UMH İçişleri Bakanı Başağa: Siyasi uzlaşıya her zamankinden daha yakınız

Başağa, Libya'da ‘silahlı çatışmaların yeniden başlayabileceği’ uyarısında bulundu

UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa (AFP)
UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa (AFP)
TT

UMH İçişleri Bakanı Başağa: Siyasi uzlaşıya her zamankinden daha yakınız

UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa (AFP)
UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa (AFP)

Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) İçişleri Bakanı Fethi Başağa, “Libya, siyasi bir uzlaşıya her zamankinden daha yakın, ancak sorun henüz çözülmüş değil” ifadelerini kullandı.
Başağa,  Alman Haber Ajansı’na (DPA) telefon aracılığıyla verdiği röportajda, son aşaması Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) öncülüğünde ve Tunus'un ev sahipliğinde yapılan Libya Siyasi Diyalog Forumu olan siyasi çözüm sürecinin, başta ‘Libyalı taraflar arasındaki güven eksikliği’ olmak üzere birçok zorluk nedeniyle durma ya da çökme ihtimaliyle karşı karşıya olduğu ve bu durumun da ülkenin yeniden silahlı kaosun pençesine düşürmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Başağa, “Tüm bu acı savaş ve iç çatışmalardan sonra, siyasi bölünmüşlüğü diyalog köprüsüyle aşmaya her zamankinden daha yakın olduğumuz söylenebilir” ifadelerini kullansa da bunun ancak Libyalı taraflar arasındaki anlaşmazlıkların siyasi araçlar ve çözümlerle giderilmesiyle olabileceğini vurguladı. Başağa, bu yoldaki başarısızlığın ‘aslında güvenlik açısından feci sonuçları olacak olan silahlı kaosun ve rastgele çatışmaların yeniden başlamasına yol açabileceği’ konusunda uyardı.
Serrac’ın yerine geçmesine neredeyse kesin gözüyle bakılan Başağa, özellikle silahlı bir grubun Libya'nın Ulusal Petrol Kurumu (NOC) merkez binasını kuşatmasının ardından başkent Trablus’taki güvenlik durumuyla ilgili olarak da kararların aceleyle alınmaması ve bakanlığının ‘en büyük ve en istikrarlı hükümetlerin dahi zorlanacağı’ zorluklarla boğuştuğunun hesaba katılması çağrısında bulundu.
Siyasi bölünmeyi sona erdirmeye, bir uzlaşı projesi başlatmaya ve taraflar arasındaki güveni artırmaya çalıştıklarını söyleyen Başağa, ülke gelirinin ana kaynağı olan enerji kaynaklarını tam kapasite kullanılmasını güvence altına almak için, her türlü yasa dışı silahlı oluşumun karşısında devletin gücünü artırmanın yeterli olacağını kaydetti.
Silahlı oluşumların (milislerin) tasfiyesi ile ilgili çabaların gözden geçirilmesiyle ilgili olarak ise Başağa, ‘hepsini aynı kefeye koyulmasını ve terörist vb. gibi yasadışı ilan edilmesini’ reddettiğini bir kez daha yineleyerek, söz konusu oluşumları ‘Muammer Kaddafi rejiminin düşüşünün ardından oluşan güvenlik boşluğunu doldurmak için önemli rol oynayan oluşumlar ile yasadışı oluşumlar’ olarak bir birinden ayırdı.
Güvenlik alanında önemli rol alan oluşumların ‘güvenlik, mesleki ve yasal gerekliliklere göre düzenlenmesi ve eğitilmesi gerektiğini’ söyleyen Başağa, aşırılık yanlısı ve militan fikirleri benimseyen oluşumlarla ilgili olarak ise ulusal güvenliğe karşı gerçek bir tehdit oluşturduklarından İçişleri Bakanlığı tarafından yoğun bir şekilde takip edildiklerini belirtti. Üçüncü bir oluşum türünden bahseden Başağa’ya göre bunlar ise ‘bir önceki gruptan daha az tehlikeli olmayan yozlaşmış siyasi kazanç mafyası oluşumlarıdır’. Başağa, “Bunlar, siyasi kazanç baronlarından emir alıyor ve devletin meşruiyeti dışında nüfuz ediyorlar.  Ne yazık ki bu oluşumlar devletin resmi kararını kontrol etmeye çalışırken, çeşitli yöntemlerle devletin eklemlerine sızmayı da başardılar” şeklinde konuştu.
İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğinde, yasadışı göç ticaretinin boyutlarını öğrendiğini belirten Başağa, bu yasak ticaretten gelir sağlayan mafya liderlerinin, İçişleri Bakanlığı da dahil olmak üzere devletin tüm eklemlerine nüfuz ettiğini gördüğünü bu yüzden onlarla mücadelenin iki kat daha fazla zorlaştığını söyledi. Başağa, Bakanlığının durumu düzeltmek için bir takım tedbirler aldığını da sözlerine ekledi.
Başağa,  Türkiye'nin Libya'daki siyasi ve egemen karara müdahalesi olduğuna dair haberlere ilişkin bir soruyu cevaplarken ise UMH yetkililerinin çoğunun bu konudaki yaklaşımından çok fazla sapmadı. Başağa, ‘Türkiye ile ilişkilerin, özellikle Türkiye'nin UMH’ye sağladığı yardımlar çerçevesinde şuan için kendilerini endişelendirecek bir duruma neden olmadığını’ vurguladı.
Başağa konuya ilişkin olarak şunları söyledi:
“Ulusal egemenliğin azaldığı veya siyasi karara müdahale edildiği iddialarını kabul etmiyoruz. Türkiye ile seçkin ilişkilerimiz var. Bu, Mısır ve Fransa başta olmak üzere tüm diğer ülkelerle, bu ülkelerin çıkarlarıyla birlikte elbette Libya'nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde seçkin ilişkiler ve ortaklıklar kurmamıza engel değildir.”
Türkiye'nin Cenevre'deki Libyalı çatışan taraflar arasında imzalanan kalıcı ateşkes anlaşmasının şartlarına aykırı olarak Libya'nın batısında çok sayıda askeri üsse silah sevkiyatı yapmaya devam ettiği yönündeki haberleri de yalanlayan Başağa, “Uluslararası kararlara bağlıyız. Askeri ve güvenlik eğitimi ile ilgili anlaşmalar, Libya'nın geleceği için bir tehdit oluşturamaz” dedi.
Başağa ayrıca, son zamanlarda bir sonraki hükümetin liderliğine koyduğu adaylığı çerçevesinde Kahire ve Paris gibi başkentlere açıldığı yönündeki haberleri de kınayarak, “Bu ziyaretler, İçişleri Bakanı sıfatımla resmi olarak gerçekleşti. Yani yurtiçi ve yurtdışındaki herkese duyuruldu. Görüşleri bir araya getirmeye, ortak ilişkileri güçlendirmeye ve güvenlik iş birliğini geliştirmeye odaklı ziyaretlerdi. Mısır kardeş bir ülkedir. Aramızda bir dereceye kadar anlayış, saygı ve iş birliğine sahip olmak bizim için önemlidir. Aynısı Fransa için de geçerlidir” ifadelerini kullandı.



Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.


Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen'deki tüm silahlı kuvvetler personelinin dönüşünün tamamlandığını duyurdu

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen'deki tüm silahlı kuvvetler personelinin dönüşünün tamamlandığını duyurdu

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, terörle mücadele ekiplerinin kalan görevlerinin sona erdirilmesi yönündeki kararın uygulanması kapsamında, BAE Silahlı Kuvvetlerinin tüm unsurlarının Yemen'den dönüşünün tamamlandığını duyurdu.

Bakanlık, geri dönüş operasyonunun, kalan saha görevlerini sonlandırma düzenlemeleri çerçevesinde, ilgili ortaklarla koordineli olarak personelin güvenliğini sağlayacak şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

Bu duyuru, terörle mücadele ekiplerinin görevlerini sonlandırma kararının uygulanmasına yönelik adımların bir parçası olarak, onaylanan prosedürler ve gerekli koordinasyon doğrultusunda tüm personelin Yemen'den geri dönüşünün tamamlandığını teyit etmek amacıyla yapıldı.

Bakanlık, “son gelişmeler” çerçevesinde, ilgili ortaklarla koordineli olarak Yemen'deki terörle mücadele ekiplerinin kalan üyelerinin geri çekildiğini duyurmuştu.