Tunus’ta koronavirüse bağlı ölü sayısı 3 bin sınırını aştı

Turistik geziler için sağlık önlemleri hafifletiyor

Tunus’ta koronavirüse bağlı ölü sayısı 3 bin sınırını aştı
TT

Tunus’ta koronavirüse bağlı ölü sayısı 3 bin sınırını aştı

Tunus’ta koronavirüse bağlı ölü sayısı 3 bin sınırını aştı

Tunus Sağlık Bakanlığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle 25 Kasım’da 51 kişinin daha hayatını kaybetmesinin ardından ülke genelinde salgının başlangıcından bu yana kaydedilen toplam can kaybının 3 bin 34’e ulaştığını açıkladı. Bu veriler ile Tunus, Arap dünyasında salgın sebebiyle en çok can kaybı kaydedilen 5. ülke oldu.
Tunus’ta bin 118 yeni vakanın kaydedilmesi ile toplam vaka sayısı 92 bin 475’e çıktığı tahmin ediliyor. Ülkede iyileşen vaka sayısı ise 67 bin 435’e ulaştı ve bu sayı yüzde 73 sınırında bir iyileşme oranını temsil ediyor.
Ülke genelinde şu anda hastanelerinde bin 451 koronavirüs vakasının bulunduğu, devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde 290 hastanın yoğun bakıma alındığı ve 128 hastanın solunum cihazına bağlı olduğu bilgisi paylaşıldı.
Koronavirüs Salgınıyla Mücadele Ulusal Komitesi, tüm sosyal sektör ve ekonomi sektörlerinde alınması olası önlemlerin incelenmesi için sektöre yönelik kurullar oluşturmasının yanı sıra koronavirüs salgınının yayılmasının engellenmesi için alınan önlemleri uygulamaya devam ediyor.
Salgın tahmin sistemi, salgının yayılma zirvesi kontrol altına alınana kadar gece sokağa çıkma yasağı, vilayetler arası seyahatin yasaklanması gibi şu anda uygulanmakta olan koruyucu önlemlere devam edilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.
Sistem tarafından ayrıca zirvenin gelecek ayın sonunu aşmayacağı bu yüzden salgın durumunun takibi ve değerlendirilmesinin yanı sıra vaka ve ölüm sayıları seviyelerinde kaydedilen sürekli artışın takip edilmesi için bu önlemlerin kaldırılamayacağı veya hafifletilemeyeceği belirtildi.
Bununla ilgili olarak Tunus'taki Pasteur Enstitüsü Müdürü el-Haşimi el-Vezir, sağlık yetkililerinin, vatandaşların yüzde 20 ila 50’si için aşı sağlamaya çalıştığını ve kronik hastalıklardan muzdarip kişiler, yaşlılar, hamile kadınlar ve sağlık çalışanları gibi virüse yakalanma riski olan kişilere öncelik verileceğini belirtti.
Tunus’ta koronavirüse yakalanan vatandaşların sayısı nüfusun yüzde 12’sine ulaştı. Salgın yayılma oranının son iki hafta içerisinde her 100 bin kişide 135 vakaya yükseldiği tahmin ediliyor.
Tunus, çöken turizm sektörünün desteklenmesi için düzenlenen turistik seyahatlerde sağlık kısıtlamalarının hafifletildiğini duyurdu. Turizm Bakanlığı düzenlenen turistik geziler kapsamında ülkeye gelen yolcuların iki hafta kendilerini karantinaya alma kuralına tabi olmayacaklarını açıkladı.
Söz konusu muafiyet durumu, bir tur operatörü aracılığı ile turistik gezi yapılacağı kanıtının ve yolculuk tarihine kadar üzerinden 72 saati geçmemiş negatif sonuçlu Kovid-19 testi belgesinin sunulması halinde geçerli oluyor.
Yolculardan, sosyal mesafe, dezenfeksiyon ve temizlik kuralları ve koruyucu maske kullanımı gibi sağlık protokolü kurallarını takip etmeleri istenilecek.
Bu uygulamanın kovid-19 salgınının ağırlığı altında kalarak gelirlerinin büyük bir kısmını kaybeden turizm sektörünü tekrar canlandırması hedefleniyor. Zira sektör Eylül ayına kadar yüzde 60’ı aşan bir kayıp verirken 2019 yılının aynı döneminde göre yüzde 88 oranında kayıp yaşadı.
Sağlık krizi ve karantina dönemindeki kapanmalar, 400 bin çalışanın istihdamını sağlayan turizm sektöründeki binlerce fırsatın kaybedilmesine neden oldu.
Tunus, günlük en az bin vakanın ve salgına bağlı ölümlerin kaydedilmesi ile hızla yayılan ikinci dalgaya tanık oluyor.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.