Fransa'da son 24 saatte 198 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

Fransa'da son 24 saatte 198 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti
TT

Fransa'da son 24 saatte 198 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

Fransa'da son 24 saatte 198 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

Fransa’da son 24 saatte korona virüs salgını nedeniyle 198 kişinin hayatını kaybetmesi ile toplam can kaybı 52 bin 325’e yükseldi.
Fransa'da korona virüs salgınında vaka ve can kayıplarındaki düşüş sürüyor. Fransa Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte 9 bin 784 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısı 2 milyon 218 bin 483'e ulaştı. Bakanlık, son 24 saatte 198 kişinin daha Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve toplam can kaybının 52 bin 325'e yükseldiğini aktardı. Ülke genelinde bin 391'i yoğun bakımda olmak üzere toplam 9 bin 382 kişi hastanelerde tedavi altında bulunuyor.



ABD ordusu, Venezuela’nın hava savunma sistemini nasıl etkisiz hale getirdi?

Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)
Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)
TT

ABD ordusu, Venezuela’nın hava savunma sistemini nasıl etkisiz hale getirdi?

Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)
Growler elektronik savaş jetleri, 2009'da faaliyete başlamıştı (Reuters)

ABD ordusu, Venezuela'nın hava savunma sistemlerine takılmadan operasyon düzenlemek için elektronik harp jeti Boeing EA-18G Growler'ı kullanmış.

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberinde, Amerikan donanmasında "Zappers" kod adlı filo tarafından kontrol edilen Growler'ın Venezuela operasyonunda önemli rol oynadığı yazılıyor.

Amerikan hava gücünün elektronik savaş bileşeninin bel kemiğini oluşturan Growler, Boeing'in F/A-18F Super Hornet modelinden yola çıkarak tasarlandı.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü'nden (RUSI) Thomas Withington, Growler'ın Venezuela ordusuna ait radarların yerini tespit edip sinyallerini bozmuş olabileceğini belirtiyor.

Growler, düşman radarına yanıltıcı sinyaller göndererek birden fazla düşman uçağı varmış gibi gösterebiliyor. Ayrıca yerlerini tespit ettiği radar ve telsiz sistemlerini anti-radyasyon füzeleriyle etkisiz hale getirebiliyor. 

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

WSJ'nin aktardığına göre operasyonda F-22, F-35, F-18 savaş jetlerinin yanı sıra B1 bombardıman uçakları ve insansız hava araçları (İHA) da kullanıldı.

Growler ve diğer ABD uçaklarının, Venezuela'nın ağırlıklı olarak Sovyet döneminden kalma hava savunma sistemlerinin kolaylıkla aştığına işaret ediliyor.

Diğer yandan araştırma şirketi Agency Partners'tan Nick Cunningham, Rusya veya Çin gibi iyi donanımlı, neredeyse ABD'yle eşit güçteki rakiplere karşı olası bir operasyonun bu kadar kolay olmayabileceğini vurguluyor.

Rusya ve Çin'in aksine ABD ve Avrupa, Soğuk Savaş'ın ardından elektronik harp teknolojilerine yatırımları azalttı. Ancak analizde, özellikle Rusya - Ukrayna savaşı ve yapay zeka alanındaki ilerlemelerle bu teknolojilerin tekrar gündeme geldiğine dikkat çekiliyor.

Ukrayna, drone'larla Rus savunma sistemlerinin sinyallerini bozarak birçok operasyon düzenlemişti.

Rus birlikleri de ABD üretimi HIMARS çoklu roketatar sistemlerinin elektronik aksamını hedef alan saldırılar yapmıştı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Military Watch Magazine


Venezuela operasyonu: Asıl hedef Küba mı?

ABD'nin askeri müdahalesinin ardından Havana'da binlerce kişi, Venezuela'ya destek için sokaklara inmişti (AP)
ABD'nin askeri müdahalesinin ardından Havana'da binlerce kişi, Venezuela'ya destek için sokaklara inmişti (AP)
TT

Venezuela operasyonu: Asıl hedef Küba mı?

ABD'nin askeri müdahalesinin ardından Havana'da binlerce kişi, Venezuela'ya destek için sokaklara inmişti (AP)
ABD'nin askeri müdahalesinin ardından Havana'da binlerce kişi, Venezuela'ya destek için sokaklara inmişti (AP)

ABD'nin Venezuela'ya 3 Ocak'ta kara harekatı düzenleyip ülkenin lideri Nicolas Maduro'yu kaçırmasının yankıları sürerken, Washington'ın bir sonraki hedefi Küba olabilir.

