DEAŞ'lı militanlar Endonezya'da 4 Hristiyan’ı öldürdü

Polis memurları Endonezya'nın Sulawesi adasındaki saldırı mahallinde incelemede bulunurken  (AFP)
Polis memurları Endonezya'nın Sulawesi adasındaki saldırı mahallinde incelemede bulunurken (AFP)
TT

DEAŞ'lı militanlar Endonezya'da 4 Hristiyan’ı öldürdü

Polis memurları Endonezya'nın Sulawesi adasındaki saldırı mahallinde incelemede bulunurken  (AFP)
Polis memurları Endonezya'nın Sulawesi adasındaki saldırı mahallinde incelemede bulunurken (AFP)

Endonezya hükümeti tarafından bugün (Cumartesi) yapılan açıklamaya göre DEAŞ bağlantılı aşırılık yanlısı bir grup, Endonezya'nın Sulawesi adasında bulunan bir köyde 4 Hristiyan’ı öldürdü. Açıklamaya göre ölenlerden birinin başı kesilirken, diğeri diri diri yakılarak öldürüldü.
Bölgedeki bir polis memuru AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, kılıç ve ateşli silahlar taşıyan teröristlerin Cuma sabahı adanın merkezindeki Lembontongoa köyüne geldiklerini, 4 kişiyi öldürdüklerini ve dua ve dini törenlerin yapıldığı bir ev de dahil olmak üzere 6 evi ateşe verdiklerini açıkladı. Polis, saldırının nedeninin henüz bilinmediğini ve şuana kadar kimsenin yakalanamadığını belirtti.
Ancak yetkililer, saldırının büyük olasılıkla Sulawesi adasında bulunan ve ülkede DEAŞ’a bağlı bir dizi terörist gruptan biri olan "Doğu Endonezya Mücahidleri" grubu tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.
Dünyanın en fazla Müslüman nüfusa sahip ülkesi Endonezya, yıllardır aşırılık yanlısı terörist grupların şiddet eylemleriyle karşı karşıya kalırken, Orta Sulawesi eyaleti de Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasında onlarca yıldır süren şiddete tanık oluyor.
Yerel polis şefi Yoga Priyahutama, "Grubun üyelerinin fotoğrafları saldırının tanıklarına gösterildikten sonra saldırganların gerçekten "Doğu Endonezya Mücahidleri" grubundan olduğu sonucuna vardık" dedi.
Cuma günü erken saatlerde yaklaşık sekiz silahlı kişinin düzenlediği saldırı sırasında bölgedeki kilise boştu. Polis şefi, o sırada şans eseri olarak insanların çoğunun evinde olduğunu belirtti.
Köy lideri Rifai, ölen 4 kişinin erkek olduğunu söyledi. Birinin bıçaklandığını, ikincisinin başının kesildiğini, üçüncüsünün başının tamamen kesilmeden öldürüldüğünü, dördüncüsünün ise evinde diri diri yakıldığını kaydetti. 
Söz konusu saldırı gerçekten Doğu Endonezya Mücahidleri tarafından gerçekleştirildiyse, terörle mücadele güçlerinin grubun liderini 4 yıl önce öldürmesinden bu yana ilk saldırı olacak.
Cakarta’da terör uzmanı olan Sidney Jones, 2018'de yaptığı açıklamada, bu grubun Sulawesi köyünde bir deprem ve ardından yaşanan tsunami nedeniyle üyelerini  Palu'ya gönderdiğinden şüphelendiğini söyledi. Ayrıca bölgede, insani yardım çalışanı maskesi altında çalıştıklarını, ancak aslında yeni üyeler toplamakla görevlendirildiklerini kaydetti.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.