Irak Parlamentosu, bilgi suçları yasasına dair düzenlenecek oylamayı erteledi

Irak Parlamentosu, bilgi suçları yasasına dair düzenlenecek oylamayı erteledi
TT

Irak Parlamentosu, bilgi suçları yasasına dair düzenlenecek oylamayı erteledi

Irak Parlamentosu, bilgi suçları yasasına dair düzenlenecek oylamayı erteledi

Irak Parlamentosu, ‘bilgi suçları yasası’ ile ilgili oylamayı bir sonraki duyuruya kadar ertelemek zorunda kaldı. Erteleme kararı, ifade özgürlüğü ve insan haklarıyla ilgili olarak sivil toplum kuruluşları ve ve insan hakları örgütlerince yapılan eleştirilerin ve itirazların baskısı ile alındı.
Sairun Koalisyonu’ndan milletvekili Mahmud el-Zacravi, mecliste projenin yürürlüğe koyulması için 25 Kasım’da yapılacak oylamanın ertelendiğini duyurdu. Zacravi yaptığı açıklamada “Bilgi suçları yasası, parlamento içerisinde tamamen okunduktan ve tartışıldıktan sonra bazı paragraflarını gözden geçirmek, medyaya ulaştırmak ve Irak toplumunu bu yasa ve paragrafları hakkında bilgilendirmek için geçici olarak ertelendi” dedi. Milletvekili, yasayı gözden geçirmek ve anlatmak için zamana ihtiyaç duyulduğunu ve sürenin, belki bir ay veya biraz daha uzun sürebileceğini dile getirdi.
Bu, güçlü sivil ve halk itirazlarıyla karşı karşıya kalan tartışmalı tasarının oylamasının ertelendiği ilk durum değil. Bazı kesimler, hafta sonu parlamento tarafından tartışılan mevcut haliyle yasanın ‘diktatörlük çağına dönüşü temsil ettiğini’ savundular.
Parlamento tasarıyı 2011 yılından bu yana tartışmaya sunuyor. Ancak alınan ret cevapları nedeniyle henüz yürürlüğe konulamadı. Yasa yine ret durumuyla karşı karşıya. Yasa tasarısı, 20’si birkaç yıllık hapis cezasından müebbet cezaya veya 50 milyon Irak dinarı (yaklaşık 40 bin dolar) para cezasına kadar değişen 63 ceza ile ilgili olmak üzere 31 madde içeriyor.
Avukatlar ve Dürüstlük Komisyonu eski Başkanı Hakim Rahim el-Akili de dahil olmak üzere birçok eski yetkili, projeye yönelik uzun bir eleştiri listesi yayınladı. Listede, ‘yasanın formülasyonlarının, düşünce ve ifade özgürlüğüne, basın ve yayın özgürlüğüne ciddi bir tehdit oluşturan şekilde, disiplin ve belirsizlikten yoksun olmaları nedeniyle cezalandırıcı metinler hazırlama ilkelerine aykırı’ olduğu belirtildi.
Yasanın, ‘bilgisayar, internet ve bilgi sistemleri kullanıcılarını korumaktan uzaklaştığı’, bir yandan gücü koruyan, diğer yandan da bireylerin özgürlüklerini kısıtlayan suçlara odaklandığı belirtildi. Ayrıca yasanın bu teknolojileri kullananların haklarını korumayı amaçlayan siber suç yasalarının amacını ihlal ettiği kaydedildi.
Yetkililer ayrıca yayıncılık ve medya suçlarında özgürlükten mahrum bırakan cezaların benimsenmesini yasaklayan uluslararası kurallara saygı gösterilmemesinin yanı sıra genellikle yalnızca asgari cezalar veren karşılaştırmalı yasaların aksine, cezalarda bir abartı olduğuna dikkat çektiler.
Hakim Rahim el-Akili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu yasa tasarısı oldukça tehlikelidir. Parlamentoda onaylanması halinde ifade özgürlüğüne dair büyük bir kırılmaya neden olur. Herhangi bir konuşmacıya meydan okumak veya bir fikir ifade etmek otoritenin elindeki acımasız mızraklar gibi olacaktır. İlke olarak yasayı eleştirmiyoruz. Ama hepimizi kanun adına tiranlık, keyfilik, zulüm ve istismar mızraklarının hedefi halşne getirecek geniş formülleri ve kontrolsüz ifadeleri eleştiriyoruz.”
Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ali el-Bayati de şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yasa hükümlerinin geniş ifadelerini ve açık olmaması, ifade özgürlüğünü kısıtlamak ve her türden özgürlükleri kısıtlamak için bir araç olabilir. Yargı yasaları herkes tarafından anlaşılmalı ve uygulanabilir olmalıdır. Mevcut kanun taslağı 2011 yılında tanıtıldı. Yerel ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının çoğunluğu tarafından reddedildi. Herhangi bir özgürlüğün sınırlandırılmasına yönelik en büyük yararın, insan hakları alanında uluslararası standartlara dayanması, kamu yararını dikkate alması ve özgürlüklerin özüne dokunmaması gerektiğini vurgulamak gerekir.”
Hukuk uzmanı Tarık Harb, milletvekillerini bilgi suçu yasasına diğer yasalar gibi karşı çıkmadığını söyledi. Harb yasanın, parlamentoda temsil edilen ‘parti ve güçlerin çıkarlarıyla örtüştüğünü’ vurguladı.
Harb sözlerini şöyle sürdürdü:
“2003’ten bu yana eski tüm yasaların hafifletilmesi hedefleniyordu. Ancak yasa, cezayı artırma eğilimi taşıyordu. Parlamento, tasarıda hükümetin görüşünü dikkate almadı. Yeni kanunun suç olarak nitelendirdiği tüm fiiller, 1996 tarihli ve 111 sayılı Ceza Kanunu’nda yer alıyor. Mahkemeler, bu çerçevede haraç gibi yeni suçlar da dahil olmak üzere cezaların alınması görevini devraldılar.”
Kürt ‘Değişim’ bloğu Milletvekili Hoşyar Abdullah da geçen salı günü yaptığı açıklamada tasarıyı sert bir dille eleştirerek mecliste yürürlüğe sokulmasına karşı çıktı. Abdullah, “Bu, ifade özgürlüğü için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Aynı şekilde bir polis devleti kurmanın ilk adımıdır” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.