ABD Başkanı Donald Trump, harekattan bir gün sonra yaptığı açıklamada, askeri müdahaleye gerek kalmayacağını çünkü Küba'nın "düşmeye hazır" olduğunu iddia etmişti.

Cumhuriyetçi lider daha sonraki açıklamasında da Havana yönetimini hedef alarak "Sayılı günleri var" demişti.

Kübalı göçmen bir ailenin çocuğu olan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da "Havana'da yaşayıp hükümetin bir parçası olsaydım, en azından biraz endişe duyardım" ifadelerini kullanmıştı.

Florida'nın sadece 145 kilometre güneyinde yer alan ada ülkesi, 1960'ların başından bu yana ABD yaptırımları altında.

Havana yönetiminin Maduro'yla yakın ilişkileri vardı. Venezuela, Kübalı doktorların ülkede sağlık hizmeti vermesi karşılığında Havana'nın petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 30'unu karşılıyordu.

BBC'nin analizinde, Maduro'nun gençken Havana'da Küba Komünist Partisi'nin üst kadrolarıyla birlikte çalıştığına dikkat çekilerek, "O, Venezuela devrimi kadar Küba devrimi için de sürekliliği temsil ediyordu" deniyor.

Haberde, Maduro'nun özel korumalarının neredeyse tamamının Kübalı olduğuna da işaret ediliyor. Havana yönetimi, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesi esnasında 32 asker ve polisinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

Maduro'nun selefi Hugo Chavez'le Fidel Castro'nun 1999'da Havana'da bir araya gelmesinden bu yana iki ülke arasında derinleşen dayanışma, ABD'nin operasyonu nedeniyle Küba yönetimini zor durumda bıraktı.

Trump'ın Venezuela limanlarında yaptırımları deldikleri gerekçesiyle petrol tankerlerinin ablukaya alınması talimatı, Küba'da yıllardır süren yakıt ve elektrik krizini daha da kötüleştirdi.

Venezuela'dan petrol akışının durmasıyla ülkedeki kriz kısa sürede çok daha ciddi boyutlara ulaşabilir.

ABD yönetiminin abluka kapsamında Karayipler'de el koyduğu tankerlerden Skipper da Venezuela'dan Küba'ya yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıyordu.

Financial Times'ın aktardığına göre 2021'den bu yana 1 milyondan fazla Kübalı, yani nüfusun 10'da biri ekonomik koşullar nedeniyle ülkeyi terk etti.

ABD'li eski istihbarat görevlisi Fulton Armstrong şunları söylüyor:

Trump yönetimi, aylardır Küba hükümetini devirmenin en iyi ve en kolay yolunun Maduro'yu devirmek olduğunu savunuyordu.

Diğer yandan Washington'ın Havana'ya yönelik planlarına dair herhangi bir detay bilinmiyor.

Analizde, ABD'nin Küba'ya petrol akışını durdurması için Venezuela'ya baskı uygulayabileceği ve Meksika'yı da benzer şekilde köşeye sıkıştırmayı deneyebileceği yazılıyor. Meksika, geçen yıl Venezuela'yı geride bırakarak Küba'nın en büyük petrol tedarikçisi olmuştu.

İkinci bir seçenekse Venezuela'ya yapıldığı gibi bir askeri operasyon düzenlenmesi. ABD'nin, Küba ordusundan bazı isimlerle işbirliği yaparak Havana yönetimini devirip, rejimin daha "pragmatik" unsurlarıyla ortaklık kurabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Küba hükümetinin üst kademelerinde "uyumsuz olanların düzenli şekilde tasfiye edildiğine" dikkat çekilerek, böyle bir hamlenin başarısızlıkla sonuçlanabileceği yazılıyor.

Miami Üniversitesi'nden Küba uzmanı Michael J. Bustamante ise Havana'nın 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla başlayan zorlu süreçten çıkmayı başardığını ve ABD ambargosuna rağmen ayakta kaldığını hatırlatıyor. Venezuela petrolünün kesilmesinin Küba'nın sonunu getirmeyebileceğine dikkat çekiyor.  

