alınıyor. Mağazalarda ve satış yapılan diğer alanlarda müşteri kısıtlaması geldi. 800 metrekareden büyük alana sahip mağazalara her 20 metrekare için bir müşteri alınabilecek. 800 metrekareden küçük işletmeler ise her 10 metrekare için bir müşteri kabul edebilecek. Yine noel alışverişi için insanların hafta içini tercih etmeleri teşvik edilecek.
Çok sayıda korona enfeksiyonu olan bölgelerde, 7. Sınıftan itibaren okullarda dönüşümlü alternatif ders uygulamasına geçilecek. Yine buralarda dersler yoğunluğu önlemek için kademeli olarak başlatılacak. İhtiyaca göre derslerde de maske takma zorunluluğu getirilebilecek.
Arkadaşlar, akrabalar, ve tanıdıklarla özel buluşmalarda, kişinin kendi ev hanesi ve farklı bir tek ev hanesinden kişilerle, toplamda en fazla 5 kişi bir araya gelebilecek. Kural 14 yaş altı çocuklar için geçerli olmayacak.
Maske takma zorunluluğu yaygınlaşacak ve mağazaların önlerinde ve otopark alanlarında da uygulanacak. Ayrıca, insanların uzu süre bir arada zaman geçireceği açık alanlarda da yine maske takılması zorunlu olacak. 1,5 metrelik sosyal mesafe kuralının uygulanamayacağı iş yerlerinde de maske takılması gerekecek.
30 Kasım tarihine kadar yürürlükte olan tedbirler ise 20 Aralık tarihine kadar uzatıldı. Buna göre restoranlar, barlar, kafeler, spor salonları, sinemalar, tiyatrolar kapalı kalmaya devam edecek. Seyahat ve gezilerden kaçınılacak.
Yılbaşında havai fişek atmak, büyük gruplar oluşmasının önüne geçmek amacıyla, halka açık kalabalık yerlerde ve sokaklarda yasaklanacak.

Noel Bayramı için kurallar biraz gevşetiliyor
Aralık ayı sonundaki noel bayramı esnasında ailelerin bir araya gelebilmesi için kurallar bir nebze gevşetiliyor. Buna göre, 23 Aralık - 1 Ocak arasındaki dönemde, hane halkından olsun ya da olmasın en fazla 10 kişi bir araya gelebilecek. Yine 14 yaşına kadar olan çocuklar bu kuraldan muaf olacak.
Yine zirvede alınan kararlara göre, federal eyaletler gelecekte enfeksiyon durumuna bağlı olarak önlemlerin gevşetilmesine veya daha da sıkılaştırılmasına kendileri karar verebilecek.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.