Rami Mahluf, Esed’e teslim bayrağı çekti: ‘Sabredeceğim’

Rami Mahluf
Rami Mahluf
TT

Rami Mahluf, Esed’e teslim bayrağı çekti: ‘Sabredeceğim’

Rami Mahluf
Rami Mahluf

Suriye’de Şam rejimi Beşşar Esed’in kuzeni Suriyeli iş insanı Rami Mahluf, açık bir şekilde teslim olduğunu duyurdu. Mahluf, Facebook hesabından dün yaptığı paylaşımda, “Hayatına devam etmek isteyen kişi, kaderinin hükmüne karşı sabırlı olmalıdır. Birkaç kelime hayatımızın akışını özetler” diyerek, paylaşımını sabırla ilgili bir şiirin dizelerine yer vererek sürdürdü, “Sabır, benim sabrım karşısında çaresiz kalana kadar sabredeceğim, Rahman durumuma bakana kadar sabredeceğim, sabır, sabırdan daha acı bir şeye sabrettiğimi anlayana kadar sabredeceğim”.
Mahluf, en son 10 Kasım’da yaptığı Facebook paylaşımında, Suriye Telekom Şirketi Syriatel genel kurulunun, yeni yönetim kurulunun seçilmesi ve şirket hissedarlarına hak ettikleri kardan ödeme yapılması için şirket yönetimine vekaleten bir toplantı düzenlemesini talep etmişti. Bu çağrı, Mahluf’un daha önce Syriatel’in hissedarlarına haklarının verilmesi ve Eylül ayında sahil bölgesinde meydana gelen yangından zarar görenlere hibe ettiği 7 milyar Suriye lirasının ödenmesi talebiyle Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’na yaptığı başvurunun yanıtlanması için gereken yasal sürenin bitmesinin ardından geldi. Mahluf, söz konusu meblağın, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesindeki ihtiyaç sahibi 40 bin aileye dağıtılması talebinde bulunmuştu.
Mahluf, bağış yaptığı ailelerin yardımlardan ‘mahrum kalmaması’ için başvuruda bulunduğu ilgili kurumların bu talebi kabul edip etmediği hakkında herhangi açıklama yapılmadı. Bir aydan uzun bir süredir Facebook’taki hesabından paylaşım yapmayan Mahluf, dün yaptığı paylaşımda elinden sabırdan başka bir şey gelmediğini ifade etti. Mahluf’un dünkü ‘sabır’ paylaşımı, kuzeni Beşşar Esed’e tehdit ve cezalandırmakla uyarma arasında gidip gelen paylaşımlarının ardından geldi. Mahluf bir paylaşımında, rejim içerisinde ‘zalimlikle’ suçladığı kişilerin ayaklarının altındaki yerin sallanacağını ve ‘ilahi bir cezayla’ cezalandırılacaklarını ifade etmişti.
Rejimin en zenin iş adamı Mahluf, dünkü paylaşımında “kaderin hükmüne” teslim olduğunu belirterek, mallarına el konulması, en büyük şirketine Yargı Konseyi Başkanı’nın atanması, seyahat yasağı ve hükümet kurumlarının ihalelere girmesinin yasaklanması gibi hakkında çıkan karar ve tedbirlere teslim olduğunu kaydetti.
Mahluf ve kuzeni Beşşar Esed arasındaki ihtilaflar, geçen yılın sonlarında, Mahluf’un ayaklarının altından ekonomi halısını çekmeye başlayan Esed’in eşi Esma Esed’in müdahale ettiği yönündeki haberlerin ardından ve Şam hükümetinin Mahluf’tan devlet hazinesine büyük miktarlarda ödeme yapmasını istemesinin ardından patlak verdi. Akabinde Mahluf hakkında vergi kaçakçılığı, kamu ihalelerinde usulsüzlük yapma, zimmete para geçirme suçlamalarıyla davalar açıldı. Dava açanlardan biri de Mahluf’un eski ortaklarından bir iş insanıydı ve hükümet tarafından Mahluf’a karşı kullanıldı. Hükümet, Syriatel’i ele geçirdikten sonra, Haziran ayında aldığı bir kararla Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’nı Mahluf’un en büyük şirketi Şam el-Kabda’nın başına atadı. Bununla birlikte Mahluf, yanında çalışan üst düzey isimleri tutuklayan hükümetin taleplerini kabul etmeyi reddetti ve Nisan ayından bu yana Facebook hesabından yaptığı paylaşımlarda hükümetin attığı adımları reddeden ifadeler kullanıyor.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.