Independent Türkçe, BBC, Wall Street Journal, Financial Times


Trump: Melania, "başkanlığa yakışmadığı için" dans etmemi sevmiyor

Trump'ın dans tarzı seçim kampanyasının bir simgesi haline gelmişti (Reuters)
Trump'ın dans tarzı seçim kampanyasının bir simgesi haline gelmişti (Reuters)
TT

Trump: Melania, "başkanlığa yakışmadığı için" dans etmemi sevmiyor

Trump'ın dans tarzı seçim kampanyasının bir simgesi haline gelmişti (Reuters)
Trump'ın dans tarzı seçim kampanyasının bir simgesi haline gelmişti (Reuters)

Donald Trump, First Lady Melania Trump'ın destekçilerine dans etmesinden nefret ettiğini şaka yollu söyledi ve hatta Başkan Franklin D. Roosevelt'in aynı şeyi yapmayacağını belirtti.

Kennedy Center'da seçim yılı hedeflerini belirlemek için düzenlenen Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi kampında konuşan başkan, destekçilerinin kendisini dans ederken görmek istediğini öne sürdü.

Trump'ın dans tarzı, seçim kampanyasının bir simgesi haline gelmişti. Sadık MAGA'cıları sık sık The Village People'ın "YMCA" şarkısı eşliğinde dans ettiriyordu.

Trump şöyle konuştu: 

Dans etmemden nefret ediyor. 'Herkes dans etmemi istiyor' dedim. 'Sevgilim, bu başkanlık makamına yakışmıyor' dedi. Aslında 'FDR'nin dans ettiğini hayal edebiliyor musun?' dedi, bana bunu söyledi. Ve ben de 'Belki de bilmediği köklü bir tarih var' dedim. Çünkü o, Demokrat olmasına rağmen zarif bir adamdı, değil mi? Japonya'nın saldırısı sırasında biliyorsunuz, epey zarifti, ama bunu yapmazdı, ama, ama başka pek çok kişi de yapmazdı. Ama o, 'Sevgilim, lütfen, şu ağırlık kaldırıyormuş gibi yaptığın hareket berbat' diyor.

Aslında Trump'ın dans yeteneği profesyonel dansçılar tarafından da eleştirildi. Hip Hop Dance Junkies'in kurucusu Brandon Chow, "1'den 10'a bir ölçekte, üç derdim. Üç veya en fazla dört" demişti.

The Guardian'a şunları söylemişti:

Kollarını kullanıyor ama kollar çok katı, gerçekten hareket etmiyorlar. Kelimenin tam anlamıyla yumruklarını sıkıp kollarını iki yanda sabitliyor. Yani, konfor alanından veya kendi alanından çıktığı hiçbir hareket yapmıyor. Kelimenin tam anlamıyla olduğu yerde adımlıyor, bir sağa bir sola, kalçalarını sallıyor.

Görsel kaldırıldı.
Başkan Maduro, Venezuela'daki destekçilerinin önünde dans ediyor (AP)

ABD Başkanı'nın son yorumları, Beyaz Saray yardımcılarının kendisine, devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun mitinglerde dans ederek kendisiyle dalga geçtiğini söylediği yönündeki haberler gündemdeyken geldi.

Washington'ın Karakas üzerindeki baskıyı artırmasından önceki haftalarda Maduro, eşi Cilia Flores'le birlikte halka açık etkinliklerde yer alarak, artan uluslararası incelemeye rağmen rahat ve meydan okuyan bir görüntü sergilemişti.

Aralık ayında Uluslararası Kadın Liderlik Okulu'nun açılışında yaptığı konuşmada Maduro, "Savaşa Hayır, Barışa Evet" başlıklı bir konuşmanın elektronik remiksine dans ederken görülmüştü.

Görüntüler internette geniş çapta yayılmış ve birçok kişi bunu Trump'ın mitinglerdeki hareketlerine benzetmişti. Bir yetkilinin olayı "bir dans hareketi fazla kaçmış" diye nitelendirdiği bildirilmişti.

Maduro, siyasi mesajlarında müzik ve performansı sıklıkla kullanıyordu. Kasımda John Lennon'ın "Imagine" şarkısının televizyonda yayımlanan bir yorumunu da buna dahil etmiş ve bu, Washington'la ilişkiler gerginken yapılan bir barış çağrısı olarak yorumlanmıştı.

Independent Türkçe